banner17

Mahallemizin Hacı Dedesi de göçtü bu âlemden

Mahalle de gidiyor hayatımızdan, mahalleye ait her şey de. Hacı Dedem’in nesliydi mahalleyi ayakta tutan. Sükunet dolu şahsiyetleri ile mahallede sözü geçen insanlardı. Zeki Dursun yazdı.

Mahallemizin Hacı Dedesi de göçtü bu âlemden

Modernizmin müteahhitler üzerinden onca saldırısına rağmen hâlâ mahallelerimiz ayakta. Belki de son demleri ama olsun yine de ayaktalar. Bir mahalle bakkalı, manavı, kasabı, abisi, ablası, komşuannesi ile hâlâ ayakta.

Benim de yer yüzünde böyle bir mahalle nasibime düştü: Bursa’nın Osmangazi ilçesinin Alacahırka Mahallesi. Çocukluk hayallerime kalsaydı Alacahırka Cumhuriyeti’mdi benim. Mahallelinin büyük dağ yolu meydanına toplanmasını ve orada kendileri için karar almalarını hayal ederdim hep. Çocukluk işte.

Hacı Dedemiz

Mahallenin en güzel tarafı ise şudur: Herkes birbirini tanır. Öğretmen öğrencisinin ailesi ile ya aynı sokaktadır ya da öğrencisinin sokağını bilir. İlkokulu küçük bir mahalle mektebi olan Faik Yılmaz İlkokulu’nda okudum. İlkokul öğretmenim Gülten Kalfa Hanım. Hâlâ görüşüyoruz, kendisi son öğretmen okulu çıkışlılardan. Nasip olursa hatıralarını derlemeye niyetim var.

Gülten Hanım’la yakınlığım bir öğretmen-öğrenci yakınlığının ötesindeydi. Her an gözlerinin benim üzerimde olduğunu hissederdim. Çünkü evi iki üç sokak yukarımızdaydı ve evine ulaşmak için bizim sokağımızdan geçerdi. Başka bir kontrol mekanizması ise babası, mahalleli çocukların tabiriyle “Hacı Dedemiz”di.

Cuma günler, Cuma saati ya da akşam saatlerinde mahallelinin bildiği caminin önünde mavi motorsikleti ile yanaşır, beyazlı-siyahlı çikolatalarından hepimize ikram ederdi. Bizim mahallemizde büyük küçük onun çikolatası boğazından aşağı geçmemiş kimse yoktur. Herkesin nasibi olurdu o çikolatalardan. O vakitler sokakta yaygıda oturan kadınların bile.

Camilerin kubbelerini bağlamakta mahirdi

Hacı dede ile yakınlığım diğer çocuklara göre fazlacaydı. Nasibim böyleymiş demek. Kendisi iyi bir inşaat ustasıydı. Camilerin kubbelerini bağlamakta mahirdi. Ege Bölgesi’nde, Marmara Bölgesi’nin pek çok köy, mahalle camiinde onun kubbeleri var. Kimbilir kaç tane gönlü kırık, dua için semaya ellerini açarken o kubbelerin altında bulundu? Kimbilir. Her an, her vakit müminler dua için o kubbelerin altında Rablerini şükür, niyaz, münacatlar da bulunuyorlar şükür. İşte amel defteri kapanmamış olmak bu olsa gerek.

Geçtiğimiz günlerde sahur vakti Hacı Dede’min vefat haberini alınca çocukluğumun güzel anları bir bir aklıma geldi. Ne güzel düş günleriydi onlar. İlk orucumda Hacı Dede’nin hakkı vardır mesela. İlk Kur’an ezberlerimde. Kendisi iyi bir inşaat ustası olduğu için bütün işini kendisi yapardı. Küçük ellerimle bazen harç karar, bazen de tuğla taşırdım kendisiyle. Bir dakika bile boş olduğunu görmedim. Alacahırka Cumhuriyeti hayalimi ona anlatmıştım sadece. Ellerimin, zihnimin inşaat işlerine uygun olmadığını bildiği halde yanında bulundururdu beni. Nedenini sonra anladım. Konuşturur beni; bu bir anlamda kontroldü; beni, sokağı ve mahalleyi.

Bir yere giderken mavi motorsikletin arkası benim olurdu. Mustafa Kutlu’nun “Mavi kuş”u gibi. Uçar gibi giderdi Hacı dedem. Ben ise onun arkasında kendini güvende hisseden bir çocuk. Motorsiklet konusunda bir tek ona güvenirim, hatta onun dışında şunca yaşıma kadar bir daha kimsenin motorsikletine binmedim. Çünkü Hacı Dedem güven demekti.

Hacı Dedem’in nesliydi mahalleyi ayakta tutan

Mahalle de gidiyor hayatımızdan, mahalleye ait her şey de. Hacı Dedem’in nesliydi mahalleyi ayakta tutan. Modernin akillerine karşı sükunet dolu şahsiyetleri ile mahallede sözü geçen insanlardı. Söz de çekildi hayatımızdan, söz dinleyenler de. “Sadece ben” derdinde olanlarımızın sayısı arttı.

Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz” hadis-i şerifi Hacı Dede’min vefatından sonra yine ete-kemiğe bürünür. Sene 1975’tir. Hacı Dede, Bursa’nın dağ köylerinden Kozbudaklar köyünde cami ustalığı yapmaktadır. Minareden yere düşer. Köylülerden biri onu sırtında hastanaye kadar taşır. Verilen ömür belli olduğu için sağlığına kavuşur. Kaderin cilvesine bakın görün ki Hacı Dedem’i sırtında taşıyan adam, bu sefer cenaze nakil aracının da şoförü olur. Mesaide olmayan adam, mesaiye çağrılır; bir bakar ki vefat eden sırtında taşıdığı adamdır.

Hacı Dedem de gitti mahalle gibi, biz ise şimdi sitelerin güvenlikli büyükleri olarak kaldık.

 

Zeki Dursun yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Haziran 2015, 16:40
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ayşegül Kalfa
Ayşegül Kalfa - 4 yıl Önce

Cok sevgili ve saygideger Zeki Abicigim, kalbine,yüregine,anilarina saglik.. Beni aldin cocuklugumun kücücük ama bir o kadar güven dolu,sevgi dolu,vefa dolu,cocukluk anilarimla dolu Alacahirka Mahallesine Tepe Sokaga götürdün.. Dedecigimin,anneannecigimin güven dolu kucagina götürdün..cok güzel bir yazi olmus,yürekten,kocaman bir tesekkurler sana! Rabbim dedecigimin de anneannecigimn de cümle ölmüslerin de mekanlarini cennet bahcesi eylesin.

Nurten Nas
Nurten Nas - 4 yıl Önce

Kalemine,yüreğine sağlık Zeki.Babacımla ilgili güzel duyguların için ALLAH RAZI OLSUN.

ALİ EVİRGEN
ALİ EVİRGEN - 4 yıl Önce

Yüreğinize sağlık okurken eski yıllara sayenizde bir yolculuk yaptım;kimilerimizce şekerci dede kimilerimizce ise minareci amca ne sohbetleri olurdu libya ile ilgili biz çocukken sınır ötesi rahmetli gibi büyüklerden dinler hayali de olsa oralara giderdik şimdi çocukların google dedesi var ne kadar acı herneyse mahallemizdeki tüm hakkın rahmetine kovuşmuş olanlara burdan rahmet diler kalanlara sabır....sizede bu yazınızdan dolayı teşekkür ederim saygılarımla. Æ

ülfet akgün
ülfet akgün - 4 yıl Önce

Kubbede hoş bir sadâ bırakmak bu olsa gerek,sohbetine doyum olmazdı hacı dedenin,en küçük kızı Nuran dan dolayı tanıdım kendisini,nurlar içinde yat hacı dedem mekanın cennet olsun.allah gani gani rahmet eylesin,

Gulten Kalfa
Gulten Kalfa - 4 yıl Önce

Kalemine yüreğine sağlık olsun. Mahalle, mahallenin yaşayan tüm renk vegüzellikleri, dostlukları, paylaşım ve... dayanışma ruhu ile sahiplenişlikleri, güvenlikli sokaları, yaşayan komşulukları, ve herdaim atan mahallenin kalbi ancak bu kadar güzel hissettirilebilirdi. Teşekkürler mahallemizin oğlu Zeki Dursun Beye.

banner19

banner13

banner20