banner17

Kuşlar kanatsız, dostlar Canat'sız!

Vefatının 5. yılında tiyatro sanatçısı Hasan Nail Canat'ı Mahmut Bıyıklı yazdı

Kuşlar kanatsız, dostlar Canat'sız!

Hasan Nail Canat’ı, kendine has mütevazı duruşu, babacan tavırları, yüzünde daim zarif bir nükte gibi taşıdığı tebessümü ve tatlı bir mizah  ve zekâ ışıltısıyla parlayan keskin nazarlarıyla tanıdık. Onu tiyatro sahnelerinde, radyo mikrofonlarında, sinema filmlerinde hep hak davanın kahraman oyuncusu olarak gördük. Kendisini, bir tek nefesini boşa harcamamış adam olarak bildik ve sevdik.

 

Hasan Nail Canat, OsmancıkGülü incitmeden aşkı yazmak

Hayatının her karesinde asil olmanın önemini vurguluyor, her fotoğrafında, çetin ve zorlu bir hayatın içinden yeni çıkmış gibi duruyordu. Sanki hayat rolünü ustalıkla oynaması, gülü incitmeden yaprağına aşk yazmayı öğrenmesi için, sarp dağlara tırmanması, derin sulara dalması, susuz vadilerde konaklaması yazılmıştı; böyle kararlaştırılmıştı. Ömür gülünün yaprağına razılık vezninde bir hayat şiiri nasıl yazılabilirdi; bunu gösterecekti insan kardeşlerine.

 

Bunda bir sır var

Kibirsiz riyasız sahih bir ömür özlemiyle küçük bir çocuk kadar masum, bütün büyükler kadar derin yaşadı hayatı. Üzerinden benlik kılıfı alınmış, yerine safiyet samimiyet tülünden bir kostüm giydirilmiş gibiydi. Belki de her şey o bilinmezliklerle dolu İzmir kaçağı sırasında olmuştu.. Bilinmez! Bilinen o ki  farklı bir şeyler olmuştu. Farklı bir kostüm dokunmuş, farklı bir dekor kurulmuştu. Hasan Nail, belki isminin de güzel tecellisiyle Hasaneyn sırrına çok erken yaşlarda nail olmuştu. Dualar almış uluların nazarına nail olmuştu. Belki de kitleler tarafından çok sevilip bağırlara basılmasında sırlı hikmetlerin tecellisi vardır. Kim bilir?

 

Hasan Nail Canat, Günahkar Baba“Rol” yapmadı

Rolünü  başarıyla gerçekleştirmesine rağmen ince zarif bir bir kişi olması hasebiyle ticarileşen hayatta sahnedeki kadar başarılı değildi. Hesap kitap işlerinde mahir olmayan bütün dava adamları gibi hesapsızdı. Parayla olan ilişkisini cepten kalbe taşımamıştı. O yüzden hırs  sahibi de değildi. İmkansızlıklar içinde kıvranmayı imtihan olarak kabul ediyor, yorulduğu  her seferinde ya Hak diyordu. Yoksullukları vefasızlıkları iliklerine kadar yaşamasına rağmen halinden şikayet etmemesi  asil bir neslin temsilcisi olduğunu apaçık gösteriyordu.

Merhum Hasan Nail Canat”ın sık sık dillendirdiği bir dua vardı. “Allâh kuşları kanatsız, dostları Canat’sız, milleti sanatsız bırakmasın” Şimdi onsuz; kuşlar kanatsız, dostları Canat'sız. Asık suratlı bir dünya gibi her şey.

 

Boşluğu dolmadı

Bıraktığı büyük boşluk doldurulabildi mi? Elbette hayır! Tiyatroda hala öksüz, sinemada garibiz. Onun daim yanında taşıdığı rabbani heyecanı gençlere aktarmak gerek. Uzun yıllar karınca olduğuna inandırılmaya çalışılan, imanını göğsünde muska gibi taşıyan bütün genç ve dinç yürek sahiplerine, küllerinden yeni Hasan Nail Canatlar doğabilmesi için, Albatrosların destansı hikâyelerini anlatmak gerek. Ve anlatmak gerek başkalarının acılarına ağlayan adamların yürek yangınlarını! Ve unutturmamak gerek bitimsiz bir tebessümü beraberce paylaşabilmek adına incinen ama incinmeyen güzel insanları.

Vefatının 5. yılında Merhum Hasan Nail Canat’ı rahmetle özlemle anıyorum.

 

Mahmut Bıyıklı hatırlattı.

haberkultur [at] gmail.com

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2010, 21:15
YORUM EKLE
YORUMLAR
Şeyma Derbeder
Şeyma Derbeder - 9 yıl Önce

Onun benim hayatımda çok ayrı bir yeri var. Okuduğum ilk roman, Hasan Nail Canat'ın Bir Küçük Osmancık Vardı isimli eseriydi. Daha 9 yaşımdaydım ve çok duygulanmıştım. Zihin yapımızın oluşmasında onun katkıları görmezden gelinemez. Rabb-i Rahim'imiz onu rahmetiyle kuşatsın. Ve's-Selam...

fatih gülmez
fatih gülmez - 9 yıl Önce

ben de h.nail canat'ın romanlarıyla büyümüştüm.
ilk okuduğum romanı ''nur dağındaki çocuk''tu. sanırım 11-12 yaşlarındaydım. çok güzel ve akıcı bir üslubu vardı. romanı bitirinceye dek elinizden bırakamazdınız. sonra ''yasemen''i okumuştum. bu iki roman da ben de derin etkiler bırakmıştır.
ben razıyım Allah da ondan razı olsun. Ve Rahmetini kabrine yağrdırsın.

Baran Bedirhanoğlu
Baran Bedirhanoğlu - 9 yıl Önce

"Bir küçük Osmancık Vardı" kitabını alıp okuduğumda 12 - 13 yaşındaydım.Bir sene sonra kendisiyle tanıştığımda bir çocuk heyecanıyla kitabı okuduğumu söylediğimde başımı okşamıştı.Ve ben ilk defa kitabını okuduğum bir yazarla tanışmış oluyordum...

...

Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun...

banner19

banner13

banner20