banner17

Konya'da kim var denince akla kim gelir?

İbrahim Demirci, çevresindekilere, ne kadar önemli olduklarını hissettiren insandır. Ömer Yalçınova yazdı Demirci'yi..

Konya'da kim var denince akla kim gelir?

 

"Konya'da kim var bugün?" denince aklıma ilk İbrahim Demirci geliyor. İbrahim Demirci denince de doğal olarak aklıma ilk Konya geliyor. Konya’ya varmadan önce İbrahim Demirci ismiyle sık karşılaşır olmuştum. Kime Selçuk Üniversitesi’ni kazandığımı söylediysem, bundan on yıl önce, bana İbrahim Demirci’den söz etmişti. Onun yazarlığından ve insanlığından, yani ki dostluğundan ve fedakârlığından. Henüz Konya’ya ayak basmadan, ben de bu şekilde, İbrahim Hoca’nın şiirleriyle, yazılarıyla ve çevirileryle tanışmış oldum.İbrahim Demirci

Konya’da İbrahim Demirci’siz bir edebiyat faaliyeti olur mu?

İbrahim Demirci Konya’da bir efsanedir. Konya’yla özdeşleşmiştir. Konya’da yazı/ çizi/ okuma işleriyle uğraşan veya uğraşmak isteyen herkesin yolu bir şekilde İbrahim Demirci’ye çıkar. 2000-2005 yılları arasında bir yerel gazete veya dergiyi ya da Yeni Şafak gazetesini açtığınızda, onun ismiyle karşılaşırdınız; bir şiir şöleni varsa, edebiyatla ilgili bir faaliyet; bunları da geçtik Türkçeyle, Fransızcayla veya Arapçayla ilgili bir konu geçmişse... hep o. Hatta belediye yayınlarından çıkan 100 Temel Eser'de bile onun imzası vardır. İki ay önce Ankara’ya taşınan hocamızın ataması Talim Terbiye Kurulu'na yapılmış. Yine de rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: Konya’da edebiyat veya düşünce adına bir iş yapılacaksa, bu yine İbrahim Hoca'dan geçer

Peki neden böyle? Bu soru Demirci üzerine düşüncelerimizi derinleştirir. Demirci’yi daha iyi anlamamızı sağlar. Onun okumaya, yazmaya ve yayımlamaya dönük anlayışına da ışık tutar. Yoksa eserlerinden yola çıkarak Demirci’ye ulaşmak kolay değildir. Bu faaliyetler onun eserlerinin tamamlayıcısıdır. Çünkü İbrahim Demirci için edebiyat yalnızca edebiyattan, yazmak da yalnızca yazmaktan ibaret değildir. Hoca için edebiyat her ne kadar bireysellikten doğsa da toplumsalda karşılığını bulur, bir başka ifadeyle bir tavır, duruş ve eylemdir.

Çok cepheli bir yazardır İbrahim Demirci

Tabii ben burada bendeki İbrahim Demirci’yi yazıyorum. Onun kişiliğini ve kitaplarını bütünüyle kuşatacak bir çalışma, kitap ebadında olmalı. Çünkü çok cepheli bir yazardır İbrahim Demirci. Şu bir gerçek: Her şeyden önce şairdir. Kendisine sorduğumuzda her şeyden önce Müslümandır. Sonra bir Türkçe uzmanıdır. Dil üzerinde yılların getirdiği sağlam bir birikime ve fikrî alt yapıya sahiptir. Sonra deneme yazarıdır. Denemeleri şıkır şıkır okunur. Her denemesinden okuyucusunda mutlaka en az bir fikir kalır. Bir fikir, düşünce, inanç, eleştiri, tavır veya his...

İbrahim DemirciAkademisyendir. Behçet Necatigil hakkında bugüne kadar gördüğüm en ayrıntılı yüksek lisans tezini o yazmıştır. Doktora tezinde ise Ahmet Haşim’i ele almış, bazılarına benim de şahit olduğum, tez için gerekli bütün kitap ve makaleye bir şekilde ulaşmıştır. Makale yazarıdır. Özellikle Hece dergisinde yıllardır ayrıntılı, bilgilendirici makaleleri çıkar. Çevirmendir. Roger Garaudy, Adonis, Abdurrahman Münif, Nizar Kabbani’den çeviriler yapmıştır. Özellikle şiir çevirileri dikkat çekicidir. Musahhihtir. Konya’da çıkan kitapların bir çoğunda onun ismiyle bu şekilde de karşılaşırsınız. Çok iyi bir okuyucudur. Müthiş bir okuyucu. Eline aldığı kitabın kaynaklarına kadar iner. Oradan inciler, yakutlar, mercanlar çıkarır.

Türkiye’de edebiyat ve düşünce bir fedakârlık işidir

Konya’dan çok yazar çıkmıştır ama İbrahim Demirci gibisi yoktur. İbrahim Demirci kibirli ve itici değildir. Bir yandan gayet babacandır, bir yandan gayet iyi bir arkadaş. Bir şey öğretmeye çalışmaz. O kendisi öğrenmeye çalışır. Bilir ki kendisi öğrenirken, eğer çevresindekiler istiyorlarsa, diliyorlarsa, o öğrenme faaliyetinin içine dâhil olacaklar ve sonuçta onlar da öğreneceklerdir. Öyle bir rahatlıkla, İbrahim Demirci konuları ve insanları sıkmaz, boğmaz, kasmaz. Demirci’yle rahatlıkla magazinden de konuşabilirsiniz. Futbol maçı bile izleyebilirsiniz; eğer o gün kafası bir kelimeye, cümleye, kitaba veya konuya takılmamışsa, herhangi bir şey okumuyor veya düşünmüyorsa, meşgul değilse diyelim, mesela bir gazetenin sayfalarına dalıp gitmemişse ya da elinde kalem, önündeki fotokopilerle uğraşmıyorsa. Ne yapıyorsa bir Müslüman olarak yapıyordur İbrahim Demirci.

 

Türkiye’de edebiyat ve düşünce bir fedakârlık işidir. O yüzden Konya’da edebiyat ve düşünce denilince hep İbrahim Demirci ismiyle karşılaşırsınız.İbrahim Demirci

Acaba İbrahim Demirci’nin şiirleri ne zaman tek kitapta toplanacak?

İbrahim Demirci’nin konuştuğuna pek şahit olamazsınız. Az ve öz konuşur. Söylediği şey meselenin can alıcı noktasına dokunur. Yazarların toplandığı ve hararetle tartıştığı bir mecliste, elinde çay bardağı, konuşulanları dinleyen, bazen dudak büküp bazen gülümseyen, bazen bir bilgi hatasını düzeltmek için tartışmaya dahil olan, bazen de bir abartıyı işaret etmek için birkaç söz sarf eden ama genellikle sessizliğini koruyan, varlığıyla huzur ve güven veren biri vardır, o kişi İbrahim Demirci’dir. Kendini göstermek istemese bile herkes tarafından fark edilir ve gözetilir.

Onun bulunduğu her mecliste kendimi huzur ve güven içinde hissettim. Konya’da onun bulunmadığı bir yer, merkezden yoksun bir yerdir. Onun katılmadığı bir konuşma dayanaksızdır ve dağınıktır. Onun işaret etmediği yer, toplumsal değil bireyseldir. İbrahim Demirci, çevresindekilere, ne kadar önemli olduklarını hissettiren insandır.

Yıllardır bekliyorum: Acaba İbrahim Demirci’nin şiirleri ne zaman tek kitapta toplanacak? Onun Yanıklar (Edebiyat Dergisi y., 1981) ve Ay Burcu (Hece y., 1998) diye iki şiir kitabı var. 1998’den sonra da şiir yazmış ve dergilerde yayımlamıştır. Keşke diyoruz, bütün şiirleri tek kitapta toplansa... Yazıları kitaplaşmaya devam etse...Ne kadar hayırlı olacaktır, güzel olacaktır. Vesselam.

 

Ömer Yalçınova yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2012, 19:04
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20