banner17

Kıbrıs'ta gençler neler yapabiliyor?

Enes Yaşar arkadaşımız Kıbrıs'taki müslüman gençlerin ahvalini bizimle paylaştı.

Kıbrıs'ta gençler neler yapabiliyor?

Rasulullah (s.a.v.) Ümmü Haram’ın evinde bir gün uyumaktayken tebessüm ederek uyanmış ve Ümmü Haram bunun sebebini sorduğunda Resulullah (s.a.v.) şöyle cevap vermişti: “Rüyamda ümmetimden bazı kimselerin deniz üzerinde gittikleri bana gösterildi.”

Kıbrıs'ın uydu fotoğrafı
(+)

Rüyada fethi müjdelenen Kıbrıs

Hz. Osman devrine baktığımızda görüyoruz ki Resulullah (s.a.v.)’ın rüyası gerçekleşmiş; Kıbrıs feth edilerek İslam sancağı, deniz aşırı bir beldede fethi İslam âlemine müjdelemişti. Fakat Kıbrıs fetholunmasına rağmen o gün, Magosa surlarından hüngür hüngür bir ağlama sesi duyuluyordu.

Sahabelerden biri ağlama sesinin geldiği yöne doğru yaklaşarak ağlayan sahabeye, “Niye ağlıyorsun ya Saad” demişti. Saad (r.a.) ise yaşlı gözlerle ona dönerek şöyle cevap vermişti: “Öyle bir gün gelecek ki burada İslam’ı yaşamaya çalışanlar parmakla gösterilir derecede azalacak. Ve yine öyle bir gün gelecek ki camiler cemaatsiz ve boynu bükük kalacak. İslam neredeyse unutulur hale gelecek. İşte bu yüzden ümmetin haline ağlıyorum.”

Kıbrıs haritası
(+)

O gün Saad (r.a)’dan dökülen gözyaşı tanelerinin, bugün Kıbrıs’ta yaşayan nesil üzerine düşmekte olduğu aşikar bir şekilde ortadadır. Dikkatlice baktığımızda İslam burada, Saad (r.a)’ın dediği gibi unutulmaya yüz yutmuş bir vaziyette olup, camiler öksüz kalmış ve yaşam manevi bir buhran içersinde büyük bir çöküntüye uğramıştır.

Sorumlu gençler de var

Fakat her şeye rağmen diğer tarafta da bütün hassasiyetiyle İslam’ı yaşamaya çalışan genç kardeşlerimizin var olduğunu unutmamamız gerekir. Ve her şeyin yapılmaya müsait olduğu bu kaygan zeminde, barlarda, diskolarda eğlenerek boş vakit geçirmek yerine, zamanını ‘bir kişiyi daha nasıl kazanabilirim acaba’ düşüncesiyle İslam’ı anlatma gayretinde olan ve ‘üzerime düşeni yerine getirmezsem, Allah’a bunun hesabını nasıl verebilirim’ düşüncesiyle yanan kardeşlerimiz, elhamdülillah, ellerinden geleni yapıyorlar. Adeta yeni bir fetih hareketi içersinde olduklarını, içlerine girdiğimizde açıkça görüyoruz...

Çeşitli ülkelerden gelerek kardeşlik çatısı altında toplanan bu üniversite gençliği, geniş bir kitle oluşturarak yaşamlarında bazı hassasiyetlerini muhafaza etmeye çalışırlarken, işleri de oldukça zordur. Çünkü onlar nefisleriyle büyük bir mücadele içerisindedirler. Fakat biliyoruz ki samimiyetle Allah’ın davasına sarılanları Allah (c.c.), inayetiyle elbette muzaffer kılacaktır. Ve birbirlerini hiçbir menfaat gözetmeksizin yalnız Allah (c.c.) için seven bu geçlik, onun için bir araya gelerek kardeşliklerini ve sevgilerini pekiştirmektedirler.

Cuma Namazı
Cuma Namazı

Cemaatte her yerden öğrenci var

Bunun en büyük örneğini Cuma günleri okulda kılınan Cuma namazlarında görüyoruz. Vakit gelip ezan okunduğunda bakıyoruz ki yanımızda Nijerya’dan bir genç kardeşimiz oturuyor, diğer yanımızda ise Çeçenistan’tan gelmiş bir Çeçen öğrenci. Önümüzde de Kırgızistanlı bir öğrenci oturmuş hutbeyi dinliyor.

Hepsi tek bir amaç için burada toplanmışlar. Allah (c.c.)’ın rızasını kazanabilmek için, “Rabbim, senin için burada bir araya geldik ve sürdürmeye çalıştığımız yaşam tarzının nefse çok ağır geldiği bu ortamda senin rızanı kazanmak için buradayız” diyorlar. Bu manzara karşısında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in şu hadisi aklıma geliyor: “Ne Arab’ın Acem’e, ne de Acem’in Arab’a üstünlüğü vardır. Üstünlük ancak takvadadır.” Evet tıpkı bu hadisteki gibi Arap ve Acem bir arada toplanmış, aynı anda ve aynı yerde alnı secdeye giderek Âlemlerin Rabbi olan Allah (c.c.)’ın huzuruna varıyorlar.

Tek başına olmak kötülüklere gebe

Namazın ardından onlarla dertleşiyoruz. İslam’ı Kıbrıs gibi bir yerde yaşamanın ne kadar zor olduğunu anlatıyor her birisi. ‘Bizler de bugünün Ali’leri, Ömer’leri olmaya gayret ediyoruz’ diyerek, İslam’ı burada yaşamanın ve imtihanlarının güçlük derecesini vurguluyorlar. Birlik olmak gerektiğinin ne kadar önemli olduğunun da özellikle altını çizerek, kurmuş oldukları Müslüman Öğrenci Kulübü’nden bahsediyorlar.

Görüyoruz ki bu sayede birlik ve bütünlük içerisinde yere daha sağlam bir şekilde basılmaktadır. Ayrıca birlikten kuvvet doğar anlayışı herhalde en çok da Kıbrıs gibi bir yerde önem arz etmektedir. Çünkü bu kaygan zeminde tek başına hareket edilmeye kalkılırsa, özellikle sudan çıkmış balığa dönen öğrenci kitlesi, şans oyunları, gece eğlenceleri vb. gibi birçok şeytanî eğilimlere yönelmektedirler. Ve de kendilerini bu bataklığa kaptırmaları en çok görülen acı tecrübelerden bir tanesidir.ESKAD

Bir ESKAD’ımız var

Birlik ve bütünlük demişken, Müslümanlar adına Kıbrıs’ta oldukça etkili çalışmalar yapmakta olan ESKAD adı zihinlerimizde geniş bir yer ediyor. Evrensel Sevgi ve Kardeşlik Derneği adı altında birleşen bu öğrenci topluluğu, İslam’a dönük çalışmalarda adından oldukça söz ettiriyor. Gerek dünya birincilerini getirterek yapmış oldukları Kur’an Tilaveti ziyafetleri, gerek ramazanlarda açmış oldukları iftar çadırlarıyla “halka hizmet, Hakk’a hizmettir” anlayışını benimsemiş olarak büyük bir özveriyle çalışmaktadırlar. Kıbrıs’a manevi bir havanın daha çok hâkim olabilmesi için durmadan bir şeyler üretme arzunda olan bu kardeşlerimiz, her geçen gün biraz daha çalışmalarına hız kazandırmaktadırlar.

Eskad Filistin'e Destek Yürüyüşü
Resimleri büyütmek için üzerini tıklayın.

Ayrıca dünyada yapılan zulümlere de sessiz kalmayan duyarlı kardeşlerimiz, İsrail’in Filistin’e yapmış olduğu hain saldırılara da geniş çaplı bir katılım sağlayarak sesini Kıbrıs’tan dünyaya duyurma gayretindedir. Ve bugün her türlü haksızlığın ve ahlaksızlığın karşısında olan Kıbrıs’taki genç kardeşlerimiz Allah rızası için büyük bir çaba harcıyorlar.

Kıbrıslılar manevi çöküntüyle yüz yüze

Şu da unutulmaması gereken bir gerçektir ki camilerde Kur’an eğitimi yasaklanarak burada yetişen nesillerin heba olmasına göz yumulmaktadır. İşte Kıbrıs’ın en büyük sıkıntısı da bu noktada başlıyor. Temel taşların yerinden sökülerek atılması, Kıbrıs’ta manevi havanın eriyerek yok olmasında etken bir rol oynamaktadır. Ve İslam’ın şartlarından dahi bîhaber yaşayan bu insanlara buradaki genç kardeşlerimiz elinden geleni hatta ondan da ötesini yapma gayretindeler. Fakat yine de bir Müslüman olarak bizlerin de Kıbrıs’taki bu manevi çöküntü yüzünden, insanların büyük bir buhran içerisinde olduklarını görmemiz ve dualarımızdan eksik etmememiz gerekmektedir.

 

Enes Yaşar Kıbrıs’tan bildirdi

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2010, 20:48
YORUM EKLE
YORUMLAR
tuba
tuba - 9 yıl Önce

kıbrısta bir emanet kaldı...ona sahip olmanızı temenni ediyorum.eğer enes yaşar herhangi bir mail adresi verirse onu bigilendirmek ve emaneti emanet etmek isterim.

enes
enes - 9 yıl Önce

poemer17@hotmail.com

abdussamed
abdussamed - 8 yıl Önce

yükü kadar ecride cok ağır olan bir güzel mücadele. bu mücadeleyi omuzlayan Anadolu Gençliğimizin yürekli evlatlarına selam olsun.

Fatma
Fatma - 8 yıl Önce

Enes kardesim, ulkem ve nefisleri azmis insanlari icin gosterdiginiz duyarlilik beni cok duygulandirdi. Bence manevi yonden uzun yillar ihmal edilmis Kibris, oyle uc bes gonulluyle degil buyuk bir taarruz ve buyuk bir mucadeleyle belki feth edilebilir. Iclerinde imanin kirintisi dahi kalmamis bu insanlar nasil yola gelecekler cok endiseliyim. Bu sadece ve sadece rabbimin istemesiyle, bizim dualarimizla olacak insaAllah. O yuzden tum din kardeslerimde Kibris icin ozel dualar yapmalarini istiyorum

banner8

banner19

banner20