banner17

Kayseri'de bir neslin öncüsü: M. Cemal Cebeci

Kayseri ziyaretimden bereketli bir hatıratla dönmüştüm. Dile kolay denecek bir zaman 93 yılın hülasası bir hatırat: Cemal Cebeci'nin '93 Yılın Ardından Hatıralarım' kitabı. Kamil Büyüker yazdı.

Kayseri'de bir neslin öncüsü: M. Cemal Cebeci

KİMDER (Kayseri İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği)'nin daha önce haberini yaptığım toplantısında herkesin ellerine tutuşturulmuş, derneğin logosunun olduğu bir poşet gözüme ilişti. İçinde 93 Yılın Ardından Hatıralarım başlıklı bir kitap vardı. Nasip bu ya, dağıtılan son kitap da bana nasip oldu. Taşrada yayınlanan kitaplara -hele bir de satışta değilse- ulaşmak mümkün değil. Bir neslin öncüsü olmuş M. Cemal Cebeci’nin hatıratı bu açıdan çok önemli. Kitap üçüncü baskısını yapmış ve Cemal Cebeci hoca bugün hayatta. Yazdıkları ile neredeyse Kayseri’nin son yüzyılına şahitlik etmiş bu isim sadece kendi dönemini değil, Kayseri’de Kara Müftü Hoca diye anılan babası Numan Cebeci’ye ve babasının ilim çevrelerine ve dönemin ulemasına da tanıklık etmiştir.

Tayyare cemiyetinin afişini yırtma cezası: 73 gün hapis

Babası Hacı Numan Efendi, 1873 yılında doğmuş ve dönemin Kayseri medreselerinde ilim tahsil etmiş, bir dönem müderrislik yapmış, 1914 yılında ise Develi Müftüsü olarak tayin edilmiş bir zattır. Boyunun kısalığından “Kasır Hoca”, kürsüye çıkıp kağıtsız, deftersiz, etkileyici vaazından dolayı da “kitapsız hoca” da derlermiş. Sözü eğip bükmeden hakikati olduğu gibi söylemesi ile tanınırmış. Zira Develi’ye bir şarap fabrikası kurulmuş ve kendisinden “üzümleri fabrikaya verebilir miyiz?” diye soran bir vatandaşa “dini hükmünü öğrenmek istiyorsan, satan da, alan da, fabrikada çalışan da, hatta üzüm taşıyan eşek de cehenneme atılır” demiş. Babası Hacı Numan Efendi’nin kitapta anlatılan hususiyetleri arasında şu da dikkat çekiyor: Milli Mücadele yıllarında Şeyhülislam’ın milli mücadele aleyhine verdiği fetvaya mukabil Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi ve 152 müftü imzasıyla çıkan karşı fetvada yine Hacı Numan Efendi’nin de ismi vardır.

Ama gelin görün ki bir zamanlar Milli Mücadele'nin öncüsü olan bu isimler birer birer çeşitli gerekçelerle hapse atılmışlar. Hacı Numan Efendi'yi de 1928 yılında henüz oğlu Cemal Cebeci ilkokul yıllarında iken Ramazan ayında vaaz verdiği Meteris Camii'nde, namaz sonrası cami kapısına asılmış olan “fitre ve zekatınızı Tayyare Cemiyetine veriniz” afişini “yapıştıracak yer mi bulamamışlar? Burası kilise kapısı değil, cami kapısıdır” deyip yırtıp atması ve akabinde birkaç kişinin şikayeti ile inkılaplara karşı gelmek, halkı cumhuriyet aleyhine kışkırtmak isnadıyla üç gün sonra tutuklarlar. 73 günlük tutukluluk süresi sonunda, afiş yırtmanın cezasına mukabil 5 TL para cezası ile babasını tahliye ederler.

Babasının Şeyh Es’ad Erbili’yi ziyareti ve ziyaret sonrası yaşanan tutuklamalar

Buradan Hacı Numan Efendi’nin görev yeri Kalecik’e, daha sonra Haymana’ya naklediliyor. 1935 yılında ise Haymana’da emekli oluyor. Haymana pek çok önemli ismin uğrak yeridir. Cemal Cebeci ilkokul yıllarını geçirdiği bu ilçede Fevzi Çakmak’ı, Kayseri müftülerinden Hacı Hüseyin Aksakal’ı hatıraları arasında naklediyor. Burada dikkat çekici bir ayrıntı ise babasının Kelami Dergahı şeyhi Esad Erbili’ye olan intisabıdır. Gönlünde Es’ad Erbili hazretlerini ziyaret düşüncesi vardır ama maddi imkansızlıklar buna müsaade etmez. Bir vesile ile Polatlı’da tüccar bir zat, kendilerinin böyle bir ziyaret yapacaklarını, arzu ederlerse gelebileceklerini bildirir. Bu vesile ile yolculuk nasip olur ve Es’ad Erbili hazretlerinin yanında onbeş gün kalır. Dört defa huzuruna çıkar. Kardeşi Menemen’de idam edilen Şeyh Ali Efendi ile ilmi münazaraları olur.

Cemal Cebeci’nin ifadesi ile bu onbeş gün dönüşü babasının hayatında bambaşka bir sayfa açılmıştır sanki. Ancak bu ziyaretin dönemin şartları içinde bir bedeli de olacaktır. İlerleyen zamanlarda tezgâhlanan Menemen hadisesi dolayısıyla dergâha gelip giden pek çok sima olayla bir şekilde irtibatlandırılıp takibe uğrar, hapse atılır ya da idam edilir.

Nihayet Nakşi şeyhi emekli yüzbaşı Sait Bey, Hacı Numan Efendi gibi isimlerin, ihbarlar sonucunda ziyaretten iki ay sonra Menemen’e götürülecekleri haberi gelir. Cemal Cebeci sahneyi şöyle anlatıyor: “Bir küçük yatak hazırladık. Ertesi gün, Ramazan'ın 19. günü saat 10 gibi babam, anneme cüz’i bir harçlık verdi. Sonra bana dönerek, 'kurtulup gelirsem ne âlâ, mahkûm olursam' dedi ve eliyle odanın ortasında serili kilimi göstererek 'bunu satar, yol parası yapar, ananı ve kardeşini Develi’ye götürürsün' dedi. Ağlaşarak veda ettik. Aradan seksen yıl geçti, bu sahneyi ne zaman hatırlasam içimde fırtınalar kopar, gözlerim yaşarır.” Bu Menemen yolculuğunda Polatlı Müftüsü ve kendisini Kelami dergahına götüren Müçteba Efendi de vardır. Baba Hacı Numan on gün sonra salıverilir. Ancak Sait Bey’e üç ay mahkumiyet verilmiştir.

Maarife ve talebeye hizmetle geçen bir ömür

Babasının teşvikleri ile Osmanlıca’yı öğrenen Cemal Cebeci, yine okul hayatının kesintiye uğradığı zaman dilimlerinde devlet dairelerinin muhtelif kalemlerinde babasının isteği üzerine bilaücret çalışmış ve devlet kademelerinde yürüyen işleyişe vakıf olmuştur.

Cemal Cebeci hocanın hayatı neredeyse tamamen maarif davası ve insan yetiştirme üzerine kurulu. Öğretmenlik, idarecilik, federasyon başkanlığı, vakıf yöneticiliği vs. Develi ve Sivas’ta öğretmen okulunda okumuş, daha sonra ise Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümünü bitirmiştir. Hayatını vakfettiği talebe yetiştirme mesleği üzerine Antakya, Kayseri Erkek Sanat Enstitüsü, Talas Amerikan Koleji ve Kayseri İmam Hatip Lisesi’nde (1953-1962) görev yapan Cebeci, daha sonra muhtelif kamu kurumlarında vazife yapmış. 1973 yılında Kayseri milletvekili seçilerek parlamentoya girmiş. Daha sonra içinde bulunduğu vakıflar da memleketin ilmine, irfanına hizmet edenler vakıflardır. Bunlar: Türkiye İlahiyat Tedrisatına Yardım Eden Dernekler Federasyonu, Saadet Narin Din Eğitimine Yardım Vakfı, Türk-İslam Kültürünü Geliştirme ve Eğitim Vakfı, Develi Kültür ve Eğitim Vakfı.

1957-58 senesinde 32 kişi Kayseri İmam Hatip’in ilk mezunları oluyor

 

Cemal Cebeci hocanın Kayseri İmam Hatip Okulu'nda vazife yaptığı yıllar önemlidir. 1953 senesinde kendisine Maarif Müdürü tarafından bir teklif gelir ve İmam Hatip Okulu’nda müdürlük yapması istenir. Ancak o hem Arapça bilmediğini, hem de dini bilgilerinin yetersiz olduğunu beyan ederek kabul etmek istemez. Çünkü Edebiyat bölümü mezunudur. Ancak babasına danıştığı vakit, babası “Arapça bilmen şart değil, dini bilgilerinin noksan olması da bu işe engel olmaz, bu vesile ile dini bilgilerini artırırsın. Meslek derslerini okutan arkadaşlar gereğini en iyi şekilde yerine getirirler. Eğer idari işleri yürütebilirsen, hizmet için bu bir fırsattır.” der. Bu tavsiye üzerine görevi kabul eder.

Döneminde Kayseri İmam Hatip Okulu'nun binbir meşakkat ve sıkıntı ile önce 30 kişinin yardımlarıyla başlayan, daha sonra 1954 yılında mevlüt ve yardım ilanları ile şekillenen yurt inşaatına başlanır. 1956-1957 ders yılında bu sayı 80’e çıkar. 1957’de çevre vilayetlerden yatılı gelenlerle birlikte sayı 120’ye çıkar. Dönemin Kayseri İmam Hatip Okulu'nda pek çok önemli sima ile çalışan Cemal Hoca hepsinden hatıralar nakletmiş. Bunlar arasında derslere giren müftü Halil Haliloğlu, hafız müderris ve aynı zamanda Cami-i Kebir imamı Ahmet Divrikli, imam hatip iken emekli olmuş Osman Usta, Yusuf Eken, Külekçizade Hacı Ali Efendi, müftü Abdullah Saraçoğlu, Mehmet Çorakçı, hafız Ahmet Leblebici vd. isimler yer alıyor.

Kayseri İmam Hatip’in 1957-58 ilk mezunlarını vermek Cemal Cebeci hocanın müdürlük yaptığı döneme nasip olmuştur. 120 mevcut ve 32 mezunla başlayan bu bereketli kuşak hizmetlerine devam ediyor.

Hatırat okunmadan bu tarihin serencamı anlaşılmaz. Cemal Cebeci hocanın ömrüne bereket, vefat edenlere rahmet…

 

Kâmil Büyüker yazdı

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2015, 15:45
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hacı Yusuf GÜL/1975 Mezunu
Hacı Yusuf GÜL/1975 Mezunu - 2 yıl Önce

Allah Rahmetiyle Muamele Eylesin, Mekanı Cennet, Makamı Âlî Olsun...

Nuri Seyhan
Nuri Seyhan - 2 yıl Önce

Büyük emekleri geçen sayın hocamız bugün 20.Haziran. 2017 Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.

banner19

banner13

banner20