Kayıp yazar Ali Dölek'e çağrı

Hem romanıyla hem de şiir kitabıyla TYB ödülü almış Kayıtlar yazarı Ali Dölek'in yazılarını özledik, çağrıda bulunuyoruz..

Kayıp yazar Ali Dölek'e çağrı

10647

 

‘Yazma ateşi’ ilk yazıyla başlar. Bir heves biçiminde yazılan ilkyazı, sonraki yazılarla dallanıp budaklanarak ustalaşmaya doğru gider. Bazı yazarlar, hevesleri daim oldukları için, ‘yazma ateşi’ni sürekli kıldıklarından dolayı serüvenlerini bir orman biçimini alıncaya dek devam ettirirler. Sonrasında bir yapı, devasa bir ‘başyapıt’ çıkar ortaya. Başyapıt yazınsal tutkunun ebedileşmiş biçimidir.

10646‘Yazma ateşi’ni diğer bir deyişle ‘yazma tutkusu’nu ilk temrin çalışmalarıyla sınırlayanlar, yani nefesleri tükenip koşuyu yarıda bırakanlar da var yazın dünyamızda.

Büyülü bir hâle gibi eski ama eskimeyen dergilerde okunmayı, keşfedilmeyi bekleyen yitik yazarlar, yitik şairler bunlar.10644  

Üzerinde durulması gereken bir yazar

Ali Dölek de bunlardan. Dergilerde yazmıyor sanırım. Kayıtlar’ın (Ocak,1994) 39.sayısında Cahit Koytak’ın şiiriyle ilgili yazdığı yazı, Dölek’in üzerinde durulması gereken bir yazar olduğunu düşündürdü bana. Yazının başlığı şu: "Günlük Hayatın Resmini Çizen ve Valizinde Gittikçe Ağırlaşan Dünyadan Kaçan Bir Şair: Cahit Koytak"

Çıkış noktası: Sezai Karakoç

Ali Dölek, Koytak’ın şiirinde öne çıkan temler üzerinden işlemiş yazısını. 90’larda yazıldığına göre eleştiri adına bir kazanç olmanın yanında göz ardı edilmemesi gereken bir tahlil yazısı.

10645Tabii ki Cahit Koytak’ın sonra yazdığı şiirlerde öne çıkan temler çeşitlendi, zenginleşti. Ancak Dölek’in bu yazısının temel özelliği eleştirel ölçütler bağlamında çıkış noktasını Sezai Karakoç’tan, Diriliş şiirinden, Diriliş şiirinin argümanlarından oluşturması: Fizikten kurtuluş, fizikötesine bir çıkış noktası arama, gündelik hayatta ebedi olanı arayış, dua ve yakarış, sonsuzluğa ulaşma, sonsuzluğu yakalama çabası, insanın metafizik boyuttan uzaklaşması, gündelik hayatın karmaşası…

Ali Dölek, Sezai Karakoç’tan kalkış yaparak bu ve benzeri ölçütler ışığında değerlendirmiş Koytak’ın şiirini.  

Umutluyuz

Koytak’ın bugün geldiği nokta ayrı bir bahis. Ancak biz Ali Dölek’in tekrar edebi dünyaya, edebiyat ortamına dönüp dönmeyeceği hususunda umutluyuz. Ali Dölek, nerede, bilinmez. Bildiğimiz bir şey varsa, bu tür yazıların sürekli varlığı, mutluluğumuza vesile teşkil edecektir.

 

Mustafa Celep, ümidini kesmedi

mncelep(at)hotmail.com

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2010, 09:26
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
selim
selim - 11 yıl Önce

bir ara yani yeni şafakın ilk dönemlerinde düşünce sayfasında yoğunluklu yazılar yazdığını hatırlıyorum...sonrayı bilmem belki sadece akademi

nurettin durman
nurettin durman - 11 yıl Önce

Sevgili Mustafa Celep yazarlar birliğine sordum Roman ve şiir dalında ödül alanlar arasında Ali Dölek adına rastlanmadığını bildirdiler. Bu yanlış bilgiyi düzeltmek gerekiyor sanırım. Biz Kardelen dergisini çıkardığımızda kendisini bir defa gördüğümü hatırlıyorum. İstanbul edebiyatta okuyordu. Hızlı bir giriş yapıp sonradan çekildi galiba edebiyat aleminden.

tuğru Ünal öztürk
tuğru Ünal öztürk - 11 yıl Önce

felsefe veya bilim tarihi okudu.aynı dönemde mezun olduysak 1992 mezunudur.bir dönem bilm tarihi bölümünde oldu.sonra özel sektörde ticarete atılmış.S.H.Nasr dan İslam Sanat ve maneviyatını tercüme etmişti.

banner19

banner13

banner26