“Kalbimin Kararı” ya da biraz şahsi bir Ahmet Murat biyografisi

“Söz nereden kaynak alırsa oraya ulaşır. Akıldan kaynak alan sözün muhatabı akıldır. Kalpten çıkan bir söz, kalbin muhatabıdır. Kalpten kalbe bir yol yoktur." Muhammed Emin Avcı yazdı.

“Kalbimin Kararı” ya da biraz şahsi bir Ahmet Murat biyografisi

“Eğri Minarenin karşısına sahaf açılmış. “Eğer kitap seviyorsanız ve yaşadığınız kentte adam akıllı bir kitapçı yoksa, bu cümle sizde büyük bir heyecan uyandıracaktır.  Ben de aynı gün içinde soluğu eğri minarede aldım. Ama kitapçı falan hak getire, doğru düzgün dükkân bile yok. Sahafın hangi dükkân olduğunu anlamam üçüncü gidişime ancak tekabül ediyordur. Çünkü bizim “sahaf” vaktini güzel değerlendirmek isteyen bir yüksek lisans öğrencisi tarafından açılmış. Tabelâ yok levha yok. Açılış kapanış saatleri keyfe keder. Ama inadım inat. Yaşadığım kentte bir sahaf dükkânı varsa orası bana da ait olmalı. Siyah boyalı, eski bir dükkân camekanı. İyice yanaşmadan asla anlayamazsınız içerde ne olduğunu. Ama eşiğinden içeri girince sanki bir boyut değiştirir bambaşka bir alemde soluk alırsınız.

Yusuf naif, kibar, kitabı ve insanı seven, hoş sohbet, gözü ve gönlü tok bir adam. Bir kitapçı hayali varmış, hayalde bırakmamış. Rafların bir kısmına satılmaz ibaresi koyup açmış sahaf dükkânını. Onca yılın paslanmışlığı ve susamışlığı ile tarıyorum ben de rafları.

“önce sola, sonra sağa, sonra yine sola”

Bakınıyorum. Seçtiğim kitaplardan ufak bir kule yapıyorum. Sonra “o” kitabı görüyorum. Ne şairini tanıdığım ne daha önce işittiğim o kitabın kapağı beni mest ediyor: Kalbin Kararı. Altın yaldızdan bir tavus kuşu silueti boylu boyunca yayılıyor kapağa. Sanki bir peri masalı karşılayacakmış hissi uyandırıyor. Yüzümden bir mutluluk geçiyor. O gün aldığım tek şiir kitabı değildi. Ama bana yeni bir evreni açan o kitap oldu.

“Bakan akıldır, kalp uzatmaz.”

Kalbim uzatmadı, şairiyle bir gönül bağı kurdu. Sonrasında okuduğum her kitabıyla bu bağı kuvvetlendireceğim bir şairle tanışmıştım: Ahmet Murat. İlkin şiiri ile tanıştım Ahmet Murat’ın. Kalbin Kararı o güne kadar okuduğum şiirin çok dışındaydı. Şiir olarak bildiğim ezberin dışında neşideler, ilahiler. Bildiğim ilahilerden uzak ama inandığım Allah’a yakın.

“Akıl iki kere ikiyi iyice bilir

Kalp ikiyi inkar edecektir.”

Bir kitabı sevdiyseniz yazarına karşı bir merak uyanır içinizde. Bende merak ettim. Başka ne kitaplar yazmış şair? Deneme yazarlığından böylece haberdar oldum. Kuşlarla Sohbetin Şartları ve Belki de Üzülmeyiz’ i mütemadiyen hak vererek okudum. Şairin kişisel tarihini merak ettim. Orada da kendimle özdeşleştirdiğim bir yatılılık hikayesi buldum.

İnsan uykudadır, ölünce uyanır

Günün adamıdır ve karşılanır

Can uyanır ve karar anıdır kalp için

Allah sürprizdir, Rabbül âlemin”

Hayat hikâyesi…

Ahmet Murat Özel Karaman’da 1971 yılında dünyaya geliyor. Baba tarafı Taşkent’in Çetmi nahiyesinden. Çetmi, Oğuz boylarından olan Çepni’nin bozulmuş hali. Ahmet Murat’ın dedeleri köyde Molla Osmanlar olarak bilinen bir sülale. Yazı çizi işleri ile münasebet dedelerinden miras yani şaire. Anne tarafı Karamanlı. Anneannesi Hatice Hanım, şairi henüz bir yaşındayken vefat etmesine rağmen hatırası hanelerinden hiç eksik olmamış. Çocukluk yılları boyunca sürekli hikâyelerini dinleyerek büyümüş. Anneannesinin bahsinin geçtiği birçok yerde onu küçük yaşta evlatlık alıp büyüten, evlendiren, kendisine babalık yapan “Şıh Dede” de anılırmış. İşte bu “Şıh Dede” daha sonraları Ahmet Murat Özel’in hakkında bir araştırma eseri kaleme aldığı Mehmed Kudsi Çakılcı. Ahmet Murat, ilkokulu Karaman’da Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’nda okuyor. Alman mimarili binanın tahta zeminli bodrum katı, bir topluluk önünde ilk kez şiir okuduğu mekân oluyor. Öğretmenleri anneler günü için bir şiir ezberlemelerini ister ve Ahmet Murat durumu babasına açar. Babası da kendi kütüphanesinden Necip Fazıl’ın “Anneciğim” şiirini ezberlemesi için çıkarır. Ahmet Murat ezberlediği ilk şiiri sınıfta okuduğunda oluşan ambiyanstan etkilenir. Henüz dokuz on yaşlarındadır ve şiirin neye tekabül ettiğini teneffüs etmiştir. Babası onu başka Necip Fazıl şiirleri ezberlemesi için teşvik eder. Sakarya Türküsü gibi ezberlediği şiirleri utandığından aralık kapının gerisinden evlerine gelen misafirlere okur sonraları. Babasının şahsi kitaplığı Ahmet Murat’ın dünyaya açılan ilk limanı oluyor. Babası Diriliş ve Mavera dergilerinin abonesi olduğu için baba evinde tanışır “dergi” okuyuculuğu ile. Kişisel okuma tarihinin en mühim eserleriyle yine o kitaplıkta tanışır.

Ortaöğretim için artık vakit geldiğinde bir çoğumuz gibi Ahmet Murat da baba ocağından, ana kucağından ayrılacak yatılı olarak okuyacağı Konya’nın yolunu tutacaktır. Ortaokul yıllarında ilk yazı denemelerini de yaptığı yıllar olacaktır. Mayıs 1985’te İbrahim Sadri, Mehmet Burhan Genç, Ahmet Mercan, Mehmet Efe gibi isimlerin çıkarmaya başladığı Selâm dergisi çocuklar için kompozisyon yarışmaları düzenlemektedir. Birincisinin ödül olarak gömlek kazandığı yarışmalardan. Ahmet Murat daha orta okul sıralarında bu kompozisyon yarışmalarına katılmış ve ödüller kazanmış. Şüphesiz bu yarışmaların yazı pratiğini geliştirmek için Ahmet Murat’a faydası olmuştur. Ama kendini bir şair, bir yazar olarak kabul etmesi lise son sınıfa denk düşüyor. Ahmet Murat Karaman’a dönüyor ve burada düz liseye devam ediyor. İbrahim diye uslanmaz bir edebiyatsever olan arkadaşına denk geliyor. İbrahim sevdiği yazarların romanlarından seçtiği bölümleri ezberler, her gün yarım sayfa bir sayfa bir yazı yazar getirir sıra arkadaşına emrivaki okurmuş. “Bu yazdıklarını ben de yazarım” inatlaşması sonucu Ahmet Murat bir şiir yazar ve Bursa’da adını hatırlayamadığı bir dergiye gönderir. Şiiri yayınlanır. Bir başka şiir yazar onu da Konya’da yayınlanan Varide Dergisi’ne gönderir. O da yayınlanır. Üç dört derken lise son sınıfta bir numaralı önceliği üniversiteye hazırlanmak değil şiir yayınlamak haliyle tanışır. O yılın sonunda kazandığı bölüm yerine biraz babasının hayalini gerçekleştirmek, biraz adaşı olan 5. Kuşaktan dedesi Bağrıaçık Ahmet Efendi’nin kaderini paylaşmak ve Ezher ‘de okumak için Kahire’nin yolunu tutar. Bir yıl Kahire, bir yıl da Tanta’da yaşayan şair Marmara İlahiyat Fakültesini kazanarak Türkiye ‘ye döner. İstanbul’a döndüğü ay 1994 yılının eylülünde Yedi İklim Dergisi’nde şiiri yayınlanır. İlk şiir kitabı “Kaf ve Rengi” 1999 ocağında Yedi İklim Yayınları’ndan çıkar.

Benim “Kalbin Kararı” ile karşılaşmam ile Ahmet Murat’ın ilk şiir kitabının yayınlanması arasında 19 sene var.  On dokuz yılda ben beş şehirde yaşadım, onlarca şehir gezdim, kaç kitap okudum bilmiyorum. Ama şairle karşılaşmam için Yusuf’un Eğri Minare’nin karşısına Tenhada Sahaf’ı açması, Bir hanımefendinin Mayıs 2015’te Kocaeli’nden aldığı kitabının bir şekilde Tenhada’ya gelmesi ve benim kapağındaki tavus kuşuna hayran olmam gerekmiş.

Kalbin kararını akıl tartar

Bu şuna benzer: Akıl esnaftır.”

Ahmet Murat bir söyleşisinde şöyle diyor: “Söz nereden kaynak alırsa oraya ulaşır. Akıldan kaynak alan sözün muhatabı akıldır. Kalpten çıkan bir söz, kalbin muhatabıdır. Kalpten kalbe bir yol yoktur. İki kalp arasında bir mesafe bile yoktur. Kalpten çıkan bir söz direk başka bir kalbe nüfuz eder.” Ahmet Murat’ın sözü benim kalbime nüfuz ediyor.

“Şuna da: Akıl yaralanır

Kalp yaralanmaz çünkü yaradır”[1]

Muhammed Emin Avcı

Dipnot:

[1] Ahmet Murat, Kalbin Kararı şiiri

Yayın Tarihi: 31 Aralık 2020 Perşembe 16:50 Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2020, 16:51
banner25
YORUM EKLE

banner26