İyi, güzel, hayırlı insan Nezir Ergenç

Nezir Ergenç, kardeşleriyle birlikte Müslümanca bir dünya ve Müslümanca bir hayat için derslerine hız veriyor; vahyin anlam deryasındaki muazzam yürüyüşünü sürdürüyor..

İyi, güzel, hayırlı insan Nezir Ergenç

 

Eğer birisinden bahsetmeye niyetlendiyseniz ve bu kişi de sevip saydığınız bir Müslümansa, sözlerinize çekidüzen verme ihtiyacı hissediyorsunuz haliyle. İşin içinde çünkü insan var, sevmek var. Sevmekle kalmayıp takdir ettiğimiz nice güzel insanlarımız var. Bu takdirler yalnızca bizde kalmamalı. Belki onlardan faydalanacak başka insanlar vardır bizim bilemeyeceğimiz, tahmin edemeyeceğimiz.

Bahattin Yıldız Ağabeyi öldükten sonra tanıyabildimBahattin Yıldız Ümmetin Yüreği

İnsanları, güzellerimizden, değerlerimizden neden mahrum edelim ki ve neden mahrum ediyoruz ki! Bunun bir vebal olduğunu kabul ettiğimdendir ki, “kıymet verip değer biçtiğimiz insanlarımızı, Müslümanları kendimizde mahpus etmeyelim, anlatalım, aktaralım başkalarına” anlayışına sahibim. Ben bu ödevin yerine getirilmemesinin verdiği acıyı-sancıyı, güzel şehit Bahaddin Yıldız Ağabeyin gidişinde yaşadım. Vefatından sonra eşi, dostu, tanıdıkları gıyabında öyle güzel şeyler söylediler, o kadar çok şey yazdılar ki... (Hatta bilenler bilir, hakkında yazılan tüm yazı, şiir ve haberler Ümmetin Yüreği adıyla kitaplaştırıldı Özgün Yayıncılık tarafından.)

O vakitler içimden sitem etmiştim bu insanlara: A mübarekler! Neden bu güzel Müslüman hayattayken, bizimleyken, aramızdayken, kendisine ulaşma imkanımız olduğu zamanlarda onu bize tanıtmadınız, anlatmadınız? O gittikten sonra anlattıklarınızdan kime, ne fayda? Okuduklarımdan, dinlediklerimden, o hayattayken onu tanımayan bana ne fayda? İlla ki hatırlamak için, hatırlatmak için ölmek mi gerek? (Benim bilmediğim tanıtmalar olduysa eğer, sözümün onlardan berî olduğunu ve onlara haklarını teslim etmek gerektiğini belirtmek isterim.)

İşte Bahaddin Ağabeyin vefatından/şehadetinden sonra ben bu denli duygular denizinde yüzerken, söz vermiştim kendime, “içimizdeki kıymetli, değerli ve önemli insanlarımızı hakkıyla tanımalıyım ve tanıtmalıyım” diye. Mesela Kayserili Mavi Marmara gazisi canım kardeşim Ahmed Aydan Bekar’la her karşılaşmamızda, yanımda onu tanımayan birisi varsa muhakkak tanıştırır ve ünvanını hatırlatırım. Zira o, tâ ciğerinden üç kurşun yemişti ve Uğur Süleyman Söylemez Ağabeyden sonra en ağır hasta idi. Yeri gelmişken Uğur Ağabeyimize de buradan büyük dualar gönderiyoruz, hâlâ rahatsızlığının devam ettiğini biliyoruz.

Kitabevi açtılar, radyo kurdular, hatta ezgi albümü bile yaptılar

Şimdi sadede gelmek gerekirse, çok ama çok sevdiğim Nezir Ergenç Ağabeyden bahis açmak istiyorum. Kendisi 1964 Van doğumlu bir Müslümandır. Kayseri’ye Erciyes Üniversitesi’nde okumak üzere memleketinden çıkıp gelmiş ve sonra hayatının kalan kısmını burada geçirmeye karar kılmıştır. Çok da iyi etmiş, yoksa aynı maksatla tâ Gümüşhane’den okumak kaydıyla çıkıp gelen ben, onu nasıl tanıyacaktım! Müslümanca okuma, düşünme, konuşma ve yaşama derdini tüm hücrelerinde Nezir Ergençhissedendir o. Ne okumaktan vazgeçer, ne konuşmaktan ve ne de koşturmaktan... İman ettiği ilkeleri uğrunda, ömrünü bereketlendirendir. Kendinden küçüklerin Nezir Ağabeyidir o. Ki aynı zamanda benim de tabi. İlmine hürmeten Hoca tabiri daha yakışık duruyor üzerinde ama, biz samimiliğimizden ötürüdür ki hep ağabeyimiz biliriz onu. Sorgulayıcı bir kişiliğe sahiptir ve soru sorarak öğretme usulünü uygular o güzel üslubuyla daima.

Üniversite yıllarından tanışıp aynı davaya baş koyduğu kardeşleriyle-arkadaşlarıyla dur-durak bilmeksizin inançlarını kuşanarak sevdalarını yayma derdine düşmüşlerdir. O dönemlerde Bilgi Kitap Kültür Merkezi adını verdikleri çok amaçlı kitabevlerinde, davet ve tebliğ sorumluluklarını yerine getirmeye azmetmişler. Birlik Fm radyosunu kurarak kendi gündemlerini belirlemek adına toplumun nabzını tutmaya çalışmışlar.

Sonra heyecanları öyle bir raddeye gelmiş ki, duygularını ezgiler yoluyla ifade etmek adına, Tahsin Sönmez kardeşiyle söz ve bestelerini kendileri hazırlayıp o zamanın nadide yayıncılarından İslamoğlu Yayıncılık’a “Ah Şehadet” isimli bir albüm göndermişler. Hâlâ dinlenmeye devam eden eserlerinden “Ey Muhammed senin yolundayız”ı kim unutabilir ki! Tek gayeleri, Rabblerini razı etmektir. Hiçbir kınayıcının kınamasına aldırış etmemişler. İnsan yetiştirmenin sevdasını öyle bir işlemişler ki yüreklerine, onları durdurabilmek, vazgeçirebilmek mümkün mü! Ve zaten hiç durmasınlar da, hiç yorulmasınlar, hem de hiç!

Kur’an’ı bize iniyormuşcasına okumanın lezzetini tadıyoruz onunla yaptığımız derslerdeNezir Ergenç

Nezir Ergenç Ağabey dünyevî manada çok sıkıntılar çekti, çekiyor. Belki insanın şu üç günlük dünyada yaşayabileceği en ağır imtihanları yaşadı. Herşeye rağmen imanının verdiği kuvvetle ayakta durabilmeyi başardı ve kendini ilim yoluna adadı. Hayatın merkezi ve anlamı olan Kerim Kitap Kur’an üzerine yoğunlaştı son yıllarda. Kur’an’ı kendi dilinden okuyup anlamak gayesiyle Arapçaya ağırlık verip dostlarıyla Kur’an’ı anlamıyla ve idrak ederek okuma dersleri başlattı. Kur’an’ı kendine ve şimdi iniyormuşçasına okumanın lezzetini tadıyoruz bu derslerde. Vahyin sınırları içinde heyecanla yol almanın tadı bambaşka oluyormuş. Meallerden hiç bu kadar etkilenmemiştik. Meğer, her Kur’an okuyucusunun, yani her Müslüman’ın bir meali olurmuş. Anlamını çözmek ne kadar mutluluk veriyormuş.

İşte bu hissiyatı, Nezir Ağabeyle yaptığımız Kur’an’ı Arapçasından ve anlayıp kavrayarak okuma derslerimizde yakaladık ve bu minval üzere devam etmenin ödevindeyiz. Hâlâ devam ediyoruz okumaya, anlamaya, kavramaya... Haftanın her günü, Pazar hariç, günün belli saatlerinde bu tarzda pek çok ders grubu var onun; hepsine bir başka heyecanla başlıyor ve bitiriyor. İlk okul öğrencisinden emeklisine kadar pek çok müdavimi var bu tadına doyum olmayan derslerinin. (Garip olan ise, derslerine katılanlardan hiçbir maddi beklentisi olmadı.)

Evleninceye kadar her hangi bir kızla flört denilen şeyi yaşamam bana haramdır

Nezir ErgençBiraz önce belirttiğimiz soru sorarak öğretme usulüne bir örnek olarak, bizzat şahit olduğum, hiç unutmadığım ve çok hoşlandığım bir olayı aktarayım kısaca. Aynı zamanda lisede okuyan ders halkasındaki Atila isimli öğrencisiyle Kur’an dersindeyken kadınlarla ilgili ayetlere gelmişlerdir. O arada söz nasıl açıldıysa açılır ve aralarında şöyle bir diyalog geçer:

-Senin kız arkadaşın var mı Atila? Atila utana-sıkıla “yok canım, olur mu öyle şey manasında” kafasını sallar. Hocası tekrar sorar:

-Söylesene Atila, kız arkadaşın var mı?

-Yok Hocam nereden çıkardınız?

-Ne demek nereden çıkardın? Arkadaşlarının kız arkadaşları yok mu?

-Evet var.

-Peki senin neden yok o zaman? Atila kızarıp bozarır, hiç böyle sorularla karşılaşmamıştır belli ki. Hem Kur’an dersinde bu soruların işi ne kardeşim, öyle ya!

-“Hocam günah olur, ben sevmem öyle arkadaşlığı!” şeklinde verdiği cevabı üzerine Hocası insafa gelir ve Atila’yı rahatlatıcı sözleriyle sorgu suale son verir:

-Bak Atila. Sana birisi böyle sorunca vereceğin cevap şu olmalı: Ben bir Müslümanım. Evleninceye kadar her hangi bir kızla flört denilen şeyi yaşamam bana haramdır. Benim inancım ve ilkelerim bu davranışa engeldir.

Kur’an üzerine “interaktif (karşılıklı konuşarak) meal” adını verdiği orijinal bir çalışması varNezir Ergenç

Nezir Ağabeyin ayrıca kendine has doyurucu ve samimi üslubuyla kaleme aldığı kitap çalışmaları var. İlki, 2009 yılında İstişare Yayınları’ndan çıkan Muhammed Rasulullah isimli, Allah’ın Rasulünün hayatını konu alan çalışmasıdır. “Aziz önderimizi farklı bir usul, üslup ve bakış açısıyla okumak için esere ulaşmanın yollarına bakılmalıdır” derim şimdiden. İkinci kitap çalışması, Meneviş Yayınları’ndan 2011’de gülümsedi: Kuşe kağıda, renkli ve resimli olarak basılmış, yediden yetmişe herkesin ve her kesimin severek, beğenerek okuyacağı, insanlık sürevenini ve insanın Rabbiyle irtibatını konu alan Önce ve Sadece Allah Vardı eseri.

Üçüncü ve şimdilik son çalışması ise, Nisan 2012’de Çıra Yayınları’ndan çıkagelen ve okuyucuların kalbine heyecan yağdıran İnsan –İyi İnsan, Güzel İnsan, Hayırlı İnsan- kitabıdır. Namından da anlaşılacağı üzere, insanı ele alan, insanın ve dolayısıyla da Müslümanın olması gerektiği şekli, durması gerektiği yeri hatırlatıyor kitap. Tabi aynı zamanda da olmaması ve durmaması gereken şekli ve yeri de öğütlemeyi unutmuyor. Vahiy merkezli fikirlerin serinliği, insana huzur veriyor Nezir Ağabeyi okudukça. Ve yine okudukça, daha çok yaşanması gereken şeylerin olduğunun farkına varıyor insan.

Nezir ErgençBu güzel Müslümanın çalışmaları bunlarla sınırlı değil. Kur’an üzerine “interaktif (karşılıklı konuşarak) meal” adını verdiği orijinal bir çalışması var, henüz basılmış olmayan. Sonra, Müslümanların dünyaya ve tüm insanlığa vermesi gereken cevapları, sunması gereken kimliklerini yansıtan manifesto içerikli uğraşısı da var. 2009 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Kayseri’de üç sayı çıkan “Müslümanca” isimli dergide bu manifestoların bir kısmını yayınlatmıştı.

Şimdilerde okumaya, yazmaya, konuşmaya ve koşturmaya devam edenlerdendir o. Kardeşleriyle birlikte Müslümanca bir dünya ve Müslümanca bir hayat için derslerine hız veriyor; vahyin anlam deryasındaki muazzam yürüyüşünü sürdürüyor. “Hayat, iman ve cihattır” düsturu onda hâlâ sıcaklığını ve tazeliğini koruyor.

Allah –subhanehu ve teala- güzeldir ve güzeli sevendir. Biz de seviyoruz güzelleri. İşte bu sevgimizdendir ki, Rabbimize niyaz ediyoruz: güzellerden bir güzel olan Nezir Ergenç kulunun hayırla geçen ömrüne bereket kat Allahım! Amin.

 

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2012, 09:38
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
uğur salur
uğur salur - 1 yıl Önce

kendisinde ifrat-tefrit olmayan,mutedil,çıkarsız,güler yüzlü bir alim..

sait ali
sait ali - 7 yıl Önce

Nezir Ergenç,bu ülkedeki adam gibi adamlardan biridir. İşletme Fakültesi okumasına rağmen adam işletemeyen,o müthiş zekasına rağmen maddi olarak zengin olamayan değerli bir şahsiyettir. Kendine has bir çizgisi,çıkarımları,düşünmeleri,tespitleri olan bir dava adamı...Ne iyi ettiniz de yazdınız...Adamların kıymetini adamlar bilir...

maşuk ergenç
maşuk ergenç - 7 yıl Önce

adam gibi adam tıpkı ebuzer gibi hz.hüseyn gibi saf ve pak inandiğı noktadan taviz vermeyen kapitalist mücahid olmayan tek adam.

banner19

banner13