banner17

İsveç'te İslami çalışmalar ve Ashk Dahlén'in katkısı

Ashk Dahlén, gelenekselci okulun günümüz İsveç’indeki etkinliğini devam ettiren isimlerden birisi. İranlı-İsveçli bu dilbilimci ve tercüman hakkında Z. Hafsa Aström yazdı.

İsveç'te İslami çalışmalar ve Ashk Dahlén'in katkısı

İsveç’in, gelenekselci okulun gerçekten serpilip yeşerdiği tek İskandinav ülkesi olduğu rahatlıkla söylenebilir. Daha önceki yazılarımızda bu ekole dâhil İsveçlilerden bahis eylemiştik; örneğin proto-gelenekselci sayılabilecek Ivan Aguéli (proto dedik zira kendisi gelenekselci okul daha tamamen yerleşmeden yaşamış idi), Kurt Almqvist ve Tage Lindbom bunların başında geliyordu. Lakin bu isimlerin hiç birisi artık hayatta değildir.

Yukarıda zikredilen isimlerin ardından gelenekselci okulun günümüz İsveç’indeki etkinliğinin kim ya da kimler üzerinden devam ettiği sorulacak olursa, cevap olarak 1970’lerde doğmuş iki ismi zikredebilirim: Ashk Dahlén ve Mohamed Omar. Bu yazıda sizlere Ashk Dahlén’den bahsedelim istiyoruz.

Ashk Dahlén kimdir?

1972 Tahran doğumlu Ashk Peter Dahlén, İranlı-İsveçli bir dilbilimci ve tercümandır. Halihazırda Uppsala Üniversitesi’nde İran dili alanında doçent unvanına sahiptir. Çalışma alanları, Fars edebiyatı, İran’ın dini tarihi ve felsefedir.

Dahlén’i, soyadından da anlaşılacağı üzere yarı İsveçli yapan şey, onun 1973 yılında yani henüz 1 yaşındayken evlatlık alınarak İsveç’e getirilmesidir.

Stockholm’de dragoman çevirileri yapan Dahlén, “Yeni Başlayanlar için Farsça” (Persiska för nubörjare), “Modern Farsça Gramatik” (Modern persisk grammatik) isimli kitaplarla ilgililerin Farsça öğrenmesi hususunda yardımcı olmaktadır.

Bir parantez: Dragoman ve Johannes Kolmodin

Yeri gelmişken kısaca dragoman kavramından bahsetmek isteriz. Dragoman, Türkçe, Arapça ve Farsça konuşulan ülkelerde, Orta Doğru ve Avrupa elçilikleri, konsolosluklarda tercümanlık yapan kişidir. 1800’lü yılların sonlarından itibaren elçilikler İstanbul’da kendi dragomanlarını bulundurmaya başladılar. İsveç’in İstanbul’daki son dragomanı Johannes Kolmodin (1884-1933) idi. Elisabeth Özdalga, bu son dragoman hakkında şu eseri kaleme almıştır: The Last Dragoman: The Swedish Orientalist Johannes Kolmodin as Scholar, Activist and Diplomat (Son Dragoman: Bir Bilgin, Aktivist ve Diplomat olarak İsveçli Oryantalist Johannes Kolmodin).

Misyoner olarak çalışan babasıyla Etiyopya’da 2 sene kalan Kolmodin, Türkçe öğrenmeye burada başlamıştır. Etiyopya’dan sonra arşiv çalışmaları için bir süre İstanbul’da bulunan Kolmodin, 1917’de tekrar bu şehre döner. Amacı, 12. Karl’ı araştırmak üzere doküman toplamaktır. Tarihi çalışmaları için Ahmet Refik ile işbirliği de yapan Kolmodin’in Türkiye’deki alfabe inkılabı sırasında alfabeye ö harfinin alınması hususunda (çünkü bu harf İsveççe’de bulunmaktadır) etkili olduğuna dair rivayetler vardır.

Dahlén’in İslami çalışmalara katkısı

Dahlén’in İslami araştırmalara katkılarından biri, doktora tezidir. Dahlén’in doktora tezinin başlığı şöyledir: Islamic Law, Epistemology and Modernity (İslam Hukuku, Epistemoloji ve Modernite). Söz konusu tez, 2004 yılında bir ödüle de layık görülmüştür. Tezinin yanı sıra klasik Fars edebiyatından İsveççe’ye tercümeler yapar Dahlén. Örneğin, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin şiirlerinin tercümesini içeren Vassflöjtens sång (Neyin Şarkısı) isimli eser 2001 yılında basılır. 2005 yılında ise Fahreddîn-i Irâkî’den tercüme ettiği kitap yayınlanır. Bunu, 2007 yılındaki Hâfız-ı Şîrâzî’nin şiirlerinin tercümesi Dikter (Şiirler) takip eder. 2010 yılında, 1100’lü yıllarda yaşamış Nizâmî-i Arûzî’nin eseri Fyra skrifter (Dört Yazı) ismiyle tercüme edilir ve basılır.

Gelenekselci ekol ve Dahlén

Dahlén’in gelenekselci ekol içerisine dâhil edilebilecek çalışmaları, katkıları, kendi özgün eserlerinden ziyade var olanların tercümesi ya da onlara ilaveler şeklindedir. Örneğin, Tage Lindbom’un ölümünden sonra basılan I Frithjof Schuons fotspår (Frithjof Schuon’un ayak izlerini takiben) adlı esere, Lindbom’un perennial felsefesi hakkındaki düşünsel gelişimine dair detaylı bir önsöz yazmıştır. Konuyla ilgili bir diğer katkısı, Seyyid Hüseyin Nasr’ın bir eserini Vid det klara morgonlsujet (Açık gün ışığının eşliğinde) ismiyle İsveççe’ye tercüme etmesidir. Söz konusu eser 2006 yılında basılmıştır.

 

Z. Hafsa Aström yazdı

Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2016, 14:47
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20