İslam düşünürlerini Batılı okurlarla buluşturuyorlar

Fons Vitae ile hem İslami hem de diğer inançlara dair eserlere dair yürüttüğü projeler, Aisha Gray Henry'nin çabalarının en ilgi çekici neticeleri arasında yer alıyor. Deniz Baran yazdı.

İslam düşünürlerini Batılı okurlarla buluşturuyorlar

Geçtiğimiz ayın sonunda yazdığım bir yazıda ABD’de yürütülen ve “Gazali Çocukları” adında oldukça ilgi çekici bir projeden bahsetmiştim. Nitekim gözlemlediğim kadarıyla iyi kötü okuyucunun da ilgisini çekti ve yazıyı okuyan kimi dostlarımız projenin buralarda birilerine ilham olup olamayacağı konusunda istişareler dahi yapmışlar. Fons Vitae adlı yayınevinin direktörü olan ünlü Amerikalı mühtedi hanımefendilerden Aisha Henry Gray ile Şeyh Hamza Yusuf’un öncülüğünü yaptığı proje, kısaca eğitim sırasında çocuklara pek soğuk ve ağır gelen İslami temel eserleri, çocukların ilgisini cezbedip idrak etmelerini kolaylaştırıcı hâle getiren çağdaş metotları kullanarak yeni bir müfredat anlayışıyla dönüştürmeyi hedefliyordu. Ayrıca bu eğitim metodu, İslami eserleri çocuklar için “renkli” hâle getirip sadece makyajlamaktan ibaret kalmayıp eserlerin işlenişini bir nevi değerler eğitimi ile de birleştirip çocukların temel İslami eğitimi içselleştirerek görmelerini sağlayacaktı.

Peki bu heyecan verici projeyi başlatmak neden Fons Vitae Yayınevi’ne nasip olmuştu? Hamza Yusuf adını sıkça duyduk ama Fons Vitae’nin direktörü olan ve projenin en başındaki isim olan (bildiğimiz kadarıyla Hamza Yusuf’u teşvik eden de kendisi) Aisha Henry Gray kimdi? Hatırlarsanız bu soruların cevabını kısaca vermenin bile başka bir yazıyı hak edeceğini “Gazali Çocukları” projesine vakfettiğim yazıda belirtmiştim. Şimdi o yazının atıf yaptığı noktadan devam ediyorum.

Spesifik olarak dinler arası çalışmalara odaklanıyorlar

Fons Vitae kendini kâr amacı gütmeyen ve dinler, inançlar hakkında akademik yayınlar basan, aynı zamanda dinlerarası etkinliklere öncülük/ iştirak eden bir yayınevi. Geniş bir yayın yelpazesine ve ciddi yayınları sayesinde hatırı sayılır bir akademik saygınlığa sahip olan Fons Vitae’yi salt bir yayınevi olarak zikretmek aslında doğru bir tanım olmayacaktır. Bu yayınevi kendine has etki alanına sahip olan bir platform şeklinde çalışmalarını yürütüyor. Şüphesiz ticari bir işletme olmamayı tercih etmeleri, sahip oldukları bu kurumsal tarzı destekliyor. Platformun bir vizyonu ve misyonu mevcut ve görebildiğimiz kadarıyla içtenlikle sahiplendikleri bu misyon, özenli çalışmalar ortaya koymaları hususunda onları ciddi şekilde motive ediyor. Mevzubahis misyon kendi tanımları ile şu: “Anlayışı ve kutsal geleneklerin hayranlık uyandırıcı yönünü, bu konularda yapılacak dersleri ve eğitim programlarını desteklemek suretiyle, insanlar arasında yaymak.”

Görüleceği üzere sadece yayıncılıkla değil, bilfiil etkinlikler düzenlemek veya programlara iştirak etmek suretiyle misyonlarını gerçekleştirmeye çalıştıklarını açıkça ortaya koyuyorlar. Nitekim şu ana kadar düzenledikleri/ iştirak ettikleri programlara bakınca hedeflenenlerin ortaya konduğunu da görebiliyoruz. Pek tabii bu dinamizmi sağlayan temel unsur, Fons Vitae’nin kurucusu ve vizyonunu şekillendiren kişi olan Aisha Gray Henry.

Spesifik olarak dinler arası çalışmalara odaklanan Fons Vitae’nin yaptığı çalışmalar ve iştirak ettiği etkinlikler de bu yönde. Sadece İslami ve Arapça-Farsça eserlerin değil, hemen her dinden ve inançtan temel eserlerin yer aldığı bir yayın yelpazeleri mevcut. Başka İslami kuruluşlar ile, sufiler ile veya başka inanç gruplarının temsilcileri ile sıklıkla bir araya gelip etkinlikler düzenlediklerini görebiliyoruz. Hatta Aisha G. Henry’nin bu temasları Dalai Lama’ya kadar erişmiş.

Özetle Fons Vitae’nin temel parolasının “kutsallık ve kutsallığı insanlığa gösterme” olduğunu söyleyebiliriz. Bu denli derin bir alanda, hem birçok inancı kucaklayan bir yayın yelpazesini hem de akademik ciddiyette çalışmaları kâr amacı gütmeyen bir kurum olarak götürme gibi büyük bir işi başarmalarının tüm sırlarına tabii ki vakıf değiliz. Ancak demin bahsettiğim vizyon ve misyon etrafında motive olmanın büyük bir etken olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kayda değer ve ödüllü çalışmalar yapmaları, birçok kesimden teveccüh ve maddi/ manevi destek görmelerini de sağlıyor gibi. Bağışların, Fons Vitae’nin işleyişinde önemli bir yer tuttuğunu not edelim. Bir diğer faktörün de çok profesyonel şekilde işbölümü yapmaları olduğunu söyleyebiliriz. Gazali Çocukları Projesi’nde rastladığımız verimli organizasyon şeması, yayınevinin tümü için geçerli. Web sitelerine baktığımız zaman iş tanımları özenle seçilmiş başlıklar etrafında kurullar kurulduğunu görebilirsiniz: Kur’ani Yorum, Çocuklar, Genç Nesil Akademisyenler, Din ve Ekoloji, Dini Benzeşimler (Akrabalıklar), Din ve Ekoloji gibi kurullar…

Cambridge’de İslami Metinler Topluluğu’nu kurdu

Fons Vitae Yayınevinden bazı detayları aktardık ama hep “vizyon, misyon vb.” kelimelerle geçiştirdiğimiz kurumsal ruhu tanımlayabilmek ve yayınevinin kuruluş hikâyesini kavrayabilmek için biraz da Aisha Gray Henry’den bahsetmek gerekiyor. Aslında Fons Vitae’den bahsetmek demek Aisha G. Henry’den bahsetmek demektir. Öte yandan Dünya Bizim’de yeni başlattığımız “Dünyadaki İslami Kanaat Önderleri” dosya konumuza ABD’den giriş yaptığımız bugünlerde, –kendisi kategorik olarak dosya konusunun kapsadığı isimlerden olmasa da- Aisha Gray Henry’ye değinmek ayrıca vakitlice yapılmış, paralelde süren dosya konumuza teğet geçen bir hareket olacaktır kanaatindeyim.

Aisha G. Henry, eşi ile birlikte 60’lı yılların sonunda Fas’a yelken ile yolculuk yapıp akabinde Mağrib Afrikası’nı boydan boya geziyor. Mısır’ın İslami ilim çınarı El Ezher’den burs alan Henry, burada 10 yıl boyunca eğitim alıyor. Afrika turu ve El Ezher’de aldığı eğitim ile dinlere karşı ilgisi ve bu husustaki tefekkürü artan Henry, tabir yerindeyse o tarihlerden beri de büyük bir çalışma enerjisi ile faaliyetlerini sürdürüyor. Daha sonra İngiltere’ye dönüp 1979’da Cambridge’de İslami Metinler Topluluğu’nu (Islamic Texts Society) kuruyor. 90’lı yıllara kadar İngiltere’de kaldıktan sonra ise tekrar ABD’ye, memleketine dönüyor. Bu yıllarda daha bilinir biri olan Henry, çeşitli etkinliklerde boy gösteriyor. Hatta bu süreçte farklı dinlere dair çalışmaları da hız kazanan Henry, Dalai Lama ile dahi görüşüyor. Ancak her zaman öncelikli çalışma alanı İslami metinler ve bir bakıma yayıncılık olan Henry, Bosna Savaşı sırasında mülteci kamplarına gidip gençler için kitaplar basılması için çalışıyor. Nitekim bu yılları takiben de belki de çalışmalarının en büyük meyvesini toplayıp 1997 yılında Fons Vitae’yi kuruyor. Diğer etkinliklere iştirakini sürdürse de Fons Vitae ile hem İslami hem de diğer inançlara dair eserlere dair yürüttüğü projeler, onun çabalarının en ilgi çekici neticeleri arasında yer alıyor. Gray, yayın alanındaki çalışmaları ile en etkili 500 Müslüman listesine dahi aday gösterilir duruma geliyor.

İslami eserlerin yayını konusunda nezih bir konuma sahip olan Fons Vitae, Aisha G. Henry’nin 1979’da başladığı İslami metinler ilgisinin bir verimli bir meyvesi esasında. On yılların birikimi… Bu birikime dayanarak yıllar boyunca İmam Gazali de dâhil olmak üzere birçok İslam düşünürünün, âliminin eserlerini “Batılı” okuyucu ile buluşturabiliyor.

Fons Vitae’nin web sitesi: http://www.fonsvitae.com/Home/tabid/38/Default.aspx

Ayrıca Pandora.com.tr aracılığıyla ilgililerin Fons Vitae’nin yayınlarını rahatlıkla sipariş edebileceğini keşfettim: http://www.pandora.com.tr/yayinevi/fons-vitae/5763

Bir de Fons Vitae’nin bir platform olarak neler yaptığından bir kesit görmek isteyenler için faydalı bir video: https://www.youtube.com/watch?v=lAWdqSqSAnA

Bu arada “Ne demek bu Fons Vitae?” diyen olursa belirteyim, “hayatın kaynağı” demekmiş.

 

Deniz Baran yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2016, 12:29
banner12
YORUM EKLE

banner19