İngiltere'nin ilk ve son şeyhülislamı A. Quilliam

İngiltere’de özellikle 1850-1950 yılları arasında pek çok insan İslam’ı kabul ederek hidayete erdi. Mustafa Runyun, İngiltere’nin ilk ve son Şeyh’ül İslamı William Abdullah Quilliam'ı yazdı.

İngiltere'nin ilk ve son şeyhülislamı A. Quilliam

Britanya, İngiltere, Birleşik Krallık yahut topraklarında güneşin batmadığı imparatorluk; aynı zamanda belki de gelmiş geçmiş en köklü ve en güçlü emperyalist geleneği kurmuş olan devlet. Ama şu an gelinen noktaya baktığımız zaman bu ülke, Avrupa’daki İslami çalışmaların ve entelektüel tartışmaların da kalbi haline gelmiş durumda. Peki, bu dönüşüm nasıl yaşandı, kırılma nerede, nasıl ve kimler aracılığıyla gerçekleşti? Bütün bu sorular benim gibi Avrupa ve İslam, Avrupalı Müslümanlar, Avrupa’da Müslümanlar ve daha buna benzer pek çok konuyu merak eden ve bu konularla ilgilenen kişilerin aklına takılan temel sorulardır herhalde. Bu sorulara bir nebze cevap vermek adına Mehmet Erken abinin verdiği fikir ve tavsiye ile özellikle 1850-1950 yılları arasında İngiltere’de Müslüman olan, özelde Britanya’da genelde ise Avrupa’da İslam’ın yayılmasını sağlayan Müslüman önderlerin hayatlarını ve mücadelelerini tanıtan kısa bir dizi yazmaya karar verdim. Bu amaçla ilk olarak kaleme almak istediğim Müslüman şahsiyet William Henry (Abdullah) Quilliam olacak inşallah.

İngiltere’de özellikle 1850-1950 yılları arasında hızlı ve güçlü bir uyanış başlıyor ve pek çok insan İslam’ı kabul ederek hidayete eriyordu. Özellikle ilk dönem İngiliz Müslümanları genelde üst sınıfa mensup kişilerdi. William Abdullah Quilliam da bu kişilerden biri. Onu özel kılan husus ise, onun Müslüman öncülerden biri olup, Liverpool'da İngiltere’deki ilk caminin ve ilk İslam merkezinin (Islamic Centre) kurucusu olması. Kendisi ve pek çok kaynak da onun ilk İngiliz asıllı Müslüman olduğunu söylüyor. Pek çok insanı İslam ile tanıştırdı, geniş kitlelere İslam’ı anlatmaya çalıştı ve bununla birlikte pek çok insanın da hidayetine vesile oldu.

İslam’daki içki yasağı onda İslam’a karşı bir ilgi uyandırdı

William Abdullah Quilliam,1856 yılında Liverpool’da doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu ve iyi bir eğitim gördü. Annesi Metodist (Protestanlığa bağlı bir düşünce sistemi) bir Hristiyandı ve dinine bağlı bir kişiydi. Bu sebeple Quilliam dindar bir Hıristiyan olarak yetiştirildi. King William’s Collage’de hukuk eğitimi gördü. Eğitiminin ardında 1878 yılında Liverpool'da avukat olarak çalışmaya başladı.

Hidayet kavramı Müslümanlar için dahi gizemini koruyan bir kavram. Hakkında ancak spekülasyonlar yapabilsek de bir şekilde bilebiliyoruz ki, insanların nefislerini İslam’a ısındıran pek çok husus olabiliyor. Asıl sebebi bilmemiz tam olarak mümkün olmasa da Quilliam’ın içki karşıtlığının ve teslis inancı ile olan sıkıntısının İslam’ı kabul etmesindeki önemli sebeplerden olduğunu söyleyebiliyoruz. Yukarıda da geçtiği gibi dindar bir Hıristiyan olarak yetiştirilen Abdullah Quilliam içkiden kendini uzak tutmuştu. İslam’daki içki yasağı onda İslam’a karşı bir ilgi uyandırmıştı. Aynı şekilde teslisi reddeden ve her şekilde tevhidi vurgulayan İslam akidesi de onu İslam’a çeken bir başka sebepti.

Quilliam'ın İslam’ı tanımasında ve kabul etmesinde İngiltere dışına yaptığı seyahatler etkili oldu. 1882 yılında Güney Fransa üzerinden Tunus’a ve Cezayir’e gitti. 1887 yılında da Fas ziyaretini yaptı. Büyük ihtimalle İslam’ı da bu gezisinden sonra kabul etti. Bir senelik Fas ziyaretinden sonra da Liverpool’a geri döndü ve burada Müslüman olduğunu açıkladı. Ardından adını değiştiren William Quilliam Abdullah adını aldı. İslam’ı kabul ettikten hemen sonra da hızlı bir şekilde Liverpool’da ve İngiltere’nin genelinde tebliğ (Dawah) faaliyetlerine başladı. İslam’ın tanıtımında, insanlara anlatılmasında ve yayılmasında yazılı medya araçlarının ve kitapların önemli bir yerinin olduğunu fark ederek evinin bir kısmını matbaaya dönüştürdü.

Bütün bu sebeplere rağmen şunu da aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor: Özellikle 19.yy. oryantalist çalışmaların hızlanarak devam ettiği, bu sebeple Arap-Doğu-İslam karşıtlığının söylem ve pratikte zirvede olduğu bir dönem. Quilliam gibi yetiştirilme tarzına sahip ve onun olduğu sosyal statüdeki birinin İslam dinini seçmesi, o yıllardaki konjonktür açısından rastlanması pek mümkün bir şey değil. Üstüne üstlük seçtiği bu dini, Avrupalı toplulukların ön yargılarına ve düşmanlıklarına rağmen, yaymaya çalışması ise gerçekten oldukça zor verilebilecek, cesur bir karar o dönem İngiltere’si için.

Liverpool Müslüman Enstitüsü (Liverpool Muslim Institute) ve İngiltere'deki ilk cami

Mescidin Müslümanlar için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu Medine’ye geldiğinde ilk iş olarak mescid inşa eden Hz. Peygamber’den anlamamız mümkün. Bunu bilen Abdullah Quilliam, Müslüman olduktan 2 yıl sonra yani 1898 yılında 8 Brougham Terrace-Liverpool’da ilk camiyi açtı. Burası Liverpool Müslüman Enstitüsü olarak açılmıştı ama aynı zamanda da İngiltere’nin ilk kayıtlı camisi olma özelliğini taşıyordu.

Fakat o sadece bir aktivist ve bir davetçi değildi. Aynı zamanda İslami ilimlere vukufiyeti yüksek, hatta fetva verme ehliyetine sahip bir ilim adamıydı. Arapça öğrenmişti, şairdi ve müzikle ilgileniyordu. İslam'a yeni giren Müslümanların camiyi yadırgamamaları için zaten kiliseye alışkın olan bu insanlara ilahiler ve naatlar çalıp söylüyordu. Bu amaçla enstitüye bir piyano koymuştu.

Burası anlaşılacağı üzere bir cami olmakla birlikte aynı zamanda bir yetimhane, bir medrese, üniversite, otel, müze ve kütüphane olarak faaliyet göstermekteydi. Enstitü içerisinde erkek çocuklarının yatılı, kız çocuklarının ise gündüzlü şekilde İslami bir eğitim görebilecekleri bir okul kuruldu. Bu hizmetle birlikte Quilliam, aileleri tarafından bakımına güç yetirilemeyen gayrimüslim çocukların İslami eğitim ile yetiştirilebilecekleri “Madina House” adında bir yetimhane kurmuştu.

Enstitüde çok geniş bir yelpazede dersler verilmekteydi ve bunlara Müslümanlar ve gayrimüslimler aynı anda katılabilmekteydiler. Bütün bunlarla birlikte bir müze ve bir labarotuar kurulmuştu.

600 İngiliz onun sayesinde müslüman oldu

Quilliam’ın başlattığı tebliğ çalışmaları, şu anda çok popüler olan ve geniş bir etki alanına sahip olan tebliğ çalışmalarının nüvesini oluşturur nitelikteydi ve bu açıdan günümüzdeki çalışmaların ilk tohumlarını atmıştı. Lakin bu sadece geleceğe yapılmış bir yatırım değildi; aynı zamanda yaşadığı dönemde de Abdullah Quilliam pek çok İngiliz’in hidayete ermesine vesile olmuştur. Yaklaşık olarak 150’si İngiltere’nin önemli entelektüel ve asilzadelerinden olmak üzere 600 kişinin onun vesilesi ile Müslüman olduğu söylenir. Bu kişiler arasında annesi ve oğlu gibi akrabalarından Alderley Baronu Lord Henry Stanley gibi dönemin önemli asilzadelerine kadar pek çok insan bulunmaktadır. Sadece İngilizlerden değil, onun çalışmaları sonucu Japonya’dan dahi İslam’ı seçen insanlar olmuştu.

Gazete ve dergiler onun elinde keskin bir silahtı

Müslüman olanların sayısı arttıkça bu durum büyük bir düşmanlığı da beraberinde getirdi. Bütün bu saldırıların ve düşmanlıkların bertaraf edilmesi için Abdullah Quilliam yazılı basını oldukça etkin bir şekilde kullanmış. Pek çokları Abdullah Quilliam’ı İslam’ı anlatmak ve ona karşı yöneltilen suçlamaları, hakkındaki önyargıları bertaraf etmek için yazılı medya organlarını bir silah olarak kullanan ilk Müslüman olarak görür.

1893 yılında Enstitüsü “The Crescent” (Hilal) isimli haftalık bir gazete çıkarmaya başladı ve daha sonra “Islamic World” (İslam Dünyası) isimli aylık başka bir dergi daha çıkarmaya başladılar. “Islamic World” 20’nin üzerinde ülkeye dağıtımı yapılan bir dergiydi. Bu gazete ve dergi Abdullah Quilliam’ın 1908 yılında İngiltere’yi terk etmek zorunda kaldığı güne kadar çıkarılmaya devam etti.

İngiltere’nin ilk ve son Şeyh’ül İslam’ı

Abdullah Quilliam’ın başarıları, yazdığı eserler ve İslam davasının yayılması uğruna yaptığı faaliyetler İngiltere çapında o kadar etkili oldu ki, onun aynı zamanda dünya çapında bir üne sahip olmasını sağladı. 1894 yılında, başarılarından haberdar olan II. Abdülhamid onu Britanya Adaları’nın Şeyh’ül İslam’ı olarak atadı. Bunun akabinde aynı yıl İran Şahı tarafından kendisine Liverpool’a İran Baş Konsolos yardımcısı görevi verildi ve Afganistan Emiri onu İngiliz Müslümanların lideri olarak tanıdı ve ona İslami faaliyetleri için maddi destekte bulundu.

3 baskıda 13 dile çevrilen kitap

Abdullah Quilliam’ın tebliğ metodu o dönem için farklıydı. İslam’ı anlatmak için kullandığı dil ve verdiği dersler Viktoryen döneminin bilimsel metodolojisine uygundu. Eserlerini bu çerçevede yazan Quilliam’ın “İslam İnancı” (Faith of Islam) adlı kitabı İslam’ın yayılmasında oldukça etkili oldu. İlk üç baskısı 13 dile çevrildi. Öyle ki, Kraliçe Viktorya kendisi ve torunları için bu kitaptan pek çok nüsha sipariş etti.

Dost Quilliam’dan hain Abdullah’a

Sudan’da Müslümanların halifelik etrafında birleşmesinin gerekliliğine dair verdiği konferans, Osmanlı ile yakın ilişkiler ve yaptığı İslami faaliyetler onun bazı çevrelerce hain olarak görülmesine sebep oldu. Bununla birlikte Abdullah Quilliam ve onun gibi ihtida eden arkadaşlarının karşılaştığı dini hoşgörüsüzlük ve düşmanlık öyle bir seviyeye vardı ki, Abdullah Quilliam 1908 yılında İstanbul’a gitmek üzere İngiltere’yi terk etmek zorunda kaldı.

Aradan geçen birkaç yıldan sonra Abdullah Quilliam, Haroun Mustapha Leon adıyla tekrar İngiltere'ye döndü ve Woking yakınlarına yerleşti ve hayatının geri kalanını burada sürdürdü. Onun Liverpool’dan ayrılmasıyla İslami çalışmalar yavaşladı ve sonunda da durdu. Cami olarak kullanılan yapı onun İngiltere’den ayrılmasıyla kapatıldı ve emlak onun ölümüyle satıldı. William Abdullah Quilliam’ın mirasını korumaya ve devam ettirmeye çalışan İngiliz Müslümanlar bu caminin tekrar açılması ve atıl kalan yapının restore edilmesi için uzun bir süredir mücadele ediyorlar ve para biriktirmeye çalışıyorlar.

1932 yılında Woking yakınlarında vefat eden Abdullah Qulliam, Abdullah Yusuf Ali, Muhammed Marmaduke Pickthall ve Lord Headley’in de gömülü olduğu Brookfield mezarlığına defnedildi.

Pek çok açıdan ilk olan ve ilklere imza atan Abdullah Quilliam, belki de Avrupa’daki ilk İslamofobi kurbanlarından da biri oldu. Onun davası ve mirası sayesinde İngiltere’de ve Avrupa’da İslam hızla yayıldı ve pek çok insan Müslüman oldu. Ve muhtemelen pek çok insanın sahip olduğu İslam’a dair önyargıları da yazıları ve kitapları sayesinde bertaraf etti. Allah ondan razı olsun ve mücadelesini bereketli kılsın inşallah.

Eserlerini okumak isteyenler olursa www.abdullahquilliam.com sitesinden onun eserlerine, yazılarına, şiirlerine ve konuşmalarına ulaşabilirler.

William Abdullah Quilliam hakkında yazılmış pek çok yazı, makale ve kitap da var. Bununla birlikte onun hakkında daha geniş bilgiye sahip olmak isteyenler şu iki esere başvurabilirler: Ron Geaves’in “Islam in Victorian Britain: The Life and Times of Abdullah Quilliam” isimli biyografi türündeki eseri ve Jamie Gilham’ın ilk dönem İngiliz Müslümanları anlattığı kitabı “Loyal Enemies: British Converts to Islam”de Quilliam’a ayırdığı kısım.

Mustafa Runyun yazdı

Yayın Tarihi: 26 Ocak 2015 Pazartesi 13:55 Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2019, 20:51
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa F. KANTEMİR
Mustafa F. KANTEMİR - 4 yıl Önce

Rabbim dini mubin için çalışanlardan razi olsun...

banner26