İlk yazısı Yeni Devir'de çıkmıştı!

Kimi çocukken 'Cin Ali' okur, kimisi ise daha çocukken N. Fazıl'ın 'Ruh Burkuntularından Hikâyeler"inin kapağını aralar..

İlk yazısı Yeni Devir'de çıkmıştı!

11236

Nasıl başlarsa öyle gider mi?

Bazı insanlar vardır. Var olmaları bile bizler için sevinçtir. Onlar düşünür, üzülür, dertlenir, gidişata kafa yorarlar. Ağabeydirler, latiftirler, kızmadan yol gösterirler, incitmeden doğruya işaret ederler. Kafaları atarsa yazmayıverirler. Ama bıkmadan usanmadan beslerler düşünce dünyalarını. Okurlar. Fikir üretirler. İmtihanlardan geçerler. Bozulmazlar.  Cemal Çalık ağabeyde işte böyledir. Orda bir yerlerde var olması, bizler için sevinçtir.

Erzurumludur Cemal Abi..  Çok küçük yaşlarda (ilkokul-2) Necip Fazıl’ın “Ruh Burkuntularından Hikayeler” adlı kitabıyla karşılaşır. Herkes “Cin Ali” “Heidi” “Polyanna, Çocuk Kalbi” okurken, o anlamasa da Çile, Çöle İnen Nur, Cinnet Mustatili, Bir Adam Yaratmak kitaplarını okur, şiirlerini ezberler, tümcelerini ezberler; ne anlama geldiğini bilmeden… O yılları şöyle özetler; “Annem bir şey söylediğinde cevabım hazırdı; “Ne yapayım anne… kestiniz incir ağacımı..” (bu Hüsrev (Bir Adam Yaratmak)’in repliğidir)

Derken Dostoyevski, ardından Çehov ile tanışır ortaokul son sınıfta Sartre ruhunu zehirler Bulantı’yla. Seyyid Kutupla, Sezai Karakoç’la yeniden dirilir. Sokakların kanlı olduğu zamanlarda serpilir. O yılları şöyle anlatır. “o günler güzeldi çünkü insanların dünya ile ilgili dertleri vardı, bir dünya tasarımları vardı; yanlış eksik ama bir dünya hayali kuruyorlardı. Sorguluyorlardı.  Ve bu idealin gerçekleşmesi için çabalıyorlardı. Daha delikanlılığa yeni adım atmışken ülkeme dünyaya dair gelecek kurgulayan guruplardan bir gurubun içinde buldum kendimi. Akıncılar. Eli kanlı olmayan gruplardan bir gruptu. Kanın değil sözün değiştireceğine inanan bir grup. İkra. Söz söyleyebilmek için okumak gerekti.  Okumak.. Ah okumak”

İlk yayınla hızlanır her şey

O günlerde “Yeni Devir” gazetesinde ilk yazısı “Gong Çalınmak Üzere” çıkınca kendisinde söyleyecek sözler olduğunu düşünür Cemal Usta. Lise ile ortaokul hemen hemen aynıdır. Derken Darbe..  “Eylül rüzgârı her birimizi bir yerlere savurdu.  1984’de üniversite. Sivas sosyoloji bölümü düştü kısmetimize. Okuduk. İkinci sınıftayken evlendim.  Lisansı bitirdik. Yüksek lisansı aynı üniversitede (Cumhuriyet Üni.) tamamladım. Tarih 1992 olmuştu. Dünya Bambaşka bir dünyaydı.  Ortaokul, lise yıllarındaki insanlar kaybolmuştu. Biz bir dünya hayali kurmuştuk.. Bizimle aynı hayali paylaştığını sandığımız insanlar sözlerini değiştirmişti. Belki de ben yanlış anlıyordum. Ama artık çok farklı seslerdi.”  

Tanıdık birkaç dostunun baskısıyla birikmiş yazılarını Vadi Yayınlarına gönderir; tarih 1995.

11237

“Aşk Üzerine Değildir” kitabı biçimsel olarak bir tür denemedir. Kendini, içinde yaşadığı dünyayı ve değerleri sorgulamanın gereğine işaret etmeye çalışır.   “imgesel”  ve “ironik” bir anlatımla…  Sonrası kitap dünyasında da hüsrana uğradığını düşünür, tıpkı hayalini kurduğu dünyanın gerçekleştirme çalışmalarında olduğu gibi. “Söyleyecek sözüm olduğu kaskatı bir vehimmiş”, deyip yazmayı bırakır. Sadece okurdur artık. Kitapçılık yapar. Kitap alıcılarından satılık kitapları kıskanır. Saklar.

2000’li yıllar gelip çatınca “cemaat.com” ile tanışır. “siteye yazı göndersen..” diyenleri kıramaz bundan sonra söyleyeceği ne varsa oradan söyler. Kâh şiir ile kâh hikâye ile. Kitaplık çapta şiirleri, denemeleri, öyküleri olsa da kitap işine artık sıcak bakmamaktadır. Üç yıl felçli kayınpederi ile ilgilenir Cemal Abi, kayınpederinin vefatından sonra ise kendi babası felç geçirir. Şu an onunla ilgilenmektedir. Diğer yandan hayata dair umutlarını diri tutmaya ve okumaya kesintisiz devam eder;

“iki hafta önce yeniden “Celal ve Cemal Aynasında Kadın” adlı eseri okudum.  Böyle yeniden okuma alışkanlığım vardır, kendimi bildim bileli. Başucu kitaplarım arasında “Bir Adam Yaratmak, Zerdüşt Böyle Diyordu, Yitik Cennet, Öze Dönüş”ü sayabilirim. Bunları tekrar tekrar okurum.. İki haftadır da Heidegger’in “Varlık Ve Yokluk”u ile Sartre’nin “Varlık Ve Hiçlik” eserlerini karşılaştırarak okumaya çalışıyorum.”

 

Ayşegül Genç, “iyi ki varsın abi” dedi

 

Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2010, 19:33
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13