Hz. Ayşe'nin tefsir ilminde mühim yeri var

Müfessir, muhaddis, fakih, tarihçi olarak anabileceğimiz Hz. Aişe validemiz, şiire hakimiyeti ile de bilinir ve tıp ilminde kendisine danışılırdı..

Hz. Ayşe'nin tefsir ilminde mühim yeri var

Yaşadığı dönem itibari ile ilmî ve siyasi bilinç seviyesi yüksek, toplumda öncülük eden, aksiyoner bir portre çizen Aişe (r.anha) validemizin çeşitli yönlerini ele alan çalışmalardan biri Nilgül Öztürk’ün yüksek lisans tezi olarak hazırlamış olduğu “Hz. Aişe ve Tefsir İlmindeki Yeri” adlı çalışmadır.

Birey ve toplum hayatını düzenleyen kuralları içeren, inanç ve ibadet ile ilgili emir ve yasakların içinde bulunduğu ilahi kelam olan Kur’an’ın okunması, anlaşılması, yaşanması bütün Müslümanların üzerinde bir sorumluluktur. Kur’an’ı okuma ve anlama çabaları tefsir okumak ile orantılıdır. Tefsirin en güzel yöntemi ise Kur’an’ın Kur’an’ı tefsiri, Resulullah’ın (s) Kur’an’ı tefsiri ve sahabenin Kur’an’ı tefsiridir.

Sahabenin Kur’an’ı tefsir çalışmaları içinde Hz. Aişe (r) validemizin önemli bir yeri vardır. Gerek Resulullah efendimizin ayet tefsirleriyle ilgili rivayetleri, gerekse kendi yorumlarındaki derinlik bunun açık göstergesidir. Kendi döneminde okuma yazma bilen müstesna insanlardan biridir Aişe (r) validemiz. İslami literatürde tefsir ekolü olarak bilinen üç ekolden (Mekke, Medine ve Irak ekolü) Medine medresesi ekolünün kurucularından sayılır Hz. Aişe (r). Efendimizin (s) vefatından sonra Aişe (r) validemiz, çevresindeki insanlara ve özellikle kadınlara ilmî dersler vermiştir. Rivayetlere göre Medine’de yaklaşık 200 kadın fıkıh, tefsir ve hadis konusunda Aişe (r) validemizden ders almış ve donanımlı birer şahsiyet olmuşlardır. Tefsirde rivayet ve dirayet usulünü birlikte kullanan ilk müfessir olarak da değerlendirilebilir Hz. Aişe (r). Bir kısım ayetleri tefsir ederken dirayet tefsiri yöntemlerini kullanması bunun ispatı niteliğindedir.

Aişe (r) validemiz tıp ilminde de bilgi sahibi idi

Tefsir ilminin olmazsa olmazı olan unsurlardan esbabı nüzul konusunda en donanımlı müfessir olması hasebi ile sahabe ve tabiînden ayetlerin nüzul sebebini merak edenler ilk elden Aişe (r) validemize başvurmuşlardır. Aynı zamanda kıraat ilmine vakıf olan validemiz bazı yerlerde İbn Abbas’a itirazlarda bulunmuştur. Hadislerin Kur’an’a arzı yöntemini ilk uygulayan müfessirlerdendir validemiz. Bu yönü ile de ilmî bir çığır açtığını söyleyebiliriz.

Aişe (r) validemiz tefsir ilmi ile birlikte hadis, fıkıh, tarih, edebiyat ve tıp ilminde de kendi dönemi içinde önde duran bir şahsiyettir. 2210 hadis rivayet etmiştir. Buhari ve Müslim’in Sahih’inde yer alan 297 hadisin 174’ünün ravisi Aişe (r) validemizdir. Validemizden hadis rivayet eden ravi sayısı 200’den fazladır. Fıkıh konusunda kendisine danışılan ve İslam hukuku ile ilgili görüşleri her zaman tercih edilen bir âlim olarak hem Efendimizin (s) yaşadığı dönemde hem de sonrasında çevresini aydınlatan bir münevver olmuştur validemiz.

Validemiz Arap diline vukufiyeti ile de dikkat çekmiştir. Özellikle Müslüman şair sahabelerin şiirlerini ezberinde tutması ve kendisine sorulan hemen her meselede bir şiir ile izaha başlaması bunun ispatı niteliğindedir. Arap tarihi ve o dönemde çok önemsenen soy bilgisi ile ilgili olarak da donanım sahibi ve kendisine danışılan biri olduğu ile ilgili rivayetler pek çoktur.

Aişe (r) validemizin tıp ilminde de bilgi sahibi olduğunu yine sahabeden öğreniyoruz. İslami ilimlerde donanımlı olması ve tarih ilmine vakıf olmasının anlaşılır olduğunu fakat tıp ilmindeki birikiminin nasıl olduğunu merak eden bir sahabeye validemizin yaptığı izah meseleyi daha iyi anlamamıza vesile oluyor. Validemiz (r) tıp ilminde nasıl ilerlediği sorulduğunda, Efendimiz bazen hastalandığında birçok Arap ve Acem tabibin geldiğini, farklı tedavi yöntemleri ve farklı ilaçlar kullandıklarını, kendisinin de bu tedavi ve ilaçlara dikkat ettiğini, bu şekilde tedavi yöntemleri ve ilaçlar hakkında bilgi sahibi olduğunu beyan ediyor.

Ferhat Özbadem yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2019, 20:50
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13