Hüseyin'e 70 bin melek matem ediyor

Kanatlarımız kırık, dillerimiz sönük. Şehadete mi sevinmeli, ayrılıktan mı acımalı?

Hüseyin'e 70 bin melek matem ediyor

 

Ey şehid-i Kerbela’ya ağlayan

Ağla matemdir Muharrem’dir bugün.

Kanatlarımız kırık, dillerimiz sönük. Şehadete mi sevinmeli, ayrılıktan mı acımalı?

Bu sorunun cevabı yok. Yüreğimiz iki parça ve her parçası yolun bir ucunda. Bir parçamız vuslattan coşarken, diğer parçamız kederli, ağlamaklı...

Ah Kerbü Bela!

Tarihin en büyük, en acı yağmasını, Zeyneb’in feryadını, Can Hüseyin’in kan-ter içindeki alnını, Kufe’yi, Kufelileri, Kerbela’nın kanayan taş ve toprağını, kurdun kuşun su içmeye utandığı Fırat’ı takvim yapraklarından hatırladığımız gün bugün.

Yetmiş iki güzel insanın gözyaşıyla yunup çöl toprağıyla kefenlendiği günler. Başta güzeller güzeli o güzel torun ve yanında candan geçmiş yiğitleri. Çocuk, genç, orta yaşlı, her biri bir dağ heybetiyle meydana atılan, Yezid’i ve yezidliğini tanımayan, Hak Din Peygamberinin(sav) torununu davet edip aldatan, yüzüstü bırakanlara karşı bir avuç cennet kuşu.

Gönüllerin ayrı kılıçların ayrı konuştuğu, geri çekilmeye ve oturup konuşmaya müsaade edilmediği bu günler sebebiyle içimizde kapanmak bilmeyen çöl yarığı...

Ölüm kişinin süsüdür

Medine’den yola çıktığı andan itibaren şehadetin taşlı ve toz yollarına serpilecek birer çiçek olduklarının farkında olan İmam, Yezid hükümdarlığıyla kendini gösterecek olan sıkıntıları sezerek canı pahasına da olsa yolundan dönmemiş ve ailesiyle beraber yanındaki yiğitlerin dönmelerini istemişse de onlar şehadetten geri durmak istememişlerdir. Öpüp koklayıp birer birer meydana gönderdiği yiğitlerinin, susuzluktan kuruyan dudaklarını göz pınarlarıyla rahatlatıp şehadet tacını giydirmiştir. “İnsan için ölüm, genç bir kızın boynundaki takı gibidir; ölüm kişinin süsüdür” diyerek meydandan sahabe oğlunun komutasındaki binlerin gözleri içine ‘siz ne büyük bir hata işlediniz’ dercesine bakarak varmıştır varacağına. O sahabe oğlu ki, çölde, İmam namaza durduğunda sesine cemaat olmuş fakat ona karşı kılıç kuşanmaktan da geri durmamıştır. ‘Zulüm fırtınasının rüzgarı şefkat perdesini aradan silip götürünce’ geriye ne İmamlık müessesesinin ehemmiyeti düşüncesi ne de İmamın arkasında cemaat olma ruhu kalmıştır.

Cennet işçiliğinin en dirayetli, en acı, ağır örneğini sunan İmam ve yiğitleri, kazananlar safında Hz. Peygamber(sav) imamlığında tebessüme durmuşlar ve şehadetin sönmez çerağı olup ciğerlerimize dolmuşlardır. Allah bizleri onların muhabbetinden mahrum etmesin.

Şehid Hüseyin’in melekleri

Fuzuli, Ka’b-ül-Ahbar’ın sahihliği hakkında yemin ettiği şu rivayeti aktarır: Hüseyin Mazlum’a göklerin melekleri ‘öldürülmüş bulunan Eba Abdillah, yerin melekleri ‘boğazlanmış bulunan Eba Abdillah, denizlerin melekleri ‘Şehid Hüseyin’ derler. Hüseyin şehid edildiği günden itibaren Kıyamet’e kadar, semavi varlıklardan bir topluluk onun mübarek türbesine bekçilik edip onun yasını tutmakta, matemini anmaktadırlar. Her Cuma gecesi de, yetmiş bin melek gelip, orayı ziyaret eder, sabaha kadar matem tutarlar, sabahleyin kazandıkları sevap ile yerlerine dönerler.

 

                        Ey Sezayi bilmiş ol şahı Hüseyn

                        Cümleye sevmektir ânı farz ı ayn

                        Şeksiz ehlullaha oldu nûr-ı ayn

                        Ağla matemdir Muharrem’dir bugün

 

   

Yavuz Ertürk matem’i haber verdi

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2011, 12:54
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
musa
musa - 8 yıl Önce

Övgü de, ağıtta da, matemde de ölçülü olmak lazım. 70 bin melek matem ediyor söylemi itikadi açıdan problemli.Kardeşane bir uyarı. Duygusal ya da ebedi ifade mazaret teşkil etmemeli. Dinin inhirafı buralardan doğuyor.

Yusuf Özdağ
Yusuf Özdağ - 8 yıl Önce

Fuzuli mübağala etmiş çok sevmenin dozunu kaçmır çok sağlam dediği diye yemin ettiği bir rivayet Ayet değil Hadis değil dini hikayeler misali söylenmiş bir şey.. Daha Garibi bu haberin bu başlıkta verilmesi "Hüseyin’e 70 bin melek matem ediyor"

ebu müslim
ebu müslim - 8 yıl Önce

değerli kardeşim rivayet ile ilgili bazı bilgileri paylaşalım:1- ka'bden (vefatı h.32) gelen nakillerin büyük çoğunluğu mevzudur. 2- aralarında ibn Teymiyyenin de olduğu birçok alim Ka'bın nakillerinin kabul edilemeyeceğini belirtmişlerdir. (bkz.İbn Teymiyye, Minhâcü's-Sünneti'n-Nebeviyye, thk. Muhammed Reşad Sâlim, Müessesetü Kurtuba, Birinci Baskı, Kahire 1406/1986, VII, 2) 3.-ayrıca bu rivayet gaybi bir bilgidir. bu bilgi sadece sahih bir rivayetle öğrenilebilir. onu da Hz peygamber

ebu müslim
ebu müslim - 8 yıl Önce

sadece bildirebilir. Ka'b ise hz. peygamberin vefatından sonra müslüman olmuştur. öyleyese bu tür bir bilgiyi aktarması kabul edilemez...hülasa böyle bir yazı hadis usulü kriterlerine aykırıdır. bu siteden kaldırılmalıdır. Asım abiye saygılarımla

banner19

banner13