Hisarlı Ahmet: 'Ben Sazımla Rabbime Sizden Daha Yakınım'

Hisarlı Ahmet, Kütahya türkülerinin, oyunlarının yaşatılması ve kuşaklar arasında aktarılmasında çok büyük katkıları olmuş biri. Türkülerin doğru okunması konusunda da çok titiz... Muaz Ergü yazdı.

Hisarlı Ahmet: 'Ben Sazımla Rabbime Sizden Daha Yakınım'

‘Kütahya’nın Pınarları’ türküsünü bilmeyen yoktur sanırım. “Kütahya’nın pınarları akışır/ Devriyeler kol kol olmuş bakışır” diye devam eder. Ya ‘Yağmur Yağar Her Dereler Sel Alır’ı… ‘Yağmur yağar amanın amanın/ Her dereler gadınım sel alır/ Gurbete gidenin yârin el alır’ türküsünü… Bu, dilimize sıkça dolanan türküler Hisarlı Ahmet’in, Ahmet İnegöllüoğlu’nun bu topraklara armağanı. ‘Elif’ türküsü de onun sayesinde dolaşıma girmiş. ‘Elif dedim be dedim/ Gız ben sana ne dedim/ Guş ganadı galem olsa/ Ah yazılmaz benim derdim.’    

Elif gibi ince, dosdoğru, dimdik Hisarlı Ahmet, Kütahyalı bir yemenicinin oğlu. Kütahya şehrinin kuruluş merkezi olan Yukarı Hisar’da 1908 yılında doğmuş. Hisarlı Ahmet de ümmilerden… Önce varlığı dolaysız olarak müşahede edenlerden. Eğitimin ideolojik tezgâhından geçerek dünyayı kategorize eden bilgi ve yorumların uzağında. Safiyetini, insanlığını koruyanlardan.

“Ben sazımla Rabbime sizden daha yakınım”

Kütahya ve yöresinde ‘Gezek’ denilen sazlı sözlü akşam oturmaları, sohbetleri var. Aynı ‘Sıra Geceleri’, ‘Yaren Meclisleri’ gibi… Yalnız o zamanlar bugünkü gibi bu toplanmalar amaçsız, gayesiz, yalnızca eğlenmek maksadıyla düzenlenmezdi. Günümüzdeki gibi yozlaşmamıştı böylesi etkinlikler. ‘Gezek’, insanların belli aralıklarla bir araya geldikleri, sohbet ettikleri, sıkıntıların konuşulduğu, müşkülatlara çözümlerin arandığı, geleneksel değerlerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı etkinliklerdi. Canlı, yaşayan, değer üreten bir yerdi. Burada yörenin musiki değerleri yaşatılır, mahalli özellikler gençlere tanıtılırdı. Burası aynı zamanda ahlakın, edebin, oturup kalkmanın öğretildiği, öğrenildiği bir mektep işlevine sahipti. Hisarlı Ahmet de ‘Gezek’ gecelerinde üç telli bağlamayı tanır. Öğrenmeye hevesli olan Hisarlı Ahmet, özellikle musiki konusunda çevresinde olup biteni ciddi anlamda takip etmiş ve mahalli bütün sanatçıları dinleyerek, onlardan duyduklarını hafızasına nakşetmiş.

Okuma yazmayı askerde öğrenir. Oğlu Mustafa Hisarlı konu ile ilgili şunları söylüyor: “Askerlik çağına geldiğinde koltuğunun altına aldığı bağlaması ile kıt’aya teslim olan babam Topçu askeri olmuş. Burada klarnet çalmayı ve okuma yazmayı öğrenmiş. Askerlik dönüşü ve dedemin vefatı, ailenin geçimini ona yüklemiş. Bu arada Hacer hanımla evlenmiş, ağabeyim Hüseyin, ablam Huriye ve ben dünyaya gelmişiz. Hisar’dan yeni gelişen şehre taşındık. Ekonomik durum babama meslek değiştirtir. Kahvehane açar. Üç telli bağlama duvarda asılıdır, ünü yayılmıştır. Kahvehanesi âşıkların ve onu dinlemeye gelenlerin uğrak yeridir artık. Hevesli gençlere ücretsiz ders verir. Halk evleri kurulduğunda çalışmalarını burada da sürdürür.”

Hisarlı Ahmet, Kütahya türkülerinin, oyunlarının yaşatılması ve kuşaklar arasında aktarılmasında çok büyük katkıları olmuş biri. Türkülerin doğru okunması konusunda çok titiz. İşinde prensip sahibi. Bütün o dönemdeki sanatkârlar gibi türkü söylemenin, saz çalmanın merkezine parayı yerleştirmemiş. Karınca kararınca, kıt kanaat geçinmiş. İbadetlerini aksatmamış, namazlarını vaktinde kılmaya gayret etmiş. Bulduğu her fırsatta ezan da okumuş müezzinlik de yapmış… Hayatı boyunca içki içmemiş. Hacca gitmiş. Hatta Hacca gittikten sonra saz çalmayı, türkü söylemeyi bırak diyenlere “Ben sazımla Rabbime sizden daha yakınım.” diyerek cevap vermiş. Ayrıca destanları, meselleri, menkıbeleri çok iyi bilirmiş. Kültürel etkinliklere, toplantılara büyük bir zevkle iştirak edermiş. Özellikle ‘Gezek’ gecelerine…

Onun türküleriyle Kütahya’ya âşık oldular

Afyon Üniversitesi Devlet Konservatuvarı hocalarından Doç. Dr. Uğur Türkmen, VIII. Uluslararası Hisarlı Ahmet Sempozyumu’nda şu bilgileri veriyor: “Birçok Kütahya türküsü Hisarlı’dan derlenmiştir. Hisarlı Ahmet’in Türk müzik kültürüne en önemli katkısı, Kütahya türkülerini kendine has yorumuyla icra etmesidir. Yorumunu türkülere yansıtmıştır. Hisarlı’nın yorumladığı Kütahya türkülerinin daha farklı olduğu, yöreyi daha güzel yansıttığı uzmanlarca da dile getirilmiştir. Sesi ve sazındaki kendine has tavrı; Türk halk müziğinin önemli icracıları arasında yer almasını sağlamıştır. Yaşadığı dönemde çevresine, vefatından sonra da ilgi duyan herkese feyz vermiştir. Kütahya’nın tanınmasında, Kütahya kültürünün önemli simgelerinden biri olmuştur. Birçok kişi onun sayesinde Kütahya’ya daha çok ilgi göstermiş, kültürünü merak etmiştir. Kimilerini Kütahya’ya âşık etmiştir. Onun yorumuyla derlenen türküler bugün Türk halk müziğinin en seçkin eserleri arasında görülür.”

Hisarlı Ahmet’in saz çalma tekniği Ege bölgemize ait ‘zeybek tavrı’nı anımsatır. Kendine ait mızrap tutma ve mızrabı tele vurma tekniğine ‘süpürme’ adı verilmiş. Sesi de kendine has… Birçok türküyü çınlattı göğün sonsuzluğunda: Eremedim Vefasına Dünyanın”, İki Bülbül Derelerde Hün Eder, Meşeden Gel A Sürmelim, Havada Durna Sesi Gelir, Sabah Salası, Bedestene Vardım Şalvar İsterim, Şu Karşıki Dağda Bir Kuzu Meliyor, Altın Tas İçinde Kınam Ezdiler, Yasemin Dalını Yâr Neden Eğmeli, Kar Mı Yağdı Kütahya’nın Dağına, A İstanbul Sen Bir Han Mısın, Mustafa’m Kaşların Kare, Fincanın Dibi Noktalı, Aya Bak Yıldıza Bak, Hisardan İnmem Diyor, Feracemin Ucu Sırma, Gidin Bulutlar Gidin…

“Gidiyorum elveda/B u can yoluna feda” diyerek 4 Ocak 1984’de bulutlar gibi gitti sonsuzluğa…  

Selam olsun. Rahmet olsun!...

Hisarlı Ahmet – Eremedim Vefasına Dünyanın

 

Muaz Ergü

Yayın Tarihi: 18 Ocak 2017 Çarşamba 15:08 Güncelleme Tarihi: 17 Mayıs 2020, 00:32
banner25
YORUM EKLE

banner26