Hip Hop DJ'liğinden Cemaat İmamlığına: Suhaib Webb

Suhaib (William) Webb, bugün, geniş genç kitlelere hitap edebilen, öte yandan da küçümsenemeyecek kadar İslami kaynaklara ve Arapçaya hâkim, geleneksel İslami eğitimine saygı duyulan, yıllarca cemaat liderliği (imamlık) yapmış önemli bir isim konumunda. Deniz Baran yazdı.

Hip Hop DJ'liğinden Cemaat İmamlığına: Suhaib Webb

Dünyanın farklı yerlerindeki Müslüman kanaat önderlerini, âlimleri, hareket liderlerini bu satırlara taşımak için uzun soluklu bir yolculuğa çıkmaya karar verdiğimizde bundan 1 yıl öncesiydi. Kısa portreler ve röportajlar şeklinde dahi gitse, Türkçe’de emsali olmayan bir veritabanı oluşturmak heyecanını taşıyorduk. Aradan geçen 1 yılda istediğimiz tempoyu tutturamasak bile şimdilik 2-3 yazar olarak çıktığımız yolda 3’ü röportaj (ki hepsini şiddetle tavsiye ederim) 10 adet yazıya imza atabildik.

Esasen Amerika’dan yola çıkmıştık ve bir kıtayı bitirmeden diğerine atlamamak amacındaydık ama arada denk geldi Almanya’ya ve Güney Afrika’ya da kısaca uğradık. Lakin yolculuğumuzun başlangıç durağına, yani Amerika’ya geri dönmenin vakti geldi. Zira Amerika’da daha uzun bir listemiz var. O listedekilerden biri de sosyal medyada oldukça aktif  olan Suhaib Webb.

Hip-hop DJ’i bir genç: William Webb

1973 yılında, ABD’nin tam orta yerinde yer alan Oklahoma’da, Webb ailesinin yeni ferdi dünyaya gözlerini açar. Webb ailesi –anlaşıldığı kadarıyla dinine bağlı- Hristiyan bir aileydi, öyle ki ailenin büyükbabası bir vaizdi. Aile, doğan erkek çocuklarına William adını verir.

ABD’de görece standartları daha mütevazı bir eyalet olan Oklahoma’da çocukluğunu geçiren William, okul yıllarındayken bizim deyimimizle “serseri” bir yola meyleder. 14 yaşında, kendi deyimiyle, manevi bir çıkmaza düşmüş ve dine ilgisini kaybetmiştir. O dönem yükselişe geçen hip-hop kültürü ise böyle bir dönemde William’ı fazlasıyla çekecektir. Hip-hop kültürüne ve çevresine angaje olmanın doğal getirisi kentindeki “ayak takımlarından” birine takılmaya başlamasıdır ki böyle olur. Bir süre sonra da William’ı gencecik bir lokal DJ olarak görmek mümkün olacaktır. Bir süre sonra da nevzuhur hip-hop artistleriyle kayıtlar dahi yapacak duruma gelir.

“Suheyb” olurken…

Genç William’ın yaşadığı manevi kriz ile kendini kaptırdığı hip-hop çevrelerinin ve kültürünün ne kadar ilintisi vardır bilemesek de iki meselenin tamamen ilgisiz olmadığına da emin olabiliriz. Nihayetinde bu süreç sadece birkaç yıl alır. Webb, 1992 yılında yani henüz 19 yaşında iken derin bir düşünsel dönüşüm geçirir ve İslam’ı seçer. Herhalde o dönemlerde, ileride ülkenin en tanınmış mühtedilerinden biri olacağı aklından geçmezdi.

Nitekim Webb ihtida edip bugün kendisini bildiğimiz ismiyle “Suhaib Webb” kimliğine bürününce 20’li yaşlara gelene kadar sahip olduğu hayat tarzını arkasında bırakır ve hayatında yeni bir sayfa açar. İlk olarak yaptığı iş de daha önceleri ehemmiyet vermediği eğitimine odaklanmak olur. Hem üniversite eğitimine hem de İslami eğitime… University of Central Oklahoma’dan mezun olurken kentindeki Senegalli bir şeyhten de birebir İslami ilimleri ve Arapçayı tahsil etmeye başlar. Aldığı bu eğitim bir süre sonra kendisini Oklahoma’da imamlık yapacak hatta ders verecek konuma getiren yolun başıdır.

Henüz çok genç yaşta iken ihtida eden Webb, bu dönüşümünü takiben Amerika’daki Müslüman topluluk içerisinde de aktif bir genç hâline gelir. Bunun neticesinde de Müslüman Amerikan Topluluğu’ndan (Muslim American Society) kendi geleceğini derinden etkileyecek bir burs almaya hak kazanır: İslami ilimler ve Arapça konusunda kendisini geliştirmesi için Mısır’a, İslami eğitimin kalbi Kahire’ye gönderilecektir. Hafız payesine erişeceği, geleneksel metotlarla İslami tedrisattan geçeceği ulu çınar El Ezher’e…

El Ezher’in ardından

El Ezher’de tedrisatını tamamlayan Webb, Mısır’da eğitimle geçirdiği yılların ardından anavatanı ABD’ye döner. Ancak  bir imam olarak çalışacağı yer bu sefer Oklahoma değil, ülkenin batı kıyısındaki San Fransisco’dur. Yolu ülkenin doğu kıyılarına, şu an hâlâ vazifesini ifa edeceği Islamic Society of Boston’s Cultural Center’a (ISBCC-ABD’nin kuzeydoğusunu teşkil eden New England bölgesinin en büyük İslami merkeziymiş) düşene kadar San Fransisco’da görev yapar. Modern iletişim araçlarını çok etkili şekilde kullanması sayesinde kısa sürede büyük kitlelere ulaşan Webb, hem iyi bir İslami eğitim almış olması hem sahip olduğu profil hem de yenilikçi, dikkat çeken fikirleriyle kısa sürede ismini duyurmaya başlar. Tabi sonraları Boston’daki görevinin de kendisini daha büyük cemaatlere ulaştırması etkili bir faktör olacaktır.

Nihayetinde bugün Suhaib Webb, ünü Amerika’nın dışına taşan ve İngiltere’den Malezya’ya kadar farklı birçok ülkeye kendi takipçileriyle buluşmak için ziyaretlerde bulunan bir hatip konumundadır. Sosyal medya hesaplarını 100.000 kişinin takip etmesi, ne denli popüler olduğu konusunda fikir verebilir. Ayrıca web sitesinin (suhaibwebb.com) ve Twitter hesabı gibi sosyal medya hesaplarının birçok kez “yılın en …sı” tarzı ödüllere mazhar olduğunu da not edelim. Sanıyorum ki modern iletişim araçlarını etkili kullanmakla kalmayıp mesajlarını yalın bir dille vermesi, duru ve aynı zamanda yeni jenerasyonun dilini yakalayan (kimi zaman lakayt denebilecek) bir üsluba sahip olması, Webb’i bu kadar takip edilir kılan temel faktörler.

Webb’in fikirleri ve duruşu

Suhaib Webb’in büyük popülariteye sahip, aynı zamanda çok iyi eğitim almış bir hatip/vaiz olmasının yanında oldukça tartışılan yönleri de mevcut. İngilizce yayın yapan birçok platformda Suhaib Webb ismine saygıyla yer verildiğini görebileceğiniz gibi tartışmalı konularda yaptığı sıra dışı yorumlar nedeniyle ağır eleştirilere rastlayabilirsiniz. Bunun en büyük sebebi, bazı çevrelerin, Webb’in dışarıya son derece açık ve toleranslı bakış açısından yola çıkarak Amerika’daki Müslüman toplumu fazlaca sisteme entegre hatta dejenere bir yola götürdüğüne dair inancı. Nitekim Suhaib Webb de son derece tartışmalı bazı çıkışlarda bulunmuş durumda. Örneğin eşcinselliğin haram olduğunun tartışılmayacak bir olgu olduğunu ortaya koymakla birlikte artık eskisi gibi eşcinsel evliliklere karşı olmadığını belirttiği bir açıklama yapması, Webb’i yoğun eleştiri hatta tahkir altında bırakmıştı. 

Ciddi bir anti-semitizm karşıtı olan Webb, aynı zamanda Batılı terminolojinin “ekstremist” yani aşırıcı olarak nitelediği radikal İslami hareketlere de çok katı bir şekilde tavır almış durumda. Esasında bu duruşu, onu, Hamza Yusuf gibi Batı toplumu genelinde ve Batı’daki geniş mutedil/uyumlu Müslüman toplumda makbul bir konuma getiriyor, ayrıca İslamofobik akıma karşı bir dalgakıran işlevi görüyor. Ancak kendisine duyulan tepkiler gösteriyor ki Webb’in radikallik karşıtlığını çok ileriye götürdüğü, fazlaca Batı’ya entegre bir Müslümanlık zihniyeti inşasına destek olan söylemleriyle Batı egemen çevrelerinin arzu ettiği ölçüde pasif bir Müslümanlığa kapıyı araladığı kanaati de mevcut. Misal olarak İngiltere hükümetinin stratejik raporunda Webb’in Amr Khaled ve Hamza Yusuf gibi isimlerle beraber “ılımlı, ana akım Müslüman isimler” arasında zikredilmesi gibi hadiseler bu kanaatleri güçlendiriyor.

Webb’in kendisi de gördüğüm kadarıyla, esasında, bu entegrasyon odaklı eleştirilerin içeriğini fazlaca reddetmiyor; kendi çizgisini savunuyor. “American Islam” yani “Amerikan İslamı” söyleminin sahibi de zaten kendisi ve bu söylemi bağlamında Amerikan toplumunun genel değerleriyle uyum sağlayabilecek bir Müslüman toplumunun oluşabileceğini ortaya koyuyor. Sosyal dönüşümü savunuyor. Radikal eylem ve tavırların da sosyal dönüşüm, tebliğ gibi çabalara köstek olduğunu düşünüyor. Mesela Amerikan doğumlu ve 2011’de ABD’nin insansız hava uçaklarıyla öldürülen El Kaide çizgisindeki meşhur isim Enver El Evlaki’yi işaret ederek şöyle konuşmuş daha önceleri: “Bu tip radikalleri gütmeli, onlara rehber olmalıyız ve Evlaki gibi Amerikan deneyiminin altını oymaya çalışanlara dikkat etmeliyiz.”

Webb’in tüm bu “radikal karşıtlığı” neticesinde IŞİD’in aylık yayını Dabıq’ın Nisan 2016 sayısında mürted ilân edildiğini de not düşelim.

Öte yandan Müslümanlardan gelen tüm “sisteme fazlaca uyumlu olduğuna dair” tepkilere rağmen Batı’daki Müslüman figürlerden haz etmez çevrelerin suçlamalarından da kaçamıyor Webb. Mesela Amerika’daki siyahi-İslami hareketin öncülerinden Cemil el Emin’in şaibeli davasında savunma masraflarının karşılanması için yapılan bağış kampanyasının yürütücülerinden olması Webb’i hedefe koyabilmiştir. İşin daha da ilginci ve Webb’in hedefe konmasını kolaylaştıran da o bağış kampanyasının bir diğer yürütücüsünün, Webb’in ağır ithamlarına maruz kalan Enver el Evlaki olmasıydı. Tabi ki Webb bu hususa açıklık getirip o dönemlerde Evlaki’nin bir terör ajandasına sahip olduğundan habersiz olduğunu vurguladı daha sonraları.

Neticede naçizane okuduklarım ve izlediklerim kadarıyla Webb, farklı coğrafyalarda yaşayan Müslümanların kendi toplumlarını dikkate alarak İslam'ı yorumlamalarına bir örnek olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle biz de muhtelif Tartışmalı yorumlarına rağmen ABD'de imamlık yapan ve sosyal medyada çok büyük bir takipçi kitlesine sahip olan bu isme dair, kısa bir tanıtım yazısı yazmaya gerek duyduk.

Suhaib Webb’den İslami eğitime adım atmaya dair kısa bir video: https://www.youtube.com/watch?v=72IUyEvkmSI

Bill Maher’in Müslümanlara yönelik hücumlarına verdiği yanıt:
https://www.youtube.com/watch?v=Qn0NgLRcVOM

 

Deniz Baran

Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2016, 00:57
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ayşenur
ayşenur - 3 yıl Önce

dünyanın farklı yerlerindeki alimleri, müslüman önderleri tanıtmak için çıktığınız yolda size ve diğer yazarları tebrik ediyorum inşallah devamı gelir çünkü bunları okurken bizim dışımızda islamın nasıl yaşandığı ve toplulukların hareketleri hakkında öngörümüz oluşuyor. kolay gelsin..

zuhal
zuhal - 3 yıl Önce

arkadaslarinizla beraber bilgilendirici yazi seriniz icin, ve -en azindan gordugum kadariyla bu yazi ozelinde- kimseyi ne cok yukari ne cok asagi koyan durusunuz icin tesekkurler.

recep şükrü
recep şükrü - 3 yıl Önce

güzel bir haber olmuş. elinize sağlık. yeni nesli tanımak gerek.

banner19

banner13