banner17

Hikmet burcunda cümlelerini diziyor!

Arif Akçalı, bereketli bir kalemi, Maraş'ta gözler üzerinde imiş, değilmiş umursamadan işini yapan bir yazarı; Ali Büyükçapar’ı yazdı.

Hikmet burcunda cümlelerini diziyor!

 

Ali Büyükçapar’ın yıllar yılı büyüttüğü sabır, zamana bağlı olarak meyvelerini vermeye başladı. Maraş’ta, edebiyatın has toprağında ikâmet eden ve sesini çoğaltarak yazan bir kalem ehli olarak, uzunca bir dönem yazdıklarını takip etmeye özel bir gayret gösterdim. Taşrada, edebiyatın başkentinde, kimseye dışlayıcı bir tavır göstermeksizin bütün cemaatlere ve gruplara özenli üslûbu ve dengeli yaklaşımı ile bir ‘ağabey’ olarak ağırlığını hissettiren Büyükçapar, sayısı sekizi bulan eserleri ileAli Büyükçapar taşra mantalitesini bu yönüyle kırmayı başarmış ender sanatçılar arasında yer alır. Yalnızardıç’la taşranın kemendini kırarak ileri bir hamle yapan Büyükçapar’ın bu azmi, İnsan Saati pratiği olarak doksanlı yıllara damgasını vurur. Uzunca bir zaman İnsan Saati’nin hamiliğini üstlenerek tek başına bu yükü omuzlar.

Cemaat ruhunu çok iyi tahlil imkânı buldu Büyükçapar

Bir geleneğin devam ettiricisi olarak şiirle başlayan tutkulu edebiyat yolculuğu, onu zaman içerisinde nesre, dolayısıyla inceleme ve araştırmaya sevk eder. Bu zaman aralığında ortaya ciddi emek ürünü eserler çıkar. Malabadi, otuzüç şiirle karşılar okuru. Büyükçapar’ın has bir üslûp ve imge yoğunluğuyla yoğrulmuş bu eseri kısa zamanda tükenir. Kitap Pusulası ise, özelde beslendiği kaynakların, genelde ise ihtiyaç sahiplerinin başvurabileceği bir orijinallik taşıyan ve alelusul tavsiye edilen ‘kitap listesi’ni içeren bir broşür değil, hayat kaynağının özgün işaret taşlarını göstermiş olması bakımından belirginlik hâlinde ortaya konulan bir çalışma olarak göz doldurur.

Kırk Hadis, geleneği devam ettiren bir yazarın, kalıcı olan esas hayır kaynağının ‘ne’liğine dair önemli ayrıntılar sunar. Yazarın burada dile getirdiği biricik gerçek, İslâm’ın ve Peygamber Efendimizin kutlu irşad eksenidir. Bu ekseni bütün özgüllüğü içerisinde Kırk Hadis’te irdeleyen Büyükçapar, din felsefesi alanında yaptığı master sonrası, ilahiyat doktoru unvanını hiçbir zaman faş etmez.

Ali BüyükçaparTeknik ve birikim olarak çok iyi bir okur olan Büyükçapar, herkesin uzağında değilse bile, dışlayıcı bir tavrın içinde bulunmaksızın çalışmalarını uzun yıllar bürosunda sürdürür. Yeni Şafak, Milli Gazete, Zaman ve Akit başta olmak üzere, dönemin birçok dergisinde ürünleri ile yer alır. Cemaat ruhunu çok iyi tahlil imkânı bulan Büyükçapar, tebliğ ve irşad ekseninde Kahramanmaraş Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nde öğretmenlik; Bayazıtlı, Atabey Konağı, Yenişehir Camii ve Bahçelievler Camii’nde ise 1993 yılından beri halka yönelik sohbetler gerçekleştirir. Bu sohbet halkası halen devam etmektedir. Bütün bunların yanında düzenli periyodlar hâlinde yerel bir gazetenin kültür-sanat eki olarak Milcan’ı yayımlamaya başlar.

Bu faaliyetler devam ederken bir taraftan da kitap çalışmalarına ağırlık verir. Bu dönemin ürünleri arasında İsm-i Âzam, uzun yılların bir emeği olarak okuyucuda karşılığını bulur. Kitap kısa zamanda tükenir. Özgün yorumlar eşliğinde okuyucuyu Cenab-ı Hakk’ın Esma-ül Hüsna bahçesinde gezdirir. Ardından yine özgün bir eser olarak (ki ayrı bir yazı konusu olacak denli önemi haizdir) alanında ilk ve tek müstakil çalışma olan Necip Fazıl ve Tasavvuf’u yayınlar. Gerçi kitabın ismi her ne kadar sadece Necip Fazıl olarak belirlenmiş ve konulmuş olsa da bütün bir eser boyunca felsefe, felsefe tarihi, felsefe şubeleri, akıl, genel olarak tasavvuf, Necip Fazıl’ın benimsediği tasavvuf, felsefe bahsinde üstadın tutumu ve kavramları yorumlayışı derinliğine yer alır.

Ali Büyükçapar için kelam ve kalem irtibatı…

Ulu Kapı Sırlı Yol ise, peygamberler bahsinde lirik ve sancılı seslenişlerde bulunduğu, çağa karşı haykıran bir sesi duyurma azmindedir okura. Kur’an-ı Kerim’de adı zikredilen peygamberler anılarak dillendirilen bu mısralar, modern şiirin ulaşabileceği sınırları yokluyor olmasıyla da önemlidir. Ali BüyükçaparKahramanmaraş’ın önde gelen şahsiyetlerinden olan Hafız Osman Sandal hakkında aynı isimle yazdığı biyografi türündeki eser, Büyükçapar’ın araştırmacı kimliğini ortaya çıkaran bir özgünlük taşımaktadır. Dönemin önemli âlimleri arasında yer alan ve Sandal Hoca olarak tanınan Hafız Osman Sandal’ın bütünlüklü hayatını anlatan bu eserde Büyükçapar, niteliği önceleyen ve yerel değerleri ön planda tutan bir tavır ortaya koyar. Bu mânâda yaptığı çalışma, Kahramanmaraş adına ciddi bir kadirşinaslık örneği olarak göz doldurmaktadır. Şahmeran ise, Büyükçapar’ın şiir verimlerini bir araya getirdiği ikinci eseri olarak -doksan dokuz şiir- alt başlığıyla sunulur. Beş bölümden oluşan kitap, rindmeşrep bir ruhun dünya ile arasına giren nesneleri yüksek bir söyleyiş coşkusunu okurla paylaştığı daha cesur ve atak biçimlerin denendiği şiirlerden oluşur.

Ali Büyükçapar’ın varlığı sadece Maraş için değil, kalbi taşrada atan ve taşrada nefes alıp veren bütün kelam ve kalem ehli için önemli bir şanstır. Zira taşra, merkeze olan uzaklık değil, merkezin kulağını tıkadığı bir hayat bahçesi olarak yakınlık bahşeden hakikatin ta kendisidir. Bu hakikati derinden kavrayan Anadolu insanı için eli kalem tutan bütün yüzler -Müslüman olması şartıyla- elbette mübarektir. Öyle sanıyorum ki Ali Büyükçapar için kelam ve kalem irtibatı, varlığın geçer akçesi olarak hâlâ iman edilmeyi hak eden biricik gerçek olarak karşımızda duruyor.

 

Arif Akçalı yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2012, 15:33
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yaşar Akçakoyun
Yaşar Akçakoyun - 6 yıl Önce

Uzun yıllar dost olup dostkalabilen,uzun soluklu bir yazar.Devingenliğine gıpta ile bakmak gerek.Hayatı anlamlı kılmak zannediyorum işte budur.Müslümanca bir zihniyet ancak bu tür çabalarla olur.Kutluyorum.Devamlılık temennimizdir.

selçuk küpçük
selçuk küpçük - 6 yıl Önce

Ali beye hürmet ve selam... Birkaç ay evvelki Maraş ziyaretimizde bizleri şehrin gizemli mekanlarına götürüp, unutulmaz anlar yaşattığı için ayrıca teşekkür ediyorum..selçuk küpçük

banner8

banner19

banner20