Hekimoğlu derler onun adına!

Kendisi için düzenlenen programda yazarlarımıza, kültür adamlarımıza Hekimoğlu İsmail'i sorduk.

Hekimoğlu derler onun adına!

HEKİMOĞLU DERLER ONUN ADINA 

Hekimoğlu İsmailHekimoğlu İsmail diyince birçoklarının aklına 'Minyeli Abdullah' gelse de onu tanıyanlar ağız birliği etmişcesine şunu söylüyor: o bir gönül insanı! İnancı ve yaşayışıyla örnek bir müslüman samimiyeti gösteren Hekimoğlu için hiç kimse kötü birşey söyleyemiyor. Çünkü o, müslümanın elinden(kaleminden) ve dilinden emin olduğu bir kişi... 
 

GÖNÜL İNSANI BUGÜNLERDE YORGUN 

Kültür AŞ geçtiğimiz akşam, şimdilerde hastalığı daha da artmış olan Hekimoğlu için bir anma programı düzenledi. Programa o kadar çok usta kalem katılmıştı ki, bu kadar insan kesin Hekimoğlu'nu buraya getirebilmeyi başarmıştır diye düşündüm ama meğerse doktoru izin vermemiş programa katılmasına, biz orada onu konuşurken, o hastanede belki de yapmayı düşündüğü hizmetleri planlıyordu. 

Hekimoğlu İsmail

Birçok yazar, düşünür Hekimoğlu ile olan anılarını anlattı programda, tanıştıkları günleri, ondan öğrendikleriyle hayatlarında yaptıkları değişiklikleri ve yeni neslin ona olan ihtiyacını... Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi en dolu günlerinden birini yaşarken, Hekimoğlu anlatıldıkça anlatıldı, tam üç saat 'Bir Gönül İnsanı nasıl olunur?' üzerine kritikler yapıldı. 

Bizde, katılımcılar arasından Kültür AŞ Genel Müdürü Nevzat Bayhan, Zaman Gazetesi  Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Yazar Hüseyin Öztürk'le Hekimoğlu İsmail'i konuştuk: 

Kültür AŞ Genel Müdürü Nevzat Bayhan:

  • Nevzat BayhanBize Hekimoğlu'nu anlatır mısınız?

Hekimoğlu İsmail'i tabii ki birkaç cümlede anlatmak çok zor. O hem bir edebiyatçı, hem bir şair, gazeteci, yazar, bunlardan da ötesi, o bir gönül insanı. Dolayısıyla bu soruya 'gönüllere taht kurmuş bir gönül insanı' denilebilir. 

  • O sağlığı yerinde olmadığında da sevenleriyle buluşmaya devam etti. Bugün burada değil ama..

Aslında hiç sevmediği şey kendisinin methedilmesidir. Bugün burada olacaktı ama maalesef sağlığında ciddi bir sıkıntı oldu. Dünya ve Ahiret arasında bir noktada durup orada kalpleri, beyinleri ışıklandıran sözleriyle duruyor. 

  • Burada pekçok tanıdık yazar, edebiyatçı, gazeteci görüyoruz. Bu kadar çok isme nasıl ulaşıldı, Hekimoğlu İsmail onlar için nasıl bir ortak değer?

Ömer Okçu abimiz herkesin çok yakından tanıdığı ve onunla anılmak istediği bir insan. Kim Hekimoğlu'nu anlatacak denildiğinde az çok mürekkep yalamış, az çok medya, kültür sanat dünyasında bulunmuş birinin muhakkak bir hatırası vardır. Kimler var denildiğinde birçok kişiden cevap aldık. 
 

Zaman Gazetesi  Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı:

  • Hekimoğlu İsmail'i siz nasıl tanırsınız?

Ekrem DumanlıBen Hekimoğlu İsmail'i bir dava adamı olarak tanıyorum. Elinde kalemi olan, kaleminin gücünü yaşantısından alan, yaşadığını yazan, yazdığını yaşayan, dürüst, namuslu, gayretli ve iyi niyetli bir yazar olarak tanıyorum.

'En önemli özelliği ne?' diye sorarsanız, benim baktığım pencereden, samimiyeti! Yazdığı ve yaşadığıyla arasındaki sıcak bağlantının devam ediyor olması. 

  • Haslalığı ilerlediği zamanlar da sohbetlerine devam etti, gençlerle buluştu, hep anlattı. Bunu ona yaptıran sizce neydi?

Hayat felsefesiyle ilgili bir şey. İnancı gereği son nefesine kadar konuşma imkanı varsa konuşacak, yazma imkanı varsa yazacak, herşey bitse ima'en bile olsa inandığını haykıracak. Zaten o böyle bir insan. 

  • Bizimle bir anınızı paylaşır mısınız?

Biz kültür sanatta çalışırken Hekimoğlu Bey de bizim sayfada çalışıyordu. Unutamadığım bir anım şu, gazetede çok önemli değişiklikler yapmıştık, klasik formattan çok oynamıştık, bunu çok eleştirenler oldu, ağır eleştiriler aldık. Tam o günün sabahı 'Hekimoğlu Bey geldi' dediler. Aklıma onun da çok eleştireceği geldi. '10-15 yıllık gazeteyi tepetaklak etmişsin, zamana yaysaydın' diyebileceğini düşündüm. Ama o bana dediki: “kardeşim çok doğru birşey yapmışsın ama çok ağır eleştiriler alırsın, sakın onlara kulak asma. Özellikle bu işi bilmeyenler, biliyor gibi yapanlar çok şey söyleyecek. Sakın aldırma, doğru yoldasın, tebrik ediyorum” demişti. 
 

Yazar Hüseyin Öztürk:

  • Bize Hekimoğlu İsmail'i anlatır mısınız?

Hüseyin ÖztürkHekimoğlu İsmail'in bu suskun halidir. Bana göre bu asırda İslamiyeti böyle yaşayan nadir insanlardan  biri Hekimoğlu İsmail. Yaşayışını da tamamen eserlerine, konuşmalarına yansıtmış.  

  • Yazarın hayatınıza yansıması nasıl?

Hekimoğlu İsmail benim hayatımda bir dönüm noktasıdır. Ona kadar ben gerçekten yaşadığımı zannediyordum, onu tanıdıktan sonra ömrümün yaklaşık 23 yılının 23 yılının boşa gittiğini gördüm. Bunu kendisine itiraf ettiğimde dedi ki, 'geçmişteki 23 yılının hesabını bundan sonra yaşayacağın hal ve hareketlerinle düzeltebilirsin, bir kayıp içerisinde değilsin' demişti.

Hekimoğlu İsmail yazılamayan bir eser. Kimse onu bugüne kadar ne yazabildi ne konuşabildi. Bugün de yine ne yazabileceğimizi, ne konuşabileceğimizi zannediyorum. Onun suskun halinin bile insanlara büyük nasihat olduğunu beraber yaşadığımız zamanlarda görmüşümdür. 

  • Bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Gemlik'te bir konferansa gitmiştik. Salonda 3 kişi vardı. Ben daha genç olduğum için itiraz ettim. 'abi 3 kişiye konuşacak mısınız?' dedim. Dedi ki: 'kardeşim 3 kişiyle 3 bin kişi fark etmez. Beni Allah rızası için kim ayağına çağırıyorsa bütün imkanlarımı kullanarak onun ayağına giderim. Allah bana bir tebliğ görevi vermiş, doğruyu, iyiyi, güzeli anlatma vazifesi vermiş. Ben ömrümün sonuna kadar bu görevimi sürdüreceğim. Dünyanın her yerine de giderim' demişti.

Hekimoğlu İsmail

Programa katılan yazarlar:

Yazar Hüseyin Öztürk, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Yazar Ahmet Günbay Yıldız, Yazar Recep Şükrü Apuhan, Yazar Nevzat Tarhan, Yönetmen Yücel Çakmaklı, Yazar Vehbi Vakkasoğlu, Gazeteci Yazar Ahmet Şahin, Yazar Yavuz Bahadıroğlu, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Cemal Uşak, Gazeteci Yazar Can Alpgüvenç, Yazar Mustafa Miyasoğlu, Gazeteci Yazar Mehmet Nuri Yardım, Ali Erkan Kavaklı, Harran Üniversitesi Eski Rektörü Servet Armağan, Harun Tokak, Mehmet Fırıncı. 

Kimdir?

Hekimoğlu İsmailÖmer Okçu 1932 yılında Erzincan’da, okuma yazma bilmeyen bir anne babanın çocuğu olarak, kitap bulunmayan bir evde dünyaya geldi. Yıllar sonra dedesinin ismi ile yazdığı Minyeli Abdullah isimli eseri satış rekorları kıracak, eserin sinema uyarlaması ise kapalı gişe oynayacaktı.  
Ömer Okçu nakit para sıkıntısı çekmemek amacıyla memur olmak için maddi sıkıntılar içinde, amelelik yaparak ortaokula gitti. Ortaokulu bitirdiği dönemde gördüğü bir ilan üzerine astsubay olmaya karar verdi. Bu dönemde okumaya ve her şeyi araştırmaya başlar. Görev yaptığı dönemde füze eğitimi için Amerika’ya gönderilir. Türk Hava Kuvvetleri’nden 1972 yılında emekli olur.  
1967 yılında yazdığı Minyeli Abdullah romanı sebebiyle defalarca gözaltına alınan Hekimoğlu İsmail, o günden pek çok aylık ve günlük yayında yazılar yazmı, yurtiçi ve yurtdışında sayısız konferanslar vermiş, 52 esere imzasını atmıştır.

Allah'tan şifa diliyoruz...

 

Zehra Giray Kömür bildirdi

GYY'nin notu: Zehra Giray kardeşimiz artık Zehra Giray Kömür. Bizce sadece Zehra Kömür de olsa olur ama soyadı inkılabına çok da taraftar olduğumuz söylenemeyeceği için bu artık o kanunu içselleştirenlerin meselesi mi diyelim, ne!.. Lakin, Zehra Hanıma ve eşine birlikte, bereketli, hayır dolu bir ömür ve ahiret dileriz.   

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2009 Pazartesi 18:52 Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2009, 10:32
banner25
YORUM EKLE

banner26