Hayatını ümmete hizmete adadı

Musa Topbaş Hocaefendinin vefatının 12. sene-i devriyesinde sevenlerine onu sorduk.

Hayatını ümmete hizmete adadı

Musa Topbaş Efendi 16 Temmuz 1999’da vefat etmişti. Yani onu Yeni Sahra Camiinden uğurlayalı 12 yıl geçmiş. Bugün onu yeniden tanımak için onu sevenlerine sorduk.

Murat UçurMurat Uçur

Yüzünü hiç görmemiştim. Hep fotoğraflarından seyrettim o anki güzelliklerini. Yok, yüzüne bakmak değil. Fotoğrafı seyretmek de değil. En doğru ifade; güzelliğini seyre dalmak. O nasıl vakur bir duruştu!.. O nasıl tatlı bir gülümsemeydi!.. O nasıl celadetli bir bakış idi!.. Kötü ile iyinin siyah ile beyaz kadar keskin olduğu bir dünyada; iyi’nin, beyaz’ın ve güzel’in resimleriydi her biri. Her biri ayrı bir esma-i hüsna çizgisiydi. Efendimiz’in (s.a.v..) sûretiydi. 

Üniversitede okurken, ‘ehl-i dünya’ diye tanımlayabileceğimiz bir arkadaşım cüzdanımda sakladığım küçük resmini görmüştü. ‘’Kim bu?’’ dedi. 28 Şubat histerisinin aşırı tedbir hissiyle “dedem!..” diye cevap vermiştim. Demişti ki; ‘Mümkün değil! Çünkü bu insan, insan ötesi bir varlık olmalı. Şu bakışı bile kalbimi sızlattı…’

Böyleydi işte. İnsanlar ondan emindi. Çocuklar ondan emindi. Hatta kediler de ondan emindi. Aziz Mahmud Hüdayi (Hz.) Camiinin içinde, avlusunda rahat rahat gezinmeleri bundandı.
Ve bir gün, sevenleri yetim kaldı. Çocuklar yetim kaldı. Ve kediler… Çünkü o gün; güzel olan, güzel duran, güzel gülen, güzel konuşan, ve ‘Nur Topu’ Osman Efendimiz gibi güzel miras bırakan Sahib’ül Vefa Musa Efendimiz ‘yüz akı ile ahirete göçtüler.’

Mustafa Burak Balıkçı

Mustafa Burak Balıkçı"Dünya da boş, ukbâ da; illa Hakk’ın rızâsı…" diyerek yola çıkmıştı o. Yaşlanmak ve ihtiyarlamak arasındaki dev gibi uçurumu 'genç'lere idrâk ettirmek için ömrünü harcamış (kazanmış), yürüyen bir vakıftır benim nazarımda. Yetimlere ve hastalara karşı beslediği merhamet duygusu, onun nasıl bir peygamber ahlakıyla yetiştiğinin en büyük kanıtıdır. O, kendisini ümmet için hizmete adadı. Kendi tabiriyle hizmetle yoruldu, hizmetle dinlendi. Bizler kat ve kat razıyız ondan, Allah da razı olsun.

Sümeyye Şeker

Çocuktum henüz... İnsanların karınca misali kaynaştığı bir bahçede beni yanına oturtan annemin sesi işaret etti ilkin onu: "Bak Sümeyye, Musa Deden". Ona baktığımda ve dahî gördüğümde içime bir sükunet yayıldı. Gözlerindeki müşfiklik tüm çocukluğumu sarmıştı bir anda. Ne yaptığımı bilmez bir şekilde usulca ayrıldım annemin yanından. Ona yakınlaşmak arzusu adımlarıma güç vermişti. Kalabalığı geçerek yanına ulaştım. Çevresinde çocuklardan bir grup. İzledim bir zaman, elini öpen çocuklara dua dua mırıldanışını. Ve yaklaştım. Bana dünyada o an en sevgili olan Musa Dedemin duasını almak bir çocuğun hayal dünyasını süsleyen her şeye kavuşmasından daha büyük bir sevinç idi. Titreyen ellerimi, kalbimi sakinleştirmek için bir kenara çekildiğimde fark ettim ki annemden bir hayli uzaklaşmıştım. Korkmalıydım belki ama gülümsedim. Hayatımda ilk kaybolduğum gün kendimi bulduğum gün idi. Bir daha göremedim Musa Hocamızı. Sılasına geri dönmüş, bizlere de sızlayan gönlümüzle arşa yönelip rahmet dilemek düşmüştü...

Betül Ertürk

Ben böyle insanları bilenler arasında çok yeniyim aslında. Çocukluğumdan hep nur yüzlü dede diye hatırlardım üstadı. Bu yola bir gönül titremesiyle giriliyormuş meğer. Benim gönlümü titretenlerden en öncü isim diyebilirim Musa Efendi için.Mücahit Aksüt

Mücahit Aksut

Musa Topbaş deyince; Asr-ı Saadet geliyor aklıma. Sünneti bu kadar hayatının bütün alanlarına nüfuz ettiren nâdir âlimlerdendir muhterem. İslâm’ın güler yüzünü , cenneti onun simasında görmek mümkün. Keşke tanışmışlığım olsaydı. Daha mesrur oacaktım belki.

Bir de aklımda onunla ilgili şunlar kaldı: "Secdeyi çok özledim" demiş hasta iken. Ne demek bu? Şekeriniz, tansiyonunuz yokken, başınız yere gidip oradan sağ olarak kalkarken, beliniz, ayaklarınız, bacaklarınız işliyorken; ey insanlar, agâh olun, bol bol secde edin.

Emre Talha ÖzdemirEmre Talha Özdemir

İnfak etmenin tadına varmış, maneviyat denizinde yükselen abide bir şahsiyettir Musa Topbaş Hocaefendi. Hoca Efendi; Asr-ı Saadet'ten aldığı örneklerle bu duruma geldiyse biz gençler de Musa Topbaş ve onun gibi ulu yürekli insanların kıstasları ile kendi adımlarımızı atmaya çalışmalıyız. Bizlere güzel müesseseler ve güzel insanlar hediye etmiş bir insanın ardından tekrar Allah'tan rahmet diliyoruz.Mustafa Çetinkaya

Mustafa Çetinkaya

Ben onun bahsi geçince meşhur bir fotoğrafı vardır; bir divanda kedileriyle birlikte oturduğu… Hep o aklıma gelir ve kocaman gülümserim. Sultantepe'nin bütün kedilerine sarılmak gelir içimden.

Suphi BayramSuphi Bayram

Ben Musa Topbaş Hocayı sadece duydum. Allah (cc) rahmet etsin büyüklere her zaman muhabbetim olmuştur. İslâm’a hizmet eden herkesin başımız üstünde yeri vardır. Biz onların ayağının tozu bile olamayız ancak onları severiz. Allah (cc) bizleri kendisini sevenleri sevenlerden, sevenlerine destek olanlardan eylesin.

 

Öznur Balık sordu

 

 

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 16 Temmuz 2011 Cumartesi 10:51 Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2011, 11:48
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
hatice şentürk
hatice şentürk - 10 yıl Önce

allah rahmet eylesin bizlere de onların yolundan gidebilmeyi nasib etsin...

Osman DOST
Osman DOST - 10 yıl Önce

Her güzelliği O'nda gördüm. Sevgiyi, vefayı, diğergamlığı, hayrı, adaleti, babalığı, tebessümü, annemi, babamı, kızımı, eşimi... hepsini. Bir kere yüzüne bakmak, bir tebessümünü görmek, bir zerrecik nazarını üzerimde hissetmek ne büyük saadet. Seni Seviyorum Efendim.

banner26