banner17

Hasan Aycın ümmetin medar-ı iftiharı

Hasan Aycın’ı, o güzel adamı yazarlara, şairlere ve gençlere sorduk. Hepsi, ondan kendi paylarına düşen güzellikten bir demet sundu.

Hasan Aycın ümmetin medar-ı iftiharı

Hasan Aycın

Hasan Aycın, yüzünün çizgilerini elinin çizgilerine karıştıran, yine yüzüne bakıldığında Allah’ı hatırlatanlardan… Eserleriyle de takip edenlerini fikirlerini yansıtma noktasında tatmin etmekte, eserleri mest edecek derecede beğenilmekte… Onlarca eseri defalarca okunabilir, tek bir tane çizgisine saatlerce bakılıp, üzerine sayfalarca kompozisyonlar yazılabilir. Hatta keşke okullarda okutulsa Aycın Hoca’nın kitapları… Çocuklara ödev verilse, çizgilerden anladıklarını dökseler defterlerine…

Keşke Hasan Aycın hak ettiği değeri görse… Tanımak daha çok kişiye nasip olsa… Çünkü tanındığı herkesçe sevilmek nasibi olmuş. Herkes örnek alacak şekilde seviyor, önem veriyor. Öylesine “beğendim” deyip geçmiyor. Neden beğendiğini mutlulukla anlatıyor. İşte o anlatılanlar… Sevenleri ve yakın dostlarınca…

Sezgül Karcıoğlu:

Hasan Aycın ile 2009'da tanışma imkânım oldu, kendisi çizgiler vesilesiyle ihlalleri, haksızlıkları, derdimizi anlatan bir ustamız. Sadece çizer yönü değil, mütefekkir yönü ile de bizleri bir sohbetinde derinen etkilemişti. Romanlarında da Türkçeye ne kadar hâkim olduğunu görüyoruz. Ama Hasan Aycın romanıyla değil, daha çok çizgileriyle daha geniş bir kesime hitap ediyor. Çünkü çizgilerin dili yok. Ortak dilin çizgiler olduğu bir platformda, her tenden insana Hasan Aycın, hakikati anlatma çabasında. Bir karikatüründe onlarca mazlumu görüyoruz, bu yüzden kendini farklı kılıyor.

Hasan AycınMeral Afacan Bayrak:

Hasan Aycın Balıkesir'in gururu, dünya çapında denilebilecek kadar kıymetli bir sanatçımızdır. Balıkesir'de yaşayan ve kendisiyle tanışma ayrıcalığına sahip bir öykücü olarak kendimi şanlı hissediyorum. Müslüman bir sanatçı olarak bir çınar özelliğine sahip olduğunu düşünüyorum. O çınarın gölgesinden nasiplenen bir yazarım. Ne mutlu bana.

Çalışmalarını ilgiyle ve dikkatle takip ediyorum. Usta olarak ürünlerinin her okura hitap ettiğini gözlemliyorum. Oğlum büyük bir merakla masallarını okuyor. Yetişkin olarak bizler istifade ediyoruz. En sevdiğim yönü elbette dergiler üstü bir tavrının oluşu, insana kıymet vermesi, hoşgörü ve sabrı, ustalığıdır.Hasan Aycın

Fatma Ünal:

Hasan Aycın ümmet duyarlılığını müslüman sıcaklığı ile nuru ile vakarı ile taşıdığı ve yansıttığı için değerli. Ben ondan Kudüs'ü düşünebilmeyi, Hz. Musa ile, Hz. İbrahim ile çağdaş olduğumu, Fil ordusuna karşı ebabiller kadar minik olsak bile yapabileceğimiz harika şeyler olduğunu, modernitenin ifsad ediciliğini, Müslümanlığını saklamamanın ne kadar güzel olduğunu öğrendim.

Merve Çirişoğlu:

Ressamların klişe bir sözü vardır ya, "Bir resimde bir kitabı anlatabilirsiniz" diye, işte bu tam olarak Aycın'ın çizgilerinde anlam buluyor. Ve ben bu derinliği onun çizgilerinden başka Türkiye'de kimsede görmedim. Her bir eserini karşıma alıp uzun uzun tefekkür edebiliyorum. Her bir çizgi, arkasında büyük bir kütüphaneyi, kültürü yansıtıyor. Bu anlamda Hasan Aycın, benim için Türkiye'de "üstad" dediğim nadir insanlardan birisidir. Ve 'sahip olduğu nimeti Allah rızası doğrultusunda kullanma' noktasında benim zihnimde devrimler yapan nadide bir kişiliktir. Allah ona uzun ömürler versin.

Yeşim Tüysüz:

Hasan Aycın'ı çizimleriyle tanımış olmayı çok isterdim. Çünkü bana sadece bir çizimini görmek dahi tokat gibi geldi… Bazısına da yol gösterici ve iyi etkiler bıraktığına eminim, bana daha da etkili gelen bir yolla anlattığı için belki de. Bir şey okurken ya da bir şey düşünürken bunu çizimle anlatmaya çalışmak bana yazmaktan çok daha yakın geldiği için mi bilmiyorum. Çizginin sanatsal değerinden önce en güzel olanı anlatmayı hedeflediğini gördüm. Hasan Aycın, çizimlerinin her birini aklımda tutabilecek kadar güzel bir etki oluşturdu bende...

Kübra Polat:

Aycın içimde koşuşan ama kâğıda dökemediğim öykülerimin çizeri.  Yazamadıklarımızı onda gördüğümüz için değerli sanırım… Aycın bana Yedi Güzel Adam’ın sekizincisi gibi gelmiştir hep… Zaten burnumuzun direğini sızlatan kim varsa bizden değil midir?

Adem TuranAdem Turan:

O benim ustamdır; şiirimin olgunlaşmasında epeyce emeği vardır çünkü. Ağabeyimdir; ben onun (çaktırmadan) yaptığı uyarılarla 'ben' oldum. Değerli bir sanat adamıdır; çünkü Türk sanat dünyasına ve sanat/edebiyatla iştigal edenlere, ayrıca İslamî duyarlığa sahip olan düşünce adamlarına "çizgi" ile de 'bir şeyler' yapılabileceğini gösteren/işaret eden bir eylem ve düşünce adamıdır.

Çalışmaları açıkçası beni her şeyden çok heyecanlandırıyor. Müthiş ve eşi benzeri olmayan bir 'şiir' yazıyor çünkü Hasan Aycın. Ve ben, onun çizgisine ne zaman bakıp dalıp gitsem hep şahane bir şiir okuduğumu kabul ederim.

En sevdiğim yönü ise herkesi samimiyetle kucaklamasıdır; kim kapısına gitmiş ise, hiç bir zaman boş dönmemiştir geriye...Hüseyin Tokmak

Hüseyin Tokmak:

Hasan Aycın Ağabeyim benim için çok değerli bir Müslüman çizer ve yazardır. Çalışmalarını zaman zaman sorarım ve Üstad da anlatır, konuşuruz. 1000’e yakın fotoğrafı ile en çok fotoğrafını çektiğim bir çizer ve yazardır. Balıkesir'de olduğu süre içinde her Cuma muhakkak Zağnos Paşa Camii yanında Çınaraltı kahvesinde buluşur ve dostlarla birlikte oluruz. En sevdiğim yönü çok mütevazı olması ve herkese gereken ilgi ve önemi göstermesidir.

Leyla Demir:

Hasan Aycın, siyah beyaz çizgileri hayatıma renk katan tek çizimci… Çizgileri öyle kuvvetlidir ki çizgilerle mücadele eden bir çizimcidir. Bundan 2 yıl önce henüz ilk çizgilerimi atmaya atıldığım vakitler kendi çizgilerimi Hasan Aycın’ın çizgileriyle güçlendirdim ve yine bundan 2 yıl önce onun hakkında şöyle bir yazı okudum. Hasan Aycın’a soruyorlar, "Çizmeye ilk nasıl basladınız?” O da anlatıyor: “Henüz okula gitmiyordum. Bir insan figürü çizdim. Rahmetli annem, “Aman oğlum, yarin ahirette ‘Bu çizdiğin insana can ver bakalım’ derlerse n’aparsın?!” demişti. Bu ikaz, benim için bir tür disiplinin başlangıcı oldu.”

Ben kendim de çizimci olduğum için, Hasan Aycın veya bir başka çizimci yahut yine aşikâr olduğum Gazzeli çizer Omayya Joha'nın da çizgileri benim için mücadeleci yani konuşan tek çizgilerdir. Silahla yahut sözle direnişe katılmak gerekmiyor bazen. Sözle, fırçayla, resimle, bu tür güç ve yetenekle direnişe katılan çizgilerin sahibidir Hasan Aycın. 40 Hadis Çizgisi kitabına bir göz atın. Müthiş çizimler içeriyor. Çoğu zaman açıp tekrar bakıyorum o çizimlere, “çizgiyle bir hadis bu kadar güzel ifade edilemezdi” diyorum.

Hasan AycınTuğba Özdemir:

"Anlamanın, hatta anladığını anlamanın yolunun anlatmak olduğunu düşünüyorum" diyor üstad. Anlamanın anlamlandığı bir yazar-çizerdir bence Hasan Aycın. Yazıları kadar çizgileri de düşündürür insanı, ben en fazla onun çizgilerini okurken enerji sarfederim. Bir işte yorulunca başka işe geçmek gerekir ya, benim başka işe geçmem demek üstadın çizgilerini elime almam demektir. Çünkü okumalıyım, çok okumalıyım. Hayatı Allah'ın oku dediği yerden okumalıyım. Allah'ın gösterdiği yerden gören bir yazar-çizer bana okumalarımda ışık tutabiliyorsa değerlidir.

Her yeni çalışmasını heyecanla alırım elime. Çünkü büyükleri dinlemeyi severim, eserleri ve çizgileriyle acaba ne anlatacak şimdi diye dinlerim onları. Herkes samimi  olmaktan dem vurur ama çok az kişi samimi olmayı başarır. İşte o, samimi olan ender insanlardan biridir Hasan Aycın… Yazıp çizdiği neyse üstad odur. Bir röportajında, “Müslümanlar kendi döneminin sorumluluklarını kuşansınlar” diyen Hasan Aycın, yaşadığı dönemde sorumluluğunu bilen ve yerine getirmeye çalışan biridir gördüğüm kadarıyla…Ali Haydar Haksal

Ali Haydar Haksal:

Hasan Aycın kuşağımın önemli sanatçılarından ve düşünce insanlarından. Bugüne değin ödün vermeden çizgisini sürdürenlerden. Gerek çizgi sanatında, gerekse romanlarında ve düz yazı eserlerinde özgünlüğü bulunuyor. Sürekliliği ve söyleyecekleri olan bir sanatçı. Her zaman için özgün şeyler üretebiliyor.

Her eseri beni heyecanlandırıyor ve keyif veriyor. Çizgide  geniş bir yelpazesi bulunuyor. Çağının ve döneminin önemli tanıklarından. Çizgileri dikkatle izlenirse son elli yılın, belki de yüz yılın bir panoramasını görebilirsiniz. Ezilenlerden yana ve düşüncemizin önemli temsilcilerinden. Yılgınlığa düşmeden yolculuğunu sürdürüyor.

En sevdiğim kendisi. Dostluğu, yol arkadaşlığı. Onunla otuz beş yıla yakın yol arkadaşlığımız var. Birbirimizden hemen hiç ayrılmadık. Bir ara kendisiyle bir sözleşmemiz vardı. Yedi İklim dergisinin her sayısına o çizgi, ben de öykü verecektik. Bunu uzun zaman sürdürdük. Aynı kuşaktan olmamız ve bir dönemi temsil etmemiz de önemli. Birimiz anılırken diğeri de birlikte anılmayı hakedecek bir yakınlıktır bu. Bu aziz dostum en yakınlarımdan ve seçkinlerinden…

Selvigül ŞahinSelvigül Şahin:

Yazgınızı yaşarken, bazı insanlar bir ayet gibi çıkar karşınıza... Bunlar eşinizdir, evlatlarınızdır, dostlarınızdır. Onlarla yollarınızın kesişmesi kaderdir, yazgıdır. Birlikte yürüdüğünüz yol, paylaşımlarınız, ortak değerleriniz, ötelere adımlarınız vardır. "Bu dünyayı ne yapıp yapıp Öteki Dünyadan haberdar kılmalı. Onunla tanıştırmalı. Unutmuş olduğu o dünyayı ona hatırlatmalı. Cennete doğru uzatmalı' diye hatırlatmalar yapar üstad Sezai Karakoç. Geçici dünya duraklarında soluklanırken, cennet soluklu dostlardan bir dost, yazılarıma mihmandarlık yapmasıyla değerli bir ağabey olarak, öteki dünyadan haberdar eden, benim nazarımda muhterem, öncü bir sanatçıdır Hasan Aycın. Ve değerlidir. Değer verdiği için, insanı, yaratılanı hoş gördüğü için, sanatını icra ederken İlahi olanın karşısında acziyetini ilan ettiği için ve bu eylemiyle bizlere örnek ve önder olduğu için değerlidir.

Hasan Hocam üretken, çok yönlü bir sanatçıdır. İlk telefon görüşmemizde resimle uğraştığım için, fikir almak maksadıyla kendisiyle uzun uzun konuşmuştuk. O zamanlar, yaklaşık onbeş yıl önce, "Ben yazamadığım için çiziyorum, bence yazmaya devam et" ifadeleriyle yazıya yönelmemi önermişti. Şimdi çok değerli eserleri var. Bu eserler edebiyat tarihinde önemli yer tutacak, geçmişten günümüze köprü olabilecek eserler. Onun özgün, eşsiz çizimleri ve yine kendine has üslubuyla oluşturduğu yazınsal eserleri bizlere ilham oluyor, bizi heyecanlandırıyor.

Hasan Abi'nin mütevazı kişiliği beni çok etkiler. Bulunduğu ortama ayrı bir hava, ötelerden esintiler taşır. Yazının, çizginin ustası olduğu kadar sözün de ustasıdır. Onu dinlerken, eski zamanlardan bilge insanların soluğu değer yüreğinize. Zamane dervişlerinden bir derviş gibi, modern zamanların duraklarında O'nun sohbetlerinde bulunmak bence büyük bir bahtiyarlıktır. Okumalar yaparken, kitabî okumalardan ziyade, söz meclislerinin bereketli iklimlerini taşıyan bir muştu sakası gibi yüzü hep güler. Size hep umut aşılar, şevk ve heyecan aşılar.Hazal Sezgin

Hazal Sezgin:

Kalbimiz; bazen usul usul, bazen de bir yıldırım düşümü şiddetinde, aniden herhangi bir şeye ısınabilir. Bu ister bir başka kalp olsun ister bir eşya… Kâinatta vücût bulan herhangi bir şey veya… Görünürde, kalbimizde vukû bulan bu muhabbetin bir sebebi de yoktur bazen. Öyle ki insan böyle durumlarda çoğu zaman bir sebep de aramaz. Bilir ki bu muhabbet kalbîdîr ve nasıl ki "kalpleri birbirine ısındıran Rabb"e olan imân da böyle bir şeydir, aklî olması gerekmez; bu yüzden bir sebep aramak da yersizdir.

"Çizer Hasan Aycın" değil de "Hasan Aycın olan çizer" şeklinde anılmayı istediğini söyleyen bir güzel adam'ın; Hasan Aycın'ın çizgileriyle ilk olarak ne zaman tanıştı kalbim, bilmiyorum. Ama Hasan Aycın'ı, çizgilerini ve kitaplarını tanımaya başladıkça; bilhassa bazı çizgilerin sahibinin "Hasan Aycın" olduğunu bilmeden bu çizgileri sevmiş olduğumu görüyorum. Yani "kâinata ve eşyaya hikmet nazarıyla bakmayı" lisân-ı hâl ile ve bilhassa da çizgileriyle gösteren bu güzel adamı ismen belki daha yeni yeni biliyor olsam da çizgilerine aşinâlığım çok daha uzun bir zaman öncesine uzanıyor.

Arif Ay'ın, Hasan Aycın'a ithafen yazdığı şiirinde Aycın için; "Elinde karıncaların sözlüğü/ gözlerin hokka ve divit/ Bâki'den beyitler düşürür gibi/ ateşin közüdür resimlerin" diye seslenişinden vesile, Aycın'ın çizgilerine neden "çizgi-şiir" dendiğini kalben inanarak bir kez daha anlıyorum. Zira sadece birkaç çizgisine aşinâysanız bile anlarsınız ki onun çizgilerinde şiirimsi bir tad var. Ve bu öyle bir tad ki çok uzaklardan da olsa onun çizgilerinin kokusunu diğerlerinden kolaylıkla ayırabiliyorsunuz.

Şairin "ey çizginin pirî" diye seslendiği bu güzel adamın çizgilerinin her bir karesine, ince ince, nakış misâli işlenen "bir Müslüman duyuş ve bakışının izleri, tavrı ve sıcaklığı"; sizi belki içinde bulunduğunuz dünyadan çok uzaklara ama aslında "kendi içinize doğru uzanan" bezm-i elest'ten aşinâ kadim zamanlara götürüveriyor. Anlıyorsunuz ki bu çizgilerin her bir karesinde kalbe dokunan bir şeyler var. Ve bu şey kesinlikle ‘bize’ hiç yabancı değil.

Hasan Aycın“Bize” aşinâ olan bu güzel adamın, çizgilerinin yanı sıra kitaplarındaki şiirimsi tad da dimağıma yerleştiği vakit anladım ki Hasan Aycın’ın “Müslümanca duruşuna”, “şiir tadında kalbe dokunan çizgilerine” ve adetâ çağlayan bir su misali sizi kadim zamanlara götürüveren kitaplarına kalbimin bunca ısınması boşa değil… İllâ ki bir sebep aranıyorsa, bunlar kâfidir, desem herhalde yanlış olmaz.

“…edeben nasıl her ağza geleni söylememeliysek, akla eseni de yazıp çizememeliyiz. Esinti esip geçiyor ama yazılıp çizilenler kalıyor.” Böyle diyor ‘çizginin pirî’ Hasan Aycın.. Edeb ki insan olanın baş tâcı hükmünde… En azından böyle olmalı… Hâl böyleyken edebiyle çizen “Hasan Aycın olan çizer”i, çizgileriyle kalbe dokunuşunu, hep ışığa, aydınlığa doğru olan “Gece Yürüyüşü”nü ve dâhi topyekûn bunları içinde barındırdığı “Müslümanca duruşunu” sevmek, benimsemek ve en önemlisi kendimize bir ‘güzel örnek’ olarak almak; bilhassa biz gençler için son derece önemlidir diye düşünüyorum.

Velhasılı, “emrolunduğu üzere dosdoğru olup” okumak, yazmak, çizmek ve düşünmek güzeldir. Yeter ki Rıza-i İlâhi dairesinde olsun.

“Işığa, aydınlığa doğru bir gece yürüyüşü” olan şu hayatta çizgileriyle, yazdıklarıyla ve de “inanmış adam” duruşuyla, bu yolda yürürken bize, bilhassa da biz gençlere yoldaş olan ‘güzel adam’ Hasan Aycın’dan Rabbim ebeden razı olsun.

 

Eslem Nilay Bozdemir soruşturdu

Güncelleme Tarihi: 30 Kasım 2012, 17:46
YORUM EKLE
YORUMLAR
aydın başar
aydın başar - 6 yıl Önce

Hasan Aycın ümmetin medar-ı iftiharı sözü kesinlikle abartı değil. Çizgileri ile her şeyi o kadar güzel anlatıyor ki... Böyle bir kabiliyet, ümmetçi bir müslüman değilde solcu falan olsaydı nobel bile verirlerdi. Aydın Başar

banner8

banner19

banner20