Hasan Ali Yücel'e tokat gibi cevap!

Arif Nihat Asya'nın bu fotoğrafı, 25 Mart 1943'te, Malatya'da yaşanan bir ânı ölümsüz kılmıştır ama bu öyle sıradan bir an değildir!

Hasan Ali Yücel'e tokat gibi cevap!

 

“Seccaden kumlardı.../ Devirlerden, diyarlardan/Gelip göklerde buluşan / Ezanların vardı!..” diye başlar Arif Nihat Asya’nın Naat adlı şiiri ve ben bu şiiri ne zaman okusam her seferinde ürperirim. Türk şiirinde yazılmış en güzel naatlerden biridir benim için.

Bu şiir için böyle düşünürüm ya yine de bazı sebeplerden dolayı da ısınamazdım Arif Nihat Asya’ya. Belki de onu sahiplenen insanlarla ilgili bir şeydi belki... Net olarak isimlendiremiyorum şimdi ama bildiğim, bu hali yaşayan tek ben değildim. Arif Nihat Asya neymiş meğer!

Bir cerbezeli şair

Şiirin Yolcuları programında Adem Turan, Cumali Ünaldı Hasannebioğlu’nda kendisini çok heyecanlandıran ve herkesi de heyecanlandıracağını tahmin ettiği bir fotoğraf olduğunu söyleyerek haberini verdi önce. Sonra fotoğraf çoğaltılmış olarak geldi ve bizler de fotoğrafı görme imkanı bulduk.

Gerçekten de insanı heyecanlandıran, her anı hafızaya kazınsa yeridir denen bir fotoğraftı bu.

Arif Nihat Asya

Bir bakan, bir müdür…

Fotoğraf, 25 Mart 1943 yılında, Malatya’da yaşanan bir ânı ölümsüz kılmıştır ama bu öyle sıradan bir an değildir!

Tek parti iktidarının her şeye muktedir olduğu yıllardan bir yıldır 1943. Hasan Ali Yücel, kendilerini ısıtan, milleti üşüten Batı penceresini ülkeye açan Millî Eğitim Bakanı’dır. Valinin bile devlet demek olduğu, devletinse her şeyi yaptığı yıllar yani.

Cumali Ünaldı Hasannebioğlu’nun anlatımıyla olay şöyle cereyan eder: “Hasan Ali Yücel, kudretli Millî Eğitim Bakanı’dır. Yolu Malatya’ya düşmüştür. Hazır Malatya’ya gelmişken, adını duyduğu bir lise müdürünü teftiş etmek ister ve haber gönderir lise müdürüne. Müdür, Arif Nihat Asya’dır.

Yıl 1943, aylardan mart, yollar çamur…

Lise müdürü, aldığı emir gereğince bisikletine atlar ve Bakan’ın yanına gider. Yollar çamurdur, çamur şairin paçalarına bulaşmıştır.

Paçaların neden çamur?!

Yolculuk biter, Lise Müdürü Bakan’ın yanına çıkartılır. Müdürün sırtında bir pardösü vardır, elleri pardösüsünün cebindedir.

Bakan, yanında şehrin valisi ve diğer bürokratlarla beraber elleri cebinde karşısında duran Müdürü tahkir etmek amacıyla sorar:

-Paçaların neden çamur?

İçinde şiir fırtınaları kopan şair-müdür, ellerini cebinden çıkarmadan ve hiç sarsılmadan şöyle der:

-Benim paçalarım neden sizin ağzınızda?!

Bu cevaptan sonra kendisine ne dendiğini anlayan Hasan Ali Yücel o gün Arif Nihad'ı görevden alır.

 

Fikri Özçelikçi şaire rahmet dileyerek yazdı

Yayın Tarihi: 11 Mayıs 2011 Çarşamba 01:41 Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2011, 21:30
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
c.ü.hasannebioğlu
c.ü.hasannebioğlu - 10 yıl Önce

Bizim Malatya'da bir söz vardır Ahmet Çelen kardeş.İddiası olan adama "delilin ne ?" derler.Benim delilim o fotoğraf.Oradakiler de dönemin Maarif Vekili Hasan Ali Yücel ile dönemin Malatya Valisi Fahri Özen.Ayrıca o dönemde Arif Nihat Asya'nın öğrencileri nakletti.
Fotoğrafı bana bir dönem "yeni a" dergisinde hikayeleri yayınlanan hemşehrim Adnan Işık hediye etmişti.
Paça konusunu senin gibi anlatmıştım,Fikri kardeş,yeterinece anlaşılır oldu düşüncesiyle,okuduğun biçimde yazmış.
Ves'se

Namık Açıkgöz
Namık Açıkgöz - 10 yıl Önce

Tabii bizler Arif Nihat'ın bu özelliklerini taa lise yıllarımızda okumuştuk. Edebiyattaki parçalanmışlık, herkesin herrkesi okumasını engelliyordu. Keşke bu toplum ön yargılardan kurtularak herkesi okusa. Herkesi okudukça daha da zenginleşeceğiz.

Osman DOST
Osman DOST - 10 yıl Önce

İmanı gönlüne, gönlü kalemine yansımış bir şair. Bir şairin Rasulullah (sav) Efendimize bu mısraları yazması muhabbetin tecellisidir.

Ahmet Çelen
Ahmet Çelen - 10 yıl Önce

1. Bu hadise Malatya'da değil, Adana'da geçmiştir. 2. Hasan Ali Yücel'le şair arasında değil, bir müfettiş ile aralarında geçmiştir. 3. Karşılıklı muhavere kusurlu, doyurmayan bir tarafı var. Doğrusu şöyle: Müfettiş: Bu paçalarınızın çamuru ne? A. N. Asya: Paçalarımın ağzınızda işi ne? Ben hadiseyi böyle duymuştum. Şimdi kafam karıştı. Doğrusunu valla ben de bilmiyorum. Selamlar.

meryem karagöz
meryem karagöz - 10 yıl Önce

Bazen böyledir hayat,Hasan Ali Yücel e karşılık verirsin,çünkü orada devlettir hasan ali yücel,ismail kara nın kitabında okursun farklı bir hasan ali yücel okursun,bugün türkiyede yaşanan da budur biraz,iktidara gelince devletleşirsin,yaptığına kılıf uydurursun,belkide farketmediğimiz budur,entellektüellik her zaman vicdanın yanı olmaktır,birilerinin adamı olmak değildir,yalnızlaşmak kimsenin işine gelmez,halbuki hakikat yalnızdır.

banner26