Hangi kutlu kadınlardan öğrendik örtünmeyi?

Hz. Fatıma'nın hayatını/davranışlarını örnek almak demek; kapitalist modanın tüketim sömürüsünü tümden reddetmek, İslam’ın kadını koruduğu cahiliye sisteminden bedenini/ruhunu korumak, Fatıma'ya koşmak demektir..

Hangi kutlu kadınlardan öğrendik örtünmeyi?


"Modern" sistem dayatması içinde belki de en önemli odak noktası kadınlardır. Kadın olmanın yüklediği sorumluluklar ile varlığını her daim koruma ve kanıtlama içinde süregelen çatışmada hep tarafgirliğe zorlanmıştır. Kimliğini, özünü, ruhunu, bedenini... Kadın hep korunmak ve var olmak arasında bırakılmış, modernite aracı haline getirilmiştir. Tarih içinde kadın en ağır aşamalardan geçmiş; doğar doğmaz diri diri gömülen, pazarlarda satılan, köle gibi çalıştırılan kadın, günümüz de dâhil olmak üzere eğlence unsuru haline getirilerek itibarsızlaştırılıp aşağılanmıştır.

Kadın olmanın yüklediği sorumluluk belki de en çok günümüz modern sistem işleyişinde kendini hissettirir oldu. Kapitalizmin oluşturduğu yaşam formları, kadınları daha yoğun etkiledi. Kadın algısında zamanın çok da öneminin olmadığını, kadının her dönemde bir meta aracı haline getirilerek kullanıldığını, cinsel olarak istismar edildiğini, tüketim çağında kadının nasıl bir araç haline getirildiğini kapitalizm ile daha net görmekteyiz. Kadınlar insanlığı en derinden etkileyen, yönlendiren, gelecek nesilleri dizayn eden varlıklardır. Dolayısıyla onlarda var olan bir sorun, toplumun tüm katmanlarına sirayet ederek "iyi insan" olma amacını etkileyecektir.

Peki, "iyi insan" olma yolunda edineceğimiz rehber nedir? Elbette Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin sünnetidir. Çağımızın "Müslüman kadın" yansıması ne kadar bu rehberler ışığında varlığını sürdürüyor, asıl sorulması gereken soru bu... Son günlerde tesettür modasının da kapitalizme ayak uydurmadığını iddia edebilir miyiz? Öyle ki tesettür firmaları, moda dergileri sanki tek tornadan çıkmışcasına kadınlar inşa ediyor. Nereye bakarsak, sistemin içinde kendine bir yer bulmuş ve bunu örtünme adı altında sunmaya çalışan sistem unsurlarını görmek mümkün.

Son günlerde epeyce tartışılan, kimi grupların tercihleri, yaşam standartları ve bunu sakınmadan lanse etmelerinden kaynaklanan "süslüman" olarak adlandırılan bir örtünme baş gösterdi. Örtünmeden kastım salt bir baş örtüsü değildir. Tesettür kadının bedenini örtmekten çok öte, davranış bütünlüğü içinde dini yaşama hâlidir. Müminin fıtratında olan, Rabbinin rızasını kapsayacak, onun hoşnutluğuna mazhar olacak bir örtünme... Oturması/kalkmasıyla, konuşması/bakışıyla, ruhunun da mahremiyetini kapsayacak bir örtünmedir tesettür. Modern dünyanın taassubundan kurtulmuş, dinin rutin hayatta anahtar olduğu bir örtünme…

Hangi kutlu Müslüman kadınlardan öğrendik örtünmeyi?

Biz kadın olmanın, İslam temsilcisi bir kadın olmanın onurunu nasıl öğrendik, kimlerden öğrendik? Bizi biz yapan değerlerin farkındalığını bize kimler kazandırdı? Hangi kutlu Müslüman kadınlardan öğrendik örtünmeyi?

"İyi insan" olmak için en kıymetli rehberimiz Peygamber Efendimizdir. İslam kadını olmak için yolumuza ışık tutanlardan biri ise, Peygamberimizin kıymetlisi Hz. Fatıma'dır. Örtünmede kapitalist modanın hâkim ve gündemde olduğu bugünlerde  Hz. Fatıma'yı hatırlamak kuşkusuz bir anlam ifade edecektir. İslam dini kadını cahiliye döneminin taassubundan kurtarıp, kadına bir ad ve değer veren bir dindir. Peygamber Efendimizin örtünme ile ilgili hassasiyetini pek çok hadislerde de görebiliriz. Bir defasında da kendisine hediye edilen kumaşı Hz. Ali’ye verdiğini ve şöyle dediğini okumaktayız: “Bu kumaşı al, başörtüsü olacak şekilde üçe böl ve bu parçaları Fatımalara paylaştır." Bu Fatımalardan biri Hz. Ali’nin eşi, Efendimizin kızı Hz. Fatıma’dır. Diğerleri ise Hz.Ali’nin annesi ve Hz. Hamza’nın kızıdır.

Peki, neden özellikle mümin kadını ve tesettür bütünlüğünü anlatmak için Hz. Fatıma'yı seçtim? Elbette ki İslam tarihimiz kıymetle hatırlayacağımız böylesi mümin kadınlarla zengindir. Fakat benim Hz. Fatıma'yı tercih etmemdeki nedenlerden biri, kendisi, yaşamı, mümin kadın için anlamıdır. Onun hayatı, yaptıkları, mücadelesi, sabrı bizler için üzerinde düşünülmesi ve örnek alınması gereken verilerdir. Öyle ki, Hz. Aişe şöyle nakletmiştir: "Ben, Resulullah'ın (s.a.a) kızı Fatıma kadar oturup kalkmasında, davranış, tutum ve vakarında Resulullah'a (s.a.v) benzeyen birisini görmedim."

Tercihimdeki bir diğer neden ise; Peygamberimizle olan yakınlığı ve gönül bağıdır. Peygamberimiz için kızı, kızı içinse peygamberimiz çok kıymetlidir. Peygamberimize İslam’ı yayma mücadelesinde en fazla destek olanlardan biridir Hz. Fatıma. Peygamberimizin soyunun devamını sağlayandır Hz. Fatıma, sadece bu bile onu değerli kılar. Ancak Hz. Fatıma'nın değeri bununla sınırlı değildir. Peygamberimiz, cahiliye döneminin kadına yüklediği tüm istismarı, cehaleti yıkarak kadına değer verdiğini ve İslam’ın da kadını değerli kıldığını Hz. Fatıma ile çok daha net göstermiştir.

Aldığı Peygamber terbiyesi onu hep örnek kılmıştır

Peygamber ocağında Peygamber terbiyesi ile yetişen Hz. Fatıma'nın hayatına baktığımızda yoklukla, mücadele içinde geçtiğini anlamaktayız. Günümüzde hepimizin kendini kapitalist modanın içinde bulduğu gerçeğini göz önüne alırsak; Hz. Fatıma'nın hayatının "mümin kadın" olarak bizim için ne denli anlam ifade etmesi gerektiğini görmekteyiz. O'nun davranışlarında, eylemlerinde ve terbiyesindeki inceliğe baktığımızda Müslüman kadın kişiliğinin yansımasına şahit olmaktayız.

Doğumundan itibaren aldığı Peygamber terbiyesi onu hep örnek kılmıştır. Genç kızlığı, evliliği, anneliği, mücahid İslam duruşu... Her birinden ayrı dersler, ayrı örnekler alabileceğimiz bir değerdir. Hz. Fatıma'nın kişiliği; erdemli ve takva sahibi oluşu ve dik duruşu ile yoğrulmuştur. O, gösterişten uzak, sade, olması gerekene en yakın olan kadın duruşuna sahiptir. O bir kadının kişiliğinin, ne giyim kuşam ile ne de alabildiğince gösterişle yoğrulmadığını anlatan bir örnek olmuştur. Kadının mükemmelliğinin, takva ile, tesettürün davranış bütünlüğü ile yansıması olduğunu göstermiştir. O Peygamber'in kıymetlisi, kızı, müminlerin annesidir. Cennet kadınlarının üstünü, mükemmel kadının günümüze yansımasıdır.

Hz. Fatıma'nın hayatını/davranışlarını örnek almak demek; kapitalist modanın tüketim sömürüsünü tümden reddetmek, İslam’ın kadını koruduğu cahiliye sisteminden bedenini/ruhunu korumak, Fatıma'ya koşmak demektir. Örtünme düşüncesi ile bunu yaşama aksettirme sürecinde kapitalist modanın dayatmasından sıyrılarak salt "örtünme" demektir. Çünkü İslam kadına tasavvur edilemeyecek bir üstünlük/değer, takva ve iffet vermektedir.

Hz. Fatıma'yı anlamak, onun yaşamını anlamaktan ve canlandırmaktan geçmektedir. O'nun misyonu, mesajı, konumu, tarihe, insanlığa, mümin kadınlara mesajı... Hz. Fatıma'yı bütünüyle inceleyip, onu günümüz kadın algısı ve yaşamı ile karşılaştırdığımızda, Hz. Fatıma kimdir sorusuna cevaplar bulabiliriz. Bugün istismara uğrayan, meta aracı haline getirilen, örtünmeyi "moda" olgusu ile pasifize eden, İslam’ı, Müslüman kadının nasıl olduğunu unutan kadınlar için, Hz. Fatıma bir rehber, bir kılavuzdur.

Ezcümle; İslam ve tesettür algısının dejenere olduğu, kapitalist modanın hâkim olduğu, örtünmenin amaçtan çıkıp sosyalleşme adına araç olduğu bugünlerde Hz. Fatıma'nın yaşayışını hatırlama ve anlama "mümin kadın" ve "iyi insan" olma yolunda bizlere faydalı olacaktır. Hz. Fatıma, hem öğrenip hem de öğretebileceğimiz zengin kişiliği ile bizlere ayna olabilecek, dersler verebilecek bir değerdir. O'nun örnek olmasının Peygamber kızı olmasından daha çok kendisi olması, davranışlarında incelik, dikkat ve özene sahip olarak, mükemmele en yakın, cennet kadınlarının en üstünü oluşundandır.



Havva Dalkın yazdı

Güncelleme Tarihi: 17 Haziran 2013, 13:25
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13