banner17

H. Nail Canat romanları apayrıdır!

Okundukça değeri artacak romanlar bıraktı çocuklarımıza Hasan Nail Canat. Onun romanlarını okumadan çocuklarımız eksik kalacak.

H. Nail Canat romanları apayrıdır!

Tiyatro, bilinçli bir tercih

Kayseri’de, bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır Hasan Nail Canat ama gönlü hep sanattan yanadır. Bir şiir kitabı çıkarmıştır örneğin, “Yalnızlar Rıhtımı” Canat için önemli bir adımdır. Yazmayı ve sahneden insanlara mesaj vermeyi sever. Bir gün, şehrine bir tiyatro grubu gelir. Onun gönül dünyasına uygun olmayan, ona göre doğru mesajlar vermeyen bir oyun izler Canat ve kendine kızar. “Bir şeyler yapmalı” diye karar verir sonra. Tiyatro aşkını “tiyatrocu mu olacaksın, soytarı mı olacaksın” diyen babasına rağmen sürdürür. “Moskof Sehpası” ile başlayan tiyatro serüveni, vefatına dek hayatının merkezinde durur.

Hasan Nail CanatHep yazdı, Bir Küçük Osmancık Vardı çünkü

1980 ihtilali ile tiyatro yaşamına ara vermek zorunda kalır Hasan Hoca. Hayatı boyunca gençlerin eğitimine önem vermiştir. Bu konuda da hep tasarladığı bir alanı, hayatının merkezine koyar tekrar. İlk Gençlik Romanları yazar. “Bir Küçük Osmancık Vardı” bu dönemde kaleme aldığı ilk eserdir. Millî Eğitim Bakanlığı’nın “Yüz Temel Eser” içerisinde yer verdiği bu romanın başkarakteri Osman isimli bir çocuktur. Henüz bebek iken fidye karşılığı kaçırılan Osman bebek, bir aileye evlatlık verilir. Osman’ın yaşadıkları, gerçeği öğrendiğinde ailesini arama çabası bu romanda konu edilir. Hasan Nail Canat, hem bir serüven içine dâhil eder okuyucuyu, hem de mutlu sonla biten bir hikâyeyi paylaşır. Pes etmemeyi ve vazgeçmeden umut etmeyi öğretir insana.

Nur dağında bir çocuk

Çocuk, Hasan Nail Canat için bireyin en saf halidir. “Çocuk” deyip geçmez, ona bir şey öğretmeyi varlığına vazife bilir. “Nur Dağındaki Çocuk”ta Afganlı mücahitleri anlatır bu yüzden. Rusların karşısında, bütün imkânsızlıklara rağmen direnen mücahitlerin yaşadıklarını gösterdi. Yiyecek ve içecek olmadığı zamanlarda bile, en küçük yürekten en yaşlı insana kadar, “mücahit” olmayı anlattı. Yürekler hep Müslümanlar için atsın istedi çünkü. Aynı şekilde, “Yaralı Serçe”de, Yıldırım Reis ve Kerim’in dağlarda verdiği mücadelesi de önemliydi. İşin içinde din varsa, ahlak ve bağımsızlık mücadelesi varsa, imkânsızlıklar içinde de olsa ona göre yaşam anlamlı hale gelebilirdi.

Hasan Nail Canat, Nur dağında bir çocukHer nesle hitap eden kitaplar

Çocuk kitaplarında kendisini sorgulaması gereken tek kişi olarak da çocuğu göstermez Hasan Nail Canat. “Günahkar Baba”da günah batağına sağlanmış bir baba konu edilir. Yaşadıklarından ders almasını bilemeyen babaya doğru yolu gösterecek olan ise bir gençtir. Herkesin hayattan alacağı dersler olduğunu düşünür çünkü Hasan Hoca. “Gül Yarası”nda Fatma’yı “artist” olması için ikna etmeye çalışan da annesidir. Fatma’nın, sonunda hocasının anlattıklarına hak vermesi gibi, her insan, çocuk ya da büyük olsun, karşısına sunulan seçeneklerden doğru olanı bulmalı ve o yolda ilerlemelidir.

Mesut Uçakan’ın beyaz perdeye Çöküş ismiyle uyarladığı “Bir Avuç Ateş” romanında ise “Gül Yarası”nın aksine, oğlunun ahlakından endişe eden bir baba ve çevresine uyarak kötü alışkanlıklar edinen bir oğul anlatılır. İki nesil arasındaki iletişim probleminden, dinî öğretilere kadar birçok mesaj kitapta saklıdır ve her kitabında olduğu gibi, burada da bütün yaş gruplarına hitap eden bir konu ve akış vardır.

Hasan Nail Canat’ı her dönemde okumak

Her zaman, herkese söyleyecek bir sözü olmuştur Hasan Nail Canat’ın. Öğrenci yetiştirirken, bir oyunun provası için kafa yorarken, sahnede rolünü canlandırırken, televizyon projelerinde rol alırken ve o değerli satırları yazarken derdi hep aynıdır: İçinden geçen cümleleri insanlara en etkili bir biçimde anlatmak. Ardında değerini kaybetmeyecek eserler bırakan, gençleri yetiştirmenin kaygısını sürekli taşıyan bu güzel insanın eserlerini daha çok nesiller okuyacak inşallah.

 

Sümeyye Karaarslan dualarla yad etti

GYY'nin notu: Bu güzel kitapların kıymetini çokbilmişdindarçevre entelektüelleri bilir mi, hiç sanmam! O güzel kitapların çocukluğumdaki müstesna hatırası için 80'li yıllardaki basımlarına ait kapakları buraya koymayı vazife görüyorum. O kitaplar beni muhafazakar olmaktan korudu. Ümmet kaygısı nedir, 20. yüzyılda müslümanlık ne zor iştir, bunu öğretti. 11 yaşındaki çocuğa, ben çocuk Asım'a Afganistan'ı, Kırım'ı öğretti. Rabbim kabrini cennet bahçesi eylesin ey Hasan Nail canat! Canım güzel yazarım benim!

25606

25607

2560825609

25610

 

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2011, 23:36
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hatice hiranur
hatice hiranur - 8 yıl Önce

Hocamızın bir kaç fotoğrafınıda görseydik keşke. Allah c.c. gani gani rahmet eylesin. Kütüphanemin baş köşesidir her daim Yalnızlar rıhtımı. Ve tabi ki bir küçük osmancığımız var :) Ne güzel oldu onu hatırlamak...

Yeni nesil çocuklarına güzel içerikli kitaplar sunar bu nurlu adam bıraktığı eserlerle.

ABDULLAH
ABDULLAH - 8 yıl Önce

nur dağındaki çocuk, yaralı serçe, moskov mezalimi, günahkar baba, bir avuç ateş, bir küçük osmancık vardı v.b. tüm romanlarını bir solukta okumuştum H.Nail cana'tın romanalrını. bir ramazan günü sahurda canlı yayında hüseyin goncagül'den öğrenmiştim vefatını. Allah azze ve celle rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

Mehmet Şevket
Mehmet Şevket - 8 yıl Önce

Hasan Nail Canat; belli bir yaşa kadar benim için Afganistan'la Kırım'la özdeşleşmiş şahsiyet... Afgan cihadını, mazlumların feryadını çocuk aklımla onun kaleminden öğrenmiştim. Akşamları yatmadan okuduğum Yaralı Serçe'de, adeta Kerim'le bütünleşir, cepheden cepheye Yıldırım Reis ile koşardım. Kimi zaman Kerim'in yerinde olmak isterdim çocuk safiyetim ile... Kırımlı Murat'ın kısılıp kaldığı mağarada şehadetine gözyaşlarım ile eşlik ettim daha henüz katılaşmamış kalbimle...

Mehmet Şevket
Mehmet Şevket - 8 yıl Önce

Ardından düzülen methiyelere şahit olduk. Hayatında sana ve davana omuz vermemiş nice bezirgandan... Zihnimize nakşettiğin o ulvi duyguların harmanlandığı eserlerin; senin ardından yeniden, daha cafcaflı, daha albenili kapaklarla basıldı. Ama ne hikmetse kesip kırpıldı. Kerim'in, Reis'in ardından cepheden cepheye koşmaktan ötürü yıpranmış ancak dipdiri bir ruha sahip bedeni, çehresi, ondan fersahlarca uzakta anasının dizinin dibinde çikolata yiyip sütünü içen veletle yer değiştirdi...

Mehmet Şevket
Mehmet Şevket - 8 yıl Önce

Sonra ardısıra Günahkar Baba, Bir Avuç Ateş ve diğerleri... Dokuz on yaşlarındaki bir çocuğun muhayyilesini şuurlu bir surette şekillendiren insan; Hasan Nail Canat... Biz cihad şuurunu, zulmü, mazlumu o küçük aklımızla ilk senden öğrendik somut bir şekilde... Büyüdük ve hakkında daha birçok güzel şey öğrendik. Davanı sergilediğin sahnende seni göremedik ama TV ekranlarından da olsa, bize şuurlu olmayı öğütleyen dava erini gördük. Sonra vefa denen şeyin ne kadar ucuzladığını da...

Mehmet Şevket
Mehmet Şevket - 8 yıl Önce

Ama iyi ki sen görmedin. Şimdi eserlerini tekrar topluyorum sahaflardan. Tahrif edilmemiş ilk nüshalarını, safiyetini muhafaza eden ilk hallerini arıyorum çocuklarım için... Rabbim rahmetini esirgemesin üzerinden, esirgemeyecektir de inşallah... Nur içinde yat...

Engin Dinçer
Engin Dinçer - 8 yıl Önce

Küçükken bize düşünmeyi öğreten, hayal gücümüzü zenginleştiren, iyinin ve güzelliğin peşinde olmamızı bilinçaltımıza yerleştiren sevgili Hasan Nail Hoca... Allah rahmet etsin, cennette komşu senle komşu olacak kullarından kılsın bizleri... seviyoruz seni, her daim... şimdi kitaplarını çocuklarımıza okutuyoruz... büyük adamsın vesselam...

umut
umut - 8 yıl Önce

hasan nail canatın kitapalarını diger islami romanlarından ayıran fark hiç yanlış yola sapmadan doğruyu doğru bir istikamette anlatmış uslüp ve içerik olarak ,her romanı klasik yeşilçam gibi beşeri aşkla sulandıran digerleri gibi degil,kısaca islamı yine islamın kendi diliyle anlatmış ama nedense buna bile tahammül edemeyen timaş yayınları bir güzel kırpmış, içini boşaltıp sürmüş piyasaya, demek ki gözlerini para bürmüş başka nasıl olabilir ki ,ölen birinin ardından bu kadarına da vicdansızlık


banner8

banner19

banner20