banner17

Graffitiyi minareye çıkaran adam: El Seed

“…Bir gün var ya, bir gün bu Mağribli çocuklar, bir gün yakacaklar Paris’i…” diyor ya şair, işte o çocuklardan biri Tunus’tan kalkıp Paris’i yakmaya çoktan başlamış bile. Hatice Sarı yazdı.

Graffitiyi minareye çıkaran adam: El Seed

“…Bir gün var ya, bir gün bu Mağribli çocuklar, bir gün yakacaklar Paris’i…” diyor ya şair, işte o çocuklardan biri Tunustan kalkıp Paris’i yakmaya çoktan başlamış bile. Paris’in kenar mahallesi diyebileceğimiz bir bölgesinde yaşayan ve fakat sanatını dünyanın dört bir tarafında konuşturan bir çocuk bu; ismi El Seed. Tunus’ta bulunan Jara Camii’nin 57 metre uzunluğundaki minaresine muazzam bir graffiti ile Hucurat Suresi’nin 13. ayetini yazdı ve Tunus’a yolu düşen herkes gittikleri yerlerde El Seed’in muhteşem tasarımlarını anlattı.

1994 yılında yapılan ve 18 yıldır gri olan minareyi harika graffiti şeklinde ayet ile süsleme fikri, Paris’te yaşayan El Seed’i şairin bahsettiği çocukların yanına koyuyor bence. Çünkü modern sanatlarla uğraşan ve tasarımlarını dünyanın dört bir tarafına taşıyan Müslüman bir graffiti sanatçısı, en büyük eksikliklerimizden biriydi bana göre ve bu boşluğu El Seed ile dolduruyoruz. 

Tunuslu bir ailenin çocuğu olarak Paris’te dünyaya geliyor El Seed. 2000 yılında Fransa’da akşamları vakit buldukça Arapça öğrenmek için kursa gidiyor. O dönemde Arapça kaligrafiye de merak salıyor ve Fransa’da bu alanda üstad sayılabilecek birini bulamadığı için kendi kendine geçmiş dönemlerde yapılan tasarımlara bakarak bir tarz geliştiriyor. 2005 yılında ise asıl sanatı olan graffiti ile Arapça kaligrafiyi birleştiriyor ve ortaya ilk bakışta El Seed’e ait olduğunu kesin olarak anlayabileceğiniz muazzam bir tarz çıkarıyor.

Çizim yapmak en büyük tutkusu

90’ların sonunda graffiti ile tanışıyor el Seed. Çizim yapmak onun için büyük bir tutku. Graffitiye Müslümanca bir bakış açısı kazandıran El Seed, ilk olarak Tunus’taki Jara Camisi’nin minaresinde sergiliyor sanatını. Caminin minaresine “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık” ayetini yazıyor. Neden bu ayeti tercih ettiğini kendisine sorduğumda ise şöyle diyor: “Bu ayet dünya medyasında bizi birbirimizden ayrı gösteren taraflar için yine dünya çapında bir barış, tolerans ve kabul ayetiydi.”

Müslümanların birbirinden ayrı düşürülmeye başlandığı bu günlerde bize uyarı olan bu ayeti Jara Camisi’nin minaresine adeta nakşeden El Seed, Fransa’dan bütün dünyaya bu mesajı yaymakla görevlendirmiş kendisini sanki. Caminin imamı bu çizimi basit bir tasarım olarak görmemiş. Jara Camisi’nin minaresindeki El Seed çizimini görmek için dünyanın dört bir tarafından insan geliyor Tunus’a ve böylelikle ülkenin de en güzel anıtlarından biri halini almış oluyor bu minare.

El Seed’in bunun dışında onlarca ülkede onlarca tasarımı var. Cezayir’de, Brezilya’da, Mısır’da, Dubai’de ve geçtiğimiz haftalarda tasarımını tamamladığı Fransa’nın Paris şehrindeki Pont des Arts Köprüsü’ndeki tek tek çıkarılan kilitlerin bulunduğu duvarda harika Arapça graffiti tasarımları bulunuyor. 

İlk sergisini geçen sene açtı

El Seed dünya çapında Müslüman bir sanatçı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. 2014 yılının Ekim ayında Tunus’ta ilk kişisel sergisini açtı. Farklı ülkelerde yer alan graffitilerinin küçültülmüş tablo hallerini bu sergide sanatını seven herkesle buluşturdu. 

Çalışmalarının bir kısmını “Lost Walls” yani Kayıp Duvarlar adlı kitabında sergiliyor. Aynı zamanda bu çalışmalara nasıl başladığına dair bilgileri de kitabında bulabiliyoruz. El Seed duvarlara yazacağı yazıları veya hazırlayacağı tabloları seçerken bir hikaye içermesine büyük önem gösteriyor. Jara Camisi’ne yazdığı ayet bunun en büyük göstergesi şüphesiz. Medyada gösterilen İslam ve ayrıştırılan Müslüman algısını toparlayıcı bir niteliğe sahip olan bu ayet, El Seed’in de dünyaya yayılmasının önündeki en güzel basamak.

Bir gün Tunus’un Jerissa köyünde üzerinde “Zaman duruyor, hayat devam ediyor” yazılı harika bir graffiti çalışması yapıyor eL Seed. Geçmişte Jerissa bölgesi Tunus’un en zengin bölgesi olarak bilinirmiş. Demir yatakları burada bulunurmuş ve hatta Paris’teki Eyfel Kulesi’nin yapımında kullanılan demirler bu köyden sağlanırmış. Şimdilerde Jerissa adeta bir çöl bölgesi gibi ve o dönemden bu yana hiçbir gelişim gösterememiş. O nedenle zamanın durduğunu fakat hayatın devam ettiğini kendine has sanatıyla bu şekilde anlatmış El Seed Jerissa’da.

Bunun gibi farklı farklı hikayeleri var El Seed’in tasarımlarının. Fakat ayetleri graffiti ile duvarlara işlemesi, onu hepimizin gözünde çok ayrı bir yere taşıyor. Sanatını Allah’ın ayetlerini insanlara gösterebilmek için kullanan Müslümanlara ihtiyacı var yaşadığımız dünyanın… Modern sanat, işleyişler, renkler… Bunların hepsi Rabb’in sanatını modern hayata gösterebilmek için harika bir yöntem ve İslamiyet hayatı en nezih şekilde yaşamayı öğütlüyorken, sanatın en modern ve yüzyıla ait dokunuşlarını bunun için kullanmak, algıyı en doğru şekilde yönetmenin kendisi değil de nedir?..

Hatice Sarı yazdı.  

Güncelleme Tarihi: 30 Temmuz 2015, 11:17
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20