banner17

Fuat bir çağrıdır Çağlar'a

Fuat Çağlar ilahiyat bahçelerine sığmadı. Cephelere sığmadı, sığmadı bu dünyaya!

Fuat bir çağrıdır Çağlar'a

Bizim şehitlerimiz vardır. Bizim şehitlerimiz gül kokarlar. Zalime boyun eğmez, dünyalığı ellerinin tersiyle bir tarafa iterler. İşte o şehitlerimizden biri de Fuat Çağlar.

Grup Genç'in şehit Fuat Çağlar için bestelediği ezgi

Daha ömrünün en güzel yıllarını yaşarken, üniversitede tahsilini sürdürürken şehadete erişmişti Fuat Çağlar. Hep şahitlik etmişizdir ki şehit olanlar bir şehit gibi yaşamış ve bu dünyaya o şekilde veda etmişlerdir. İşte Fuat Çağlar'da da bunu görmek mümkün. Gençliğini şehit gibi yaşadı, şehit gibi yürüdü, şehit gibi tebessüm etti, şehit gibi baktı ve şehit oldu. Misak-ı Milli sevdalısı olmadı. Müslümanların yaşadığı her toprak parçası onun için vatan oldu, yurt oldu. İşte bu yüzden Tacikistan'a gitti ve orada şehadete ulaştı.

Fuat ÇağlarDaha lise yıllarında farklıydı diğerlerinden

Fuat Çağlar, gelişimini lise yıllarında başlatmıştı. Çoğu konuda bilinç ve sorumluluk sahibi olmayı bu yıllarda öğreniyordu. Ahlakı ve örnek davranışları onu diğer arkadaşlarından farklı kılıyordu. Bu şekilde de etrafında birçok arkadaşı oluyordu. Birçok meseleyi sorgulamaya, araştırmaya da lise yıllarında başlamıştı. Dersine giren hocaları da onun bu sorgulayıcı ve eleştirel yanını farketmişlerdi.

Filistin'e, Afganistan'a ve daha birçok müslümanların zulüm gördükleri, zor durumda oldukları topraklara bu yıllarda ilgi duymaya başlamıştı. Şehit haberlerini takip eden, onların sevdasına ortak olan bir hal almıştı.

Üniversite yıllarında Fuat denince akla ne gelirdi?

İmam Hatip'ten mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı Fuat Çağlar. Belki de Marmara İlahiyat, ömrünün en bereketli geçtiği dönemin bir parçasıydı. Bu dönemde öğrenci evlerinde kaldı. Yerinde durmayan, adeta kabına sığamayan, yüreği iman dolu bir yapıya sahipti. "Fuat" denildiğinde, arkadaşlarının aklına şu üç kelime gelirdi: İhlas, samimiyet ve kararlılık...

Bir süre sonra üniversite yaşantısını da sorgulamaya başlamıştı. Üniversitenin insan hayatındaki yerini, okul sıralarını, koridorları, üniversitedeki öğrenci yapısını düşünmeye başlamıştı. Arkadaşlarına her zaman, " Bir şeyler yapmalıyız, bu düzeni değiştirmeliyiz, değiştirmek için de cihad etmeliyiz." gibi sözler söylerdi. Bu dönemde bir süre gözden kayboldu. Hindikuş Dağlarına gitmiş, mücahitlerle aynı safta yer almıştı. Dağlarda arzusuna ulaşamadan Türkiye'ye gazi olarak geri dönmüştü.

Bu cihat, ondaki hırsı, azmi ve bilinci arttırarak çoğaltmıştı. "Afganlı’nın orada verdiği cihadı bizler de buralara taşımalıyız." diyordu öğrenci evlerindeki sohbetlerinde. Yaptıkları, onu okulda tanınan bir kişi haline getirmişti. Sürekli arkadaşlarına müslüman olarak kendilerine düşen görev ve sorumlulukları hatırlatan konuşmalar yapıyordu.Fuat Çağlar

Okulda yaptığı faaliyetleri arttırarak devam ettiriyordu. Afişler asıyor, konferans veriyor ve tebliğ faaliyetlerine devam ediyordu. Bir yandan da Müslüman Genç dergisine yazılar yazıyordu. Bitmek, tükenmek bilmeyen bir enerjisi vardı. Bosna Savaşı'nın ilk yıllarında Bosna'ya gitmişti. Müslüman kardeşlerinin yanında olmak, onlara yardımcı olmak amacıyla da bu cihada katılmıştı. Daha sonra Sudan'a gidip oradan yaşananlardan ders alıyordu. Zalimin olduğu her yerde Fuat Çağlar gücü yettiğince karşı koymak için yer aldı. Tek derdi ümmet bilinciydi. Zulüm gören kardeşlerinin dertleriyle dertlenmek.

Çok arzuladığı şehadete Tacikistan'da kavuştu

Son seferine çıkmadan önce yargısız infazla şehit edilen Mevlüt Demir'in kabrine gidip dua etti. Yaz başında farkında olmadan son seferine çıkıyordu. Yine Rabb’ine karşı tevekkül içindeydi. Bu kez yolculuk Tacikistan topraklarıydı. Bu yolculuğun bir özelliği de, daha dört ay önce evlenmiş olmasıydı. Ailesini Allah'a emanet ederek şehadet yolculuğuna başlamıştı. Tacikistan'a girerken namert bir şarapnel parçası genç ve iman dolu bedenine isabet edince Hindukuş Dağları'nda, Bosna'da, Sudan'da erişemediği şehadete Tacikistan topraklarında erişecekti. Böylece hayatı boyunca en çok arzuladığı mertebeye ulaşmış bulunmaktaydı.

Metin Yüksel'in, Sedat Yenigün'ün, Selami Yurdan'ın, Bilal Yaldızcı'nın yolunu sürdürmüş oldu. Şehit gibi yaşadı, şehit gibi dünyaya veda etti. Sömürgeci zalimlerle korkmadan mücadele etti, kurşun sıktı, evini ve ailesini terk etmek zorunda kaldı. Böylece bir neslin de bilincine bir şeyler kazımış oldu Fuat Çağlar giderayak. Allah şehadetini kabul etsin. Allah ondan razı olsun.

"Fuat'ım yiğidim

Kurban yoluna

Çok canlar feda ettik

Sevdan uğruna..."

Fuat Çağlar'ın cenaze merasimi

Fuat Çağlar

Cengiz Yalçınkaya ‘ne güzel şehadet’ diyerek yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2010, 18:30
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
RayaTüSSuuD
RayaTüSSuuD - 8 yıl Önce

( " Bir şeyler yapmalıyız, bu düzeni değiştirmeliyiz, değiştirmek için de cihad etmeliyiz." gibi sözler söylerdi.) ne güzel söylemiş burda yalnız cihad ın son evresidir silahla cihad türkiyede bir şeyler yapmak için düzeni değğiştirmek için elimizde çok imkan var türkiye türkler tarafından hürce yönetilirse tüm samimiyetimle söylüyorum Fuat Çağlar gibi arkadaşlarımızın cihada felan gitmesine gerek kalmayacaktır inşaallah...............

AliRıza Şan
AliRıza Şan - 8 yıl Önce

Allah razı olsun Cengiz kardeşim, inşallah Rabbim bize örnek almayı ve şehit gibi yaşamayı nasip eder....

Nihat Cenk
Nihat Cenk - 8 yıl Önce

doksan kuşağı İslamcılarının en bildik en mümtaz şahsiyetiydi Fuat Hoca. Onu arkadaşları çok sevdi. Dsotları sevdi. Beyazıt Meydanları çok sevdi... Tacikistan ve dünyanın mazlumları çok sevdi... Ve fakat Müslümanlar bugün bile çok az insan hariç ne Fuat Hocadan ne Bilal'den ne Bahattin Yıldız abiden ne de diğer şehilerden haberdar?! Kendi mirasını ve güzelliklerini kötü harcayan bir milletin nihayetindeki şu hali çok mu teaccüp ile karşılanmalı sizce? Zannımca zinhar acayiplik barındırmaz şu ha

AliRıza Şan
AliRıza Şan - 8 yıl Önce

Arkadaşım konuyu saptırmamak lazım. faşistçe anlaşılabilecek söylemlere düşmemeli. Şehide saygısızlık yapmış duruma düşmüş olursun...

adg
adg - 8 yıl Önce

IHL yurdunda bizimle hep ilgilenirdi, sonra ilerleyen zamanlardan birinde haberini aldık. Çok da algılayamamıştım, çocuktum, orta okuldaydım. En sevdiğim abimdi. Fuat abi bende hep merhamet silüeti gibiydi. Selam olsun Fuat abiye ve tüm şehitlere.

Habil Ademoğlu
Habil Ademoğlu - 8 yıl Önce

Rayatüssuud efendi.internet başındasın diye,kimse seni görmüyor diye niye ırkçı ve laubali söylemlere giriyorsun.hele son cümlen.ne yapıyorsun kardeşim sen?hangi hakla şehidin aziz hatırısına ırkçı bir söylem getiriyorsun?subhanallah!

RayaTüSSuuD
RayaTüSSuuD - 8 yıl Önce

AliRıza Şan arkadaşım her türk kelimesinin altında milliyetciliği ararsan dediğin doğru burası türkiyeyse türk demem o mana ya gelmez kanımca şimdi ben müslümanlarca yönetilseydi deseydim sen diğer yönetenler müslüman değilmiydi diye soracaktın sanırım hem ben türkler tarafından hürce dedim (bu aralar nedense dediklerim hep yanlış anlaşılıyor nedense ) ayrıca faşistce yazı yazacak son kişiyim hatırlatma babında .......

AliRıza Şan
AliRıza Şan - 8 yıl Önce

Yanlış anlaşılmak istemiyorsan kullandığın kelimelere dikkat edeceksin. Peki son cümleni nasıl açıklayacaksın ? 'Fuat Çağlar gibi arkadaşlarımızın cihada felan gitmesine gerek kalmayacaktır inşaallah...............' sen kimsin Allah'ın farz kıldığı Cihad'ın gerekliliğini sorgulamaya cür'et ediyosun.


banner8

banner19

banner20