banner17

Eren Safi, kuşağı içinde de farklı idi!

Eren Safi nereye adım atsa, oradan rahatlıkla bir değişim, dönüşüm ve atılım bekleyebiliriz. Ömer Yalçınova yazdı..

Eren Safi, kuşağı içinde de farklı idi!

Eren Safi, Kamaşır

Eren Safi’nin Kamaşır’ı  (2007, Büyük Harf y.), her şeyden önce bir değişim kitabıdır. 1990 öncesinde yazılan şiirler neredeyse sadece iki damardan ilerliyordu: Bunlardan biri, çoğunluğu oluşturan, İkinci Yeni’ydi; diğeri ise azınlıkta kalan, yine de bir şekilde söz sahibi olmayı başaran Behçet Necatigil-Attila İlhan’dı. Bir de ara şiirler var; yani biraz Attila İlhan, biraz Asaf Halet Çelebi, biraz İkinci Yeni. Tabi bunların kökleri de vardır. Mehmet Akif, Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve daha bir sürü isim, onlara şimdilik girmiyoruz. Fakat 90 öncesinde İkinci Yeni çoğaltımı şiirler dergilerde, kitaplarda, hatta gazete sayfalarında müthiş bir yer işgal ediyordu.

Sonuçta her şiir taklitten nasiplenir. Fakat nasiplenmekle yetinmezse bozulur. 80 Kuşağı, içinden çıktığı toplumsal şartların da etkisiyle “soyut şiir”i aşırıya vardırdı. Yazdıkları şiir “anlamsız şiir” kategorisinde bile değerlendirilemeyecek kadar kapalıydı. 90 Kuşağı bu yüzden şiirlerine çıkış noktası olarak ne 80 Kuşağını, ne de onun öncesinde yer alan, 60 Kuşağı’yla 80 Kuşağı arasındaki Ara Kuşak’ı aldılar. Direkt 60 Kuşağı’na atladılar. Bunda İsmet Özel ve Cahit Zarifoğlu’nun, 1980’lere kadar şiir üzerine konuşmaya devam eden İkinci Yeni şairlerinin (Sezai Karakoç, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Ülkü Tamer) etkisi yadsınamaz. 80 Kuşağı’nın iyi şairlerine baktığımızda da onların 60 Kuşağı’ndan çok çok nasiplenmiş isimler olduğunu görürüz.

Kamaşır, el aldığı 90 kuşağını da etkilemiştir

90 kuşağı tabir caizse surda bir gedik açtılar, mukaddes mi mukaddes. Bu gedikten geçişin, yani günümüz Türk şiirindeki değişimin adıdır Kamaşır. Abarttığımızı, Kamaşır’ın aslında böyle bir noktada konumlandırılamayacağını, hatta ve hatta aslında değişen hiçbir şeyin olmadığını, bizim yukarıda çizdiğimiz çizginin eksikliğini, yanlışlığını belirtecekler çıkabilir. Çıkıyor, çıkmaya da devam edecek.

Fakat dediğimiz gibi 1990 öncesinde yazılan şiirleri ve 2000 sonrası şiirin aldığı vaziyeti göz önünde bulundurduğumuz zaman, neyi işaret etmeye çalıştığımız daha net görülebilir. Kamaşır, duruşuyla, sesiyle, tekniğiyle, karşı çıkışıyla, sahiplenişiyle ve özellikle fikrî arka planıyla yalnızca yeni olmakla kalmıyor, Türk şiirinin gelinen noktasında, bir değişimin işareti, etkisi ve yol genişleticisi de oluyor.

Eren Safi, AtlılarKamaşır, el aldığı 90 kuşağını da etkilemiştir. “Yolun genişleticisi”nden kastımız odur. 90 kuşağının açtığı, denediği, uğraştığı alanda Kamaşır, belki 90 kuşağından çok daha cesurâne bir harekettir. 90 kuşağı saygın ve temkinli bir kazı çalışması yapıp petrolü bulmuşlardı. Eren Safi ve burada ismini sayamayacağım bir dizi şair de ortama adeta bodoslama dalmışlardır.

Hani şöyle: Ağabey kavgayı çıkarır. Arkada duran kardeş bağıra çağıra herife bodoslama dalar. Ona benzer bir tutum söz konusu: Hakan Arslanbenzer’in çıkardığı ve yazar kadrosunun çoğunluğunu 71’lilerin oluşturduğu Şehrengiz ve Atlılar dergileriyle, Eren Safi’nin Hakan Arslanbenzer’le birlikte çıkardığı ve yazar kadrosunun çoğunluğunu ‘80 doğumluların oluşturduğu Huruç dergisi karşılaştırıldığı zaman, anlatmaya çalıştığımız ince ayrım daha iyi fark edilecektir.

Eren Safi bugüne kadar yalnızca Kamaşır’ı yazmakla kalmadı

Getirip de bütün değişimi birkaç isme sabitlemeye çalıştığım sanılmasın. Türk şiirinin 2000 sonrası geçirdiği değişimi bütün ayrıntılarıyla yazacak olsam, bir kitap yetmez, birkaç cilt ansiklopedi yazmam gerekir. O yüzden Eren Safi’nin Kamaşır’ı üzerinden birkaç noktaya işaret etmekle yetiniyoruz. Bir tartışma arayışında olmadığımızı belirtmeden geçemiyoruz. Çünkü tartışma bitti. Şiirler yazıldı ve yazılmaya da devam ediyor. Artık ne İkinci Yeni, ne 60 Kuşağı, ne 80 Kuşağı kaldı. Günümüz şiirinde bazı şairler halen 71’lilerin ilk dönem şiirleriyle cebelleşiyor, onlardan bir türlü kurtulamıyor; bazı şairler ise geçmiş kuşakların çıkmazlarından çıkmış olmanın ferahlığıyla dolu dizgin gidiyor.Eren Safi, Huruç

Eren Safi bugüne kadar yalnızca Kamaşır’ı yazmakla kalmadı. Sözünü ettiğimiz değişimi yalnızca Kamaşır’la gerçekleştirmedi diyoruz. Kamaşır’ın beslendiği, büyüdüğü, filizlendiği bir ortamın oluşmasında; o ortamın Kamaşır’ı meydana çıkarmasında, yani çift yönlü bir etkinin de hesaba katılması gerekir.

Eren Safi nereye adım atsa..

Huruç dergisi, ismiyle müsemma, bir yarma, çıkış hareketiydi. Sonrasında Eren Safi bir kültür dergisi olan Kılavuz’u çıkardı. Şimdilerde çıkan bir sürü kitap dergisinin temelinde Kılavuz yatıyor. Kılavuz hakikaten planlı bir hareket gibi, bir kuşağa kılavuzluk etme vazifesini kendinde gören bir dergiydi. Asıl muhatabı İslamcı gençlerdi. Ve İslamcı gençlerin ayağına takılan birçok konu, isim, kitap, dosya Kılavuz sayesinde bertaraf edildi. Çok hızlı bir hareketti.

Eren SafiŞöyle söylenebilir: Kılavuz olmasaydı, halen biz bazı isimleri okuyalım mı okumayalım mı savaşı veriyor olabilirdik. Kılavuz bu yüzden bir yeniliğin, aydınlığın oluşturulmasında çok etkilidir. Burada da yine Eren Safi’nin değiştiren yönüyle muhatabız. Eren Safi nereye adım atsa, oradan rahatlıkla bir değişim, dönüşüm ve atılım bekleyebiliriz.

Şiiriyle bunu gerçekleştirdi. Yazılarıyla da gerçekleştiriyor. Şimdilerde Fayrap’ta ve Popülist Kültür Derneği’nin resmi sitesinde yazıyor. Ve söylemekte bir sakınca görmüyorum: Sitenin de rengini, sesini, duruşunu, üslubunu ve tarzını etkilemiştir. Birçok kişinin açmaktan çekineceği konuları Eren Safi’nin kaleminden okuyoruz. Hem de ne biçim! Tam bir huruç hareketi şeklinde.

 

Ömer Yalçınova yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Ağustos 2012, 15:56
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Sergilerdeki wren safi
Sergilerdeki wren safi - 6 yıl Önce

ANkara RTUK'te bir Ataturk fotograflari dergisi duzenlediydi Eren safi... Cok basariliydi Sahiden... Omer YalçinovaNin EREN SAFI nin portresini tamamliyordu

ali
ali - 6 yıl Önce

tanıdığım eren safi'yle, yazılarını ve şiirlerini okuduğum eren safi'yi karşılaştırıyorum. ömer yalçınova şiirlerini ve yazılarını okuduğum eren safi'yi anlatmış. konuştuğum eren safi şiirden, düşünceden konuşmaz. hoş sohbettir yani.

banner8

banner19

banner20