banner17

En güzel davulcu o!

Zeki Bulduk, dışarıdan gelen ürkek, titrek, acılı, kalbe dokunan bir serinlikte ve tedirgin davul seslerini yazdı.

En güzel davulcu o!

Davul kan mı kokar?Ramazan'da davulcular

Çağrı filminde bir sahne vardır; namaza müslümanların nasıl çağrılacağı üzerine konuşur sahabe. “Yahudilerde olduğu gibi, davulla çağıralım!” dediğinde bir sahabe,-güya- Hz. Hamza: “Olmaz! Davulda kan kokusu var…” der, sakalını sıvazlayıp. Davula gerilen keçi derisinden midir; yoksa başka bir sebepten mi “kan kokusunu” davula yakıştırmıştır senaristler bilmiyorum ama davul denilince aklıma önce düğün sonra da sahur davulcuları gelir. Bir de Afrika müzikleri gelir aklıma; kimilerinin tam tam diye aşağıladıkları.

Geçen yıl, bir kadın, Hanım Polat, Isparta’da insanları sahura kaldırmak için davulu omzuna almıştı. Televizyoncular davulcunun hikâyesini ekrana taşımışlardı. Belediyenin Ramazan davulcusu imtihanını geçmiş ve sahurda davul çalmaya hak kazanmıştı. Sekiz çocuğu vardı, kırk beş yaşındaydı ve kocası işsizdi.

Sokaklar tekin değil; bir de sen vurma davulcuma!

Davul sesi, uyku sırasında elbette bir ninni gibi gelmez insanların kulağına. Hele ki ritimsiz güm be de güm diye vurur, manisiz, sözsüz gürültü yapılırsa… Bunu yazıyorum ama aklıma, gecenin ikisinde ıssız sokağa çıkan o kadın ve onun gibi çaresiz, yılın üç ayında geçici işlerle evini geçindirmek için davulun askısını omzuna geçiren insanlar geliyor. Hani bir yazarın Sokaklar Tekin Değil adlı kitabı vardır; davulcular için söylenmemiş olsa da; sokaklar o saatlerde hiç de tekin değildir.

Ramazan'da davulcularYanına en büyük çocuğunu alan kadının, davuluna her vuruşunda yüreği güm güm eder. ‘Acaba birileri kızar mı’, ‘köşeden bir köpek çetesi çıkar mı’, ‘kendini bilmezin birisi sarkıntılık eder mi?’ diye.

Kaçıncı yüzyılda, ne zaman, ne sebepten “davulcular gecenin bir vakti omuzlarına davullarını asıp düşsünler sokaklara ve insanları sahura kaldırsınlar” diye bir karar alındı, bilmiyorum. Hele ki kurmalı saatlerin, ezan okuyan saatlerin devrinin bile kapanıp,” cep telefonlarının alarmıyla insanların istedikleri saatlerde uyandıkları bir çağda” davulcuların sokak sokak dolaşıp “gürültü” yapmaları birçok insana “akıl kârı” ya da “mantıklı” gelmeyebilir. O zaman da şunu derim; o davuluyla gecenin bir vakti kapımızdan vicdanın deriyi döven sesi olarak geçen insanların “asgari ücret” dahi alamadan yaşadıkları; zekatsız, fitresiz, hayırsız-hasenatsız, iyilikten uzak, keyif için birkaç dakikada asgaâri ücretten çok parayı havaya savuran insanların olduğu bir dünyanın mantıkla, akılla açıklanabilecek bir yanı olduğuna inanan beri gelsin!Ramazan'da davulcular

Bereketi çağırmanın Anadolucası

“Sahur yemeği yiyiniz. Çünkü sahurda bereket vardır!” diyen bir peygamberin ümmeti, sanırım bazen ritimsiz de olsa davul döverken fakirliklerini, garipliklerini, açlıklarını döven insanların kapılarından geçtiğini düşündüklerinde, göklerden bereket yağmaya oruç vaktine ermeden başlamış olacaktır kanaatindeyim.

Gülse Birsel’in yıllar önce yazdığı dokunaklı bir yazı vardı; Ramazana hürmet eden ya da hürmet etmeyen, bu topraklarda, bu kültürde doğmuş ve yaşayan tüm insanların can kulağına seslendiği; “Ramazan Davulcumu Geri Verin!” Bu çağrı, özellikle Ramazan davulunu yasaklayan belediye başkanları ve o semtlerin sakinlerineydi. Ezana tahammül edemeyen insanlar sahur çağrısı yapan, çocuklarına bayramlık değil, yaşamalık peşindeki insanların davuluna mı itibar edeceklerdi?! Hem, ülkedeki adaletsiz gelir dağılımının tam da pınar başında duran insanların semtlerinde yasaklanmıştı ilkin davulcuların mani sesleri...

Yaşamak için uyumayan insanlar

Dışarıdan davul sesleri geliyor; ürkek, titrek, acılı, kalbe dokunan bir serinlikte ve tedirgin. Birileri “caiz mi, değil mi” diye fetva ararken, ötelerden başka bir ses “susturun şunları” diye homurdanıyor olabilir. Ama, gecenin en koyu yerinden bir tebessüm gibi, yalnız bir gülme gibi Ramazan'da davulculargelen ses aslında vicdan ışığı gibi yanıp sönüyor. Ancak can kulağıyla o sesi dinleyenlerin yeşil ışığı gördüğü bir noktada...

Ve şimdi köpekler ürümeye başladılar! Bir davulcunun yüreği gibi titriyor ellerim. Ya köpekler davulcuyu kovalarlarsa; ya davulcu korkar da ‘bir daha davul çalmayacağım’ derse; o davulcunun çocuklarına “yaşamalık” bulguru, ekmeği, makarnayı, çayı kim alacak?!

Yaşamak için, diğer insanlar uyurken, tüm tehlikelerine rağmen, Allah’a sığınıp gecenin koynuna, sokağa yol alan davulcu kadın! Sen ne kadar güzel dövüyorsun vicdanımızı; davulun en incelmiş zarında. Allah çocuklarını aç, insanları merhametsiz bırakmasın!

Garip davulcudur adım

Ramazan’da doyar karnım

Orucunuz bereketli olsun

Uyanın ağalarım ışığınızda doyarım

 

Zeki Bulduk, sokaktan gelen davul sesine kulağını dayayıp yazdı manisini

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2010, 16:57
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Gül Eser
Gül Eser - 8 yıl Önce

hiç bu şekilde düşünmemiştim. ilkel bir yöntem olduğunu düşünüp, için için kızardım. ama haklısınız, kimse gecenin o vakti keyfinden davul çalıp gezmez. teşekkürler zeki bulduk.

Ahmet Faruk
Ahmet Faruk - 8 yıl Önce

deyince Mehterin baş enstrumanı KÖS ün vurmasıyla birazdan başlayacak Cenk'te akacak kanın kokusunu da çağrıştırdı bana . .

Allah’a sığınıp gecenin koynuna, sokağa yol alan davulcu kadın! Sen ne kadar güzel dövüyorsun vicdanımızı; davulun en incelmiş zarında.
Allah çocuklarını aç, insanları merhametsiz bırakmasın!
AMİN. BU GÜZEL BAKIŞLI KALBİN VE KALEMİN SAHİBİNİ ALKIŞLIYORUM.

banner8

banner19

banner20