Düşünce geleneğimize büyük emekleri var

Yetkin İlker Jandar, yazılı ve sözlü çalışmalarıyla, “düşünce geleneğimize açılan kapılar” sıfatını hak eden on değerli akademisyen ve araştırmacıyı yazdı..

Düşünce geleneğimize büyük emekleri var

 

Modern çağın hercümercini ve Batı’nın bilinçaltı istilasını yaşayan Müslüman kuşaklar için, düşünce geleneğimizi anlamak ciddi bir meseledir. Cumhuriyet devrinde Müslüman gençliğe düşünce geleneğimizin ana kapısını açan isim, şüphesiz ki üstad Sezai Karakoç olmuştur. Kendi tarihimizin ve düşünce geleneğimizin her bir sayfası, her bir düşünürü, her bir sanatçısı, üstadın külliyatında satır satır kodlanmış, tahkik ve tahlil edilmiş, ilim ve basiret süzgecinden geçirilerek günümüz insanının anlayabileceği şekilde idraklere sunulmuştur.S

Üstadın külliyatında Mevlana, İbn Arabi, Nizamülmülk, Fuzuli ya da Şeyh Galip geçmişten gelen sesler değil, günümüzün sorunlarına ışık tutan, çözüm üreten merkezlerdir. Fikirleri ve misyonları canlıdır, üretkendir. Şeyh Galip’te Fecir Devleti’nin temellerini görmek, yaşadığımız her sorunun, her çıkmazın kökünü ve çözümünü kendimizde aramak büyük bir davadır. Üstad, bu davayı eserleriyle bayraklaştırmış ve Müslüman gençliğin ruhuna yüklemiştir. Bu emanet hem büyük bir onur, hem de büyük bir şanstır bizim için. Gerçekten de üstad Sezai Karakoç’un eserlerine ve fikirlerine birinci elden muhatap olmak, ülkemiz Müslüman aydınları için geleneği anlamakta ve geleceği inşa etmekte üstün bir perspektif sunmaktadır.

aÜstaddan öncesinde ise Ahmet Hamdi Tanpınar vardır. Tanpınar geleneği anlamış ise de bu anlayışı bir misyona ve düşünce akımına çevirememiştir. Tanpınar’ın 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı muazzam eseri, yalnız geleneksel edebiyatımıza değil, medeniyet tarihimize de bir giriş kapısıdır. Bu eser, kıymeti bilinmesi gereken hazinelerimizdendir.Ali Nihat Tarlan

Ali Nihat Tarlan’ın Şeyhi Divanını Tetkik adlı eseri de düşünce geleneğimizi tahlil açısından bir metot oluşturan eserlerdendir. Şeyhi’nin şiirini, Arapça ve Farsça muadilleri ile birlikte tetkik eden Tarlan’ın bu eseri, alanında aşılamamış bir zirvedir.

Yakın bir zamana kadar, düşünce geleneğimizi anlamak konusunda önümüzdeki engellerin en tehlikelisi oryantalist çalışmalardı. Kelam, felsefe ve tasavvuf başta olmak üzere dinî ilimlerin her alanında Batılı akademisyen ve araştırmacıların eserleri bütün literatüre hâkim durumdaydı. Mevlana’yı, İbn Arabi’yi, Gazali’yi, İbn Sina’yı, velhasıl düşünce geleneğimizin en mahrem ve en derinlerde saklı hazinelerini Batılı akademisyenlerin süzgecinden geçmiş haliyle okumak, bin bir türlü tehlikeyi içinde barındırıyordu. Oryantalizm, Batılı bir zihnin ürünü olduğundan akademik düzeyde yanlış okuma ve anlamalar barındırdığı gibi, kasıtlı olarak yanıltıcı tahliller de sunuyordu.

Mustafa Tahralı, merhum Selçuk Eraydın, Mahmut Erol Kılıç ve İlhan Kutluer’in çalışmaları ile ülkemizde yeni bir dönem başladı diyebiliriz. Bu isimler hem tahkik ve telif eserleri ile, hem de yetiştirdikleri öğrenciler ile oryantalist literatürü kırmayı başardılar. Bugün düşünce geleneğimizi anlama yolunda bize büyük bir imkân sunan yeni kuşak akademisyenlerimizin yetişmesinde, öncü olarak büyük katkıda bulundular.

Bize göre, yazılı ve sözlü çalışmalarıyla, düşünce geleneğimize açılan kapılar sıfatını hak eden on değerli akademisyen ve araştırmacının listesini oluşturduk, umarız çalışmaları aynı gayret ve bereket ile devam eder:

e1.Ekrem Demirli: Özgün Füsus’ül Hikem Şerhi, Konevi Külliyatı tercümesi, Fütuhat-ı Mekkiyye tercümesi, Nablusi ve Kaşani’den yaptığı tercümeler, İbn Arabi Sözlüğü tercümesi ve İbn Arabi - Konevi düşüncesine dair telif eserlerinin yanı sıra, üç cilt tutacağını duyduğumuz yayına hazırlanan makaleleri,  üniversitede, İSAM’da, Balaban’da, Taksim’de verdiği seminerler… Ekrem Hoca’nın yazılı ve sözlü çalışmalarını saymak bile yorucu. Ancak hocanın daha birçok projesi olduğunu bilmek hepimiz için sevinç kaynağı durumunda. İbn Sina tercümelerindeki katkısı da Ekrem Demirli ismini geleneğe açılan kapılar listesine almamız için bir başka sebep.Ömer Türker

2.Ömer Türker: Ömer Hoca’yı İbn Sina külliyatının tercümesindeki büyük katkısıyla tanıyoruz. Ancak İSAM yayınları arasında neşredilen “İbn Sina Felsefesinde Metafizik Bilginin İmkanı Sorunu” adlı çalışması bile alanında başlı başına çığır açmaya yetecek derinlikte. Cürcani’nin Şerh’ul Mevakıf’ının tercümesi ile meşgul olduğunu biliyoruz. Fahreddin Razi üzerinde hazırlanan kapsamlı bir çalışmanın editörlüğünü yaptığını da Mustafa Demiray’dan öğrendik. Çalışmalarının devamını ümit ederiz.

Semih Ceyhan3.Semih Ceyhan: Okuyucunun şimdilik sadece Ankaravi’den yaptığı iki önemli tercüme ile tanıdığı (Hadislerle Tasavvuf ve Mevlevi Erkanı ve Mesnevi’nin Sırrı) Semih Hoca’nın, hem Mesnevi şerhleri, hem de Osmanlı tasavvuf düşüncesi üzerine yapacağı çalışmalar ile adını sıkça duyuracağına inancımız tam.m

4.Mustafa Koç: Mustafa Hoca kadri kıymeti bilinmeyen değerlerimizden biri. Muhyi-i Gülşeni’nin Baleybelen’ini tahkik ve neşretmesi, onu bu listeye almak için yeter de artar bile. Bu çalışması esnasında Mısır’a gidip hazretin türbesinin içine kadar girdiğini duymuşluğumuz da var. Ancak Kınalızade Ali Çelebi’nin Ahlak-ı Alai’sinin ve Ahçı İbrahim Dede’nin 4 ciltlik hatıratının neşri de en az Baleybelen’in neşri kadar önemli çalışmalar.  Mustafa Hoca’nın çok değerli projeleri olduğunu duyuyoruz. Allah kolaylık versin diyelim.

Safi Arpaguş5.Safi Arpaguş: Safi Hoca’nın “Mevlana ve İslam” ile “Mevlevilikte Manevi Eğitim” adlı eserleri şüphesiz Mevlana’nın ve Mevleviliğin doğru anlaşılması için önemli çalışmalar. Ankaravi’nin Minhac’ul Fukara’sını ve Aziz Mahmud Hüdayi’nin Sohbetler’ini neşretmesi ayrıca önemli. Ancak biz Safi Hoca’dan Mesnevi’nin Hindistan havzasındaki şerhleri konusunda ümitliyiz. Bu şerhlerin ülkemizde tercüme ve neşri işinin üstesinden gelebilecek bir isim Safi Arpaguş.m

6.Müfid Yüksel: Yaşayan bir medrese olan Müfid Hoca, Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe’ye aynı derecede vakıf olan müstesna isimlerden. İbn Fariz’i, Mevlana’yı, Molla Cezeri’yi ve Şeyh Galip’i birlikte okutup anlatabilecek derecede geleneğe vakıf. Şeyh Bedreddin ve Mehmet Ali Hilmi Dede Baba gibi, yanlış tanınan ve az bilinen iki önemli mutasavvıfın doğru anlaşılmasını sağlamıştır. Keşke hep bu tarz çalışmalara öncelik verse.

ö7.Ömer Mahir Alper: Felsefe ve kelam alanında önemli çalışmaları olan Ömer Mahir Alper’in bilhassa “Aklın Hazzı; İbn Kemmune’de Bilgi Teorisi”, “Açıklamalı Felsefe Eserleri Bibliyografyası”, “İslam Felsefesinde Akıl –Vahiy, Felsefe – Din İlişkisi” ile “Varlık ve İnsan; Kemal Paşazade Bağlamında Bir Tasavvurun Yeniden İnşası” adlı çalışmaları ufuk açıcı olup, bundan sonraki çalışmalarını kelam sahasında derinleştireceğini ümit ediyoruz.Cüneyt Kaya

8.Cüneyt Kaya: Bekir Karlığa ve Mahmut Kaya Hoca’nın izinden giden Cüneyt Kaya’nın “Varlık ve İmkan; Aristotales’ten İbn Sina’ya İmkanın Tarihi” adlı çalışması dikkat çekici. Mukaddime Tercümesi’nin neşrinde ve Gazali Konuşmaları’nın oluşumundaki katkısı ile Cüneyt Kaya ismi, önümüzdeki dönem için umut veren isimlerin başında geliyor.

Tahir Uluç9.Tahir Uluç: Tahir Uluç ismini “İbn Arabi’de Sembolizm” adlı çalışması ile tanıdık.  Ancak bu listedeki yerini Suhreverdi-i Maktul ve İşrakilik üzerine çalışmaları ile hak etti diyebiliriz. Hikmet’ül İşrak tercümesi ve “Suhreverdi’nin İbn Sina Eleştirisi” adlı değerli akademik çalışması ile Tahir Uluç, şimdiden İşrakilik konusunda referans kaynak konumuna gelmiştir.Eşref Altaş

10.Eşref Altaş: Tek bir kitap ile bu listeye girmeyi başaran ilk isim Eşref Altaş. Ancak bu tek kitabın “Fahreddin Razi’nin İbn Sina Yorumu ve Eleştirisi” olması herkes için yeterli olur sanırım. Eşref Altaş’ın akademik çalışmalarına devam etmesini ve bu tarz nice yeni kitap yazmasını dileriz.

Şüphesiz hem önceki nesilden hem de bu yeni kuşaktan ismini zikretmediğimiz birçok değerli akademisyen ve araştırmacımız vardır. Bu isimlerin sayısının ve eserlerinin artmasını can ı gönülden temenni ediyoruz.

 

Yetkin İlker Jandar yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Haziran 2013, 10:45
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Haşim Güngör
Haşim Güngör - 6 yıl Önce

örneğim fatih mehmet şeker bu adını anmadığınız kişilerdendir. yayınlanmış 7 çalışması olan şeker hoca, türklerin -gerek selçuklular gerek osmanlılar- islam tasavvurunu tasavvuf üzerinden okuyan ve geçmişten günümüze taşınan islam anlayışının sünni-hanefi-maturidi-nakşibendi-halidi olduğunu ve bunun da bu toprakların has rengi olduğunu ifade ediyor kısaca.

berre
berre - 6 yıl Önce

kendisinin kitabından istifade etmemizle beraber derslerinden de maximum derecede faydalanıyoruz.biz öğrencileri olarak yeni çalışmaları için Allah tan kolaylık diliyoruz.

Fatih Ender
Fatih Ender - 6 yıl Önce

herkese kitabını ve makalelerini okumalarını tavsiye ediyorum.eğer fırsat bulabilirlerse derslerine ya da konferanslarına katılıp fikirleri ve yorumlarını dinlemelerini tavsiye ederim. dikkate değer bir islam felsefecisi.

mehmet demir
mehmet demir - 6 yıl Önce

islam felsefesine katkısı gerçekten büyük ismi geçen kitabı okunmalı,klasiklere girer.

ayşe öztürk
ayşe öztürk - 6 yıl Önce

üç cildi merakla bekliyorum

banner19

banner13