banner17

Dünyada başarıyla sahnelemişti kulluğunu

Gösterişsiz bir hayat, kalender tavırlar ve mütebessim bir yüz ifadesiydi Hasan Nail Canat’tan zihinlerde kalan..

Dünyada başarıyla sahnelemişti kulluğunu

 

Görmek, herkese kısmet olmayan bir farkındalığın alameti; gördüğünü göstermek, gösterdiğiyle rehber olmak ise lider kişiliklerin belirtisidir.

İnsan bazen geç kalır güzel insanları yakından tanımaya. Geç kalır, onların duasını almaya. Selamın bereketiyle bereketlenmeye, muhabbetiyle demlenmeye geç kalır. İşte benim için O güzel insanlardan birisidir Hasan Nail Canat

Yazının gücüne hizmet aşkını da katıyordu Hasan Nail CanatHasan Nail Canat

İyi ki “Oku” emri var. Edindiği hayat tecrübesiyle kendisinden sonraki nesillere rota belirlemek adına iyi ki okunacak kitaplar bırakmış o güzel insan. İyi ki hayatı sahnelemiş. İyi ki okuyabilme idraki vermiş Yaradan… Kaç cana nasip olur ki gençlik romanları ile yol göstermek genç dimağlara? Bembeyaz sayfalara tefekkür lalesi çizmek, puslanan aynaları hayatın kesitleriyle silmek, gençliğin Hasan Baba'sı olmak kaç cana nasip olur?  Baba ki sahip çıkar evladına. Bakışlarıyla kucaklar, konuşmalarıyla yön verir. Nasihati salihtir, emeği helaldir, sevgisi hastır.

Hayat sahnesinde ağlayanı ve güleni ayna gibi yansıtmak, insanı insana göstermek ve seyircileri hakikat yoluna çekmek nasip olmuştu Canat’a. İnsanlara perde perde açıyordu gerçekleri… Sahne sahne sergiliyordu yaşamdan bölümleri. Oyunculara rol pusulasıyla hakikat denizinde yolculuk yaptırıyordu, kısmet edene hamd ile…

“Sanat sadece Hak için kullanılırsa makbuldür. Gerisi hikâye...” diyerek fikir deryasında yüzüyor, kıyılara vurmamak için de düşündükçe yazıyordu. Daldan dala savrulmamak için, yazının gücüne hizmet aşkını da katarak hayırlı amele dönüştürüyordu.

Gösterişsiz bir hayat, kalender tavırlar idi ondan zihinlerde kalan

İsmini dost meclislerinde sıkça duyduğum ender şahsiyetlerden birisiydi Hasan Nail Canat. Kime sorsam çalışkanlığı ile, masumiyeti ile, felsefî düşünce yapısıyla, samimiyetiyle bir şekilde dimağlarda veya gönüllerde yer etmişti. Ümmi olmasına rağmen sağlam bir inanca sahip olan bir annenin, Nakşibendi bir babanın evladı olması sebebiyle ruh dünyasında bâtıla meyledecek bir karmaşa yaşamamıştı. Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle, güzel ahlakıyla, günahtan sakınmasıyla gıpta edilecek bir insan olduğu kadar idealist bir kişiliğinin de olduğunu vurguluyordu herkes.

Hasan Nail CanatTiyatro sanatıyla İslam’a hizmet etmiş bir nefer olmanın asaletini taşıyordu üzerinde ebediyete doğru. Babasından aldığı eğitim ve imam hatip tahsiliyle beraber Büyük Doğu fikir kulübüyle yön bulan sanat anlayışını, sahneye eğitici fakat eğlenceli bir dille yansıtmayı başaran bir yenilikçiydi.

Kime sorsam gösterişsiz bir hayat, kalender tavırlar ve mütebessim bir yüz ifadesiydi ondan zihinlerinde kalan. Bir de ince zekâsıyla, mizahlı üslubu… Kendisine verilen kulluk rolünü hayatın sahnesinde Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla başarıyla sahnelemişti. Bu yolda yılmadan, yorulmadan, sebatla ilerlemiş; kalemin bereketiyle, körpe fidanları zemzemle sulayan yüreğiyle sessiz sakin ebediyete doğru akmıştı.

Sanat yolculuğunda imanın nurunu rehber edinmiş bir dava adamı olmak; hele kutlu bir davanın, ilahi bir davanın adamı olmak kaç cana nasip olur ki? Emek veren karşılığını illa ki bulacaktır. Bu karşılığın manevi hazzına erenlere ne mutlu! Yaptıklarıyla hoş sada bırakanlara ne mutlu!  Ne mutlu unutulmayanlara!

Bundan sonra bize düşen yakarış ikliminde avuç avuç dua göndermektir. 41 yıllık emeğe 41 kere şefaat et yâ Resûlullah. Cennetini hasbî emekçilerine nasip eyle yâ Rab…

 

Sergül Vural yazdı

Güncelleme Tarihi: 26 Haziran 2012, 14:37
YORUM EKLE
banner8

banner20