Dünya yolcusu: Rukiyye Bint Muhammed

"Dünyada imtihanlar kaçınılmaz bir gerçektir. Bu yolda sabrı ve tevekkülü kuşandığımızda başarılı olabilir, yola devam edebiliriz." Hüma Dergisi'nden Esma Nur Altan yazdı.

Dünya yolcusu: Rukiyye Bint Muhammed

İsminin anlamı gibi imtihanlara karşı “rükû eden”, iki hicret sahibi, âlemlerin en değerlisinin biricik kızıdır Rukiyye binti Muhammed. Babası Muhammed b. Abdullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) annesi Hatice binti Huveylid’dir (Radıyallahu Anha). Muhammedu’l Emin bir baba ve İslâm için tüm varlığını tereddütsüz şekilde vermiş fedakâr bir annenin evladı Rukiyye binti Muhammed. Miladi 602 yılında Mekke'de dünyaya gelmiştir. Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üçüncü çocuğudur. Yaşadığı dönemin etkilerinden arınmış sevgi, saygı, merhamet ve ahlak kavramlarıyla var olan bir evde büyümüştür. Adanmışlığı, fedakârlığı, sabrı ve dava şuurunu babasından ve annesinden yakînen öğrenmiştir. Güzel bir ailede yetiştiği için hayatı güzel başlamıştır. Güzel ahlakıyla ve marifetleriyle dönemin değerli hanımlarından olmuştur.  Ebu Leheb, oğlu Utbe ile Rukiyye’yi (Radıyallahu Anha) nişanlamak istemiştir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızının da rızasını aldıktan sonra Utbe ile nişanları ve nikâhları yapılmıştır.

Bu evlilik gerçekleştikten bir süre sonra Resulullah’a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) risalet davası gelmiştir. Bu davayı annesiyle beraber üstlenen ve ilk Müslüman olan kişilerden biri de Rukiyye (Radıyallahu Anha) olmuştur. Risalet davası yayıldıkça bu durumdan rahatsız olan müşrikler ses çıkarmaya başladılar. İçlerinde Ebu Leheb’in de bulunduğu müşrikler, Resulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yıldırmak için sebepler aramış ve eziyet etmişlerdir. Bir gün müşriklerin içinden bir tanesi; “Muhammed’i yeni görevinde kendi başına serbest bıraktınız. O’nu işinden alıkoymak mı istiyorsunuz? O hâlde kızlarını geri veriniz de onlarla meşgul olsun. Bu meşgale O’nu ıstıraba sürüklesin...” demiştir. Tebbet Suresi inince Ebu Leheb ve eşi daha da kinlenmiş ve hemen çocuklarının Peygamberin kızlarından boşanması için baskı yapmışlardır. Müşriklerden bir grup “Yeter ki boşanın sizi Kureyşli kadınlardan istediğinizle evlendiririz.” diyerek teklifte bulunmuşlardır.  Ebu Leheb çocuklarına, “Eğer Muhammed’in kızlarını boşamazsanız başım başınıza haram olsun. Sizinle bir daha yüz yüze gelmeyeyim.” diyerek tehdit etmiştir. Ebu Leheb’in çocukları çok ağır sözler söyleyerek kızlarını boşamışlardır. Rukiyye (Radıyallahu Anha) Utbe’den ayrılıp babasının evine dönmüştür.[1]

Sabır ve Nimet Kapısı

Resulullah da (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) biricik kızının bu şekilde zarar görmesinden dolayı üzülmüştür. Rukiyye (Radıyallahu Anha) da yaşananlar karşısında bir genç kız olarak oldukça kırılmıştır fakat Allah’ın kaderine iman etmiş ve sabrederek günlerini geçirmiştir. Aslında Allah Teâlâ Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) değerlisini küfrün yuvasından kurtarmış risalet davasının yuvasında korumuştur.

Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evinde yaşarken Allah karşısına Utbe’den çok daha hayırlı birini çıkarmıştır. İlk inanan on Müslümandan olan, dönemin soylu ve zengin ailesinden gelen ve haya abidesi olarak tanınan biri Rukiyye (Radıyallahu Anha) ile evlenmek istediğini söylemiştir. Bu kişi ileride İslâm’ın üçüncü halifesi olacak ve cennetle müjdelenen on isimden biri olan Osman b. Affan’dır (Radıyallahu Anh). Yaşanılan o üzücü olaydan sonra böyle bir kişi ile kızının evlenecek olması Resulullah’ın da (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içini rahatlatmıştır ve kızı da çok mutlu olmuştur. Rukiyye (Radıyallahu Anha) ile Osman b. Affan’ın (Radıyallahu Anh) arasında güzel bir muhabbet ve sevgi oluşmuştur. Evlilikleri Mekke’de konuşulan bir evlilik olmuş ve müşrikler Resulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızları üzerinden üzerek davasının bırakmasını isterken tam tersi güzel bir evliliğe sebep olmuşlardır.

İlk Hicret

Fakat risalet davası yayıldıkça müşriklerin kinleri daha da artmış zulümleri sınırlarını aşmaya başlamıştır. Bu baskılardan dolayı Resulullah on beş kişilik bir kafile ile Miladi 615 yılında (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Habeşistan’a hicret edilebileceğini söylemiştir. Bu kafile ile beraber Osman (Radıyallahu Anh) ve Rukiyye (Radıyallahu Anha) da hicret etmiştir.

Bu hicret Rukiyye (Radıyallahu Anha) için ağır bir imtihan sürecini daha başlatmıştır. Çok sevdiği ailesinden ve evinden uzak kalacak olmak onu oldukça yıpratmıştır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onların ardından “Selam olsun Osman’a ve ehline! Allah onlara büyük bir nimet bağışladı. Zira Osman, Lut’tan (a.s.) sonra ailesi ile hicret eden ilk kimsedir.” diyerek bu mübarek çifti anmıştır.

Hicretin verdiği üzüntü ve yolda yaşanılan zorluklar nedeniyle Rukiyye (Radıyallahu Anha)  karnındaki evladını kaybetmiştir. Ama yanında Osman (Radıyallahu Anh) vardır ve her zaman sevgi ve merhametle birbirlerine destek olmuşlardır. Allah bu vakarlı duruşun neticesinde onlara Abdullah adında bir oğul nasip etmiştir.

Bir Kayıp Daha

Habeşistan’da günler bu şekilde geçerken Mekke’den gelen  “Bütün müşrikler Müslüman oldu.” haberi hızla yayılmıştır. Bu durum karşısında hicret edenlerden bazıları Mekke’ye dönmüştür. Bu dönenler arasında Osman ve Rukiyye (Radıyallahu Anhuma) de vardır. Fakat bu asılsız bir haberdir. Mekke’ye geldiklerinde hiçbir şeyin değişmediğini müşriklerin zulümlerinin hâlâ devam ettiğini görmüşlerdir. Rukiyye (Radıyallahu Anha) geldiği gibi ailesinin yanına gitmiş, herkes ile görüşmüş hasret gidermiştir. Fakat annesini her sorduğunda kimse cevap veremeyip ağlamıştır. Annesi, Hatice (Radıyallahu Anha) vefat etmiştir ve Rukiyye (Radıyallahu Anha) yıllarca annesini göremeden yaşamış, vefatında da yanında bulunamamıştır.

Tam ailesine kavuşmuşken tekrardan bir hicret emri gelmiştir. Bu sefer Medine’ye hicret edilecektir. Osman (Radıyallahu Anh) ve Rukiyye (Radıyallahu Anha) hazırlıklarını yapıp yola çıkmışlardır. Bu hicret mübarek ailenin ikinci hicreti olmuştur ve o nedenle “Zatu’l Hicreteyn (İki hicret sahibi)” olarak anılmışlardır. Burada yeni hayatlarına başlamışken oğulları Abdullah’ın gözünü bir tavuğun gagalaması sonucu kaptığı mikroptan dolayı evlatlarını kaybetmişlerdir. Annesinin gidişine ve yeni hicret ile ailesinden tekrar kopuşuna alışamamışken şimdi de oğlunu kaybetmiştir. Rukiyye (Radıyallahu Anha) birçok imtihan ile karşılaşmıştır ve o bu imtihanlara isyan etmemiş aksine sabrı ile bizlere örnek olmuştur.[2]

Yolun Sonu

Hicretin on altıncı yılında Bedir Gazvesi için hazırlıklar yapılmaya başlanmıştır. Fakat Rukiyye (Radıyallahu Anha) kızamık hastalığına yakalanmış ve durumu günden güne ağırlaşmıştır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızını hasta yatağında bırakarak gazveye gitmek zorunda kalmıştır. Osman (Radıyallahu Anh) eşinin yanında olduğu için gazveye katılamamıştır. Rukiyye (Radıyallahu Anha) daha 22 yaşında iken bu hastalık neticesinde vefat etmiştir. Ümmü Eymen (Radıyallahu Anh) yıkayıp kefenlemiş ve Osman (Radıyallahu Anha) cenaze namazını kılarak eşini Cennetu’l Baki’ye defnetmiştir. Tam defin sırasındayken Bedir Gazvesinin zaferinin müjdesi Medine sokaklarında yankılanmaya başlamıştır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir müjde ile Medine topraklarına girerken evladını daha 22 yaşında iken kaybetmiştir.

Bedir Gazvesi’nden sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Rukiyye’sinin kabrini ziyarete gittiğinde Fatıma’yı (Radıyallahu Anha) kardeşinin mezarında ağlarken görmüştür. Baba kız yaşadıkları bu acı karşısında sessizce ağlamışlardır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fatıma’sına dönmüş ve gözyaşlarını elbisenin bir ucuyla silmiştir.

Peygamber olmak, Peygamberin kızı olmak bu yolda imtihansız yaşamak değil imtihanlarla yoğrulurken örnek bir şahsiyet olmaktır. Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kızı Rukiyye 22 yıllık ömrüne iki hicret ve birçok imtihanı sığdırdı. Tüm yaşananların ardında ise vakarlı bir duruş bıraktı.

Allah onlardan razı olsun.

Esma Nur Altan

Hüma Dergisi, Sayı:19

Dipnot:


[1] Rukiyye, İslâm Ansiklopedisi

[2] Rukiyye bint Muhammed ve Ümmü Külsüm binti Muhammed, Peygamberimizin Ailesinde Kadınlar, Diyanet Tv

https://www.youtube.com/watch?v=j28y4UUNK_c

Yayın Tarihi: 02 Kasım 2022 Çarşamba 12:30
YORUM EKLE

banner19

banner36