Divan edebiyatına âşık bir akademisyendi Çavuşoğlu

Divan Edebiyatı alanındaki çalışmaları ile tanınan ve aramızdan genç yaşta ayrılan Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu’nun 29. ölüm yıldönümü münasebetiyle Mustafa Uçurum yazdı.

Divan edebiyatına âşık bir akademisyendi Çavuşoğlu

İnsanlar ortaya koydukları eserler ile yaptıkları işlerine olan tutkularını somutlaştırmış olurlar. Çalışmalarındaki titizlik, gözettikleri hassas denge, onları işlerine tutkun olarak tanımamıza sebep olur. Böyle insanlar çevremizde ender bulunur. Çünkü iş, aş, kariyer davası derken ne yazık ki birçok insan, birçok önemli yetenek istemediği mesleği yapmak zorunda kalır ve sonunda monoton iş hayatında günübirlik işleri yaparak ömrünü harcar geçer.

Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu’nun Eski Türk Edebiyatı alanındaki çalışmalarını yıllar var ki bilirim, takip ederim. Onun hayatında dikkatimi çeken en dikkate değer nokta, tercihlerinde verdiği karardı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanıp bir süre o bölüme devam eden Çavuşoğlu, sonra içindeki edebiyat sevgisine kulak veriyor ve Edebiyat Fakültesi’ne geçiyor. Bir tarafta hukuk fakültesi varken o sevdiği işi yapmak istediği için edebiyata devam ediyor. Mehmet Çavuşoğlu’nun kısa sayılabilecek ömrüne sığdırdığı çalışmalarında görüyoruz ki o, edebiyata ve özellikle divan edebiyatına tutkuyla bağlı bir akademisyendi. Aldığı kararda da ne kadar isabetli olduğunu eserleriyle herkese göstermiş oldu. 

Hayatı, Divan Edebiyatı Olmuştu

Edebiyat fakültelerinde Divan Edebiyatı üzerine birkaç kelam edilecek olsa mutlaka anılması gereken isimler vardır. Yaptıkları çalışmalarla, ortaya koydukları eserlerle bir adım önce olan bu isimler severek yaptıkları işlerini ilgisi olan herkese ulaştırmak için büyük bir çabanın içine girmişlerdir.

Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu, edebiyat fakültesini bitirdikten sonra yüksek lisans tezinden başlayan bir yoğunlukla divan edebiyatına yönelir. “Yenişehirli Yahya Bey Divanı” ile başlayan divan edebiyatı çalışmaları ömrünün sonuna kadar devam eder. Doktorluk ve doçentlik tezleri de yine divan edebiyatı üzerine, bugün dahi kaynak olarak kullanılan eserlerin vücuda gelmesiyle neticelenir.

Mehmet Çavuşoğlu divan edebiyatı ile o kadar içli dışlıdır ki içindeki sese kulak vererek aruzla şiirler yazmaya başlaması da bu ilginin sonucunda gelişmeye başlar. Çevresindeki herkese divan edebiyatı sevgisini aşılamak için elinden geleni yaptığını söyler dostları. Arif Nihat Asya, Galip Erdem ve birçok isim onunla divan edebiyatı sohbetleri yapmaktan keyif alan isimler arasındadır.

Hem Öğrenen Hem Öğreten Bir Hocaydı

Divan edebiyatı kaynak kitabı olarak elinize bir eser aldığınızda bu eser ya Çavuşoğlu’na aittir ya da ondan ilhamla hazırlanmış bir çalışmadır. O, kısa süren ömrü hayatında o kadar çok eser ortaya koymuştur ki divan edebiyatı alanında söz sahibi olmayı hak etmiştir. Necati Bey Divanı, Yahya Bey Divanı, Hayreti Divanı ve divan edebiyatı üzerine hazırladığı kitaplar her zaman ilgiyle karşılanmıştır.

Bir söyleşisinde; “Divan Edebiyatı’nı tanıdıkça sonsuz bir ummanda seyahat ediyormuş gibi rahatlıyorum.” sözleri onun öğrenme aşkına da iyi bir örnektir. Öğrenciler yetiştiren, birçok akademisyenin Türk Edebiyatı’na kazandırılmasına zemin hazırlayan Çavuşoğlu hakkında Zeynep Kerman’ın şu sözleri de hocanın işine olan bağlılığını göstermektedir. “Bazı sabahlar, Çavuşoğlu ile Kaplan hocayı bir beyit üzerinde konuşurken bulurdum. Bu çok zevkli bir sohbetti, hemen bir iskemleye çöker, onları hayranlıkla dinlerdim. Eski Türk edebiyatının efsane hocası Ali Nihat Tarlan’ın bayrağını o devralmıştı, sanki zamanının az olduğunu hissetmişçesine, sabahlara kadar çalışırdı.”

Bu tespiti Eski Türk Edebiyatı alanında çalışan birçok kişiden duymanız mümkün; Ali Nihat Tarlan’dan sonra Eski Türk Edebiyatı alanında söz sahibi olacak isim Mehmet Çavuşoğlu’dur. Yaşadığın dönemde de bunu başarmıştır.

Yaşı 51’di bir trafik kazasında aramızdan ayrıldığında Çavuşoğlu’nun. İşinin ehli birçok isim gibi çalıştığı alana damgasını vurarak bu alemden göçen hoca, yaşasaydı daha neler yapabilirdi diye düşündürüyor onu tanıyan herkesi. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2020, 16:29
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26