banner17

Dik durmaya tarihten bir örnek

Muhammet Esiroğlu arkadaşımız, vakar sahibi bir tarihî kişiliği anlattı: Zenci Musa… Peki onu 'özel' kılan ne bizim için?

Dik durmaya tarihten bir örnek

Osmanlı’yı Osmanlı  yapan birçok değerli şahsiyetler var. Özellikle Osmanlı’nın son dönemlerinde Osmanlı’yı ayakta tutan bu şahsiyetler ümmetin bekası için canlarını feda etmekten kaçınmamışlar. İşte bu şahsiyetlerden birisi de Sudanlı Zenci Musa. Akif’in Safahat’ında:  

Eşref Bey’in emir eri Zenci Musa

Omuzundan arşa yükseldi nebi İsa… 

diyerek övdüğü şahsiyet Sudanlı  Zenci Musa’dır. 

Sudanlı Zenci MusaSudanlı Zenci Musa Osmanlı  idealleri için ömrünün sonuna kadar mücadele etmiş kahramandır.  

Aslen Sudanlı olan Musa Girit’te dünyaya geldi. Dedesi tarafından iyi bir Müslüman ve Osmanlı olarak yetiştirilen ve sonra Libya’da Kuşçubaşı Eşref’in himayesine giren Zenci Musa, ölene kadar Osmanlı idealleri uğrunda çalışmıştı. İki metreyi aşan boyu, yiğitliği, heybeti ve cesaretiyle tam bir kahramandı.  

Osmanlı altınlarını kurtarıyor!

Zenci Musa Trablusgarp’ta Şeyh Sunusi ve Türk subayların önderliğinde İtalyanlara verilen mücadelede büyük kahramanlıklar sergilemişti. Nerede görev verilirse seve seve yerine getiren Zenci Musa, üstün başarısı ile İslam âleminde de dikkat çekmeye başlamıştır. Buna dair bir örnek şöyledir:

Eşref Paşa ve ekibine Yemen’deki Yedinci Ordu’ya altın götürme görevi verilir. Eşref Paşa komutasında Zenci Musa’nın da aralarında bulunduğu ekip Medine’ye varır. Buradan iki gruba ayrılarak Yemen’in yolunu tutarlar. Fakat yolda İngiliz-Bedevi askerleri tarafından kıstırılırlar. Eşref Bey, ekibi ile birlikte düşmana karşı direnirken Zenci Musa, yanına aldığı birkaç adamla birlikte altınları düşmanın eline geçmeden kaçırır. Eşref Bey İngilizlere eşir düşerken Zenci Musa ise altınları Yedinci Ordu’ya teslim etmeyi başarır. Bu olay İngiliz basınında da geniş yer bulmuştur.   

‘Fakir milletten emekli maaşı almam!’ 

Birinci Dünya Savaşında gösterdiği başarılarla dikkat çeken Zenci Musa, savaş sonrasında Anadolu’daki milli mücadeleyi desteklemek için İstanbul’a gelir. Maddi olarak sıkıntılı bir dönem yaşayan Zenci Musa’yı bir ikindi namazı çıkışı Ali Said Paşa görür. Paşa, Zenci Musa’nın zor durumda olduğunu anlar ve ona emekli maaşı bağlamak ister. Fakat fiziki olarak yiğit olan bu insan gönül yiğitliğini de göstererek tarihin ibretlik sayfalarında yer alacak şu cevabı verir:“Paşam, ben bu fakir milletten emekli maaşı alamam”. Bunun üzerine Karaköy Gümrüğü’nde kâhyalık yapması istenmişse de, Zenci Musa, “Ben kâhyalık yapmam, onu yaşlı bir Müslüman’a verin. Orada hamallık varsa yaparım” diyerek hamal olarak çalışmaya başlamıştır. 

İşgalci komutana rest çekti

İşgal kuvvetlerinin komutanı General Harrington, Zenci Musa’nın gümrükte hamallık yaptığını  öğrenir. Generalin, Zenci Musa’ya, kendisi ile çalışması karşılığında istediği kadar altın vaat etmesi karşısında haysiyet timsali kahramanın verdiği cevap İslam ümmetinin mensubu olmanın şahsiyetli duruşunu sergilemektedir. Zenci Musa generalin teklifini, “Her teklif herkese yapılmaz. Bu sözleriniz beni ancak rencide eder. Benim bir devletim var: Devlet-i Osmanî; bir bayrağım var, ay-yıldızlı bayrak; bir kumandanım var, Eşref Bey. Bu iş daha bitmedi, sizinle mücadelemiz devam edecek” diyerek geri çevirmiştir.  

Öldüğünde terekesinden ne çıktı?

Zenci Musa işgal döneminde gündüz hamallık yaparken gece Anadolu’ya silah kaçırırdı. Bir süre sonra vereme yakalanan Zenci Musa Özbekler Tekkesi’ne yerleşir ve hastalıktan kurtulamayarak vefat eder. Bavulundan Osmanlı haritası, Eşref Bey’in resmi ve kefen bezi çıkar.  

Hangi kahramanlarla var olduğumuzu anlamak için tarihe bakmak gerekiyor. Vatanseverlik adına nutuk çekenlere, köken arama telaşına girenlere 'biz' olma dersi veren bu şahsiyetleri kahraman yapan, ne kafatasının şekli, ne bilmem kaçıncı kuşaktaki ceddi ne de rengiydi; göğsünde taşıdığı iman idi!    

 

Muhammet Esiroğlu tarihin sayfalarını çevirdi.

m.esiroglu(at)hotmail.com

Güncelleme Tarihi: 03 Nisan 2010, 12:13
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
halis özkasap
halis özkasap - 9 yıl Önce

tarihimiz o kadar büyük ki. Büyük tarihin büyük insanları olur. ama bize bu büyük insanları unutturmuşlar. bu insanlar bizim göğsümüzü kabartmak için değil, imanımızı arttırmak için varlar. Tarihin tozlu sayfalarındaki güzide insanları eşelemeye devam kardeşim...

Melih Koşucu
Melih Koşucu - 9 yıl Önce

Böyle yiğit şahsiyetleri hatırlamak ve tanımak ne güzel bir şey. İçinde bulunduğumuz murdar hale rağmen böyle zatların varlığından haberdar olunca ümitvar oluyor insan.

Mehmet Necip
Mehmet Necip - 9 yıl Önce

Bilmem yakıştırmalı mıyız kendimize ama; Endülüs'teki son İslam toprağını da İspanyollara teslim eden Abdurrahman'a annesinin dediği gib; ağla oğul ağla, erkekler gibi döğüşmedin, kadınlar gibi ağla, demek düştü payımıza...
Bu mübareğin sahip olduğu hassasiyete sahip kaç kişi kaldı şunun şurasında, üç beş kişi nesli tükenmiş.
Allah Allah nidaları ile çarpışan ordu mu; o da ne azizim? Bilen varsa beri gelsin. Ağlamak düştü payımıza, ama anlamak da gerek... Müsterih olmalı... Selametle.

banner8

banner19

banner20