Dertlilerin Uğradığı İnsan: İbrahim Beğen

Bazı insanlar vardır derdinize derman olduğu gibi bir aksiyon adamıdır da...

Dertlilerin Uğradığı İnsan: İbrahim Beğen

 

İbrahim Beğen ile ilk Liman Gençlik Merkezine başlayacağım zaman yönetim kurulu toplantısında tanışmıştım. İlk görüşte insanın dikkatini çeken bir özelliği olduğu gözüküyordu. Hareketli ve dinamik yapısı ile dikkatleri topluyordu. Söylemek isteyip aslında söylemediği çok şey olduğunu laf dokundurmalarından belli oluyordu.

Zamanla İbrahim Beğen’i gördükçe ve tanıdıkça sevmemenin mümkün olmadığını gördüm. Bana verdiği sözü de tutup sürekli yanımda yer aldı. Neredeyse her gün uğradığı gibi kendisinden bir yardım istediğimizde de hiç yüksünmeden bunu yerine getirdi.

Hem baba hem hoca

Asıl İbrahim Beğen’i İbrahim Beğen yapan babasıdır. Kendi ifadesiyle Babam öyle metanetli durmasaydı benim gibi bir haylazın düzelme ihtimali yoktu. Yine kendi ifadesi ile babam, benim ne yaptığımı bilir ama bilmez gibi davranarak kendiliğimden düzelmemin zamanını bekleyerek aslında benim sürekli bir utanma duygusu içinde kalmamı sağlayarak ıslah olmamı sağlamış oldu. Babası ise Humeyni lakaplı bir imam idi. Dursun Hoca cemaat tarafından davet edilerek camilere tayini çıkardı. Sevilir ve sayılırdı. Ama o seksenli yıllarda İran İslam Devriminin de sıcaklığı yüzünden kendisinin devrimci yönü yüzünden Humeyni lakabını almıştı. Halen camilerde görev yaptığı mekanlarda ancak Humeyni Hoca derseniz tanınabileceği söylenmektedir.İbrahim Beğen

İbrahim Beğen, babası İstanbul Akıncılarından olduğu için doğal olarak Milli Görüş çizgisinde yetişti. İstanbul İmam Hatip Okulunda eğitim gördü. Futbolculuğu ve haşarılığı ile maruf olan İbrahim Beğen, aynı zamanda tekstil sektöründe de çalışmışlığı bulunuyor. Fakat babasının 1988 yılında vefatı ile birlikte Bayrampaşa’da ortaöğretim çalışmalarında bulunmuş ve Milli Gençlik Vakfının ortaöğretim başkanlığını yürütmeye başlamıştır. Orada güzel çalışmalara imza atmış ve gençlerin yetişmesinde büyük emek vermiştir. Ayrıca bu noktada İbrahim Beğen, özellikle haylaz çocuklarla iletişim kurmayı rahatlıkla başarabilmiş ve o çocukları yetiştirerek güzel insanların çoğalmasına katkıda bulunmuştur.

Sevenlerinin dilinden

İşte Oğuz Tekin, İbrahim Beğen’in emeğinin geçtiği isimlerden biridir. Bu genç adam, Liman Gençlik Merkezinin kuruluşundan itibaren bütün yükünü çekmiş bir güzel insandır. Onun anlatımı ile İbrahim Beğen, çocuklarla ders yapmayı daha eğlenceli hale getirmeyi severdi. O çocuklarla bir ders mantığı içinde beraber olmazdı. O tam bir muhabbet ve sohbet delisiydi. Çocuklarla muhabbet ederken onlara ayetler ve hadisler eşliğinde işlemek istediği konuyu güzellikle anlatırdı. Böylece çocuklar ders yapmadan ama derste öğreneceklerini öğrenmede zorlanmazlardı. Bu gerçekten güzel bir yöntem…

Yine Oğuz’un aktarımı ile yine böyle bir muhabbet ortamında öğrencilerle yapılan müzakere uzamıştı. Konu uzadıkça uzuyordu. En son dayanamayan İbrahim Beğen, Arapça cümleler kurarak onlara ayet okuduğunu söylüyor ve buna dair söyleyeceğiniz bir şey var mı diye soruyor. Çocuklar Allah ayette böyle demişse mesele bitmiştir diyorlar. Konu bitiyor ve dağılıyorlar. Ertesi günü İbrahim Beğen, vakfa geliyor ve yüzü mütebessim... Biraz da alaylı bir tebessüm bu... Çocuklar soruyor, niye gülüyorsun, diyorlar. O da dün size ayet diye okuduğum Arapça cümlenin meali: ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ idi, diyor ve basıyor kahkahayı… Aslında bu çocuklar için paha biçilmez bir ders oluyor tabii ki…

Kamp, insan yetiştirir

Özellikle eğitiminin en büyük özelliği gezi ve kamp çalışmalarıdır. İbrahim Beğen, eğitimin bereketinin bizzat uygulamada olduğunu çocukların birlikte kalarak bir ünsiyet geliştirmelerini ve böylece sevgi ortamında bir şeylerin öğrenilmesinin daha kolay olduğunu düşünüyor ve uyguluyor. Bu sene Liman’da da yaz gezilerinin uygulanmasında büyük emeği vardır.

İbrahim Beğen

İbrahim Beğen demek aynı zamanda bir şeyleri canlı tutmak demektir. O yüzden 90lı yıllarda başladığı çalışmalarını bir Kitap Cafe açarak taçlandırmış ve böylece gençlerle diyalogunu kitap üzerinden sürdürmeye çalışmıştır. Halen kitap ve kırtasiye işleri ile meşgul olmaktadır. İbrahim Beğen, insanla ilgilenmeyi bir yaşam tarzı olarak seçmiştir.

Oğuz’un deyimi ile İbrahim Beğen asla kimseye sırtını dönmez ve asla kimseyi yarı yolda bırakmaz. Kaç insan bu güveni verebilir ki? İşte böyle bir insan aynı zamanda nerede duracağını da çok iyi bilir. Kendisi ile ara sıra yaptığımız sohbetlerin temel konusu İslamcıların içinde bulundukları durumun sebepleri ve aslında türedi bir yapıdan kaynaklanan olumsuzlukların yeniden giderilebilmesi için geleneğin çok ciddi bir şekilde anlaşılması ve geleneğe uygun bir yapıyı yeniden inşa etmektir. Modern hayatı eleştirirken dile getirdiği kavramlar önemlidir. Örneğin şans kavramının seküler boyutuna yaptığı gönderme gibi hayatımızda bulunan kimi kavramların aslında seküler kültürün taşıyıcı sütunları olduğuna dikkat çekerek nasıl bir uyanıklılık içinde olmamız gerektiğini hatırlatır.

İş bitirmek çaba ister

İş bitiriciliği ve eline aldığı bir işi rahatlıkla yapacağına dair yaydığı güvence de çok enteresandır. Çok az insan bu güvenceyi yayabilir. İçeri girerken yüksek sesle selam vermesi ve çocuklarla ayaküstü hemen küçük bir noktadan hareketle normal bir şeymiş gibi davranarak çocuğun aklını çalıştırmasına vesile olması önemli ve dikkate alınması gereken bir özelliktir.

Son okuduğu kitap sufilerin klasikleri arasına giren Kuşeyri Risalesiydi. Bana uğradığında kitaptan alıntı yaparak ya bugüne kadar biz niye bu kitabı okumadık diye hayıflanırdı. Çok iyi kitap kurdu olan İbrahim Beğen, İsmet Özel’i çokça önemser, Abdurrahman Arslan gibi düşünürlerin okunması gerektiğini dile getirirdi. Sezai Karakoç gibi üstadların yeterli ilgiyi göremediklerinden yakınırdı…

Velhasıl İbrahim Beğen, sıcaklığı, ataklığı ve Geleneğin insani yüzüne yaptığı vurgu ile güzel bir insandır… Tanıdığıma sevindiğim insanlardan biridir. Ayrıca bana ve liman’a gösterdiği sıcak ilgi içinde müteşekkiriz…

Liman’ın kapısından içeri girerken ‘ihtiyar’ muhabbete geldim demesi kulaklarımda çınlıyor…

Abdulaziz Tantik

 

Güncelleme Tarihi: 21 Kasım 2011, 23:10
YORUM EKLE
YORUMLAR
ş.h
ş.h - 8 yıl Önce

İnsanlara bir çok özellik kazndırabilirsiniz ama fedakar edemezsiniz.İnsan ya fedakardır ya da değildir.İnsan ya gönüllüdür ya da fırsatçı..İbrahim kardeşim hem gönüllüdür hem de fedakar...

banner19

banner13