Deprem onu kitaplarından ayırdı

Bir isim benzerliği olsa da bu Yılmaz Güney, Yunus gibi bir yüreğe sahip, kalbiyle konuşan bizim Yılmaz Güney'dir.

Deprem onu kitaplarından ayırdı

Kalbinden konuşan şair

Karadenizli ve kalbinden konuşan, kalbiyle konuşan bir şairdir Yılmaz Güney. Trabzon’da doğup Adapazarı’na postu sermesinin uzun bir hikâyesi olsa da O, Adalı olarak anılmaktan son derece mutludur.  İki satır karalayanların bile meydanlarda “şairim naraları” savurdukları bir zamanda o, yazdıklarıyla şairim demekten sıkılan bir kişidir.

Konuşurken kalbiyle konuşur, sarıldığında sımsıkı kucaklar sevdiğini. “Dostum” dediği dostudur artık. Şiirinde dediği gibi bir kocaman olur yüreği sevgiden.

Yılmaz Güney

Deprem kitaplara ne yapar?

Bırakın Adapazarı’nı belki de Türkiye’nin en büyük kütüphane sahiplerinden biriydi Yılmaz Güney Hoca. Kitaplarının sayısını ne bilmek ne de tahmin etmek güçtü. Gıpta ederek bakardık raflar dolusu kitaplara. 1999’daki depremden sonra yiten sayısız can olmuştu. Yılmaz Hocanın da canından can gitmişti. Çünkü o meşhur kütüphanesi de depremde yerle bir olmuş ve hocanın canından can gitmişti. Kanal 7, depremden sonra Yılmaz Hoca ile bir söyleşi yapmıştı ve orada hoca, yaşadığı acının ne kadar can yaktığını içli bir şekilde anlatmıştı.

Fizikten şiire

Şiirin edebiyatçıların işi olduğunu sananlar aslında bunu sıradan bir genelleme sebebiyle yapmaktalar. Şöyle bir bakılacak olursa, şiirimizde üstad payesini almış şairlerimizin bile edebiyatçı olmadığı gerçeğine ulaşabilirler. Yılmaz Güney de çeyrek asırlık meslek hayatını üniversitenin fizik bölümünde sürdürmüş bir bilim adamı. Şiirin fizik kurallarını çıkarmış mıdır bilinmez ama bilinen şu ki şiirin can damarına sızmayı başarmıştır.

Yılmaz Güney, Sonsuz BekleyişSonsuz bekleyiş’ten gelen

Adapazarı’nda şiirle, edebiyatla ilgilenen kim varsa onu tanır, bilir. Adının meşhur benzerliği ilk başta şaşırtıcı gelse de bunun sadece bir isim benzerliği olması sevindirici bile olabilir. Edebiyatseverleri başına toplayıp sohbetler yapan, Irmak dergisi’nin Sakarya’nın coşkunluğundan ilhamla çağlayıp coşmasını sağlayan Yılmaz Güney, şiirlerini Kitabevi Yayınları arasından çıkan Sonsuz Bekleyiş adlı kitapta bir araya getirdi. Hareket, Hisar, Bursa’da Zaman, Deneme, Mavera, Türk Edebiyatı… Yılmaz Güney’in şiir yayınladığı dergilerden bir kaçı.  

Yılmaz Güney, depremde yitirdiği kitaplarına tekrar kavuşur mu bilinmez ama şu bir gerçek ki Yunus gibi yüreğiyle dostlarını hiç zaman yitirmeyecektir.

 

Mustafa Uçurum yazdı.

Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2011, 08:24
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Emrllh Çkr
Emrllh Çkr - 10 yıl Önce

"Bir isim benzerliği olsa da bu Yılmaz Güney, Yunus gibi bir yüreğe sahip, kalbiyle konuşan bizim Yılmaz Güney’dir."

"Bizim Yılmaz Güney" ne demek acaba? diğer Yılmaz Güney bizim değil midir? Türk sinemasının en büyük yönetmen ve oyuncularından biridir. Cnnes'da Altın Palmiye ödülünü alan Türk filmi kendisine aittir(Yol-1982).Bu dışlayıcı ifade hoşuma gitmedi doğrusu. Umarım yanlış anlamışımdır.

Ayrıca "bu Yılmaz Güney, Yunus gibi bir yüreğe sahiptir" derken de aynı mana var gibi.

kardelen
kardelen - 10 yıl Önce

bendece her iki Yılmaz Güney de yunus yürekli,biri çirkin kral,bir diğeri fizik çi olmasına rağmen şiir demiş,sanat adamları olması yeterlidir.keşke isim benzerliğinden bahsederken,bir iki cümlede sinamacı olan yılmaz güney den kurulmuş olsaymış ama yunus gözüyle,yatarılanı yaratandan ötürü sevmek gibi........tüm yunus yürekli olan şairlere selam olsun.

banner19

banner13

banner26