Davası ve paltosu büyük adam!

Necip Fazıl: Hem pimi çekilmiş bomba, hem düşünce örgüsünü sicim gibi ören bir fikir üstadı.

Davası ve paltosu büyük adam!

 

Uzun süren bir uykudan uyandıktan sonra fasılasız, düşmana saldırmaktır.

İmanın diriltici ırmağında yıkanmaktır.

Cephede diri, gür, heyecanlı, korkusuz olmaktır.

Necip FazılZindanlarda ışıyan umut olmaktır. Sesini kısmamaktır. Her kelimesini, her cümlesini, aldığı her nefesi davaya adamaktır.

Aşılması güç barikat!

Duasız, merhametsiz, aşksız, bilinçsiz, samimiyetsiz yürüyüşün ibda, inşa, imar değil imha olduğunu, ihanet olduğunu haykırmaktır.

Çiledir, ızdıraptır, beynin zonklamasıdır. Aklın yok’a değmesidir.

Laf değil hakikattir. Yalan değil gerçektir.

Kötülerin, Hakk düşmanlarının önünde aşılması güç barikattır.

İyilerin, Hakk dostlarının yolunu kalemiyle, mücadelesiyle, çarpışmasıyla, düşüncesiyle açan öncülerdendir.

Dava aşkıyla büyüyen palto!

Sigarayı tutuşuna, içişine hayran olduğum şairdir. Acayip güzel bir artisttir. Paltosu ve davası birlikte büyüktür.

Düşüncesi, şiiri evdir, ağaçtır. Kendisi barınmaz o evde. Kendisi gölgelenmez o ağacın altında. O, şeyhinin gölgesine sığınır, Resulullah’tan şefaat dilenir.

Hem gölgedir hem ışık. Hem nurdur hem ateş. Hem kaledir hem meydan. Hem bozkırdır hem şehir.

26560Hem pimi çekilmiş bomba hem hablü'l-metin!

Hem pimi çekilmiş bombadır, hem düşünce örgüsünü sicim gibi, gemici halatları gibi sağlamca ören bir fikir üstadıdır. Hablü’l-metindir. Götürüp her şeyi O’na bağlar güzelce. Çünkü ancak sağlam bir bağlanışla, adanışla başlar gerçek özgürlük. Diğer bütün bağlanışlar sefil ve rezil köleliklerdir.

Abdülhamid'in müzikay-ı hümayunu

Abdühamid'in en cesur müzikay-ı hümayunudur.

Fatih'in fethettiği yerden İstanbul'a yeniden girerek Ayasofya'nın kapısında bir ömür boyu ezan sesi bekleyendir.

Altın halkanın aşığı, Arvasi'nin bendesidir.

Hırçın ve derin ırmak!

Nil ve Tuna gelip O'nda buluşuyor; Sakarya oluyor. Sakarya eski günlere, eskimez hakikate ulaşmak ve aradaki mesafeyi çabucak kapatmak için bunca hırçın, delişmen, dinginlenemez. Ben bu taşkınlıkta, bu başkaldırışta, bu coşkun imanda yıkanırken öğrendim ve sevdim Türkçe'yi. O'na yetişemedim ve dünya gözüyle O'nu göremedim. Ben İstanbul'a küçük bir çocuk olarak göç ederken, O, çok boğuştuğu bu dünyayı terk eylemiş. Şimdi bakıyorum da o boğuşmada güç yetirebildiklerinin hepsini fethetmiş. Bunları mümin benliğine, düşüncesine, şiirine mal etmiş.

Necip FazılO'na niçin borçluyuz?

İlk gençliğimizden itibaren müphem, mevhum zindanlardan bizi bir Mektup'la, bir Şarkı'yla, bir Nehir'le çıkaran muzdarip, çilekeş. 'Üzülecekseniz, dert çekecekseniz; bunlara üzülün, bu davanın derdini çekin, yükünü yüklenin!' diyen Müslüman. O'nu okudukça kaldırımlardan, yağmurlardan en zor sorulara, en zorlu nefs muhasebelerine, iç hesaplaşmalara ulaştık. Ne çok şey borçluyuz O'na.

Sultan'a binlerce selam!

O'nun sesi, kelimeleri, sabrı, cesareti, direnç ve dirayeti, hakikat peşinde koşarken bıraktığı izler bize ulaşmamış olsaydı muhtemelen kazandığımız bu mevzilerin epeyinden mahrum olacaktık. Kentin çirkefinde, karmaşasında, giriftliğinde kaybolmamışsak, boğulmamışsak O'na çok şey borçluyuz. Allah O'ndan razı olsun ve O'nun cesaret, zekavet, hitabet, belağat ve irfanından bizleri de nasiplendirsin. Kendini adayarak Sultan olan Necib'e, Fazıl'a binlerce selam!

 

Mustafa Nezihi de kervana katılmak istedi

Yayın Tarihi: 25 Mayıs 2011 Çarşamba 09:54 Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2012, 18:25
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ömer faruk balcı
ömer faruk balcı - 10 yıl Önce

BÜYÜK DAVA ADAMININ YOLUNDA GİDEBİLME ÜMİDİYLE...
DAVASINI SIRTIMIZA ALIP İLERDE BIRAKMAK İÇİN DEĞİL...
DAHA BÜYÜK YERLERE GETİRMEK ÜMİDİYLE...

nuri
nuri - 10 yıl Önce

allah razi olsun, yaziniz yuregimi isitti.
evet, ne cok sey borcluyuz o paltosu buyuk adama!

okur
okur - 10 yıl Önce

Mustfa Nezihi'ye kalben teşekkür ve dua... Çok güzel bir yazı..

müzeyyen
müzeyyen - 10 yıl Önce

gerçkten harika,içten,samimi bir yazı olmuş.Allah gayretinizi ikicihanda makbul eylesin.

banner26