banner17

Çaresizliğin Hacer'i ol!

Betül Altınsoy umrede, o güzel topraklarda iken Hz. Hacer annemizi yazmış.

Çaresizliğin Hacer'i ol!

Hacer olmak…

Teslimiyet ve çaresizlik… Çelişkiler içinde olmak…

Yalnızca aşkla ve teslimiyetle gelip çocuğunu kimsesiz bir vadinin ortasına bırakmak. “Ben senin ve çocuğunun rızkına kefilim” diyen Rabbinin buyruğuna boyun eğip, kocasına itaat ederek, evinden yuvasından ayrılıp kimsesiz, korumasız, kupkuru ve bomboş taşlıklar arasına gelmek… Teslimiyetin doruk noktası… Ve çaresizliğin telaşı… Koşmak, aramak, beklemek, dua etmek…Sa'y yapan hacılar

Nasıl bir anne Hacer?

Hacer bir anne… Durup cennetten bir ırmağın akmasını, göklerden bir mucize gelmesini beklemeyen, yani tevekkülün tek başına ihtiyacı gideremeyeceğini bilen bir anne...

Çocuğunu Rabbine teslim edip koşan, su arayan; kendi iradesiyle, bilinciyle, gücüyle ararsa bulacağına inanan bir anne…

Tüm telaşlar bitmişken, hiç beklenmedik bir anda zemzeme kavuşmak, suya kavuşmak, göklerden gelen ferahlığa kavuşmak...

Mucizeyi koşmak ile değil, “aşk” ile, fakat yine koşarak bulmak… Yani, “O’na kendi küçük adımlarınla ulaşamayacağını bilsen de yine de sen elinden geleni yap, adımlarını O’na doğru at” diyor Hacer annemiz bize. Yani Hacer olunmadan teslim olunmuyor; Hacer olunmadan kadın olunmuyor, anne olunmuyor!

Ve İslam’ın vefaya ve kadına verdiği değer yine gözlerimizin önünde…

Onun telaşıyla telaşlanmazsan…

Bu manzarayı gözümüzde canlandıramıyoruz; şimdiki Mekke ve kimseler yok, ıssız kupkuru dağlarda bir kadın ve bir çocuk, sorumlu, yalnız yabancı bir kadın koşturuyor, çocuğunu göremeyince hızlanıyor, arıyor, arıyor ve bulamıyor. Bu ne zor bir imtihan Allahım... Ama zerre kadar iyiliği karşılıksız bırakmayan Allah'ın, bu büyük mükafatı kazanan Hacer validemize verdiğini ancak yine Allah’ın mübarek kıldığı beldeye girince anlıyoruz.

Hacer annemiz Habeşli siyahi bir cariye, ezilen ve hor görülen bir köle… Ama bütün Harem, yani Allah’ın evi, Allah’ın mahremi Hacer’in anısı ile dolu… Öyle ki, O’nun yürüdüğü yerden yürümezsen, hızlandığı yerlerde hızlanmazsan, onun telaşı ile telaşlanmazsan, yani ona vefa borcunu ödemezsen Allah’ın evine yaptığın ziyaret makbul olmuyor.

Onun kabrinin bulunduğu yerde iki rekat namaz kılmak için can atıyor herkes… Bir kez daha aklıma o tüyler ürperten ayet geliyor: “Üstünlük ancak takva iledir.”

Ve Hacer validemiz üstünlüğü takva ile kazandı; sadakat, teslimiyet ve itaat ile kazandı.

Sa'y yapan hacılar

R. Betül Altınsoy, Hacer olabilmeyi yazmaya çalıştı

Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2010, 17:22
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Dilek Çelenk
Dilek Çelenk - 8 yıl Önce

Hacer olunması gereken mevkıfde Hacer olmak, Hatice olunması gereken yerde Hatice olmak Aişe olunması gereken yerde Aişe olmak , hasılı görev ve hak bilinci ile yaşamak toplumun kaynaştırıcı ve kuvvetlendirici,üstelik koruyucu konumundaki ferdi olan kadının beklenen, olması gereken sıfatıdır.Teşekkürler Betül tekebbelellahu umreteki

banner8

banner19

banner20