Capetown'da bir Ebubekir Efendi vardı

Şehrizorlu Ebubekir Efendi’nin Güney Afrika Sergüzeşti ve Afrika’nın gerçek İslam’ı öğrenmesi yolundaki girişimleri.

Capetown'da bir Ebubekir Efendi vardı

 

Afrika’da Türk izleri

TRT’de Hakan Albayrak’ın sunumuyla yayınlanan Afrika’da Türk İzleri programında Ebubekir Efendi’ye özellikle yer veriliyor. Onun Güney Afrika’da gerçek İslam’ı öğrenmesine katkıda bulunduğu kişilerin torunları bugün dedelerinden duyduklarını Hakan Albayrak’a anlatıyorlar. Ebubekir Efendinin halen müze olarak kullanılan evi, Capetown’a hakim bir tepede yer alan kabri onun Güney Afrika ve çevre Afrika ülkeleri için değerini gösteriyor.Ebubekir Efendi

Bağdat’tan Ümitburnu’na

Bugünkü Irak topraklarında yer alan Şehrizor’da doğup eğitimini alan ve Bağdat’ta müderris ve muallim  olan Ebubekir Efendi, Bağdat’tan Erzurum’a  Erzurum’daki eğitim alanındaki beceri ve başarılarıyla da Dersaadet’e çağrılmış bir müderris.

Afrika’daki  binlerce Müslüman’ın adına Halife Sultan Abdülaziz’e mektup  yazan İmam Muhammed’in bu çağrısına Ahmet Cevdet Paşa’nın önerisiyle Şehrizorlu müderris Ebubekir Efendi gönderilir.

Müderrisliğin karşılığı olarak şimdilerde öğretmenleri hocaları göstersek de bu sıfatların müderrisliğin içeriğini doldurmaları pek mümkün değil. Anlaşılacağı üzere, Şehrizorlu Ebubekir Efendi, gerektiğinde dünya haritasındaki keşfi pek yakın zaman içinde yapılan bu yere gözünü kırpmadan gidebildiğine göre, derdi ne maaş, ne de kadrodur.

Zorluklarla mücadele eden Şehrizorlu

İstanbul’dan yola çıkan bu müderris, yolculuğu esnasında Sicilya, Marsilya, Paris ve Londra gibi ışıklı şehirleri görmüş, ancak oralarda gördüğü olumlu şeyleri de belleğine kazıyarak gideceği Afrika’da bu tecrübelerini de kullanacaktır.

1863’te Capetown’a çıkan ve maalesef İngilizlerin engellemesiyle o bölgedeki Müslümanların gelişinden bihaber olduğu Ebubekir Efendi, yerleştirildiği otelden çıkıp gittiği hamamda rastlar ilk kez Afrikalı Müslümanlara ve gelişi hemen Müslümanlar arasında yayılır.

Capetownlu Müslümanlar iyi hoş insanlar fakat dini konularda aralarında fitneler çıkmış her biri kendince mezhep üretmeye çalışmış. Hacca gidenler kendilerini şeyh ilan etmeye kalkışmış ve en kötüsü daha önce Hollandalıların yönetimi altındaki bu Müslümanlar, Hollandalıların koyduğu yasaklar nedeniyle İslam’ın farzlarını da unutmuş.Ebubekir Efendi

Ebubekir Efendi vakit kaybetmeden ders vermeye başlar. Tuttuğu evi okul olarak da kullanır. Fitneyle birbirinden farklı batıl inanışların peşine düşen Müslümanlara İslam’ın temellerini anlatmaya koyulur. Onların hatalarını görmezden gelir ve öğrettikleri ile kendi hatalarını görmelerini ister. Bir yandan eğitim verirken diğer yandan kendisi de talebelerinden eğitim alan Ebubekir Efendi  Afrika’da kullanılan yerel dilleri öğrenmektedir. Gündüzleri gençlere akşamları ve tatillerde de yaşlılara dini bilgileri öğretmeye devam eder. 7 ayda öğrendiği Afrika diliyle kendi kitabını yazar. Ancak bu kitabı çoğaltmak Afrika’da mümkün değildir. Bu durumda akla gelebilecek en zor şeyi yapar ve İstanbul’a kitabı bastırmak için döner.  93 harbinin yaşandığı yıllarda İstanbul’dan bastırdığı 3 bin kitapla Afrika’yı bugünlere kadar İslam’ın nuruyla nurlanması için yola çıkar.

 

Sami Yaylalı Afrika’ya sahip çıkalım diyor

 

 

Güncelleme Tarihi: 18 Ekim 2011, 16:03
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13