Cami kürsülerinde idi o hocaların hocası

İsminin önüne ne kadar olumlu sıfat konursa konsun, hepsini dopdolu taşıyabilecek bir ömür sürmüştür Sabahattin Zaim. Ölümünün altıncı yılında hocayı rahmetle ve özlemle anıyoruz. Mustafa Uçurum yazdı.

Cami kürsülerinde idi o hocaların hocası

 

 

Öyle insanlar vardır ki, onları anlatmak için ne söylense az gelir, ne yazılsa eksik kalır. Hayatlarını dopdolu geçiren ve kendilerinden çok başkaları için yaşayan böyle değerler bir toplum için manevi dinamik ve birleştirici unsurdur. Yaşadıkları dönemde olumlu ne kadar hareket varsa, onları bu hareketlerin herhangi bir yerinde görmek mümkündür. Bazen işin tam ortasında olurlar, bazen sadece isimlerinin varlığı bile yetmektedir.

Ömrü dopdolu yaşamak

Sabahattin Zaim, yaşamını dopdolu yaşamış, hayatını insan yetiştirmeye adamış bir gönül insanıdır. Ömrünün son demine kadar, “Bu ülke ve bu insanlar için neler yapabiliriz?” gibi soylu bir derdin ardına düşmüş, emeklerinin semeresini de fazlasıyla almıştır. Onun rahle-i tedrisinden geçen kim varsa, ülke genelinde zamanı geldiğinde çok önemli mevkilere gelmiş ve faydalı çalışmalarıyla hocalarının yüzünü ağartmış isimlerden oluşmuştur.

Bir dönemin ne kadar akademik, eğitim, iktisat çalışması varsa, orada Sabahattin Zaim ismi de yer almaktaydı. Hoca, bilgisiyle ve görgüsüyle danışılan ve düşüncelerine itibar edilen isimlerin başında gelmekteydi. İlim Yayma Cemiyeti’nin kurulmasında, gelişmesinde hocanın katkısı büyük olmuştur. Dernek kurucu üyelikleri, kurucu rektörlük gibi görevleri onun ülke genelinde birçok konuda söz sahibi olduğunun göstergesi olan çalışmalarıdır.

Nerede durması gerektiğini çok iyi tayin etmiş bir dava adamıdır Sabahattin Zaim. Onu Turgut Özal’ın, Necmeddin Erbakan’ın yakınında görmemiz de onun ferasetinin bir yansımasıdır.

Cami kürsüsünde bir hoca

Sabahattin Zaim, insanlara ulaşma noktasında bütün kanalları çok iyi kullanmasını bilen bir ufka sahiptir. Onu konferans verirken kürsüde görmek ne kadar doğalsa bir cami kürsüsünde görmek de o denli normal bir eylemdir.  Tıpkı Mehmet Akif gibi, sınır tanımaz bir gönle sahip olan hoca, cami kürsüsünden de insanlara ulaşmaya çalışmıştır. Birçok kez cami kürsüsünden insanlarla kendi alanında sohbet etme imkânı bulmuştur.

Bir ömrün hikâyesi

Topluma mâl olmuş kişilerin hayatlarını çeşitli kaynaklardan öğrenmek önemlidir. Farklı bakış açılarıyla kişinin dünyasına girmeye çalışmak,  kişiyi daha iyi tanımak için sağlam bir adımdır. Bu bağlamda özellikle otobiyografik çalışmalar daha bir önem kazanmaktadır. Kişinin kendi cümleleriyle kendini anlatması, inandırıcılık bağlamında ve ifadelerin samimiyeti açısından daha da önemlidir.

Prof. Dr. Sedat Murat ve Dr. İsmet Uçma, titiz bir çalışmaya imza atarak ve öncelikle bir sohbet halkası oluşturarak, Sabahattin Zaim Hoca’yla zaman zaman soru cevap şeklinde, yeri geldikçe sohbet ortamı halinde kayıtlar gerçekleştirmişler. 18 hafta süren sohbetlerin sonucunda elde edilen kayıtlar, daha titiz bir çalışma ile yazıya aktarılmış. Hocanın hatıralarının eklenmesiyle de çok önemli bir çalışma ortaya çıkarılmış. Çalışmanın tamamı hocanın gözetiminde gerçekleşmiştir. Hatta vefatından birkaç gün öncesine kadar çalışmaların hangi aşamada olduğuyla ilgilenmesi, “Bir Ömrün Hikâyesi” adlı çalışmaya hocanın ne kadar değer verdiğini göstermektedir.

Aldığı bütün unvanları sonuna kadar hak eden, yetiştirdiği sayısız öğrencisi ile ülkenin şekillenmesine katkı sağlayan Sabahattin Zaim Hoca, adını yaşatacak eserleriyle hayırla yâd edilmeyi hak eden bir ömür sürmüştür. Ruhu şâd, mekanı cennet olsun.

 

Mustafa Uçurum yazdı.

Yayın Tarihi: 04 Aralık 2013 Çarşamba 14:30 Güncelleme Tarihi: 06 Aralık 2013, 16:12
YORUM EKLE

banner19

banner36