Bülent Akyürek Türk düşmanı mı?

Seneler önce babamın, adındaki cazibeye kapılarak aldığı bir kitaptan bahsetmek istiyorum: 'Yılgın Türkler'

Bülent Akyürek Türk düşmanı mı?

Evet, adı insanı çekiyordu. Çünkü gerçekten yılgındık. Yılgınız. Kendimi, milletimi yeniden keşfetmek üzere kitabı açtım ve başladım okumaya.

Bülent Akyürek
Bülent Akyürek
Bülent Akyürek

‘Kendimi, milletimi yeniden keşfetmek’ dedim ya, umduğum ya da beklediğim şey tarihimizin şanlı sayfalarıyla tekrar coşmak, gemilerin karadan yürütüldüğü o sahneyi farklı bir kalemle yaşayıp “tarihi çevir” marşını mırıldanmak, Plevne savunması, ardından cumhuriyet maskeli balosunu tekrar tekrar yaşamaktı belki. Yok efendim. İşte bu sefer öyle olmadı.

Sokağın diliyle yazmış

Bülent Akyürek, Yılgın Türkler’de milletimize has bazı zaaflara, eksikliklere yer vermiş. Bunları samimi, zannımca edebî derinliği olmayan -ki bunu kendisi sokağın dili olarak tabir ediyor- bir üslupla kaleme almış.

Yüzümdeki tebessümleri saklayamadım kitabı okurken. Hatta evet kahkahaları da. Fakat an geldi ki, ayıp etmiş dedim Akyürek. Olmamış. Yakışmamış. Velhasıl kitap bitti. Üzerine yazıldı çizildi, kitaplığımdaki istirahatine çekildi. Bu huzuru “gidip gelmeyen kitaplar” isimli meşhur bir sahneyle bozulana kadar.

Aradan yaklaşık beş yıl geçmişti ki bu yaz Haziran ayı içerisinde Bülent Akyürek’in Uşak’a söyleşiye geleceğini işittik. Tatili geçirdiğim kentin Uşak’a yakınlığı ve çok sevdiğim bir dostumun gazıyla atladık otobüse, soluğu Uşak’ta alabilmek adına. Babam yola çıkmadan tembihledi: “Git, de ki o adama: İncir ağacımızı kesmeye kalkmasın.” (bilen bilir)

Eylem-söylem tutarsızlığının varlığına mı işaret?

Bizi İhlsözlük’ten bir ağabeyimiz karşıladı. Söyleşi öncesi halleşme amacıyla organizatörler, dostlar ve Akyürek bir mekânda oturuyorlarmış. Malum meclise yollandık. Bülent Bey’in samimi tavırları hoşuma gidiyordu. Oturuşu, kalkışı, söylemleri bizdi. Bizdendi. Peki Yılgın Türkler’de ne yapmaya çalışmıştı? Yoksa hepsi eylem-söylem tutarsızlığının varlığına mı işaretti? Her şey akşam söyleşide belli olacaktı. O yüzden heyecan, biraz da umutla bekliyordum. Gün, İsmet Özelli, Murat Menteşli, Hakan Albayraklı sohbetlerle hayli dolu geçti. Değerli ağabeyimiz, çay, muhabbet ve dostluk ayrı bir yazının konusu olmayacak gibi değildi.

Akşama doğru söyleşinin yapılacağı kültür merkezine gittik. Akyürek girişte, kapının önünde sigara içiyordu. Fırsattan istifade ayaküstü bir sohbetin hemen ardından söyleşi başladı.

İncir ağacını kesecek mi?

Bülent AkyürekGüzel şeylerden bahsetti Bülent Bey. Mizahî üslubuyla dinleyiciyi canlı tutuyordu. Sohbet akıyordu. Batı diyor, modernleşme diyor, kişisel gelişim, bağnazlık, cumhuriyet diyordu. Bir ara kendiyle ilgili bir dönüşümden kısaca bahsetti. Kelime-i Şehadet getirmenin daha yeni nasip olduğunu söyledi. Fakat üzerini kapatıp konuyu değiştirdi. Belli ki bunun üzerinden prim yapıyormuş gibi gözükmek istemiyordu. Çünkü biliyoruz ki insanımız böyle şeyleri çok seviyor. Bülent Bey’in o küçük teması bile oradaki nur yüzlü teyzelerimizin içini ısıtmaya yetmiştir mutlaka. Çıkışta, ‘söyleşi sonrası rutinleri’ni sırayla yaşadık. Elimde birkaç kitapla gittim yanına, imzalattım kitapları. Aldığım kitaplar içinde Yılgın Türkler’in yeni baskısı da vardı.  Sonra…

Gün bitti, dün bitti. Bugüne doğru yollandık.

Eve varır varmaz başladım Yılgın Türkler’e. Baskı genişletilmişti, rötuşlanmıştı. Bazı noktalar düzeltilmiş; daha samimi, hatta manen güçlü bölümler eklenmişti. Sorularım son buldu sonra. Babama Yılgın Türklerkoştum ve dedim: “İncir ağacımızı kesmeye kalkacak birileri varsa, Bülent Akyürek onlardan değil.”

Düne göre daha aktif Akyürek. Bugünlerde ise kişisel gelişim safsatasıyla mücadele ediyor. Okuyoruz, bekliyoruz.

 

Alper Güncan bildirdi

Yayın Tarihi: 03 Ağustos 2010 Salı 22:18 Güncelleme Tarihi: 07 Ağustos 2010, 13:04
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
serdar
serdar - 11 yıl Önce

"""Kelime-i Şehadet getirmenin daha yeni nasip olduğunu söyledi. Fakat üzerini kapatıp konuyu değiştirdi. Belli ki bunun üzerinden prim yapıyormuş gibi gözükmek istemiyordu. Çünkü biliyoruz ki insanımız böyle şeyleri çok seviyor. """

saolsun bunu ispat etmek için çok çabaladı ve çabalıyor....

ahmed hamza
ahmed hamza - 11 yıl Önce

bülent abi için böyle bir soru abes olur

efsun
efsun - 11 yıl Önce

sanırım "yaşar alptekin" modülüne girmekten kaçınıyor. ve doğru da yapıyor bence

Muhterem
Muhterem - 8 yıl Önce

Bülent Bey'le şahsi olarak tanışma, muhabbet etme ve yemek yeme fırsatına sahip oldum.Gerçekten bilgisine saygı duyulması gereken, hayata bakışınıza farklı bir boyut kazandırabilecek bir insan.Lütfen eleştiri yapmadan önce en az 1 adet kitabından bir kaç sayfa okumanızı tavsiye ederim..

banner26