banner17

Bu cemaatin amacı ne?

Son 4-5 yıldır Türkiye'deki cemaatlerle ehl-i sünnet şemsiyesi altında irtibata geçen bu cemaatten haberiniz var mı?

Bu cemaatin amacı ne?

Siyasetin tam ortasında bir cemaat, hayatın bizzat içinde! Hindistan ve Pakistan'da güçlü siyasi partileri olan, meclise giren ve seçimlerde başka cemaatlerle “işbirliği” yapan bir cemaat!

Osmanlı'nın ayakta kalma mücadelesine, özellikle 1. Dünya Savaşında emperyalist güçlere karşı verdiği mücadeleye, Osmanlı'nın hilafetini tanıyarak ve olanca kuvvetiyle yardım göndererek destek vermiş bir cemaat…

Bu cemaatin amacı ne?

Darululoom“Diyobendiye” cemaatinden bahsediyorum; İngiliz işgaline karşı Müslüman münevveri yetiştirmek, cahil halkı aydınlatmak, topluma siyasi bilinç vererek onları İngiliz emperyalizmine karşı harekete geçirmek, Müslümanların Hinduizm ve Hıristiyanlığa kaymasını önlemek amacıyla kurulan medreselerin çevresinde oluşan Diyobendiye cemaatinden.

Diyobend medreselerine kimler gider?

Diyobend Daru'l-Ulum'u ilk olarak 1866'da Delhi'nin 150 km kuzeyinde bulunan Diyobend kasabasında Reşid Ahmed Ganguhi ve Muhammed Kasım Nanutevi (Nanevtev) tarafından kurulmuş. Eğitime hâlâ devam etmekte olan bu medreselerin sayısının Hint alt kıtasında 10 bin olduğu söyleniyor. Öğrencileri ise sadece Hindistanlı Müslümanlarla sınırlı değil. Endonezya'dan, Arabistan'dan, Özbekistan'dan ve Asya'nın muhtelif ülkelerinden gelen Müslümanlar da eğitim görüyor. Sayıları çok az olmakla birlikte, Türkiye'den gidip orada ilim tahsil edenler de var. Ancak Türkiye'den gidenler daha çok Nedvetü'l-Ulema medreselerini tercih ediyorlar.

Diyobendilerin fikri temelleri

Diyobendiye medreselerinin temelleri, ehl-i sünnet esasları ve hanefi fıkhına dayanır. Diyobendiye sadece zahiri ilimlerle değil batını ilimlerle de meşguldür. Tasavvufi görüş olarak Nakşibendi tarikatını (Müceddidiyye - İmam Rabbani) benimsemiştir. Bu medreselerde hocalarla talebeler arasında daha çok şeyh - mürid ilişkisi söz konusudur. Fakat Diyobendiler, tarikatı bir taklit anlayışıyla değil, bir eğitim ve yaşama biçimi olarak ele almışlardır. Fıkhı esas alıp buna uymadığını düşündükleri tasavvufi pratikleri -Nakşilik de olsa- reddetmişlerdir. Bu tavır onları, tabiri caizse, ham sofu olmaktan kurtarmaktadır. Nicelerinin sağ çıkamayıp boğulduğu tasavvuf deryasında, müntesiplerine fıkıh gibi bir can simidi takıp bu deryada yüzmeyi öğretmekte, böylece denizler aşmalarını ve boğulmamalarını sağlamaya çalışmaktaktadırlar.

DiyobendiyeBir Diyobendîyi nerden tanırsın?

İslamın bütün yabancı unsurlardan arındırılması fikri üzerinde dururlar. Bid’atlerle ve itikadi sapmalarla mücadele ederler.

Diyobendiye, önemli bir şeyin de farkında! İslamı sadece okuyup öğrenilen bir bilgi hazinesi olarak değil, aynı zamanda hayata aktarılıp uygulanan bir model olarak sunma amacındadır. Bu; camilere, kadın-erkek kıyafetlerine kadar yansımıştır. Mesela tipik bir Diyobendi cemaati üyesi sakal bırakır, başına sarık veya takke takar, şalvar ve entari giyer. Elinden tesbih eksik olmaz. Bu özellikleriyle bize Mahmud Efendi cemaatini anımsatmaktadır.

Diyobendilerin Türkiye ile ilişkisi

DiyobendiyeMahmud Efendi demişken şunu da hatırlatalım: Diyobendiye cemaatinin Nanutevi adıyla verdikleri prestijli bir ödül var. Bu ödülü Mahmud Ustaosmanoğlu'na vermek için geçtiğimiz yıl Türkiye'ye geldiler. (Bir hatırlatma daha: Yeni Şafak gazetesi, mezkûr cemaatle Diyobendiyenin yaptığı o organizasyonu "Cübbeli Ahmet’ten provakasyon hazırlığı" şeklinde bir manşetle duyurmuştu!) Bununla birlikte Diyobendiye'nin Türkiye'de bir temsilcisinin olup olmadığı bilinmemektedir. Bu nedenle Türkiye'de çok bilinmezler. Son 4-5 yıldır Türkiye'deki cemaatlerle ehl-i sünnet şemsiyesi altında irtibata geçmektedirler. (Ehl-i Sünnet Platformu)

Vakıf her yerde!

Diyobendiye medreseleri vakıf sistemiyle, hayırseverlerden yardım alarak 145 yıldır faaliyetlerine devam etmekte. Bu vakıf sistemi nedeniyle talebelerden ücret alınmaz. Hatta onlara burs verilir. Ancak Hint alt kıtasının fakir bölgelerinde bulunan medreselerinde, öğrenciler bazı dönemlerde bütün bir günü sadece bir tas çorbayla bazen de kuru ekmek ve peynir ile geçirmek zorunda kalıyorlar. Oradaki kardeşlerimiz din-i mübin-i İslam’ı daha iyi öğrenip yaşamak ve yaşatmak için -zor şartlar altında olsalar da- eğitimlerine devam ediyorlar. Ne diyelim, bize de onlara selam etmek düşer!

 

Fotoğraf galerisi için tıklayınız: http://www.dunyabizim.com/gallery.php?id=259

 

 

Şeyma Derbeder Diyobendi kardeşlerine selam verdi

GYY'nin notu: Bu cemaatin Hindistan Müslümanlarında yaygınca görülen nezafet ve taharet ile ilgili farklı yaklaşımın neresinde durduklarını merak ettim açıkçası. Bir de Cemaat-i İslami ile ilişkilerini de yazsaymış keşke Şeyma Derbeder arkadaşımız. 

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2011, 21:20
YORUM EKLE
YORUMLAR
merve büşra bozcu
merve büşra bozcu - 8 yıl Önce

Şeyma Abla, haber için çok teşekkürler. Yaklaşık iki hafta önce haberim oldu bu cemaatten, internetten konuştuğum bir Pakistanlı aracılığıyla. Haklarında hiç Türkçe metin bulamamıştım internette, çok da bilgi edinememiştim. Merakımı az da olsa giderdin, teşekkür ederim.

Abdulkadir Kemali
Abdulkadir Kemali - 8 yıl Önce

Sağolun Hindistan'ı mükerreren keşfetmiş olduk. Bahis mevzu olan medrese daha çok ilmi yönüyle bilinir, malum bu medreseden mezunlara Deobendi deniliyor, Nedvetül Ulema ile de çokça karıştırılıyor. Bu meseleleri çok iyi bilen Salih Okur'un Cevaplar.org' taki yazıları muhakkak okunmalıdır. Yani Seyyid Süleyman Nedvi, Mevlana Şibli bilinmeden Alem-i İslam tam manasıyla tanınamaz. Ayrıca Durmuş Bulgur, Abdulhamit Bilici ve Halid Zafer Hocaların kitapları okunsa yeridir.

musab
musab - 8 yıl Önce

Keşke bizim cemaatler de işbirlikçi olsa... Allah maruf hususunda birleşmelerini nasib eylesin inşallah.

abdullah hakkı
abdullah hakkı - 8 yıl Önce

deobendiler ile ilgili en detaylı çalışma francis robinson'un ama ingilizce,

türkiye'de az bilinirliği normal ve olması gereken, türk halkına söyleyeceklerini burada serpilen cemaatlerden aliyoruz. ışığı uzaklarda aramaya lüzüm yok.

lakin ilim ehlinin gidip tanışması ve eserlerini okuması gerekir. buralar ulema yetiştiren medreseler.

pakistan'da gelişen bir diğer cemaat olan cemaati islami ise fikirsel ve yapisal olarak fikirlerini süzerek anlamamiz gereken bir hareket.

salih
salih - 8 yıl Önce

çok bekledim ben bu yazıyı:)

Şeyma Derbeder
Şeyma Derbeder - 8 yıl Önce

Saygıdeğer Gyy'mizin merakı üzerine, Diyobendi uleması tarafından misafir olarak ağırlanmış bir profesörümüzle konuştum bugün. Temizlik durumlarını sordum. Yüzünü ekşitti :) Hindistan halkına oranla taharet hususunda iyi sayılabileceklerini, ancak yine de bize göre çok temiz sayılamayacaklarını söyledi. "Onların kültürü öyle, değiştirmek çok zor, Peygamberimiz de çok uğraşmış köpeğiyle yatıp köpeğiyle aynı tastan yemek yiyen cahiliyye insanlarıyla." dedi.

Uğur M. Çıldır
Uğur M. Çıldır - 8 yıl Önce

Bismihi Teala

Şia mezhebini ve Ca'fer-iyye fıkhını yok sayarak tekfir eden, İran İslam Cumhuriyeti'ne ve Cihanşümul İslam İnkılabı'na adavet hissi ile saldıran; bu mulhit oluşumu övmeniz sizce yanlış bir devinim değil mi?

Şii - Sünni kardeşliği ve de İslami vahdet, İslami uhuvvet, İslami konsensüs; bu mulhit oluşumu överek nasıl gerçekleşebilir.

Dünya Bizim ailesi, umarım bu müspet eleştirim yayınlar.

Şeyma Derbeder
Şeyma Derbeder - 8 yıl Önce

Uğur Bey,

Sadece şunu söylemekle iktifa edeceğim. Ümmetin birliğini biz de savunuyoruz ve bunu can-ı gönülden istiyoruz. Ancak diyobendiye ile alakalı okuduğum metinlerde sizin bahsettiğiniz şekilde bir yaklaşıma hiç rastlamadım.

Velev ki böyle bir yaklaşım söz konusu olsun. Bu, onların iyi taraflarını görmemizi ve takdir etmemizi engellemez, engellememeli! Zira bu tutum, sizin savunduğunuz, ümmetin birliği ve müslümanların kardeşliği bilincine aykırı olur.

Her işte mutedil olma temenni


banner8

banner20