Bu çağın Evliya Çelebi'siydi Nurettin Hoca

Devlet, millet ve ümmet olarak Nurettin Hoca’ya ayıp ettik. Bu saatten sonra hiç olmazsa şunu yapabiliriz. Eyüp Sultan’da medfun önemli zatların isimlerinin yazıldığı bir kitabe var. 'Ebedi Eyüp Sultanlılar' diye. Bu kitabeye Nurettin Hoca’nın ismini de kazıyalım. Nidayi Sevim yazdı.

Bu çağın Evliya Çelebi'siydi Nurettin Hoca

 

 

Nurettin Hoca da kim? Prof. Dr. Nurettin Uzunoğlu, Kütahya’da doğdu. İlkokulu Kütahya’da ve Ankara’da Sarar Okulu’nda okudu. Ortaokul ve lise eğitimini Kütahya, Uşak ve Manisa’da aldı. Ankara’da hukuk, uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi bölümlerini okudu. İngilizceyi henüz 11 yaşındayken memleketi Kütahya’da öğrendi. İngilizceyi erken yaşlarda öğrenmesinde, o zamanlar Balıkesir’de, Eskişehir’de ve Kütahya’da havalimanı inşaatlarında görev yapan yabancıların önemli rolü olduğunu, onların sayesinde daha çocuk yaşlarda akıcı bir İngilizceye sahip olduğunu anlatırdı. Yabancı dil öğrenme merakı ta o günlerden gelmiş ve bu sayede tam 9 dil öğrenmişti. Aklımda kalanlar, İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça, Japonca, Urduca, Malayca… ODTÜ'den mezun olduktan sonra akademik kariyerini ABD'nin Nebraska, Missiuri ve Kansas üniversitelerinde sürdürdü. Akabinde Northwerst Üniversitesi’nden “bachelor” ve Nebraska Üniversitesi’nden master dereceleri aldı. Doktorasını ABD ve Ankara Üniversitesi Ortak programı ile siyaset Bilimi üzerine yaptı. 27 yaşında akademik kariyerinin zirvesine çıkarak Oktay Sinanoğlu'ndan sonra “Türkiye'nin en genç ikinci profesörü” unvanına sahip oldu.

Bu çağın Evliya Çelebi’siydi Nurettin Hoca

ODTÜ ve TÜBİTAK’ın yanı sıra Nebraska Üniversitesi, Bellevue Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak bulundu. 34 yılını parçalı olarak ABD’de geçirdi, paha biçilemez tecrübesini, yer yer öğrenci, yer yer öğretim görevlisi olarak1959’dan bu yana sürdürdü. Dünya üzerinde birçok ülkede misafir öğretim görevlisi sıfatı ve profesör ünvanı ile vazife aldı. Malezya, Filipinler, Japonya, Hawai, ABD, Canada, İskandinavya, Afrika Ülkeleri, Mısır, Ürdün, Sudi Arabistan, Filistin, Libya, Pakistan, Hindistan, Bangladeş ve Sri Lanka gibi ülkelerde eğitimler verdi. Kendisini, Evliya Çelebi ve İbni Batuta’dan sonra en çok gezen ilim insanı olmaya adadı. Güncel olarak Ankara Üniversitesi’nde dışarıdan eğitim programlarına katıldı. Dünyanın birçok ülkesinde katıldığı bilimsel çalışmalar nedeniyle “visiting professor” olarak anıldı.

Kur'an-ı Kerim meali, peygamberler tarihi ve İslam hukuku gibi birçok temel kaynak kitabını İngilizceye çeviren Uzunoğlu, yine başta ABD olmak üzere birçok ülkede, hapishanelerde bulunan ilmi dersliklerde İslami ilimler konusunda eğitim verdi.  Yüzlerce seminer, sempozyum ve toplantılarda uluslararası hukuk ve ilişkiler alanının yanında Kur’an-ı Kerim ve İslam hukuku konularında izahatlarda bulundu. Sadece eğitim, öğretimle de yetinmezdi. Hukukçu kimliği ile devletlerarası davalara katılır görüşünden istifade edilirdi. Devletler hukuku alanında bir otoriteydi. 46 yıllık meslek yaşamı boyunca, çoğu İngilizce olmak üzere, 34 kitap kaleme aldı. İngilizceye çevirdiği Kur'an-ı Kerim mealini Bill Clinton, Barack ObamaHillary Clinton, Silvio Berlusconi, Angela Merkel ve Vladimir Putin'in de aralarında bulunduğu 47 devlet başkanına gönderdi. ABD Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Hillary Clinton'a da bizzat hediye etti. Barack Obama ise, meali hediye ettiği zamanlar henüz bir senatördü.

Kendi eserlerini kendisi basardı

Ahir ömründe, görme engelliler için 8 cilt ve 2 bin sayfadan oluşan, “Braille alfabesi ile yazılmış dünyanın ilk ve tek İngilizce Kur'an-ı Kerim meali”ne imza atmakta yine ona nasip oldu. Projeyi, Ankara Büyükşehir Belediyesi Görme Engelliler Eğitim ve Teknoloji Merkezi’nden Fatih İmdat ve beraberindeki bir ekipten yardım alarak tamamlandı. Görme özürlüler için hazırlanan İngilizce Kur’an-ı Kerim mealini, 10 kişilik bir ekiple 7 ayda hazırladı. Nurettin Hoca, İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, Çince ve Japonca gibi çeşitli dillere çevrilen Kur’an-ı Kerim meallerini ve dini eserleri, birçok müze ve otelin önünde turistlere ücretsiz olarak bizzat dağıtırdı. Kitaplarını hediye ederken muhatabına uygun lisan ile tebliğ yapmayı da ihmal etmezdi. Bu yöntemle onlarca kişinin İslam ile şereflendiğini zaman zaman anlatırdı. Sultanahmet, Yavuz Selim, Beyazıt, Yeni Cami gibi önemli ziyaretgâhların çevresinde yaptığı tebliğ faaliyetinden dolayı birçok kez tehdit edildi, gözdağı verildi kendisine. Fakat o bunları hiç dikkate almazdı. Hayır bildiği yolda korkmadan yürürdü. Kınayıcının kınamasına da aldırmazdı. Kitapların maliyetlerini karşılamak için, birikimlerinin büyük bölümünü bu uğurda harcadı. Bunların arasına ABD’de sattığı 3 evini de dâhil edebiliriz. İSAV gibi önemli kurumlarda görev aldı. Birlik Vakfı’nda uzun yıllar, İngilizce başta olmak üzere, çeşitli konularda dersler verdi. Hemen evinin yanı başında bulunan Fatih Camii ve Yavuz Selim Camii’nde hadis dersleri verirdi. Bir dönem Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı kıramayıp, hatır belasına Kütahya milletvekili adayı da olmuştu. Basında da, “İşte Hoca’nın süper adayı!” diye gündeme gelmişti. Gerçi Nurettin Hoca 3-5 oyla seçimi kaybettiği zaman şükür namazı kılmıştı ya o ayrı mesele...

Türkiye Yazarlar Birliği üyeliği de bulunan Hoca’nın yayınevleriyle arası pek yoktu. Onun için eserlerini kendi yayımlardı. Satışını ve dağıtımını da bizzat kendisi takip ederdi. Kur’an-ı Kerim meali için Diyanet Vakfı Yayınları çok büyük meblağlar teklif etmesine rağmen, onların teklifini dahi geri çevirmişti. İlmi eserlerin ticarileşmesine, metalaşmasına karşıydı.

Bir mezarı çok gördük!

Nurettin Hoca’yla yaklaşık 25 yıllık bir hukukumuz vardı. İstanbul’da oldukları zaman ailece görüşürdük. İlminden, birikiminden faydalanmaya çalışırdım. Üzerimde büyük emeği vardır. Yazı hayatına onun telkiniyle girdim diyebilirim. Mezar taşları ile ilgili çalışmalarımızın kitaplaştırılmasında da, en büyük teşvik ve destek yine onundu. O şöyle derdi: “Evladım, siz bu taşları okumaz yazmazsınız, şuraya yazıyorum, çeyrek asır sonra Amerika’dan, Avrupa’dan adam getirtmek zorunda kalırsınız o taşları okutmak için. Allah göstermesin.” Mütevazı bir hayatı vardı. Ona ulaşmak isteyen bir ricacı aramak zorunda kalmaz, arada bir muhafıza da rastlanmazdı. Uzatılan ele mukabelede bulunur, geri çevirmezdi.

9 Ekim 2013 Çarşamba günü Nurettin Hoca vefat etti. Cenazesi 10 Ekim Perşembe günü Fatih Camii’nde kılınan namazın ardından Eyüp Sultan’a defnedildi. Mezarı Bahariye Mevlevihanesi’nin karşısında, İhtifalci Mehmed Ziya Bey’in medfun olduğu yerdedir. Hem cenaze namazında, hem de kabri başında iki elin parmak sayısı kadar vefalı insan vardı. Bunca hizmetin bedeli bu mu olmalıydı? Hoca tribünlere hiçbir zaman oynamadı. Öyle kimseden bir beklentisi de asla ve kat’a yoktu. Fakat ülkesi ve milleti için bu kadar hizmeti geçmiş bir büyüğümüze, devlet organları tarafından bir gazeteye taziye ilanı da mı verilemezdi?!... Oysa ki Allah, din tanımamış, yıllarca kendi ülke insanına küfretmiş birçok insana, bu inceliği zarafeti çok görmüyoruz.

Allah rahmet eylesin, Nurettin Hoca titiz bir insandı, hijyene önem verirdi. Gelin görün ki muhteremi bir çöplüğe gömdük geldik. Mezarının olduğu yer resmen mezbelelik!... Sorumluluk makamında olanların, böyle bir rezaletten nasıl haberi olmaz anlamış değilim. Diyebilirsiniz ki insanın ameli iyi olsun, bedeni çöplükte olsa ne olur? Doğrudur, bir şey olmaz. O artık boyut değiştirmiştir. Ebedi âlemde cenneti gözlüyordur belki. Fakat bu, bizim ayıbımızı örtmez. Bir hadis-i şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: “Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir” Bu kadar lakaytlık, bu kader kadir bilmezlik, bu kadar vefasızlık olmaz ki canım!..

Devlet, millet ve ümmet olarak Nurettin Hoca’ya ayıp ettik. Bu saatten sonra hiç olmazsa şunu yapabiliriz. Eyüp Sultan’da medfun önemli zatların isimlerinin yazıldığı bir kitabe var. “Ebedi Eyüp Sultanlılar”diye. Bu kitabeye Nurettin Hoca’nın ismini de kazıyalım. Biz kıymetini bilemedik, çocuklarımız, torunlarımız belki bilir diye. Eyüp Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının dikkatine…

 

Nidayi Sevim yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2014, 19:26
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
tespih
tespih - 6 yıl Önce

Vefat tarihi bir kaç ay evvel olmasına rağmen nasıl tanımıyoruz böyle birini anlamış değilim.. Farklı tv programlarında ve istanbuldaki vakıf/derneklerde karşılaştığımız hep aynı isimleri düşürsek hoca kendini saklamış belki de iyi yapmış.Ayrıca hocamızın kariyerinin yarısını yapmış adamların ilim adamı kibirleri aklıma geldikten sonra hocanın cami çevresinde tebliğ yapması herkesin anlayabileceği bir şey değil herhalde.. vesselam

Mehmet Akif
Mehmet Akif - 5 yıl Önce

Prof.Dr.Nurettin Uzunoğlu Hocamızı bir avuç inanmış adamla defnettiğimiz gün tanık olduğum şu manzarayı unutamıyorum: "Kabristan duvarına hepsi birer Cennet Kuşları gibi dizilen hafızlık talebeleri sanki firdevs cennetlerinde öten kuşlar gibi hep birlikte Kuran hatmi yapıyorlardı. Hocamızın çok hizmet ettiği Yüce Kitabımız Kuran ona sanki orada eşlik ediyordu. Ne güzel hayat ne güzel akibet, Rabbim sen sonumuzu hayret"

Serpico
Serpico - 3 yıl Önce

Bu ismi ilk defa ikinci vefat yıldönümünde duyduğum için ne kadar üzüldüm. Türk tarihinin bu yüzyılı bir vefasızlıklar asrı olarak kayda geçecektir. Her yerimizden cehalet, cüret ve hamakat akıyor.Ruhu şad olsun.

Hatice Akkaya
Hatice Akkaya - 2 yıl Önce

Ankara universitesindeyken öğlen aralari beraber ingilizce yazdığı Meali okurduk. Bize ders verirdi. Allah cc rahmetiyle muamele eylesin. Asla unutulacak birisi değildir.

Ahmet ABD
Ahmet ABD - 11 ay Önce

Selamlar
Ben A.B.D de Nurettin hocamla islami hizmetlerinde, vaazlarinda bulunmus biriyim. Kendisinin Amerika'da cok yetenekli bir oğlunun oldugunu bilmenizi isterim. Kendisi A.B.D muzik piyasasinda cok onemli biryerde olup bu piyasadaki bircok meshur insanla calismistir. Yeteneklidir ama cok mutevazidir. Babasi oldugunde mirasindan 5 kurus talep etmemis mutevazi hayatina devam etmistir. Allah rahmet eylesin .Evladinda senin gibi Allahın verdigi yeteneklerle ismine layik olmustur. Nur icinde yat Nurettin Amca...

banner19

banner13