Böyle adamlar yok deme, var! Hem de çok!

Hacı Hüseyin Yılmaz Amca sırf Allah rızası için evini açmıştı öğrencilere bilabedel..

Böyle adamlar yok deme, var! Hem de çok!

 

Üniversite öğrenciliğim sırasında Bursa vilayetimizin ortasında bir rüzgâr ve bu rüzgârın ortasında ben bir oraya bir buraya savrulup duruyordum. Hüzün, bir kara elbise gibi üstüme yapışmış; çıkarmaya çalışsam da üstümden çıkmıyordu. Takvimler iki bin yılının sonbaharını gösteriyordu.

Ne cepte para, ne de kalacak bir mekân vardı!

Günlerden bir gün, aylardan bir ay kederden bir keder sarmıştı çevremi. Bir inşirah, bir teselli, bir kurtuluş ümidiyle kederli başımı gezdirip duruyordum. Tüm kapıların kendisine açıldığı büyük kapıya iltica ederek Rahman’ın huzurunda boynumu bükmek kastıyla üniversitenin camisine doğru gitmeye başladım. Cami kampüsün içinde bir serap gibi karşımıza çıkıyordu. Cami, içimizin çöllerindeki bir vahaydı belki de.

O günlerde ne cepte para, ne de kalacak bir mekânım vardı. “Allah’ım” diyordum, “başımı sokacak bir ev ver bana. Allah’ım, sen Allah’sın, ben de aciz bir kulunum” diyordum.

Velhasıl kelam, Hakk’a ilticadan sonra selamlaşmak kastıyla cami imamı arkadaşın yanına uğradım. Daha evvelinden hocayla bir vesileyle tanışmış ve kaynaşmıştık. İsmi Aslan olan hocamın yanına vardım. O esnada sol gözü sargılı ihtiyar bir amca da bizim hocanın yanına geldi. Okulun tıp fakültesinde gözünden katarakt ameliyat olmuştu. Ve bana bakarak hocaya, “bizim eve öğrenciyi buldun mu” diye sordu. Anladığım kadarıyla evini bir öğrenciye hayrına vermek istiyordu.

Bir duanın sıcağı sıcağına hemen kabul edilişini seyrediyordum

Aynı esnada hoca da bana bakarak ihtiyara, “Mehmet kardeşimiz var” dedi. Bir duanın sıcağı sıcağına hemen kabul edilişini seyrediyordum. İhtiyar amca adresini verdi ve ben ve sınıfımdaki dört arkadaş ile bu evde tam iki sene oturdum. Bizden kira almadı ve sırf Allah rızası için bu iyiliği yaptı.

Evet, kara gözlü ve samimiyet abidesi Hacı Hüseyin Yılmaz Amcamın bu iyiliğini hiç unutmadım. O ki beş katlı binayı kendi eliyle yapmış, o ki hayatını alnının teriyle kazanmış katışıksız bir Müslümandı. Onda Müslümanların gerçekten birbiriyle kardeş olduklarını anlatan bir hal ve davranışı görmek mümkündü.

Artvin ilinin Yusufeli ilçesinden olan Hüseyin Amcam dört sene evvel canını Rahman’a teslim eyledi. Allah mekânını cennet eylesin diyor ve Allah rızasından başka bir derdi olmayanları buradan selamlıyorum.

 

Mehmet Baş anlattı

Not: Hacı Hüseyin Yılmaz Amca'nın fotoğrafını edinemedik. Okurlarımızdan özür dilerken, bu güzel Amcamıza da Allah'tan rahmet diliyoruz.

Güncelleme Tarihi: 26 Haziran 2012, 14:36
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hayrullah çilburunoğlu
Hayrullah çilburunoğlu - 7 yıl Önce

Allah Razı olsun Hacı Hüseyin amcadan,Mekanı cennet Kabri nurlar ile dolsun,inşallah evlatlarıda bu tür yardımlarını öğrencilerden esirgemez.

ayşe kadıoğlu
ayşe kadıoğlu - 7 yıl Önce

hacı amcaların paragöz olarak gösterildiği bir dünyada gerçek bir hacı. yazı için teşekkürler..

banner19

banner13