Biyografileriyle de bir döneme tanıklık etti

Sosyolojik çözümlemeleri, edebi yeteneği ve verdiği onlarca eserle Türk milliyetçiliğinin yüzakıdır Nevzat Kösoğlu. Muaz Ergü yazdı..

Biyografileriyle de bir döneme tanıklık etti

Nevzat Kösoğlu, “Reislerin Reisi” ya da “Nevzat Abi”… Hukukçu, gazeteci, siyasetçi; hepsinden önemlisi ciddi bir kültür adamı. Milli kültürümüzün bıkmaz, usanmaz takipçisi. Pasif bir takipçi de değil; yazılarıyla, konferanslarıyla, daha doğrusu döktüğü terle kültürümüzü yeni kuşaklara taşıyan bitmez tükenmez bir gayret. Bir ülkü eri… Dimağlarımızda oluşturulmuş, adeta bir PR çalışmasının satırlarından süzülen ülkücülük imajını yerle bir eden biri Kösoğlu.

Malum olduğu üzere kültür dünyamızı uzun yıllar şekillendiren sol anlayış, ülkücülüğü kaba saba, düşünceden uzak, vandalizme dayalı reaksiyoner bir ideolojik hareket olarak görmüş ve göstermişti. Evet, Türkiye’nin yerli ve şehirli, bu toprakların gerçek sesi bir hareket böyle bir imajla sunulmuştu. Nevzat Kösoğlu gibi büyük ideal adamları bunun böyle olmadığını gösterdiler. Hem sosyolojik çözümlemeleri, hem edebi yeteneği, hem de dünle bugünü yorumlayışı bizi doğrular. Türk milliyetçiliğinin yüzakıdır Kösoğlu. Milliyetçidir ama ırkçı değildir asla. Türkün Müslümanlıkla derin ve vazgeçilmez bağının farkındadır ve bu bağa bütün benliğiyle düğümlenmiştir.

Çok başarılı bir biyografi yazarı aynı zamanda

10 Ekim 2013'te vefat eden Kösoğlu, tarihimiz üzerine kafa yoranlardan. Geçmişinden ve geleneğinden kopuk bir kurgunun içine hapsedilen türedi bütün millet tanımlarını silip bunun yerine gerçek bir millet tanımı oluşturmak için çırpınıp durdu. Kültür ve medeniyet ile ilgili kendine has bakış ortaya koydu. Güncelden kopuk bir kimlik tanımlamasının karşısındaydı. Özellikle İbn Haldun’u iyi anlamış ve bugüne taşıyabilmişti. Boş konuşan, boşa konuşan siyasetçi tipinin aksine sorumlu, yüzeyselliğe mahkûm aydıncıklarımızın tersine derinliğine düşünen, düşüncelerini dile getiren biriydi. Özellikle milliyetçi, mukaddesatçı yayın dünyasında görülen boşluğu doldurmak için büyük gayret sarfetti. Bu gayretin sonucu Ötüken Yayınları kuruldu. Büyük bir sabır ve azimle çalışarak milli kültürümüze ait karanlıkta kalmış birçok çalışmayı gün yüzüne çıkardı. 14 ciltlik Büyük Türk Klasikleri'ni yayınladı. Proje yöneticisi olduğu Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi adlı çalışmanın ise büyük bölümü Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. 

Nevzat Bey, aynı zamanda çok başarılı bir biyografi yazarıdır da. Peyami Bey, Galip Erdem, Şehit Enver Paşa ve Dündar Taşer biyografi kitapları bu alandaki önemli eserler. Onun biyografi kitaplarını okurken bir insanın hayatını okumuyoruz yalnızca, anlatılan doğumla ölüm arasına hapsedilen tarihlerden ibaret değil. O kişilerin yaşadığı dönemleri de okuyoruz aynı zamanda. Ne olup bitmiş, hangi önemli olaylar yaşanmış… Anlatılan kişileri ne öne çıkarmış, neden önemliler gibi sorulara tatminkâr cevaplar bulabiliyoruz. Biyografileri yazılan kişilerin şahsında bir döneme tanıklık ediliyor.

Dündar Taşer kitabı bir hatırat gibi de okunabilir

Kösoğlu'nun “Dündar Taşer” adlı biyografi çalışmasında da milletimizin tarihinde çok önemli acılar barındıran, zor bir dönem anlatılıyor. Dündar Taşer anlatılıyor bütün yönleriyle. Taşer’le birlikte “ipeğe sarılı çelik” diye adlandırılan gençlerin hazin öyküleri… 

Dündar Taşer, varlığıyla, yaşamıyla Türk milliyetçiliğini ırkçılığa endeksleyen ve ülkücüleri cahil cühela sürüsü olarak yansıtan malum anlayışlara karşı verilen en güzel cevap olarak düşünce ve aksiyon dünyamızda yerini alıyor. Derin tarihi bilgisi, sosyolojiye vukufiyeti ve bütün bunların ötesinde kendini buralara ait hissedişi.... Tanzimat döneminden beri aydınlarımızın ve bürokratlarımızın kahir ekseriyetinin bu topraklara yabancılaşması, buralardan bahsederken başka yerlerden bahseder bir hava içine girmeleri gibi olumsuzluklara düşmedi. Batılılaşma sonrası oluşan yanlış kodların farkındaydı. Yabancı değildi kendi milletine. Milleti oluşturan değerlerin ne olduğu konusunda berrak bir zihne sahipti. Siyasetle uğraştı, siyasetin içinde yer aldı. Siyasi pazarlıkların içinde asla… Birikimi, hinterlandı güncelin çok üstündeydi. Kendi deyimiyle mevcut eğitim sisteminin hatalarındandı. İyi ki de öyleydi. Asker kökenli biri olmasına rağmen aklî melekelerini askeri doktrinlerle dondurmamış biri. Derin bir birikim sahibi. Milliyetçi gençliğin kutup yıldızlarından. Bir gönül adamı. Bir sohbet insanı… İdeolojik yobazlığın ötesinde. O, sohbete başladığında tarih yeniden canlanıyordu. Tarih, insanın arkasını yasladığı sağlam bir duvara dönüşüyordu. Asker ama askeri darbelerden nefret eden biri. Darbelerin durumu düzeltmekten ziyade daha da berbat durumlar yaratan bir etkiye sahip olduğu gerçeğinin farkında.

Nevzat Kösoğlu’nun bu kitabı, biyografik bir çalışma olmasına rağmen yazar da anlatılanların içinde bizzat yer aldığından, bir hatırat, bir günlük gibi okunabilir de. Kitapta bir dönem karanlıkta kalan, medyanın gizlediği ya da kendi mantalitesine göre dönüştürdüğü birçok olayın gerçek yüzünü de görmüş oluyoruz. Kitapta, Taşer’in çok yakınında yer alan Erol Güngör ve Ziya Nur Aksun’un Taşer hakkındaki görüşlerine de yer veriliyor.

Kitap iki bölümden müteşekkil. İlk bölümde Taşer’in hayatı anlatılıyor. Bu bölümde biyografik anlatımın yanında Dündar Bey’in milliyetçi camia ve Ülkücü gençlik içerisindeki önemli işlevi, camiaya kazandırdıkları söz konusu ediliyor. Bir anlamda onun fikir ve ruh dünyası tüm ayrıntısıyla ele alınıyor. İkinci bölümde Taşer’in yazılarından seçmeler var. Bu yazılar Taşer’in fikir ve ruh dünyasına açılan kapılar. Okuyucu direkt olarak yazılarla muhatap. Dolaysız bir şekilde onun ne demek istediğini okuyabiliyor.

Nevzat Kösoğlu, verdiği eserleriyle bir büyük medeniyetin izinde yürüme gayretinde. Derin bir mesuliyet duygusu ve fikriyle yürüme… Büyük medeniyetin büyük düşüncelerle, uçsuz bucaksız rüyalarla var kılınacağının bilincindeydi. Bu bilinçle, bir büyük rüya adamını anlatıyor. Dündar Taşer’i… Bir Türkmen Ağası’nı…

 

Muaz Ergü yazdı

Yayın Tarihi: 08 Ekim 2014 Çarşamba 14:04 Güncelleme Tarihi: 10 Ekim 2014, 09:13
YORUM EKLE

banner19

banner36