banner17

“Bir yiğit ölmüş” diyeler

Muhsin Başkan soğuk dağlarda yiteli iki yıl oldu. O soğuk Mart günleri yüreğimizden çok şeyler aldı da gitti.

“Bir yiğit ölmüş” diyeler

Şu dünyada bir nesneye yanar için göynür özüm

Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi

Yunus Emre

Soğuk bir mart akşamıydı. Akşam saat 9 civarında yurda gelmiştim. Okul çıkışı deneme sınavına girmiştim her Cuma akşamı olduğu gibi. Dolmuştan indim ve yurda giden dik ve uzun sayılabilecek yolda üşüyerek ilerledim. Soğuk bir mart akşamıydı işte, yurda çıkana kadar bayağı bir üşümüştüm.

Muhsin YazıcıoğluBir acı haber düştü ekranlara…

Yurda varınca belletmen öğretmen odasına girdim dönüş imzasını atmak için. Ve televizyon gözüme ilişti. Son dakika yazıyordu önce aldırış etmedim. Seçim dönemiydi ve mitingler devam ediyordu haliyle en önemsiz şeyler bile önem arz ediyordu. Ama sonra Muhsin Yazıcıoğlu’nu gördüm ekranda. Şaşırdım çünkü kanallar onu hiçbir zaman göstermezdi. Hâlbuki bütün parti liderleri kadar o da çalışıyordu. Yalnız İstanbul’da ya da Ankara’da büyük mitingler yapamıyordu. O ancak sevdalısı olduğu Anadolu’nun küçük şehirlerinde kucaklaşırdı milletiyle. Öyle çok renkli gösterişli mitingler de yapamazdı. Çünkü seçim yardımı alamazdı. Kendisinin de söylediği gibi partiye gönül vermiş birkaç dava adamının ve kendisinin çocuklarının rızkından keserek biriken paralarla mitingler yapardı. İşte yine böyle zar zor toplanan paralarla bir helikopterle Kahramanmaraş’a giderken bir kaza geçirmiş ve tüm kanallarda o haber son dakika diye geçiyordu. Hâlbuki Muhsin Yazıcıoğlu da hep bundan şikâyet ederdi. Medya bize yer vermiyordu. İşte hayatın cilvesiydi bu da dün hiç görünmeyen Muhsin Başkan bugün bütün kanallarda gösteriliyordu.

Muhsin YazıcıoğluHaberi görür görmez içimden bir şeyler koptu sanki. Çünkü daha birkaç gün önce bir arkadaşımla Muhsin Yazıcıoğlu’ndan konuşmuştuk. Arkadaşım, ‘Muhsin Yazıcıoğlu ve partisi bu vatana gönül vermiş insanlar. Muhsin Yazıcıoğlu da adam gibi adam ama…’ demişti. Aslında herkes aynı şeyleri söylüyordu: ‘Muhsin Başkan; adam gibi adam, dava adamı, dürüst adam…’ Ama olmuyordu işte, meclise giremiyordu kolay kolay. Yoksa biz onun kıymetini vefatından sonra mı anlamıştık? Her iyi insanı vefatından sonra anladığımız gibi bu hatayı Muhsin Başkan’da da mı yaşadık? ‘Kadrini seng-i musallada bilüp ey Baki/Durup el bağlayalar yaran saf saf.’ demiş büyük şair.  Evet, Muhsin Başkan’ın vefatı bu beyitte geçen her ifadeyi doğruluyor ne yazık ki. Açık konuşalım ve utanarak söyleyelim ki biz onun kadrini sengi musallada bildik. Belki de onu seven insanların yarısı ona oy verse tek başına iktidar olabilirdi. Ama olmuyordu. Belki de siyaset onun işi değildi. O dava adamıydı. Hak bildiği yolda her şeye rağmen ve tek başına yürürdü. Siyaset ise taviz isteyen bir işti. Ve o taviz vermezdi doğru bildiklerinden.

Bakanlık teklif edilmişti ama…

Zamanında teklif aldığını söylemişti bir konuşmasında. Bakanlık teklif etmişlerdi. Karşılığında ise yine taviz istemişlerdi ve yine kabul etmemişti. Yine de herkes ona dürüst adam diyordu ya yeterdi. Çünkü ‘Dürüst insan Allah’ın en güzel eseridir’. İktidar olamamıştı belki ama bu milletin gönlünde dürüst adam olabilmişti, dava adamı olabilmişti; yeterdi. Milleti ile kucaklaşmış bir dava adamı idi. Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş yalan dolan bilmeyen bir dava adamı… Yine Anadolu’nun bağrında Kahramanmaraş’ta kahramanca şehadete ulaşmıştı. Çağlayancerit, Döngel belki de bu yörelerin isimlerini bu ana kadar kimse duymamıştı. Zaten Muhsin Başkan’dan başka kimse de uğramazdı oralara. Ama o Anadolu’dan çıkmış Anadolu’yu unutmamıştı. İşte bir dava adamını, devlet adamını böyle kaybetti Türkiye.

Şehitler ölmez, biliriz!

O üşürken dağlarda Türkiye’nin yürekleri yandı. 3 gün bekledi Türkiye. Şehadet haberi ulaştı. Bir şairin dediği gibi ‘Yiğitler can verir yurdu yaşatmak için’. Can vermişti bir yiğit yurdu yaşatmak için. Lekesiz bembeyaz geçen hayatına beyaz bir nokta koymuştu Keş dağında Muhsin Başkan. “İla-yı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem Ülküsü’ne baş koymuş bir yiğit öldü.” Bu cümleyi kullanmış Hakan Albayrak, Muhsin Başkan için. Evet, onun davası İla-yı Kelimetullah davası idi. Türkiye’nin en zor günlerinde “Kanımız aksa da zafer İslam’ın!” diye haykıracak kadar inanmış biri idi. Biz bu yüzden onun bu beyaz buluşmasına şehadet demek istiyoruz. Allah şehadetini kabul etsin.

Muhsin Başkanı kaybedeli tam iki yıl oldu. Çok zor geçti bu yıllar Türkiye için. İşte böyle aradık Muhsin Başkanı. Söylenecek çok şey var ama duyguları söze dökmek zor. Sonsöz, Muhsin Yazıcıoğlu gibi Anadolu’dan bir aşığın sözleri olsun. Allah bu millete yeni Muhsinler nasip eylesin.

Bir yiğit ölmüş diyeler

Üç günden sonra duyalar

Soğuk su ile yuyalar

Söyle garip bencileyin

                               Yunus Emre

 

 

Hamdi Enes Akçay bir Fatiha niyetine yazdı

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2011, 11:02
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yusuf Yılmaz
Yusuf Yılmaz - 8 yıl Önce

Başkaları gibi değildin, menfaat ve çıkar kelimeleri senin için anlamsızdı ve de önemsiz. Koltuk derdi, makam sevdasında olmadın, çünkü kalbinde vatan ve millet sevdasından başka bir sevdaya yer yoktu.Sevenlerin kadar oy verenlerin olmadığı için belkide kırgındın bizlere. Sende bütün iyi insanlar gibi beyaz atına binip çoktan yol almıştın öte alemlere biz arkadan göz yaşları dökerken. Mekanın Cennet olsun yiğidim. Seni ÇOK ÖZLEDİK KOCA REİS!!!!!

nurda bulbul
nurda bulbul - 8 yıl Önce

enes yıne dusuncelerımıze tercuman olmaya devam edıyorsun ..ee ben o kadar uuzun yazamıcam tabıkı ama yazmaya da gerek yok her seyı gayet ıyı acıklamıssın kardesım...sadece reıse bır fatıha degıl nıce sevenlerının fatıhalarını gondermıssın bu yazınla ..saygılar ve sevgılerımle....

Gökhan Abi
Gökhan Abi - 8 yıl Önce

Hatırlıyorum da, daha ilkokul öğrencisiydim ve o zamanlar adı Nizam-ı Âlem olan ocağımızı ziyaret etmişti. Heyecandan elim ayağım titriyordu; Reis, tam önümdeydi...

Dün Tacettin Dergahı'nda binlerce kişi toplandı. Cuma Namazı'nı da o binlerle eda ettik. Hemen arkamda ki çay evinin ikinci katında iki kız, kalabalığı izliyor. Binlerce kişi aynı yöne dönmüş, büyük bir ahenkle secde ediyor ve ellerini masmavi gökyüzüne açmış. Bu güzellik karşısında ben çok merak ettim, acaba onlar ne düşündü...

Osman DOST
Osman DOST - 8 yıl Önce

Merhum Muhsin YAZICIOĞLU emrolunduğun gibi dosdoğru ol emrini yaşayabilen ender bir insandı. Cenab-ı Hakk rahmet eylesin. Türkiye hep onu dürüst bir insan olarak hatırlayacak. Kalbi ve yüzü temiz ağabeyim, Seni çok seviyorum.

banner8

banner19

banner20