Bir okul bahçesini anlattım işte!

Mustafa Nezihi Pesen okul bahçelerinde neler yaşar insan, onlara daldı...

Bir okul bahçesini anlattım işte!

 

Orada yürürken önünüze bir anne baba ayrılığının derin acısı çıkar. Kendi gençlik sürçmeleriniz, aşk acılarınız, yanılgılarınız çıkar karşınıza. Bu yüzden merhametli olun, selam verin ve dua edin.

Bir okul bahçesinde uzun yürüyüşler yaparken ne çok şeye yakalanır insan. Ne çok ruhla, hayaletle karşılaşır. Kendini zorlu bir sorgulamanın içinde buluverir. Hesabın çetinliği yakalayıverir kişiyi yavaş yavaş. Yürüyüş gittikçe ağırlaşır. Gençlerin ergenlik ağrılarına, ruh ağrılarına, dalgınlıklarına yakalanırsınız.

Rahatlığın yorganı yırtılmalı!

Tam önünüze bir anne baba ayrılığının derin sancısı çıkar. Onlarca sahipsizlik sancısı bahçenin dört bir tarafını tutmuştur. Hele bir de yetimlik, öksüzlük hikayelerinden haberdar olursanız ağaçların dikenleri gittikçe artar. Yürüyenin bir yerleri nasır bağlamamışsa; muhakkak kanama gerçekleşir. Muhakkak rahatlığın yorganı yırtılır. Yırtılmalı.

Sen de yaşamamış mıydın bunları?kavga var...

Kaçmak mümkün ama kaçan korkaktır. Kaçan nereye kadar sürdürebilir bu kaçışını? Gidip çocukluğuna, gençliğine, kendi hatıralarına yakalanır bir yerlerde. O da aşık olmuştu, sevmişti. Söyleyememişti. Salınımları, endamları görüp kendini tutmuştu. Dünya dar gelmişti. Yaşamak katlanılması gereken bir zorunluluk olmuştu. İnandıklarıyla gördükleri birbiriyle çelişip durmuştu. Bu da onun acılarını, sancılarını, deprenişlerini, sorgulamalarını, ağlayışlarını, boşvermişliklerini çoğaltmıştı.

Bu lezzetler bir gün bitecek!

Dostluklara sığınmıştı. Onlarla konuşarak güç toplamıştı. Dua istemişti. Geceleyin karanlıklar içinde Hiç Solmayan’a yakarmıştı. Gözyaşlarının tadına bakmıştı. Peki bunlardan yoksun olduğunu zanneden, düşünen neylesin? Neylesin; çağ gözlerinin önüne ne çok perde çekmiştir. Sonsuz'la arasına yanlış algılayışlar, gerçekmiş gibi görünen zanlar, tadı-lezzeti bitmeyecekmiş gibi görünen günahlar girmiştir.

Masivayı solduracak sözlerini dök o kalbe!

Samimi bir gülümseyiş gerekiyor. Kalbin kaynayışından fışkıran taze sözler. Işık saçan bir el olacak bu kelimeler. Rakamların, formüllerin, ezberlerin, kronolojilerin, kritiklerin yapamadığını o samimi bakış, o samimi ses, o terütazelik yapacak. Durmadan açılan o hakikat kapısından girmenin umudu saracak onu. Yaşadığı çağın sahtekarlığını, yalancılığını, aldatıcılığını, cazibesini, albenisini, kızlarını, erkeklerini yenecek bir ışık yakmalı orda. Sınıfta, bahçede, kantinde… Yenemiyorsa bile en azından, etkisini azaltmalı, soldurmalı. Birinciliğin onların hakkı olmadığını bilmeli. Başka bir şeyler olduğunu hissetmeli, fark etmeli: Yetimliğinin, öksüzlüğünün acısını azaltacak. Kendisine öğretilenlerin güneşte eridiğine şahit olmalı sonra sonra.

Put kıran İsa gibi......

İnkar etmeyen, soğuk olmayan, statükoyla iğdiş olmamış bir yaşam ve konuşma biçimi çok şeydir. Önemli bir meziyettir. Önemsendiğini görmeli dinleyen. Kalıpçılıktan kaçınmalı konuşan. La ilahe illallah tazeliğinde söylenmeli cümleler. Yahudi tapınağında put kıran İsa gibi…

Sizi görmezden gelecekler

Bir okul bahçesinde öğrendikleriyle 'anayurdu'ndan uzaklaşmış, yanlış inançlarının esiri olmuş, kızgın, öfkeli delikanlılar, genç kızlar görürsünüz. Her şeyi boşvermiş yılgın, bezgin, umutsuz, cansız cesetler görürsünüz. Kapıldığı geçici şeylerin zevkiyle sarhoş olmuş aylaklara rastlarsınız. Sizi görmez bunlar. Görürlerse bile muhtemelen görmezden gelirler.

O sönmeye yüz tutmuş ateşi kim tutuşturacak?

Bir okul bahçesinde gördüğünüz her şey kendi ilk gençliğinize ait bir gerçekliği çağrıştırır size. Gördüklerinize karşı merhametli olun. Günahlarınızı, kalp kaymalarınızı, sürçmelerinizi, içinizi düşünüp selam verin. Hem de sevgiyle, samimiyetle. Onların gözlerinin ta içine bakın. Bu çağın tüm yanlışlıklarının, aldatmacalarının, kandırmacalarının söndüremediği, yok edemediği o ışığı göreceksiniz. Bakmayı bilen görür. Görenin içi yanar ve sevinir. Tutuşmayı bekleyen o ateşin tutuşturucusu siz olun.Esselamü ala menitebaa'l-hüda!

Mustafa Nezihi dua istedi

 

Yayın Tarihi: 15 Kasım 2011 Salı 20:20 Güncelleme Tarihi: 15 Kasım 2011, 20:20
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
hakan
hakan - 10 yıl Önce

bu yazar ikidir beni derinlerden yakalıyor. hadi hayırlısı..

Misafir
Misafir - 10 yıl Önce

Çocukların dostluklarını, okumalarını,oyunlarını, bahçesiz okul görüntülerini, kıstırılmışlılarını, vsi sergileyen bahçe görüntüleri, yaşanmışlıkları ışığında ne de iyi giderdi bu haber.

banner26