Bir Efsanenin Adı: Araş

Eski bir milli sporcu ve vurmalı çalgılar çalan bir bilgisayar mühendisi...

Bir Efsanenin Adı: Araş

Testi'den Gelen Müzik

 

Araş'la konuşmak çok ilginç bir tecrübe... O, Testi'nin kalbinde gizlice atan müziğe elleriyle can veriyor. Hayır, testiye çamurdan şekil veren bir seramik ustası değil, vurmalı çalgıların ustası Araş. Ama bu kadarla sınırlı değil, çok daha fazlası var onda.

Ben bir şey demeden sen söyle, kimdir Araş Caferi?

Yaptığı şeyleri hissederek uygulayan biridir! Bruce Willis'i sever. 31 yaşını bitirmiştir ve üç – dört senedir basketboldaki başarılarıyla ilgili ses seda yok. Eski bir milli sporcu ve vurmalı çalgılar çalan bir bilgisayar mühendisi. Biraz gitar çalar, biraz yazı yazar; spor yapar, yazılım yazar ve öğrenmek ister elinden geldiğince. İran'ın Azerbaycan'ından, Urmie ehlidir. Endüstriyel Şerif Üniversitesi'nden mastır derecesi var, annesi ve babası gibi. Ve evet, testi çalar.

Testinin kucağa böyle güzel yerleştiğini ve ritimlerin en güzeliyle kulağımıza ulaşabileceğini herkes bilmez,  anlat biraz.

Anneannelerimizin evlerinde bir köşede sessiz sakin tozlanan testi, benim hayatımı değiştirdi. Belki de Testi ile çalmaya başlayan tek vurmalı çalgıcıyımdır, o da çalgı olması amacıyla yapılmış testi ile değil, bir tür eski çömlek, İran'ın kuzey kesimlerinde kullanılan. O pes, tok ve sihirli ses beni kendine çekti ve böylece sırayla Testi, Def, Dayre, Bendir, Kasura, Darbuka, Djimbe, Kong ve Gitar ile tanıştım ve tecrübe ettim. İran Testisi ile yeni bir metot yaratmaya çalıştım, Afrika Testisi (Udu) ve Hint testisi (Ghatam) üzerinde deneyler yaptım. Sonra Bender Abbas (İran'ın güneyinde bir iskele şehri) testisi “Cahle” ile tanıştım ve ona yoğunlaştım. Sonra arkadaşım ve üstadım Farzad Golpayegani'nin (www.farzadonline.com) tavsiyesi ile deri vurmalı çalgılara yöneldim ve en çok darbuka, cembi, def, dayre ve bendir ile çalıştım.

Testiyi kucaklayıp çalmalı. İnsan kalbine yakın olan o kalın sesi, vücutla bütünleşmesini sağlıyor. Nijerya'lı kadın ve erkekler zor bir çalışma gününden sonra testilerini kucaklar ve çalarlar, yorgunluklarını atmak ve huzura kavuşmak için.

Hangi müzik tarzlarına eşlik ediyorsun testinle, Farzad Golpayegani ile çalışman nasıl oldu?

En çok tecrübe ettiğim tarzlar füzyon rock ve metal; ve en önemlisi progressive metal ile oryantal müzik füzyonu. Farzad Golpayegani'inin üçüncü albümünde testi, darbuka ve def çaldım. Bu bölümlerin çoğu doğulu melodiler ve makamların rock müzikle birleştiği füzyonlardan oluşuyor ve bazen sırf speed metal oluyor! Farzad'ın birinci ve ikinci albümünü de Tahran Üniversitesi'nde verdiğimiz konserde ve İstanbul'daki BarışaRock festivalinde de çaldık. Aslında Doğuya ait egzotik vurmalı çalgılar, rock ve metal müzikleri bezemek için ve atmosfer katmak için hafif bir şekilde kullanılırlar ve asli çalgılardan sayılmazlar ama ben, İran'ın asil ve tarihi kültürünün havasını ve kokusunu duyurmaya çalıştığım gibi, hızlı ve yoğun bir şekilde çalmaya çalışıyorum.

... veee işte o kilişe soru, nasıl birşey İran'da müzik yapmak?

İran'da müzik sınırlı, hem kanunlar açısından, hem imkanlar olarak. Devletin kültürel organlarının desteklememesi sonucu meydana gelen bir eksiklik de mevcut. Tabii geleneksel müzik bir yere kadar destek görüyor ve klasik müzik, flamingo, pop, ve jazz gibi tarzların faaliyetleri de kısıtlı bir şekilde sürüyor, her ne kadar satışları fazla olmasa da. Ama bizde öğretim ve bilgi eksikliği de var. İran'ın o zengin geleneksel müziğine yeni ve modern bir şeyler katarak hem iç piyasayı ve gençleri kendine çekecek ve hem dünyaya açılabilecek eğitim ve icrai altyapı bizde yok.

Ama diğer yandan müzikte olan bu sınırlama bizim için büyük bir şans da olabilir, çünkü eserlerimizin üzerine yoğunlaşmamızı sağlıyor. Eğer tüm lokantalar kapansaydı, insanlar yemek yapmayı daha ciddiye alır ve daha derinden tecrübe ederlerdi... Çok önemlidir insanın kendi kendisiyle yalnız tecrübe ettiği anlar.

Müzik zihnin gıdasıdır. İran'da müzikle uğraşan azınlığın tümüyle kendilerini bu işe vermelerini sağlıyor yasaklar. Mesela Farzad Golpayegani (Müzisyen, Ressam)(www.fazadonline.com), Ali Sanayi (Bas gitarist)( www.arthimoth.com), Puya Mahmudi (Müzisyen), Soheil Danesh Eshraghi (Müzisyen, İllüstrator)(www.visprad.com), Ali Azhari (Müzisyen)(www.arthimoth.com), bunlar rock ve metal müzik yapan yetenekli insanlar ve çok genç olmalarına rağmen her biri bir kaç çalgı çalıyor, beste yapıyor ve kayıt, miks ve mastering alanında da maharet sahibiler. Eğer sürekli konser, albüm vb. dünyanın diğer ülkelerindeki gibi rahat bir şekilde icra olunsaydı, belki her alanda bu kadar ilerlemeye vakit ve enerji bulamazlardı.

Matematik mi, Sanat mı?      

Mukayese etmek istemem, ama ikisi de insana özgü olgular. Benzer yanları çok, ilk olarak insan onlar olmadan yaşamını sürdüremez. İnsan tarafından bilimsel olarak incelenmeleri ve kategorilere ayrılmalarına rağmen, tabiatta var olan gerçekler, yaratılışta gördüğümüz matematik ve sanat gibi... Her ikisinin de muhtevası, metotları ve güzellikleri var, onlara mahsus. Matematikte bir takım anlaşmalara dayanan kanunları çıkarıp sunuyoruz ve akıl, mantık ve tahlil çok fazla dâhil oluyor bu sürece. Sanatta ise kişiye mahsus zihinsel tecrübeler ve yolculuklar var, hissiyatın daha çok dâhil olduğu.

Yetenek mi, çalışkanlık mı?  

Benim o kadar da yeteneğim yoktu vurmalı çalgılarda, çabalıyordum. Gitara başlayınca ona yeteneğim olduğu ortaya çıktı ve herkes gitara devam etmemi söylüyordu bana. Ama ona da yeterli ilgim yoktu. Yetenek bilinçaltındadır ve el değmemiştir, yetenekli birisinin varacağı yerlere sırf çabalayan birisinin ulaşması zor belki ama çaba ve çalışkanlık olmadan da yeteneğin kimseye faydası yok. Hem ilgi duyduğunuz ve hem yeteneğiniz olan bir alanda çalışır ve çabalarsanız işte o zaman ilerlersiniz. Çok rastladım, bazı insanların bir alanda çok yeteneği oluyor ve hatta dahi bile sayılıyorlar ama ilgileri o kadar da yetenekli olmadıkları alanlara yöneliyor.

Araş bir kahramanın adı, İran efsanelerinde. Dünyabizim okuyucuları için o hikayeyi anlatsana.

Araş eski çağlarda bir pehlivandır. Eski Pers imparatorluğu ve Turan ile olan savaşta kahramanca dövüşür.

En sonunda iki medeniyet arasında ateşkes ilan edilir ve Araş'ın atacağı ok ile Turan ve İran sınırlarını belirleme kararı alırlar. Bu anlaşmaya daha fazla kan dökülmemesi ve daha barışçıl bir yöntemle sınır üzerine olan anlaşmazlığın giderilmesi amacıyla varılmıştır ve o sırada İran daha avantajlı durumda olduğundan, İranlı birinin ok atması kararına varılır taraflarca. Herkes Araş'tan tüm kalbi ve vücuduyla bu işi yapmasını ister. Araş, Demavend dağına çıkar ve oku öyle bir çeker ki, sabahtan güneş batana kadar ok gider ve sonunda Ceyhun Nehri'nin yanındaki bir ceviz ağacına saplanır ve bu nehir İran – Turan sınırı olur. Ama Araş tüm canını oka odakladığı için, kendisi paramparça olur ve parçaları İran topraklarına yayılır... Araş, yayına "Can oku"nu koyar ve vatanı için, canından aşağısını feda etmez...

Barışarock festivalinde Ortadoğu, savaş ve barışla ilgili mesajlar verdin sahnede. Nasıldı barışarock tecrübesi?  

Müzikal açıdan en güzel tecrübelerdendi. Türkiye'nin değişik şehirlerinden, değişik kesimlerden her türlü inançlara sahip insan bir arada toplanmışlardı. En ilginci bir tek polis bile yoktu. Tabii ki, müzik insanların ortak dili, ama bu festivalin müzikten çok öte hedefleri ve neticeleri var.  Yaklaşık otuz bin insanın önünde çalmanın dışında -ki benim için en büyük müzikal tecrübe idi- savaşlar ve ahmak liderler yüzünden meydana gelen dünyanın şimdiki esefnak durumunu değiştirme yolunda var olan mesuliyet, telaş, dayanışma ve fikir birliği, Türkiyeli kardeşlerimizle beraber fikir beyan etme özgürlüğü ve insan hakları için bir nebze de olsa çabalayabilmek, hepsi çok güzeldi. İstanbul'da çok sıkı rock müzik taraftarları vardı. Biz on şarkı çaldık, şarkılardan birini ben Barış Akarsu'ya takdim ettim ve karşımda duran cemiyete sahneden seslendim her türlü savaşa karşı olduğumuzu; ama ticari, askeri, kapitalist katliam ve Amerikan barışı istemediğimizi de belirttim.  Ortadoğu'da bir barış sağlanacaksa bu orada yaşayan insanların kendi arasında yapacağı bir şey.

Türk müziği dinledin mi, neler ve kimler, düşüncelerin ne?          

Türk müziğini geleneksel, pop ve model müzik olarak kategorilere ayırırsak, Türkiye'nin tarihi ve kültürü gibi çok zengin ve mütenevvi. Ben Şebnem Ferah, Hakan Ceptin, Pentagram, Demir Demirkan ve Moğollar dinliyorum ama benim üstad olarak bildiğim Mısırlı Ahmet lakaplı Ahmet Yıldırım var ki, kendisi çok mütevazi, ama aslında dünyada vurmalı çalgılar ve ritimde ilk beş üstattan biridir ve darbukayı dünya çapında tanıtmış ve sevdirmiştir.

Sooooon olarak da...?

Türkiye'deki müzikseverlerle tekrar görüşmek üzere. Sana ve dünyabizim.com ekibine de çok teşekkürler. Bu sayfadan müziklerimize ulaşabilirler: www.myspace.com/arashjafari

 

Salome, söyleşti.

 

 

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2010, 00:02
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mansur Yılmaz
Mansur Yılmaz - 12 yıl Önce

Dinledik ve de beğendik(Hah!Bir müzik otoritesi olmadığım kalmıştı:) )
Testiden su sesine alışıksanız ve de o haliyle kalsın diyorsanız dinlemeyin.Ama, toprak(kap)tan gelen ses ile çamurdan gelen insandan neşet eden ses arasında bir akrabalık olduğuna inanıyorsanız mutlaka dinleyin derim.Zira, Benher'un belalısı iyi bir röportaj sunmuş, konuşana ve konuşturana teşekkürlerimle..

banner19

banner13

banner26