banner17

Bilal Ebamüslim'i hatırlamak neden önemli?

Allah'ın önlerinde açtığı yoldan giderek dünyayı arkasında bırakan bütün şehidlerimize saygıyla...

Bilal Ebamüslim'i hatırlamak neden önemli?

 

Henüz genç ve heyecanlıyken, "Tarihin Kalbi: Öncü Şehidler" ismi etrafında geliştirilecek konsept çerçevesinde bir belgesel serisi hazırlamak niyetindeydim. Sonra işin biraz içine girip de topu topu beş dakikalık bir videonun dahi ne kadar uzun bir uğraş sonucu çıktığını görünce bu konudaki hayallerimi de sulara salmış oldum. Şehidler ile ilgili bir kaç kısa video hazırlamış olsam da belgesel serisi hazırlama hayali uzaklarda kaldı.

Sonraları böyle bir belgesel serisini neden tasarladığımı düşününce ise şu acı gerçeği bir kere daha anımsadım: Herhalde ümmet coğrafyasının hiç birisinde tevhid davasının şehidleri bugün Türkiye'de olduğu kadar tanınmaz ve bilinmez değiller. Filistin'de bir genç vurulup tertemiz alnından düştüğünde, kendisinden bir kaç nesil sonra dahi ismi çocukların dillerinde dolaşmakta. Bu coğrafyada ise -yanlış anlaşılmasın- ancak merhum şehid İskilipli Atıf Hoca gibi bir pozisyonunuz var iken katlolunanlar bir kaç nesil sonra hatırlanıyor.

Cihadı alınlarının çatına vurup, şehadeti de salih dualarının en başına koyuyorlar

Madem Filistin örneğinden ilerliyoruz, Filistin'e gidip gelenleri iki dakika olsun dinlediğinizde fark edersiniz ki Filistin halkı şehidleri sokaklarda, çocuklarına verdikleri isimlerde, televizyonlarda ve daha nice mecralarda yaşatmakta. Bununla da kalmıyorlar. Şehidlerin nasıl yaşadığını, nasıl yürüdüğünü ve nasıl düştüğünü anlatıyorlar çocuklarına.

Mesela Nizar Reyyan'ın videoları dolaşıyor elden ele ve evden eve. Yetişmekte olan çocuklar yaşayan ağabeylerinin, annelerinin ve babalarının dizlerinin dibinde şehitliğe özlem duyarak secdeye varıyorlar, duaya duruyorlar. Slogan olarak değil, en sahici anlamıyla, cihadı alınlarının çatına vurup, şehadeti de salih dualarının en başına koyuyorlar. Çünkü onlar, şehitliğin hâlâ yaşadığı bir toplumun havasını teneffüs ederlerken, bizler şehitler adına slogan atan fakat şehit gibi yaşamayanlar olarak bambaşka bir iklimin kirli ve boğuk havasını soluyup durmaktayız.

Şehadetinin üzerinden daha dokuz yıl geçmeden unutuldu Bilal Ebamüslim

Bayram değil seyran değil bu adam neden bu konulara dalıyor diye sorabilirsiniz. Haklısınız da. Söyleyebileceğim şudur: Eğer bir topluluk bünyesinde yetiştirdiği, teşkilatında görev verdiği ve gidip aslanlar gibi çarpışıp şehid düşen bir mensubunu aradan on yıl dahi geçmeden unutuyorsa, halimiz gerçekten vahim.

Kimden bahsediyorum? Bilal Ebamüslim olarak bilinen, Kafkasya cephemizde büyük kısmı Türkiye'den Çeçenistan'a gitmiş gençlere komutanlık yaparken girdiği bir çarpışmada şehid düşen ve şehadetinin üzerinden daha dokuz yıl geçmeden unutulan Bilal Ebamüslim, fakiri bütün bu düşüncelere gark eden.

İş geldi Bilal Ebamüslim'in soyadını bulmaya, burada tıkandık

Şehid düşmeden evvel gördüğüm bir kaç videoda özel olarak dikkatimi çekmişti Bilal Ebamüslim. Hem Hattab'dan sonra yabancı savaşçıların komutanı olan Ebu Velid'in çevirmenliğini yapıyordu videolarda hem de Türkiyeli Müslümanlara sesleniyordu. Belki saçma gelecek ama sözlerinde rahmetli Erbakan Hoca'dan bazı esintiler sezinliyordum. Sonrasında ise (MGV kökenli arkadaşlar alınmasın, yanlış bir bilgiyi ifade ediyorum) o dönemler MGV kökenli birisinin cepheye fazlaca yolunun düşmeyeceği gibi garip bir inancım olduğu için bu sezinlemenin algıda seçicilikten ibaret olduğuna ikna oluyordum.

Bilal Eba MüslimEn başta ifade ettim, bütün bunları düşündüğüm yıllar bir belgesel serisi hazırlamaya niyetlendiğim yıllarla aynı döneme denk geliyor. Bahse konu serinin ilk 30 dakikalık videosunu Bilal Ebamüslim'e ayırmak istiyorum. Neyse, arkadaşlarla oturduk; çekim, kurgu, montaj her şeyi kağıt üzerinde planladık ve iş geldi Bilal Ebamüslim'in soyadını bulmaya. Burada tıkandık.

Tanıyanlar kendisinin gerçek ismini ya bilmiyor yahut söylemek istemiyor, internet üzerinde yahut başka bir mecrada yaptığımız araştırmalar ise sonuçsuz kalıyordu. Rusya İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı listelerin dahi altını üstüne getirdik, fakat bir netice elde edemedik. Bu moral bozukluğu, baştan gardımızı düşürdü ve proje akamete uğradı. En iyimser söyleyişle, erteledik.

Meğer soyismini bulamadığımız Bilal Ebamüslim'in ailesi burnumuzun dibinde imiş

Aradan yıllar geçti. Vicdanen böylesi bir sorumluluğu artık hissetmemeye başladım. Nihayetinde şehidlerin hatırlanmıyor oluşu esaslı bir sorun olsa dahi tek başıma altından kalkabileceğim bir mesele değildi. Yılların rahatlattığı bir adam olarak, hafiften bir zihin konforuna ulaşmıştım ve işime bakıyordum.

Kaderin bizi konuk ettiği bir konakta, söz Çeçenistan'dan açıldı. Neden bilemiyorum (normalde bu konuları uzun süredir konuşmuyorum) konuya girdim. Eski planlarımızdan, gençlik heyecanlarımızdan söz açtım. Aynı masada çay içtiğimiz bir ağabey, "Rahmetli Bilal, bizim X ağabeyin kardeşi." dedi. O kadar sorduk, soruşturduk, uğraştık, didindik ve bulamadık. Meğer soyismini bulamadığımız Bilal Ebamüslim'in ailesi burnumuzun dibinde imiş. Hatta uzun bir süredir kardeşleri ile görüşmüş, çocukluk arkadaşları ile görüşmüş, okul arkadaşları ile görüşmüş fakat Allah'ın bizim bilemediğimiz bir planı çerçevesinde olacak meseleyi bir kere dahi açmamışız.


Şehid, tarihin kalbidir


Aynı Ağabey, sanki dumura uğramamız yetmezmiş gibi, "Bilal, bizim İstanbul MGV'nin üniversite komisyonunda sekreterlik yaptı. İstanbul Hukuk'ta idi. Okulu bırakıp cepheye gitti sonra. Arada buraya geldiğinde görüşürdük. En sonra yaralı olarak geldiğinde görmüştüm." diyerek bize ikinci bir şok daha yaşattı.

Orada bir şey söylemedim ama şimdi eski defterleri yeniden açtık. Bilal Ebamüslim'i buradan alacak, Bosna'ya ve Keşmir'e yeniden götürecek, Çeçenistan'da komutan olduğu günleri bir daha hatırlatacak ve insanlara gidip mazlumlar uğruna şehid düşmek ne demekmiş tekrar göstereceğiz. Çünkü Beheşti, "Şehid, tarihin kalbidir." derken doğru söylüyordu.

Eğer o kalp halen insanlığın komadaki vicdanına kan pompalayarak, vicdanı sağ tutuyorsa, bize de düşen o kalbe saygı duyarak kendi öykümüzü anlatmaktır.

Allah karşınıza bazen hiç ummadığınız anda bir yol çıkarır. O yola girip girmemek tercihinize bırakılmış ancak o yoldan gidenler hasbi ve kalender olanlardır.

Allah'ın önlerinde açtığı yoldan giderek dünyayı arkasında bırakan bütün şehidlerimize saygıyla...

 

 

Murat Hazine içindeki şehadet arzusunu hatırlattı

Güncelleme Tarihi: 09 Kasım 2016, 11:18
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ethem
Ethem - 8 ay Önce

Bilal Ebamüslim 1 mayıs 2018 unutulmadın unutulmicaksın

hiba
hiba - 7 yıl Önce

Şuan gençliğin gündemleri her ne kadar bu tür şehidlerin hayatlarından uzak olsada biz asla Şehid Komutan Bilal'i ve onlarca yiğidi unutmadık. Onlar tarih boyunca hiç ummadığınız bir yerlerde, hiç tanımadıkları kişilere öncü önder ve ışık olacaklardır. Ve oluyorlarda... Bu güzel şahsiyeti hatırlattığınız için Allah razı olsun. Allah içimizden onun gibi nice Bilaller çıkarsın insallah.. Umarım bu vesileyle belgesel çalışmanıza tekrar başlar ve en kısa zamanda bizlerede ulaştırırsınız.

adem
adem - 7 yıl Önce

ALLAH RAZI OLSUN. HANGİ MESELE OLURSA OLSUN GÜNDEMİMİZDEN ÇIKARMAZSAK UNUTMAYIZ İNŞALLAH

ayşe gülCE
ayşe gülCE - 7 yıl Önce

gerçekten herşey eskilerde mi kaldı...elimize silh alıp müslümanların eziyet gördüğü heryere gidesimiz gelirdi.vuruşup şehid olmak vardı dualarda..yazık bana..geçmişime özlem ve diken diken olmuş tüylerimle okudum..

SERHAT23
SERHAT23 - 7 yıl Önce

KİM OLDUĞUNU BİLMİYORUM YINEDE HASSASIYETİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM.GERÇEKTEN GÜZEL İNSANDI.ÇOÇUKLARI ARTIK BİZE EMANET.

SERHAT23
SERHAT23 - 7 yıl Önce

ABDULLAH (CEVDET DÖĞER FOTOĞRAFI

ebu müslim
ebu müslim - 7 yıl Önce

onun yetiştiği "topluluk", onu ve kürt abdullahı unutmadı...unutmaz da...aziz bir kentte yetişen aziz bir kardeşi kim unutur...onun hikayesi rusça bir youtube videosunda bulunmaktadır...ve arkadaşları caddelerde bulunmaktadır..."gözü olana gün ışımıştır"

eba müslüm dağ
eba müslüm dağ - 6 yıl Önce

kardeş yaptığın çalışmlardan dolayı teşekkür ederim allah razı oluneba abi elazığlı mgv sisteminde yetişti ama sonradan kendisiyle uzun uzun mgv yi konuştuk çok umudu kalmamıştı mgv den artık sadece davet yetmiyor küfür sözden anlamaz söz sırası silahda diyordu.defelerca yaralanmasına rağmen cihadı terketmedi benim yerim dağlar kardeşlerimin yanı.


banner8

banner19

banner20