banner17

Beşir Fuat bizden bir cana kıymıştı

Beşir Fuat hayal ile hakikat arasında kendini yele vermişti..

Beşir Fuat bizden bir cana kıymıştı

Beşir Fuat ondokuzuncu yüzyılın alacakaranlığında, materyalist felsefenin boğduğu bir kardeşimizdir.

Beşir FuatAkıl teknesine yüklediği ve kendisine mal etmeye çalıştığı ‘ithal ürünleri’ taşıyamayınca, tüm varlığını batırmıştır. Beşir, Batı’ya gidip dönemeyen oğullardan biridir.
 
Beşir, hayal ile hakikat arasında kendini yele verdi. Bir mecnunluk yaptığına şahit olmamıştı kimse. Ama işte meczup olduğu fenn, onu odasına kilitlemiş ve bilinçli bir çılgınlıkla kanını son damlasına kadar akıtmasına sebep olmuştu. O serazat ruh, o cengaver ve babayiğit asker gittiği Batı’dan dönememiş, ‘kitli kaldığı’ "Yalnız Akıl Odası"nda bedeni bilime malzeme olsun diye kendisini imha etmişti.

Somut gerçeklikten çok şey mi beklemişti?!

Meftun olduğu somut gerçeklikten çok şey beklemişti belki de. İçindeki müphem yaralara bu katı gerçeklikten çareler üretmek, ilaç imal etmek için -özellikle son 4 yılında- çok uğraştı. Sadece 35 yıl yaşamış bir insan için bu dört sene az olmasa gerek. Beslendiği o materyalist damar ona karanlığın hipnotize edici ışıklarını bahşediyordu her sefer’inde. Yıldız, ay ve güneşin İbrahim’i kandırmadığını unutmuştu. Bu yüzden o tehlikeli okyanusda seyrederken ruhuna zerkedilen zehirlerle geçici bir aydınlanmaya, zevkli bir tecrübeye ulaşmış olmanın sevincini yaşıyordu. Ama derinden derine onu yutacak gölgelerin yorucu ve kasvetli iklimine yuvarlanıyordu.Ve bu yükün ağırlığından kurtulmak, en azından bunu unutmak için ‘bohem’ sığınaklara sığınıyor ve oradaki bazı ‘ritüelleri’ gerçekleştiriyordu.

12809
Sultan Abdülaziz’in yaverliğini yapmış, Sırp (1876), Rus (1877-1878) Harplerine ve Girit İsyanı’nın bastırılmasına gönüllü olarak katılmış deha seviyesinde askeri yeteneğe sahip bu subay, şimdi kendisiyle savaşıyordu.

Fenn aşığı idi!

Medeniyetini, medeniyetinin hazinelerini yitirmişti, görmüyordu ‘virane’dekileri. Samimi, içten, zekası ve hitabetiyle insanları etkileyen bu fenn, tıp, bilim aşığı Batı’dan ithal ettiği ‘tek kanat’la trajedisine doğru uçmaya çalışıyordu. Fransızca, İngilizce, Almanca yazılmış fenni, felsefi, edebi eserlerden eline geçenlerin hepsini okumuş ve bunlardan edindiği onca malumattan güç alarak yazıyor, yazıyor, yazıyordu. Kendisinden farklı düşünen pek çok münevvere cevap veriyor, sorular soruyor ve retoriğiyle onları köşeye sıkıştırmaya çalışıyordu. Kanının ve zihninin hızlı deveranı yüzünden durup dinlenmeye, dinginleşmeye fırsat bulamıyordu.

Beşir Fuad tasarladığını iddia ettiği bir ölümle ayrıldı aramızdan. Tarihe en soğukkanlı müntehir olarak geçti. Oysa kanı sıcacıktı akarken. Kanından kurtulursa hafifleyeceğini; yüklerinden, karmaşadan, kargaşadan, maişet ve delirme korkusundan, itiraf edemediği çelişkilerinden, kendiyle ve başkalarıyla yaşadığı çekişmelerden… kurtulacağını düşündü. Hakim olduğunu düşündüğü aklı, bilinci gizliden gizliye, alttan alta ona bir oyun etti belki de.
Beşir’in kanı, ‘‘Batı’nın İğvası’’na kapılmış, yolunu, yönünü – kıblesini şaşırmış bir münevverin çığlıkları olarak aramızda akmaya devam ediyor. Evet tüm intiharlar gibi onunki de bir kaçıştır. Ama işte biz yaşayanları; kaygısızca yaşamamaya, onurluca direnmeye, sahih- samimi iman etmeye çağırıp duruyor. Her müntehir omuzlarımızdaki yükü ve sorumluluğu daha da arttırıyor.

Beşir Fuat ‘başkaları’nın somutlaştırdığı bir hayal, bir yanılsama, bir kompleks ve ahtapotvari yanıltma mekanizması uğruna tüm hayatını damarlarından boşaltarak kendini yele verdi.
Beşir Fuat düşmanlarımızla savaşırken hiç korkmadı ve geri çekilmedi. Ama ‘büyük savaşım’ı verecek techizattan yoksun bırakmıştı kendisini. Ve en zayıf anında yenilgiyi kabullenerek canına kıydı.


Beşir bizden bir cana kıydı. Aradan 123 yıl geçti. Hala üzgünüz.

 

Mustafa Nezihi Pesen vicdanıyla yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2010, 23:09
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hasan fehmi
hasan fehmi - 9 yıl Önce

adam olmak demek, kendinden olmayanın da hakkını vererek anılmasına vesile olmaktır. bu adamın ölümü beni mahzunlaştırıyor ama galiba dava adamlığı da böyle bişey. bu sitenin yöneticilerini bu toprakların insanları arasında ayrım gözetmeden, aşağılamadan, güzel taraflarını öne çıkarak gündeme getirmelerini en derin hislerimle kutluyorum. Vesselam.

selim
selim - 9 yıl Önce

"ilk türk pozitivisti" sıfatını taşıyan beşir fuat sizin kardeşiniz olabilir... bu toplumun bir ferdi olarak görmekle birlikte "kardeşimiz" sıfatını kendilerine uygun görmüyorum...

Cihangir
Cihangir - 8 yıl Önce

selim bey sizin neyi uygun görüp görmediğiniz bir b.k ifade etmez.

banner8

banner19

banner20