banner17

Bediüzzaman'ın hariciye vekili Salih Özcan kimdi?

Salih Özcan’ın hayat hikayesini merak edip hayretten hayrete koştuğumda, hasta olduğunu ve ziyaretçi kabul edemediğini de duymuştum. Bu sebeple tanışmak da nasib olmadı. Mehmet Erken yazdı.

Bediüzzaman'ın hariciye vekili Salih Özcan kimdi?

2 gün önce, haberlerin ön sıralarında yer almayan bir haber vardı: “Salih Özcan vefat etti.” Salih Özcan salı günü ise Fatih Camii’nden ebedi istirahatgâh’a uğurlandı.

Bu dakikadan sonra da merak edip Salih Özcan ismini aratacak birisinin karşısına artık, vefatına dair “çok tıklanan” bütün sitelerde az buçuk kendine yer bulmuş cenaze veya vefat haberi çıkacak. Sonra çok uğraşırsa belki bir kısa wikipedia maddesi, Risale-i nur talebelerinden bir tanesinin bir sitede veya forumda yazdığı kısa bir giriş. Çok çok şanslı ise (ya da şanssızlık mı bilemiyorum) hakkında mı yazılmış, kendisi mi yazmış, düzeni tertibi nasıldır hiç belli olmayan Seyyid Salih Özcan: Bediüzzaman’ın Hariciye Vekili (Işık Yayınları) kitabı çıkacak. Bunun ötesi derinlemesine araştırmalarla, satır aralarını okuyarak, ilişki kovalayarak ve belki de en önemlisi, yaşadığı dönemi anlayarak elde edilebiliyor.

Şimdi şu soruyu soralım; Salih Özcan kimdir?

Öncelikle bazı anahtar kelimeler vereyim, merak artsın: Bediüzzaman, Mevdudi, Faisal Finans Kurumu, Kral Faysal, İsmail Kazdal, Nihat Armağan, MSP, Beyrut, Nedvi, Hilal Yayınları...

Hariciye Vekili” lakabı, Bediüzzaman tarafından kendisine verilmiş

Evet, biraz derinlere indiğimizde, sayfaları araladığımızda, karşımıza çıkması muhtemel bazı isimler bunlar. Yukarıda zikrettiğim kitap üzerinden gidersek, Salih Özcan, Bediüzzaman’ın has talebelerinden bir tanesidir. “Tarihçe-i Hayat” isimli, kendi hayatını anlattığı kitabını yazması noktasında çok ısrarcı olmuş ve başarmış kişi; aynı zamanda Risale-i Nur’ları ilk kez matbu ve Latin harfleri ile basan kişi. Gençliğinde, yabancı dil de öğrenmek gayretinde bulunmuş da, yabancı misafirler ile diyaloglarda yardım ede ede başlamış, sonrasında yurt dışından insanları da Bediüzzaman’a ziyarete getirmiş. “Hariciye Vekili” lakabı, bu sebeple Bediüzzaman tarafından kendisine verilmiş.

Bu esnada, 1950’li yıllardaki ilk İslami dergilerden İslam dergisini, sonrasında Hilal dergisini çıkarmaya başlamış, aynı zamanda Hilal Yayınları’nı kurmuş. Hilal dergisi ve yayınevi dediğimizde çok büyük bir karşılığı olmayacaktır belki ama Mevdudi’nin, Nedvi’nin kitaplarının ilk yayınlandığı yayınevi dersek, zihinlerde bir şeyler uyanacaktır. Nurculuk ve Mevdudi? Bu sorunun cevabı araştırılmayı bekliyor.

Hilal dergisi 4-5 farklı dilden metinler yayınlıyordu

İsmail Kazdal ve Nihat Armağan, bazı mahfillerce İslamcılığın tercüme hareketlerinin başlatıcıları, kilit isimleri olarak anılırlar. Hilal Yayınları işte bu iki ismin de 60’ların başında görev aldığı ve o meşhur kitapları yayınlamaya başladıkları yayınevi. Sonrasında ikisi de kendi yayınevleri ile devam ediyorlar tabi.

Bu dönemde Hilal dergisi, Bediüzzaman ve Nurculara dair yazıların yanında 4-5 farklı dilden, pek çok farklı metin yayınlıyor. O dönem bildiğimiz bütün Müslümanlara dair, bütün İslam coğrafyasına dair haberler, yazılar, değerlendirmeler dergide mevcut. Evet, bugün 4 farklı dili bilen 4 kişi bir araya zor gelirken, bu şekilde bir dergi çıkarmak bizim için muhayyile dışı.

Bu esnada yurt dışı seyahatleri, mecburi gidişler ve dünyadaki pek çok düşünür ve siyasi figür ile temaslar mevcut tabi ki. Rabıta’nın kuruluşunda yer alıyor Salih Özcan; Kral Faysal ile, Nedvi ile tanışmış, görüşmüş, muhabbeti olan bir isim. 70’li yıllarda ise MSP’den milletvekili.

Darbe sonrası Özcan’ın hayatının biraz durulduğunu söyleyebiliriz. En azından bahsettiğimiz genişlikte ve bu boyutta sükse yapan işlerini bilmiyoruz; Burada en hatırı sayılır istisna Türkiye'de Faizsiz Bankacılığın ilk örneklerinden Faisal Finans Kurumu'nun oluşumunda aldığı önemli rol.. Rahmetli Salih Özcan bu kurumun kurucu ortakları arasında yer alıyordu. Faisal Finans daha sonra ortakları değişerek önce Family Finans daha sonra da Türkiye Finans Katılım Bankası adını aldı ve şu an bu isimle ve yeni ortaklık yapısı ile varlığını sürdürüyor.

Bunların dışında yurt içi ve yurt dışı temasları, yardım faaliyetleri, insanlarla ilişkileri, vefatına kadar devam ediyor. Bu dönemdeki hayır faaliyetleri ile ilgili de çok farklı anılar, menkıbeler mevcut

Salih Özcan’ın hayat hikayesini merak edip hayretten hayrete koştuğumda, hasta olduğunu ve ziyaretçi kabul edemediğini de duymuştum. Bu sebeple tanışmak da nasib olmadı.

Allah taksiratını affetsin.

Mekanı Cennet olsun.

 

Mehmet Erken bir fatiha dileyerek yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2016, 12:12
YORUM EKLE
YORUMLAR
y. t. günaydın
y. t. günaydın - 4 yıl Önce

2006'da Konya'da tanışmıştım kendisiyle. Şeb-i arus'ta ayn-i ceme tahsis edilen salonda otururken bir genç yanımdaki boş yere yaşlı bir amcayı oturttu. sonra bana dönüp hiçbir sıfat kullanmadan "Salih Özcan" diye tanıştırdı. Birden "Hilâl mecmuasını çıkartan Salih Özcan mısınız?" diye sordum. Evet dedi. Sordukça sordum: Meryem Cemile'yi tanıyordu; Abdülkadir Akçiçek'i tanıyordu; Seyyid Hasenî el-Fevzi Paşa'yı tanıyordu... telefon numarasını vermişti ama ziyaret nasip olmadı. Allah rahmet eyleye.

banner19

banner13

banner20