Bebekler en güzel şehadetle büyür

Grup Kardeşlik Çağrısı, yaptıkları albümler ve ezgilerle umudumuzu ve direnişimizi ayakta tutanlardan..

Bebekler en güzel şehadetle büyür

 

Siz, hiç derin ve tatlı uykunuzdan “Adınla büyü bebeğim adın Şehadet/ Yolunda yürü bebeğim yolun Şehadet” diyen adamların ezgisiyle uyandınız mı?

Yıl 1997 idi Allahualem. Yaşça bir büyüğüm/ağabeyim o günlerde bir vesileyle eline geçirdiği “Kardeşlik Çağrısı-Neden” isimli albüm kasetini teybe koymuş ve uyumayı bile uyandıracak tonda olan ezgileri-marşları bize, o günün sabahının ilk ışıklarıyla birlikte dinletmişti. Ne uyanıştı o ki, hâlâ uyutmadı beni!

Yaşanmışlıkların ve kaygıların sazlarla buluşup sözlenmesidir onların şarkıları

Memleketin doğu bağrının yanık ve ağıtlı sesidir Grup Kardeşlik Çağrısı. Yaşar Burak, Murat Tekin (sadece ilk albümde) ve Yusuf Can üçlüsünün seslerini tâ yüreklerinin en derinliğinden yükseltmelerinin meyvesidir ezgileri. Ezgi-marş yolundaki serüvenlerinin daha eskiye dayandığını bilmemizle birlikte; ilk albümleri olan “Kardeşlik Çağrısı-Neden”in çıkış tarihi olan 1996’yı onlar için milat sayabiliriz.Grup Kardeşlik Çağrısı

Uzun bir aradan sonra, yani aradan bir on yıl geçirip 2006’ya gelindiğinde Ekin Müzik’in kolları arasında büyüttükleri “Nereye Bu Gidiş” albümleriyle sözlerinin tükenmediğinden, seslerinin hâlâ tok ve canlı olduğundan haberdar ettiler sevenlerini. Sonra 2008 yılı günlerini 2009’un kucağına bırakmaya az kaldığı vakitlerde, Merhaba Müzik’ten “Kızgın Yürek” isimli üçüncü albümleriyle umut yelkenimize nefes oldular, direnç sundular. Sevdası ve bir davası olanların sözlerinin asla bitmek bilmeyeceğini hatırımıza getirip sadrımıza yazmayı yeğlemişlerdir.

Dava yüklü sözleri, keder dolu seslerden ritmik ve bitimsizce dinlemek için Grup Kardeşlik Çağrısı’na uğramak gerektiğinin altını çizmek gerek. Yaşanmışlıkların ve kaygıların sazlarla buluşup sözlenmesidir onların şarkıları. Bin bir güçlükle çıkardıklarını biliriz albümlerini. Belki de, bazan çocuklarının boğazından kıstıklarıyla vücut bulmuştur bize ulaşan ezgi çalışmaları.

Yaşar Burak’ın ağıt yüklü sesi, ezgilere apayrı bir lezzet katar. Sanki hayat buluyor sözler onun sancılı sesinde. Özünün resmidir sözü. Yapmacıksız, saf, sade ve olabildiğince samimi, içten, yürekten... “Kim dinler bizi?” küçülmüşlüğüne inat “Derdimize kim inler?”in gayesindedir tüm grup üyeleri. Yaşar Burak’ı dinlerken bir ağırlık, bir derinlik ve masmavi bir ufuk sezinlersiniz. Öylesine söylenmişlikler yok onun literatüründe. Onu tanımadığı halde dinleyen bir kardeşi olarak ben, bu derinliğin farkındalığını çok önceden yaşamıştım. Bizzat tanıştığımızda, yanılmadığımın verdiği hoşnutluk beni ona daha bir yakınlaştırmıştır.

Grup Kardeşlik ÇağrısıŞehidleri hatırlatmışlardı her dem

“Neden” ismini uygun gördükleri ilk albümlerinde kardeşçe bir özeleştiri hâkimdir. Müslümanların kardeş olarak birbirlerini koruyup gözetmelerinin ve yine birbirlerine veli olmaları gerektiğinin önemini vurgulayıcı eserleri dinliyoruz. 12 Eylül döneminin bariz şahsiyetlerinden Hüseyin Kurumahmutoğlu’nu konu alan ‘Sen bir güvercin uçuşursun göklerde…’ ve Filistin davasının aziz şehitlerinden Fethi Şekaki’nin mücadelesini hatırlatan ‘Fethi Şekaki, şehid kahraman, milyon milyon nefere komutandır.’ eserleri, dinleyince cihadın hükümferma sürdüğünü belletiyor dinleyiciye. Bu albümlerinde üç sanatçının da sesini duyabiliyor ve renkliliğin lezzetine vakıf olabiliyorsunuz.

“Nereye Bu Gidiş”te “Kudüs Âşığı Nureddin Şirin’e” ithaf edilen ilk eserleri ‘Ağacan’ bağımlılık yapıyor adeta insanın üzerinde. Albüme ismini veren ‘Nereye Bu Gidiş’te ise Müslümanlara hesap sorucu bir dil hâkim. Ve diğer ezgiler de kendi yazıldıkları konularda bir boşluğu doldurma niyetinde. Bu ikinci albümlerinin müzikal altyapısı ilk albümlerine nazaran biraz daha profesyonel duruyor. Yaşar Burak’ın selamlama yazısında da belirttiği üzere, eğer aceleye gelmeden çıksa imiş, daha da güzel bir albüm elde edilebilirmiş. Yine de “Nereye Bu Gidiş”teki ezgileri dinlenmeyi çok hak ediyor, deyip haklarını teslim etmek gerekiyor. Bu albümde ise, Neden’dekine nazaran Yaşar Burak’ın tek başınalığı ve Yusuf Can’ın ara ara vokal görevinde olduğu dikkatlerden kaçmıyor.

Son albümleri “Kızgın Yürek”e geldiğimizde gerek müzikal altyapının gerekse seslendirmelerin oturmuşluğunu fark etmek güç olmuyor. Bir Filistinli bebeğe ithafen söylenmiş ‘Mavi Emzikli Bebek’, bir şehid Şamil Basayev’i unutturmayan ‘Şehid Şamil’, bir İntifada’nın dedesi şehid Şeyh Ahmed Yasin kokulu ‘Şeyh Ahmed Yasin’ isimli çalışmaları ayrı ayrı hissiyat tazeletici mahiyet taşıyor. Yusuf Can’ın heyecan zerk eden sesiyle yorumladığı ‘Safalar Getirdiniz’ ve ‘Üstad’ ezgileri yüreğinizi müreffeh kılıyor. Tabi albümde Yaşar Burak’ın okuduğu eserlerin ağırlığı hâkimiyetini koruyor. ‘Güneşe Bak’ isimli çalışması umudun ve direncin şahlanışını tetikliyor. Kızgın Yürek’te de iki eseri Yusuf Can’dan, diğerlerinin tümünü de Yaşar Burak’tan dinliyoruz. Evet, hâlâ dinliyoruz.

Yaşar Burak, yalnızca kendi grup albümlerine eserler okumakla kalmamış; ayrıca Kürtçe olarak Grup Yürüyüş’ün “Umuda Yürüyüş” adlı albümlerini “Be se Rezan/Yeter Uyku” adlı söz ve bestesi kendine ait eseriyle şenlendirmiş ve yine aynı grubun “Adanış Günü” albümü için de “Le le çıma/Niye (Kadınlara seslenerek)”yı Murat Tekin kardeşiyle düet şeklinde Kürtçe olarak seslendirmiştir.

Kardeşlik Çağrısı’nın bestelediği şiirlerin sahibi olarak, genelde Yaşar Burak’ı görüyoruz. “Neden” albümlerinde ‘Bebeğim’ adındaki eserlerinin yorumu arasına serpiştirdikleri Bünyamin Doğruer’in “Yüzünü Ay Işığı Çizmiş Çocuk” şiiri çok yakışmış. Ayrıca Mustafa İslamoğlu’na ait “Anne” şiirinin bestesi de yabana atılır cinsten değil. Son albümleri olan Kızgın Yürek’te, albüme ismini veren Mustafa İslamoğlu’nun şiiri, Yavuz Açıkgöz ve Elif-Fevzi namlı şahısların şiirleri güzel olmuş, tatlı durmuş.Grup Kardeşlik Çağrısı, Yusuf Can

Adı güzellerin yanında ne de güzel durmuştu

Yusuf Can’dan ayrıca ve özellikle bahis açmakta fayda var. Çünkü sözü ondan yana açtığımızda, bambaşka bir derya yönüne seyr ettiğimizi fark etmemiz uzun sürmez. Onun Kardeşlik Çağrısı ekibinin içindeki yanık sesli yürüyüşünün yanında, solo olarak çıkardığı albümlerinin olduğunu belirtmeden olmaz asla. İlkin 2002’de ‘Bitmez ki Hasret’ (Nüans Prodüksiyon) deyip de sözlerini damıtarak sevda tazeledi. 2004 Ekim’ine gelindiğinde ‘Tutsak Yüreğim’ (Hedef Müzik) adını verdiği ilahi ağırlıklı albümünü sevenlerine sundu. Ve tarih 2006’yı gösterdiğinde ‘Kardeşlik Çağrısı-Nereye Bu Gidiş’le eş zamanlı olarak ‘Kutlu Bir Sevda’ (Ekin Müzik) ismini verdiği albümünü ekledi ezgiler kervanına.

Her bir albümü duygu yoğunluğunun ve hisli hareketliliğin göstergesidir Yusuf Can’ın. Doğulu olmanın ve doğunun derdiyle büyümenin yaşanmadan anlaşılmayacak özgünlüğüyle, ezgilerini söyledikçe söylemiş anlayacak onlara. Konser davetlerinin tümüne elinden geldiğince ve hiçbir çekince yaşamadan icabet etmeye çalışmış. Yusuf güzelliğiyle sözlerini esirgememiştir mümin kardeşlerinin mümin gönüllerinden.

“Bitmez ki Hasret”teki başörtüsü mücahidelerinden Filiz Beyaz’ın şehadetini konu alan ‘Ey Şehide Filiz’ isimli çalışması hem yürek dağlayıcıdır, hem de o mücadelenin tam merkezinden bize haber verir. Direniş yolundaki şehitlerimizden birisi de o olmuştur. Adı güzellerin yanında ne de güzel durmuştur.

“Kutlu Bir Sevda” albümündeki şehid Şeyh Ahmed Yasin’i konu alan “Ve bir günün seherinde/ Kanatlandın şehadetle/ öçtün sen ebediyete/ Ey şehid Şeyh Ahmed Yasin” nakaratlı ‘Ey Şehid’ ezgisi dinlemeye doyum olmayan en sarsıcı çalışması diyebilirim.

Grup Kardeşlik Çağrısı, Yusuf Can“Yusuf Can hangi şairlerin şiirlerini bestelemiş acaba?” diye şöyle bir baktığımızda, listenin sevindirici kabarıklığıyla karşılaşıyoruz: Servet Yüksel, Bestami Yazgan, Ahmet Efe, M. Necati Bursalı, Osman Sarı, Abdullah Dinler, Yaşar Burak, Nurullah Genç, Rıfat Araz, Mazlum Zeynebî, Engin Sözübir...

Grup Kardeşlik Çağrısı’nın ve Yusuf Can’ın albümlerinin hepsinde hem Türkçe hem de Kürtçe ezgiler olduğunu görüyoruz. Her dilin Allah (c.c.)’ın bir ayeti olduğu hakikatinden hareket ederek, Müslümanların sevda fışkıran yüreklerinden seslerine can katarak okudukları ezgi ve marşları severek, sevinerek dinliyoruz ve hep dinlemeye de devam edeceğiz.

Albüm çıkarmasalar da ezgilerle yollarına devam ediyorlar

“Şimdilerde Kardeşlik Çağrısı üyeleri ne yapar, ne ederler?” sorusu doğarsa eğer bu kadar sözden sonra, cevabımız şunlar olur: Bu güzel insanlar Ağrı doğumlu olmakla beraber on yılı geçkindir Kocaeli’de yaşıyorlar. Yaşar Burak ve Murat Tekin ağabeyler serbest muhasebecilik (tutsak muhasebecilik de var mı acaba, merak ediyorum doğrusu!) yaparak maişetlerini kazanmaktalar. (Yalnız Yaşar Burak Ağabey, kaç zamandır bazı özel sebeplerinden dolayı yurtdışında hava soluma zorunluluğunu yaşıyor.) Yusuf Can Ağabey ise daha önceleri, Kocaeli’de yayın yapan Anadolu Radyo’nun yöneticiliğinde bulundu. Şimdi ise, İzmit Belediyesi bünyesindeki bir birimde çalışmaya devam ediyor.

Anlayacağımız odur ki; sanat-müzik yolundaki soluk alış-verişlerine hiçbir iş-güç halel getirmiyor. 31 Mayıs 2010’da vuku bulan Mavi Marmara gerçekliğine, albüm dışı okudukları dört eserleriyle tanıklık etmişlerdir. ‘Mavi Düşler’, ‘Umut Mavi Deniz’, ‘Mavi Marmara’ ve ‘Keştiya Dılan (Kürtçe)’ isimlerinde olan bu çalışmalar, dinleyenin dimağında hiç unutulmama niteliğinde. Hele ‘Mavi Düşler’i bir dinleseniz; sözlerindeki o edebî imgeleri, yorumdaki o muhteşem vurguları belki de ilk kez dinlemiş olacaksınız. Bunu yapan Yaşar Burak Ağabeydir işte.

Son çıkardıkları albümden bugüne dört yıl geçmiş ve biz hâlâ onlardan yeni albüm görememenin/dinleyememenin eksikliğini yaşıyoruz. Elbetteki albüm çıkarmanın maddi plandaki sıkıntısının yüksekliğine kaniyiz. Ancak bu oran, taze sözlerin bestelerle dokunmasına mani olmamalı. Bu meyanda elini bu maddiyat taşının altına koyacak hayırhah Müslümanlara, buradan selam vermeyi bir görev addederim. Sesler de bizim, sözler de zira. Şu halde yeni bir albümü bekletmeye ne hacet!

Grup Kardeşlik Çağrısı - Adınla Büyü Bebeğim Adın Şehadet

 

Fatih Pala yazdı

Yayın Tarihi: 17 Kasım 2012 Cumartesi 10:46 Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2013, 14:16
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yaşar BURAK
Yaşar BURAK - 9 yıl Önce

Vefa imandandir. Genclere camide Kur'an dersi vererek bír örgüte militan devsirdiginiz iddiasi ile sistemin mahkemesi sizi Mahkum etmistir, iyilerimiz zindani tercih etmisken Ben gibi zayiflar evlad-u iyali geride birakarak uzak diyarlara kacmayi tercih etmisizdir.. Yapayalniz kederleriniz, özlemleriniz icine gömülmüs unutulmayi gőze almisken bír vefa bír iman meltemi size Allah'in rahmet eli gibi dokunur...

selçuk küpçük
selçuk küpçük - 9 yıl Önce

kerdişlik çağrısı'nı önemsiyorum. yaşar abinin eser okuyuşuna bayılıyorum. türkçe diksiyonuna ayrıca. grubun diğer üyelerine de müzik hayatlarında başarılar dilerim... hürmet ile. selçuk küpçük

ahmed hanifi
ahmed hanifi - 9 yıl Önce

bir heyecan, bir soluk, zamanın ruhunu ritmeden bir grup. yürekli büyük insanlar. davaları samimiyet, teslimiyetti. ve bugün onlarda sürecin birer mağduru olarak kimi hicrette kimi yusufi zindanda. selam olsun abilerimize...

Fatih PALA
Fatih PALA - 9 yıl Önce

Değerli ağabeyim Yaşar Burak. Bunların hepsi sana/size olan sevgimdendir. Bizim sevmelerimiz unutmaya ve unutulmaya gelmez. Ve gelmezliğindendir ki, böyle işte cümlelerimizi sizinle şenlendirdik. Rabbimizden niyazımız selamete ermeniz yönündedir. "Tohum saç bitmezse toprak utansın/Hedefe varmayan mızrak utansın." (NFK)

özlüyorum!!
özlüyorum!! - 9 yıl Önce

Onlar ki ne guzel insanlar .. müziğin sesini onlarla işittik onlarla hayat bulduk. Belki uzun zaman aramızda olmayacaklar belki o değerli sözlerinden mahrum kalacak bu yürekler. Ama onlara olan sevgim, ozlemim hiçbir zaman bitmeyecek. Ve birgun mutlaka bu ozlem bitecek mutlaka !! selam ve dua ile ..

Yasar Burak
Yasar Burak - 9 yıl Önce

Grup emektari, bebegim eserine bestesi ve sesi ile ruh veren, tevazu ahlak ile her zaman iyilerimizden olan Murat Tekin'in yine sistemin islam düsmani yargisi sonucu zindan soludugu bir zaman diliminde gözlerimizi nemlendiren yüregimizi kardeslik meltemi ile serinleten Dünya BIzim sitesine Ve Fatih Pala kardese muhabbetle tesekkur ediyorum. Ve őnemli bir not: yazıda adı gecen Mavi Düşler eserinin anlamlı kılan o muhteşem sözlerin yazarı mavi marmara gemisinin gazilerinden İbrahim SEDİYANİ'dir

İzzet akcan
İzzet akcan @Yasar Burak - 2 yıl Önce

Yaşar abi neredesin acaba bari bi sosyal hesap kursan konuşabilsek?

şeyma
şeyma - 8 yıl Önce

Selamunaleykümçocukluğum bu güzel ezgileri dinleyerek geçti...bu ezgiler şuur kattı bizlere...davamız oldugunu öğretti, heyecan verdi yüreklere..kah ağlattı 'Sen bir güvercin uçuşursun göklerde' kah gönüllere dokundu 'adınla büyü bebeğim,adın şehadet'bu insanlar ne güzel...ezgileri ne güzel...tüm bunlardan nasipdar olmak ise ayrı bir güzellik..Allah onlardan razı olsun...vesselam

taraça
taraça - 8 yıl Önce

kardeşlik çağrısı yankılanırdı ihl koridorlarında ve biz en çok de yaz ellerine bebeğim derdik... büyüyecekti bebekler zülmü zalimi tanıyarak ama o zamanın bebeklerinin büyüdüğü şu günler hiç de o zamanda özlediğimiz günler olmadı.murat tekin sesi ile büyülerdi en çok da ondan dinlerdim galiba bebeğim ezgisini. yaşar burak ağbeyin yazdıkları üzdü beni. isterdimki hala meydanlarda özgürce sesini yükseltsin. içerde olmasın...


banner26